TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/07/2025
KARAR TARİHİ: 02/12/2025
KARAR YAZMA TARİHİ: 02/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkiler mevcut olduğunu, ayrıca taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu, taraflar arasında yapılan sözlü mutabakatta davalının toplam 108.781,60 TL. borcu olduğunu kabul ettiğini, davalı şirket, tüm uyarılara rağmen borcunu ödememesi üzerine; davacı şirket, 04.07.2025 tarihinde davalı şirket aleyhine ... Genel 3. İcra Müdürlüğü 2025/ E.. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı, icra ödeme emrinin kendilerine tebliğ edilmesiyle icra takibinin tamamına, faizine ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğini, borçlu davalının itirazı ile takip durduğunu, davalı, haksız ve kötüniyetli olarak icra takibe itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı ile davacı şirket arasında ticari ilişkiler mevcut olduğunu, Davalı şirket itiraz dilekçesinde ticari ilişkiye itiraz etmediğini, borca itiraz ettiğini, - Taraflar arasında yapılan sözlü mutabakatta davalı, 108.781,60 TL. borcu olduğunu kabul ettiğini, Taraf defterleri incelenmesi halinde de davacının alacaklı olduğu görüleceğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Eldeki dava İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Mahkememiz yargılaması sırasında davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış olup, gelen yazı cevaplarında davalının tacir olmadığı, anlaşılmıştır.Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın ticari alım satım ilişkisinden kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, yani mutlak ticari davalardan olmadığı, mahkememizce davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti açısından ilgili kurumlara müzekkereler yazıldığı, gelen yazı cevaplarında davalının uyuşmazlığa konu 2025 yılı itibari ile dönem içinde satın alınan emtia miktarının 10.080,76 TL olduğu, giderlerin 13.760,24 TL olduğu, dönem içinde elde edilen hasılatın 88.800,52 TL olduğu, bu itibarla 2025 yılı itibari ile VUK 177. Maddesindeki hadlerin aşılmadığı yani davalının tacir sıfatının olmadığı, davaya konu uyuşmazlık tarihinde davalının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun TESPİTİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 02/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır