TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/
KARAR NO: 2023/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA İHBAR OLUNAN:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/07/2022
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket makina imalatı işşi yaptığını, makine siparişleri sözleşmeleri gereği sürelidir ve imalatın/ teslimatın gecikmesi halinde alıcı firmaya tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, davalı şirketin elektrik abonesi olan müvekkil şirkette sık sık elektrik kesinleri meydana gelmekte ve bu kesintiler sebebiyle müvekkil şirketin işleri sekteye uğramakta ve ciddi zararlar meydana geldiğini, en basit haliyle dahi elektriklerin gitmesi ve gelmesi kısa süreli dahi olsa makinaların tekrar üretime hazırlanması ortalama 1 saati bulduğunu, bu hususun defalarca davalı şirkete iletilmiş iyileştirmelerin yapılacağı belirtildiğini, ancak herhangi bir önlem alınmadığını, en son davalı şirketin elektrik abonesi olan müvekkil şirkette 14.03.2022-17.03.2022 tarihleri arasında meydana gelen uzun süreli elektrik kesintileri nedeniyle oluşan zararların tazmini için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, 27.04.2022 tarihli İhtarname ile davalıya müvekkil şirkette meydana gelen zararların, 14.03.2022'de saat 12:10'da başlayan arıza 15:05'e kadar devam etmiş ve 177 dk iş gücü kaybı oluştuğunu, 15.03.2022'de saat 10:55'de başlayan arıza 14:57'ye kadar devam etmiş ve 241,2 dk iş gücü kaybı oluştuğunu, 16.03.2022'de saat 13:25'de başlayan arıza 15:01'e kadar devam etmiş ve 105,6 dk iş gücü oluştuğunu, 17.03.2022'de saat 12:00'da başlayan arıza 14:20'ye kadar devam etmiş ve 132 dk iş oluştuğunu, arıza sebebiyle meydana gelen kesintiler sonucu müvekkil şirketin iş toplam 655,8 dakika olduğunu, davalı şirkete zararın giderilmesi adına gönderilen ihtarnameye olumsuz dönüş yapılması üzerine tarafımızca 31.05.2022 tarihinde Ticari Uyuşmazlıktan Kaynaklı Zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, taraflar anlaşma yoluna gidemediğinden 09.06.2022 tarihinde Anlaşmama Tutanağı imzalanarak Arabuluculuk süreci sona erdirildiğini, 01 Mart 2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 11. maddesinde “Dağıtım Lisansı sahibi tüzel kişi, ilgili mevzuat uyarınca bölgesinde bulunan tüm müşterilere eşit, taraflar arasında ayırım gözetilmeksizin, yeterli kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sunacak şekilde hizmet vereceği, 12. maddesinde ise “Dağıtım Lisansı sahibi tüzel kişi, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 51. maddesinde tanımlanan mücbir sebepler veyalisansında yer alan özel mücbir sebepler ya da programlı kesintiler dışında dağıtım sistemini, kendisinden hizmet alanlara, kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sağlayacak durumda tutmakla yükümlüdür. Müşteriler, programlı kesintiler hakkında dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından kesintiden en az kırk sekiz saat önce yazılı, işitsel veya görsel basın yayın kuruluşları aracılığıyla bilgilendirilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı elektrik şirketi kendisiyle sözleşme yapan abonelere kesintisiz elektrik sağlamakla yükümlü olduğunu, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde olmadığını, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA," bu nedenle müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının işbu davaya konu edilen tazminat talepleri belirlenebilir olduğundan, belirsiz olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olduğu taktirde davacının dava değerine ilişkin eksik harçları yatırmasına ilişkin kesin süre verilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bununla birlikte, davaya konu edilen elektrik kesintisinin meydana gelmesinde müvekkil şirketin kusuru bulunmamakta olup, söz konusu kesinti tespit edildikten sonra gerekli onarım çalışmaları yapıldığını, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığı bu denli elektrik kesintilerinin kaçınılmaz olması sebebiyle müvekkil şirkete herhangi bir kusur atfedilmesi mümkün değildir. kaldı ki, elektrik kesintisinden kaynaklı tazminata yalnızca cihaz hasarları konu edilebildiğinden davacının huzurdaki davaya konu etmiş olduğu kar kaybı (iş gücü kaybı) bakımından müvekkil şirketin sorumlu tutulması hukuka aykırı olacağını, ayrıca, davacı tarafından uğradığını iddia ettiği zararın ispatına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir yasal delil ibraz edilmediği gibi, davacının tazminat talebine konu ettiği iş gücü kaybı da davacı tarafından detaylıca izah edilmediğini, bu hususta bu taleplerin bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, son olarak takdir edileceği üzere manevi tazminat, zenginleşme saikiyle talep edilemeyeceğinden, her halükarda huzurda ikame edilen haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, abonelik sözleşmesi, fatura, 27/04/2022 tarihli ihtarname, 09/05/2022 tarihli ... cevabı, arabuluculuk tutanağı, ürün sipariş sözleşmeleri, yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, elektrik kesintileri nedeniyle oluşan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanmıştır.Mahkememiz yargılaması sırasında dosya elektrik elektronik mühendisi bilirkişi ve SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davacının belirttiği tarih ve saatlerde elektrik kesintilerinin olup olmadığı varsa kesinti sürelerinin ne olduğu, davaya konu kesintilerde ve davacının iddia ettiği zararlardan davalının kusurunun olup olmadığı, davacının sunduğu belgelerden de davacının ticari defterlerinin incelenmesinden tespit edilen dakikalar kadar işgücü kaybından dolayı toplamda ne kadarlık bir maddi zararın olduğu hususunda rapor tanzimi talep edilmiştir.Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle: Teknik Yönden; Davacının belirttiği tarih ve saatlerde elektrik kesintilerinin olduğu ve ... kayıtlarıyla uyuştuğu, 14-17/03/2022 tarihlerini kapsayan dört günde, minimum toplam 611 dk süreli 5 ayrı kesinti oluştuğu, Davaya konu kesintilerde ve davacının iddia ettiği zararlardan davalının doğrudan kusurunun bulunmadığı, Mali Yönden; Davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu; Davacı şirketin üretim yapan ve üretiminin tamamına yakınını yurt dışına ihracat yapan bir şirket olduğu, Üretiminin süreklilik arz ettiği, Şirketin sürekli büyüyen ve işçi sayısını artıran bir şirket olduğu, Davacı şirketin elektrik kesintilerinin yaşandığı 03/2022 ayında sigortalı olarak çalışan işçi sayısının 7 olduğu, Davacı şirketin 2022 yılı net satışlarının 16.884.911,07 TL olduğu, Davacı şirketin 2022 yılı Faaliyet Karının 5.437.441,47 TL olduğu, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan arıza dönemi zarar ile ilgili listeler hakkında değerlendirmenin Makina Mühendisince yapılmasının uygun olacağı mütalaa edilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından davalı aleyhine elektrik kesintileri nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığı, mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının belirttiği tarih ve saatlerde elektrik kesintilerinin olup olmadığı varsa kesinti sürelerinin ne olduğu, davaya konu kesintilerde ve davacının iddia ettiği zararlardan davalının kusurunun olup olmadığı, davacının sunduğu belgelerden de davacının ticari defterlerinin incelenmesinden tespit edilen dakikalar kadar işgücü kaybından dolayı toplamda ne kadarlık bir maddi zararın olduğu hususunda rapor tanzimi talep edildiği, bilirkişi heyetince mahkememize sunulan bilirkişi raporu ile; davaya konu kesintilerin davalının diğer müşterilerinin kullanım kusurları ve kuş çarpması gibi nedenlerle yani dışsal nedenlerle kesintilerin oluştuğu, Elektrik Dağıtım ve Perakende Satış Hizmet Kalite Yönetmeliğinin Kullanıcı zararının tazmini başlıklı 26. Maddesinde ise sadece kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın konu edildiği, müşteri, ürün ve kar kaybı gibi unsurlara yer verilmediği ve davacının iddia ettiği zararlardan davalının doğrudan kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenlerle maddi tazminat talebinin Reddinin gerekmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden ise; 4721 sayılı MK 24 maddesinde ve 6098 sayılı TBK 58 maddesinde kişilik haklarına saldırı sebebiyle manevi tazminat hususu düzenlenmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar; kişilik değerlerinin zedelenmesi, isme saldırı, nişan bozulması, evlenmenin feshi, bedensel zarar ve ölüme neden olma durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir. 4721 sayılı MK 24 maddesinde ve 6098 sayılı TBK 58 maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir (... 4 HD, 2019/ E-2020/ K sayılı ilamı). Somut olayda, iddia edilen zarar, mal varlığına yönelik zarar niteliğindedir. Manevi tazminatın koşullarını düzenleyen 6098 sayılı TBK 58 maddesine göre mal varlığı zararı, kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemeyeceğinden bu nedenlerle davacının manevi tazminat talebinin de Reddi gerekmiş olup, Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin ayrı ayrı Reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacının davasının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 514,04 TL'den mahsubu ile bakiye 244,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/12/2023
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.