TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI
GEREKÇELİ KARAR
-KONKORDATO-
ESAS NO: 2021/
KARAR NO: 2022/
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI:1- ...
:2- ...
:3- ...
VEKİLİ:Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
FERİ MÜDAHİL:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA AÇILIŞ TARİHİ : 22/01/2021
KARAR TARİHİ: 22/11/2022
Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin mali tabloların incelenmesi neticesinde döviz kurlarındaki artış ve dalgalanmalar, faiz oranlarının artması, nedeniyle davacı şirketin gelir gider dengesi ve nakit akışlarındaki bozulmaların şirketin faaliyetini ve ekonomik güvenliğini tehlikeye soktuğunu davacıların şirketlerde paylarının bulunduğunu ve şirketin kredi borçlarına kefil oldukları gerekçesiyle geçici mühlet talebinde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde ; Davacı vekili dilekçesine eklediği konkordato ön projesinde vade konkondatosu teklif etmiştir. Adi konkordato, iflasa tabi olup olmadığına bakılmaksızın, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun borçlarını proje ile belirli bir vade veya indirim yoluyla yeniden yapılandırabilecekleri bir hukuki imkandır. Konkordato geçici mühleti başarıya ulaşma ihtimalinin olması durumunda borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir ve ilan edilir.Konkordato hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlu veya borçlunun iflasını isteyebilecek alacaklılardan biri, Asliye Ticaret Mahkemesine vereceği dilekçesine İİK m. 286’ da sayılan belgeleri de ekleyerek konkordato mühleti talebinin kabul edilmesi hususunda bir başvuru yapabilir. Mahkeme talep ile birlikte İİK m. 286’ daki belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettikten sonra borçluya derhal üç aylık geçici bir mühlet verir. Mahkeme geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi konkordato komiseri görevlendirilerek denetlenir (İİK m. 287/3). Komiser mühletin sonunda mahkemeye bir rapor sunar. Bu rapor neticesinde mahkeme konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğuna kanaat getirirse, borçluya bir yıllık kesin mühlet verir (İİK m. 289). Bu bir yıllık kesin mühlet, sürenin dolmasından önce komiser veya borçlunun talebiyle altı aya kadar daha uzatılabilmesi mümkündür.Davacının konkordato başvurusu ve başvuruya eklediği İİK m. 286 da sayılan belgelerin eksiksiz olduğu görüldüğünden davacı borçluya geçici mühlet verilmiştir.Kesin mühletin ilanından sonra, İİK m. 299’a göre konkordato komiseri tarafından yapılacak ilanla alacaklıların alacaklarını bildirmesi istenir ve komiser bildirilen alacakların kayıtlarını yapar.Borçlunun bilançosunda veya alacaklılar listesinde kaydı yer almayan alacaklının konkordato projesi kapsamında yer alabilmesi için alacağını komisere bildirmesi gerekmektedir.Borçlunun bilançosunda kayıtlı alacaklıların ilan tarihinden itibaren alacaklarını bildirme zorunluluğu bulunmamaktadır (m. 299). Bu şekilde, bilançoda yeralan alacaklar ve ilan yoluyla bildirilen alacaklar olmak üzere alacaklılar iki bölüm oluşturmaktadır.Alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde alacaklarını bildirmeye davet olunur ve komiserin bu ilanı (m. 299), İİK m. 288’deki usule uygun şekilde yaptırması gerekecektir.Buna göre komiser tarafından davacı borçlu için alacaklılara ilân tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet için gerekli ilanlar yapılmış ve ilanda, alacak bildiriminin yapılacağı adresin ve hangi zaman içinde yapılabileceği, alacağını süresinde bildirmeyen alacaklıların, alacaklarının borçlunun bilançosunda da kayıtlı olmaması durumunda, kanun maddesinde belirtilen konkordato müzakerelerine alınmayacağı hatırlatılmıştır. Buradaki onbeş günlük süre içerisinde alacağın komisere bildirilmesi yükümlülüğü, borçlunun bilançosunda göstermiş olduğu alacaklar veya borçlunun konkordato projesinde göstermiş olduğu listede yeralan alacaklar hakkında geçerli değildir. Alacaklar bildirildiğinde komiser, borçlunun ticari defterlerini, bilançolarını ve beyanlarını dikkate alarak, alacakların gerçek olup olmadığı hakkında gerekli incelemeleri yapar ve İİK m. 302’e göre alacaklılar toplantısına sunacağı raporu hazırlayarak, alacaklıların bilgisine sunar. Şayet bilançoda bulunmayan alacaklar yahut alacak olarak bulunupta bilanço da yer alan alacak ile alacaklı tarafından bildirilen alacak arasında farklılık varsa ve borçlu bildirilen bu alacağı kabul etmezse bu alacak çekişmeli alacak statüsüne girdiğinden oylamada bu çekişmeli kısım nazara alınmayacaktır. Ancak alacağı hiç bildirilmeyen yahut düşük bildirildiğini düşünen bu alacaklının İİK uyarınca çekişmeli alacak yönünden dava açma hakkı saklıdır.Burada borçlunun bildirdiği alacak tutarı ile alacaklının iddia ettiği tutar arasındaki fark miktarı çekişmeli alacak düzeyindedir. İİK'nun 302.maddesinin 4.fıkrasına göre ;"çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır." Buradaki hükümden çekişmeli olan alacakların tamamı hakkında bir alacak yargılaması yapar gibi mahkemenin belirleme yapma yükümlülüğü bulunduğu sonucu çıkartılmamalıdır. Böyle bir durumda çekişmeli alacakların araştırılması yoluna gidilecek olursa konkordatoya ilişkin sürelerin yasada sınırlı olarak belirlenmiş olması da dikkate alındığında alacaklar hakkında yargılama yapar gibi araştırma yapmak konkordato yargılama usulüne aykırıdır. Dosya üzerinden basit bir belirlemeyle karar verilebilir olan çekişmeli alacaklarla ilgili mahkemece karar verilebilirse de çoğu kez banka kredisinden kaynaklanan itirazın iptali ve menfi tespit davalarında alacağın miktarının net bir biçimde belirlenebilmesi birden fazla kez bilirkişi incelemesi ve yıllar süren yargılamalara konu olduğu düşünüldüğünde dosya üzerinden basit belirlemelerle karar verilebilecek haller dışında konkordato oylamasına ve nisabına etki edebilme ihtimali bulunan ve belirlenmesi yargılamayı gerektiren çekişmeli alacakların oylamada dikkate alınması yönünde delil araştırması yapılmak suretiyle müspet karar verilmesi doğru olmayacaktır.Bu konuda örnek verilecek olunursa; ilama dayalı olan, kesinleşmiş takibe yahut kambiyo senedine dayalı olan alacaklar gibi çekişmeli alacaklar yönünden alacaklılar toplantısında hesaba katılması bakımından bu hususta müspet karar verilip verilmemesi yönünde değerlendirme yapılması heyetimizin uygulaması olarak belirlenmiştir. Bunun dışında ki önemli nitelikte delil araştırması gereken ( keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yapılması gibi) çekişmeli alacaklar için araştırma yapılarak karar verilmesi konkordato yargılama usulüne tezat teşkil edeceğinden bu türden çekişmeli alacaklar toplantı nisabında dikkate alınmaması heyetimizce uygun bulunmuştur. Ayrıca bu alacaklının İİK 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacak yönünden tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içerisinde dava açma hakkı da saklıdır. Dolayısıyla çekişmeli alacak sahibinin haklarının olumsuz etkilenmesinden de söz etmek mümkün değildir. ( Mahkemenin bu konuda verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu bağlamda çekişmeli alacakların ayrıca dava konusu edilmesine imkan sağlanmıştır (İİK m.308/b). Açıklanan nedenlerle çekişmeli hale gelmiş alacakların istinaf sebebi yapılmasına ve bu tutarların bölge adliye mahkemesince belirlenmesine yasal olanak bulunmamaktadır, ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2020/ - 2020/ ) ... Elektrik A.Ş 'nin 11.430,49 TL alacak bildiriminde bulunduğu, davacı borçlu kayıtlarında 10.760,49 TL alacağının kayıtlı olduğu, 670,00 TL'lik farkın tahlis edilen çek sorumluluk bedelinin alacaklı şirketin kayıtlarında 2.000,00 TL olarak eksik kaydedilmesinden kaynaklandığı, bu alacaklının toplantı nisabında 10.760,49 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... A.Ş' nin 10.366,76 TL alacak bildiriminde bulunduğu, davacı borçlu kayıtlarında 10.093,00TL alacağının kayıtlı olduğu, 273,76 TL'lik farkın mühlet içerisine denk gelen temerrüt faizi isteminden kaynaklandığı, bu alacaklının toplantı nisabında 10.093,00 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... Ltd Şti'nin 9.038,91 TL alacak bildiriminde bulunduğu, davacı borçlu kayıtlarında 7.273,98 TL alacağının kayıtlı olduğunu, 1.746,93TL'lik farkın alacaklının konkordato mühleti içerisinde başlattığı takipte ayrıntısını belirtmeyerek takipte talep edilen tutar olduğu, bu alacaklının toplantı nisabında 7.273,98 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... Ltd Şti 'nin 44.000,00 TL alacak bildiriminde bulunduğu, davacı borçlu kayıtlarında 38.660,00 TL alacağının kayıtlı olduğu, 5.300,40 TL'lik farkın tahlis edilen çek sorumluluk bedelinin bankadan tahsil edilmesine rağmen şirketin hesaplarına yansıtmamasından kaynaklandığı, bu alacaklının toplantı nisabında 38.660,00 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. Santral Ltd Şti'nin 40.806,25 TL alacak bildiriminde bulunduğu, davacı borçlu kayıtlarında 43.655,95 TL alacağının kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından alacaklı firmaya mühlet içerisinde düzenlenen faturaların bedelinin ödenmediği, mühlet içi ödenen davacı alacağı dikkate alındığında alacaklı firmanın bakiye 11.738,93 TL alacaklı olduğu, bu alacaklının toplantı nisabında 11.738,93 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... A.Ş'nin 153,35 TL alacak bildiriminde bulunduğu, davacı borçlu kayıtlarında herhangi bir alacak kaydı bulunmadığı, bildirilen alacağın mühlet içi dönem alacak olduğu, alacaklının nisaba katılması gereken bir alacağının bulunmadığı kabul edilmiştir. ... ... Bankası A.Ş 'nin 43.117,73 TL kredi kartından kaynaklı alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu kayıtlarında 32.807,00 TL alacağının kayıtlı olduğu, 5.247,52 TL'lik farkın mühlet içerisinde tahakkuk edilen faiz alacağı olduğu, bu alacaklının toplantı nisabında 32.807,00 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... A.Ş 'nin 69.381,05 TL kredi borcundan kaynaklı alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu kayıtlarından net bir veriye ulaşılamadığı, Findeks kayıtlarında 53.351,90 TL borcunun görüldüğü, ... A.Ş 'nin kayıtları dikkate alınarak bu alacaklının toplantı nisabında 69.381,05 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... ... Bankası A.Ş 'nin 116.375,52 TL kredi borcundan kaynaklı alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu kayıtlarında 108.658,36 TL alacağının kayıtlı olduğu, 7.717,16 TL'lik farkın mühlet içerisinde tahakkuk edilen faiz alacağı olduğu, bu alacaklının toplantı nisabında 108.658,36 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... yönünden de bir kısım çekişmeli alacak bulunduğu görülmüştür.
Buna göre;... A.Ş 'nin 69.381,05 TL kredi borcundan kaynaklı alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu kayıtlarından net bir veriye ulaşılamadığı, Findeks kayıtlarında 53.351,90 TL borcunun görüldüğü, ... A.Ş 'nin kayıtları dikkate alınarak bu alacaklının kefil borçlu ...'nın toplantı nisabında 69.381,05 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... ... Bankası A.Ş 'nin şirketin borcuna kefaletten kaynaklı 116.375,52 TL, davacı ...'nın kredi borcundan 9.432,59 TL alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu şirket kayıtlarında 108.658,36 TL alacağının kayıtlı olduğu, davacı ... bakımından 6.585,94 TL borcun kayıtlı olduğu, toplam 10.563,85 TL 'lik farkın mühlet içerisinde tahakkuk edilen faiz alacağı olduğu, bu alacaklının davacı ...'nın toplantı nisabında 115.244,30 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... ... Bankası A.Ş 'nin şirket kredi borcuna kefaletten kaynaklı olarak 43.117,73 TL alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu şirket kayıtlarında 32.807,00 TL alacağının kayıtlı olduğu, 5.247,52 TL'lik farkın mühlet içerisinde tahakkuk edilen faiz alacağı olduğu, bu alacaklının davacı ...'nın toplantı nisabında 32.807,00 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... yönünden de bir kısım çekişmeli alacak bulunduğu görülmüştür. Buna göre;... ... Bankası A.Ş 'nin şirketin borcuna kefaletten kaynaklı 116.375,52 TL, davacı ...'nın kredi borcundan 20.625,68 TL alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu şirket kayıtlarında 108.658,36 TL alacağının kayıtlı olduğu, davacı ... bakımından 13.679,54 TL borcun kayıtlı olduğu, toplam 14.663,30 TL 'lik farkın mühlet içerisinde tahakkuk edilen faiz alacağı olduğu, bu alacaklının davacı ...'nın toplantı nisabında 115.244,30 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... A.Ş 'nin 69.381,05 TL kredi borcundan kaynaklı alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu kayıtlarından net bir veriye ulaşılamadığı, Findeks kayıtlarında 53.351,90 TL borcunun görüldüğü, ... A.Ş 'nin kayıtları dikkate alınarak bu alacaklının kefil borçlu ...'nın toplantı nisabında 69.381,05 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... ... Bankası A.Ş 'nin şirket kredi borcuna kefaletten kaynaklı olarak 43.117,73 TL alacak bildiriminde bulunduğu, borçlu şirket kayıtlarında 32.807,00 TL alacağının kayıtlı olduğu, 5.247,52 TL'lik farkın mühlet içerisinde tahakkuk edilen faiz alacağı olduğu, bu alacaklının davacı ...'nın toplantı nisabında 32.807,00 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... ... Bankası A.Ş 'nin davacının kredi kartından kaynaklı olarak 14.812,61 TL alacak bildiriminde bulunduğu, alacaklı bankanın sunduğu belge ve kayıtlara göre 01/02/2021 tarihinde 10.286,00 TL alacağının bulunduğu, bu alacaklının davacı ...'nın toplantı nisabında 10.286,00 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. ... ... Bankası A.Ş 'nin davacının kredi kartından kaynaklı olarak 36.606,45 TL alacak bildiriminde bulunduğu, alacaklı bankanın sunduğu belge ve kayıtlara göre 01/02/2021 tarihinde 24.408,12 TL alacağının bulunduğu, 12.198,33 TL 'lik farkın mühlet içi faizden kaynaklandığı, bu alacaklının davacı ...'nın toplantı nisabında 24.408,12 TL alacak tutarı kadar dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. Konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra, komiser aracılığı ile yapılan ilanla konkordato projesini müzakere etmek üzere alacaklılar toplantıya davet edilmiş, ilânın birer sureti adresi alacaklılara posta ile gönderilmiş, toplantı günü ilandan ( 21/04/2022) en az on beş gün sonra olmak üzere 26/05/2022 tarihinde yapılmıştır.Davacı kesin mühlet sonrası alacaklılar toplantısından önce projesini revize etmiş ve geçici mühlet tarihinden itibaren faiz uygulanmayacak şekilde belirlenen konkordatoya tabi borcun tasdik kararını takip eden ayın son gününe kadar 1.000,00 TL'den az olmamak üzere %15'lik kısmının kalan kısmının 01/01/2023 tarihinden itibaren 36 ayda garameten alacaklılara ödenmesi şeklinde proje düzenlenmiştir.Davacı şirketin rehinli alacaklarını yapılandırmasını ilişkin konkordato teklifinin alacaklılar toplantısı da yine aynı gün 26/05/2022 tarihinde yapılmıştır.Davacı şirketin adi konkordato istemine ilişkin olarak 26/05/2022 tarihinde yapılan alacaklılar toplantısında alacaklı olduğunu beyan eden 30 alacaklı katılmıştır. Daha sonra iltihak süresi içerisinde katılım sağlanarak davacı şirketin konkordatoya tabi toplam 72 alacaklıdan 42 alacaklı kabul 30 alacaklı red oyu kullanmıştır, alacak çoğunluğu olarak bakıldığında 3.299.119,26 TL alacak tutarının 2.776.314,50 TL'lik kısmı kabul oyu, 522.804,76 TL'lik kısmı red oyu vermiştir. Bu sonuca göre alacaklı sayısı olarak %58,33 oranında bir oyla , alacak çoğunluğu bakımından %84,15 oranında yüksek bir çoğunlukla davacı şirketin projesi kabul edilmiştir.Üçüncü kişi rehni olan ve ... Bankası A.Ş'ye ait borç için verilen ...'ya ait taşınmaz paraya çevrilmiş ve alacaklı bankaya ödeme yapılarak borç ödenmiştir . Ödemesi yapılan borç bankaya ait gerçek bir borç olduğu için ve rehinli taşınmaz maliki taşınmazın satış öncesinde ödeme nispetinde alacaklının yerine geçtiği için davacı ...'nın annesi olan ...'nın alacaklılar toplantısında ödeme nispetinde bankanın yerine geçtiği kabul edilerek oy kullanabileceği değerlendirilmiştir, bankaya olan borç ve ipotekte muvazaa da sözkonusu olmadığından şirketle herhangi bir bağı olmayan ancak ortaklarla akrabalık bağı bulunan bu kişinin şirketten alacaklı olarak oy kullanmasına engel teşkil edecek bir durum yoktur, aksinin düşünülmesinde dahi bu kişiye ait alacak tutarı ve bu kişi alacaklı olarak dikkate alınmadığından alacak sayısı 71 kişiye düşecek nisapta değerlendirmeye alınacak borç miktarı da 2.749.119,26 TL'ye düşecektir, kabul oy sayısı 41 kişi, ( %57,74) kabul edilen alacak tutarı ise 2.226.314,50 TL ( %80,98) olacaktır. Bu halde dahi yasanın ön gördüğü nisap yüksek bir çoğunlukla sağlanmıştır. Davacı şirketin Rehinli Alacaklılar Toplantısı da 26/05/2022 tarihinde yapılmıştır. Toplantıya hiçbir rehinli alacaklının katılmadığı ve rehinli alacakların yapılandırılması m.308/h yönünden yeterli çoğunluğun sağlanamadığı anlaşılmıştır.Gerek ... 6.Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması, gerekse hukuk Genel Kurul Kararı dikkate alınarak rehinli alacak ve adi konkordatoya tabi alacak belirlenirken yalnızca borçlunu malvarlığına ait rehinli varlıklar ve borçlar rehinli borç olarak kabul edilmiş, üçüncü kişiler tarafından verilen rehinler rehinli borç olarak sayılmayarak adi alacak olarak dikkate alınmıştır. Davacılar ... ve ... yönünden yapılan alacaklılar toplantısında yasanın aradığı gerekli çoğunluk sağlanamamıştır. Yargılama devam ederken ... vefat etmiş, yargılamaya mirasçıları dahil edilerek davaya devam edilmesi gerekmiştir, bir kısım mirasçılar reddi miras istemiş, buna ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi kararı dosyaya sunulmuştur, ... mirasçılarından ... ve ... muris yönünden davayı takip etmişlerdir.Gerek davacı ...'nın konkordato istemi gerekse ... 'nın mirasçıları olan ve davaya dahil olan ... ve ...'nün müteveffaya ait borçlara ilişkin konkordato istemi alacaklılar toplantısında yeterli çoğunluk sağlanamadığından konkordato talebi reddedilmiştir. Davacı ...'nın bankalara kendi şahsi borcu 48.373,66 TL'dir. ... Bankası A.Ş , ... Bankası A.Ş, ... ... Bankası A.Ş sıradan kefaletleri bulunmaktadır. Dolayısıyla alacaklılar toplantısında kefaletten kaynaklı borçta dikkate alınmalıdır. Aynı husus müteveffa davacı ...' nın borçları için de geçerlidir. Müteveffanın ... ... Bankası A.Ş'ye 6.585,94 TL tutarında şahsi borcu dışında ... Bankası A.Ş , ... Bankası A.Ş, ... ... Bankası A.Ş sıradan kefaletleri bulunmaktadır. Dolayısıyla alacaklılar toplantısında kefaletten kaynaklı borçta dikkate alınmalıdır. İİK ' nun Borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı haklar başlıklı Madde 303 ' e göre; "konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder" Dolayısıyla davacı gerçek kişilerin kredi borçlarına kefaletin de davacı şirketin borçlardan alacaklarının şirketin toplantısında olumsuz oy kullanılması halinde davacı gerçek kişilerin toplantısında da kullandıkları oya dikkat etmek gerekecektir. Zira Madde 303 ' te belirtildiği üzere konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceğinden bankaların davacı gerçek kişilerin toplantısında kullandıkları oy dikkate alınarak belirleme yapılmalıdır. Davacıların kefalet borcu dışında şirketin diğer borçlarından sorumluluğu bulunmadığından bu borçların alacaklılarının şirket için kullandığı olumlu oylar davacı gerçek kişiler için dikkate alınamayacaktır. Bu sebeple davacı gerçek kişiler için kredi borçlarına kefaletten kaynaklı borçları dikkate alındığında davacı gerçek kişiler bakımından gerekli çoğunluğun sağlandığından söz etmek mümkün değildir. Nitekim ... 6. HD emsal bir kararında şirket borçlarına kefaletten kaynaklı borçları olan şirket ortakları bakımından da alacaklılar toplantısı yapılması ve çoğunluğun sağlanıp sağlanmamasına göre değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle şirketle birlikte kefil gerçek kişilerinde konkordato isteminin tasdikine karar verilmesini bozma sebebi yapmıştır. (Komiser raporunda davacı gerçek kişilerin alacaklıları, alacak miktarları belirtilmediği gibi konkordato projelerinin alacaklılarının oylamasına sunulmadığı ve İİK’nın 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için aranan diğer koşulların gerçek kişiler yönünden değerlendirilmediği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi kararı Davacı ... ve ... davacı şirket ile ayrı konkordato projesi sunmuş olsalar da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin aynı olduğu,şirket ortakları olmaları nedeniyle şirketin çektiği kredilere kefil oldukları,şirket ortağı olan davacıların ekonomik varlıklarının tehlikeye düşmesinin davacı şirketin ticari faaliyetinin sekteye uğramasına neden olabileceği dikkate alınarak tüm davacılar için İİK 305 maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla konkordatonun İİK 308 maddesi gereğince tasdikine karar verilmiştir. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar incelenmeden verilen konkordato projesinin tasdiki kararı doğru görülmemiştir.... 6. HD 2021/... E, 2021/... K.) Toplantı sonrası oylamaya ilişkin iltihak süresi beklenmiş ve komiser tarafından oylama sonucunda projenin tasdiki hususuyla ilgili olarak gerekçeli rapor hazırlanmıştır. Rapor mahkememize ibraz edildikten sonra kesin mühlet içerisinde konkordato projesi tasdik kararı hakkında bir karar verebilmek için bir duruşma günü belirlenerek İİK 304. Maddesi uyarınca duruşma günü ilan edilmiş, itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri ihtar edilmiştir.Konkordatonun tasdiki için gerekli koşullar İİK’nın 305. maddesinde sayılmıştır. Bunları beş maddede sıraladığımızda şartlar şu şekildedir:1- Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması gerekmektedir.Davacı şirketin rayiç bilançoya göre yapılan hesaplamada 214.101,24 TL tutarında aktif fazlası olduğu ve her iki şirketin de borca batık olmadığı anlaşılmaktadır. Somut uygulamalar nazara alındığında iflas kararı verildiğinde iflas tasfiyesi halinde paraya çevirme sırasında cebri icra yoluyla yapılacak satışlarda var olan kıymetlerin %40 ila %60'ı arasında değişmektedir. Komiser tarafından ortalama oran %50 olarak kabul edildiğinde dahi alacaklıların alacaklarını tamamen almasını sağlamayacaktır. Ayrıca buradan iflas masası giderleri ve diğer giderler düşüldüğünde alacaklıların alacaklarına kavuşma oranı dana da düşmüş olacaktır. Konkordato projesi kapsamında geçici mühletten itibaren faiz işlemeyecek şekilde belirlenen konkordatoya tabi olan alacaklarının %100'lük kısmını vadelerin sonunda tahsil etmiş olacaklardır. Dolayısıyla her halükarda konkordato projesi kapsamında borçların tasfiye edilmesi, iflas tasfiyesine göre alacaklıların daha lehinedir. Yine ortalama iflas tasfiyesi süreci davacı potansiyelindeki bir şirket için en az beş yıl süreceğinden projedeki 36 aylık vade süresi de alacaklılar bakımından daha lehe sonuç doğuracaktır.
2- Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerekir.Projenin tasdiki için en önemli şartlardan birisi de kaynaklarla orantılılık olgusudur. Davacı şirket Elektrik ve Elektronik alanında faaliyet göstermektedir.Davacı şirketin aktiflerin satış değeriyle ve alacaklarının gerçekleşebilme ihtimaline göre hazırlanan rayiç bilançosundan da anlaşılacağı gibi şirketin varlıkları borçlarından 214.101,24 TL fazla olup şirket borca batık durumda değildir.Davacı şirketin Elektrik ve Elektronik alanında faaliyet gösterdiği, halen faal olduğu, konkordato süreci içerisinde de ticari faaliyetine devam ettiği, konkordato süreci içerisinde de komiser ve mahkeme denetiminde şirkete gelir kaydedilmeye devam edildiği, davacının da konkordato süreci içerisinde ve tasdik sonrasında tamamladığı ve tamamlayacağı projelerin satışı ile önemli ölçüde bir kaynak yaratabileceği gözlemlenmektedir. Davacı şirketin konkordatoya tabi borç miktarı da önem arz etmektedir. Adi konkordatoya tabi borç tutarı 3.299.119,26 TL olup, davacının ticari faaliyeti kapsamında bu borcu vadelerinde ödeyebileceği anlaşılmaktadır. Davacının adi konkordatoya tabi borcu dışında 5.257.670,74 TL civarında rehinli borcu bulunmakta ise de, bu borçların dayanağı ve güvencesi olan rehinli varlıklarda bulunmaktadır, davacının kamu borcu ödemli düzeyde olmayıp, 38.729,02 TL tutarındadır.
Bu sebeple davacını işletmesel durumu adi konkordatoya tabi borç 36 ay vade ile ödenmesi hususunda önem arz etmektedir. Davacı şirket 2021 yılı gelir tablosunda 6.555.651,00 TL tutarında ciro hedeflemişken bu dönemde bu tutardan daha fazla 6.765.175,24 TL ciro elde etmiştir. Bu dönemde davacı şirket %18,30 oranında kar elde etmiştir. 2022 yılının ilk çeyreğinde hedeflenen 3 aylık ciro 1.966.695,50 TL iken, bu 3 aylık dönemde gerçekleşen gerçek ciro 2.070.942,75 TL olmuştur. 2022 yılının çeyreğinde de %15,84 oranında satış karı elde etmiştir. Davacının konkordatoya tabi borç miktarı hedeflenen cironun üzerien çıkmış olması ve alacaklılar toplantısında yüksek bir oranda alacak miktarı çoğunluğu ile projenin kabul edilmiş olması davacının şirketinin adi konkordatoya tabi borçlara ilişkin projesinin kaynaklarla orantılı ve başarı ihtimali yüksek bir proje olduğunu ortaya koymuştur. Nitekim ... 23. Hukuk Dairesi 20.01.2021 tarih 2020/... E 2021/... K sayılı " Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır" kararı ile bu hususa işaret etmiştir.Projenin başarı ihtimali varsa ve alacaklıların gerekli çoğunluğu da iflas yerine konkordato uygulamasına katılım yönünde irade göstermişse bu projenin tasdik edilmesi hukuka ve yasal düzenlemenin amacına daha uygun olacaktır. Zira iflas tasfiyesi alacaklılar bakımından çoğunlukla olumlu sonuçlar veren bir süreç değildir. Nitekim bunu öngören yasa koyucu İİK'nın 305.maddesinde konkordatonun iflasa göre alacaklılar için daha lehe olması halini düzenlemiştir.Konkordato müessesesinin bu nedenle önemli farklılıklarını tekrarla birlikte bu durum ... uygulamalarına da yansımıştır. ... 15. Hukuk Dairesinin 20.04.2021 tarih 2021/... E 2021/... K sayılı kararında bu hususa işaret edilmiştir; "Katı uygulanan konkordato kuralları ne alacaklı ne de ekonomiye katılması amaçlanan borçluya fayda sağlamaz. Aksine çoğunluk oyuyla borçluyla anlaşma sağlamak isteyen alacaklının durumunu da kötüleştirir." Bu kapsamda ... projenin başarıya ulaşmasının hiçbir şekilde mümkün olmaması halinde iflas kararı verilmesi gerektiğini ölçüt olarak belirlemiştir. Dolayısıyla başarı ihtimali bulunan ve alacaklılar tarafından da kabul edilen projenin tasdiki yerine iflas kararı verilmesi doğru olmayacaktır. "Projenin başarıya ulaşmasının hiçbir şekilde mümkün olmaması halinde malvarlığının korunması için iflas kararı verilmelidir. En büyük alacaklının muvafakatinin bulunması konkordato projesinin kabul edilebileceği yönünde bir kanaat oluşturmaktadır."(... 23. Hukuk Dairesi 20.01.2021 tarih 2020/... E 2021/... K) Aynı kararda konkordato uygulamasının amacına yönelik olarak şu hususlarda vurgulanmıştır; Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur.Tüm bu ilkeler ortaya konulduktan sonra davacı şirket bakımından değerlendirme yapıldığında; Borçlu şirketin alacaklılar toplantısında alacaklı ve alacak çoğunluğunun önemli bir kısmı tarafından proje kabul görmüştür.Davacı şirketin projesi kaynaklarla orantılı, nesnel, samimi ve iyi niyetlidir.3-Konkordato projesi İİK m. 302 de öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olmalıdır. İİK’nın 302.’nci maddesinin 3. fıkrasına göre, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. Davacı 26/05/2022 tarihinde yapılan alacaklılar toplantısında alacaklı olduğunu beyan eden 30 alacaklı katılmıştır. Daha sonra iltihak süresi içerisinde katılım sağlanarak davacı şirketin konkordatoya tabi toplam 72 alacaklıdan 42 alacaklı kabul 30 alacaklı red oyu kullanmıştır, alacak çoğunluğu olarak bakıldığında 3.299.119,26 TL alacak tutarının 2.776.314,50 TL'lik kısmı kabul oyu, 522.804,76 TL'lik kısmı red oyu vermiştir. Bu sonuca göre alacaklı sayısı olarak %58,33 oranında bir oyla , alacak çoğunluğu bakımından %84,15 oranında yüksek bir çoğunlukla davacı şirketin projesi kabul edilmiştir.Üçüncü kişi rehni olan ve ... Bankası A.Ş'ye ait borç için verilen ...'ya ait taşınmaz paraya çevrilmiş ve alacaklı bankaya ödeme yapılarak borç ödenmiştir . Ödemesi yapılan borç bankaya ait gerçek bir borç olduğu için ve rehinli taşınmaz maliki taşınmazın satış öncesinde ödeme nispetinde alacaklının yerine geçtiği için davacı ...'nın annesi olan ...'nın alacaklılar toplantısında ödeme nispetinde bankanın yerine geçtiği kabul edilerek oy kullanabileceği değerlendirilmiştir, bankaya olan borç ve ipotekte muvazaa da sözkonusu olmadığından şirketle herhangi bir bağı olmayan ancak ortaklarla akrabalık bağı bulunan bu kişinin şirketten alacaklı olarak oy kullanmasına engel teşkil edecek bir durum yoktur, aksinin düşünülmesinde dahi bu kişiye ait alacak tutarı ve bu kişi alacaklı olarak dikkate alınmadığından alacak sayısı 71 kişiye düşecek nisapta değerlendirmeye alınacak borç miktarı da 2.749.119,26 TL'ye düşecektir, kabul oy sayısı 41 kişi, ( %57,74) kabul edilen alacak tutarı ise 2.226.314,50 TL ( %80,98) olacaktır. Bu halde dahi yasanın ön gördüğü nisap yüksek bir çoğunlukla sağlanmıştır. Davacı şirketin Rehinli Alacaklılar Toplantısıda 26/05/2022 tarihinde yapılmıştır. Toplantıya hiçbir rehinli alacaklının katılmadığı ve rehinli alacakların yapılandırılması m.308/h yönünden yeterli çoğunluğun sağlanamadığı anlaşılmıştır. Davacı ...'nın bankalara kendi şahsi borcu 48.373,66 TL'dir. ... Bankası A.Ş , ... Bankası A.Ş, ... ... Bankası A.Ş sıradan kefaletleri bulunmaktadır. Dolayısıyla alacaklılar toplantısında kefaletten kaynaklı borçta dikkate alınmalıdır. Aynı husus müteveffa davacı ...' nın borçları için de geçerlidir. Müteveffanın ... ... Bankası A.Ş'ye 6.585,94 TL tutarında şahsi borcu dışında ... Bankası A.Ş , ... Bankası A.Ş, ... ... Bankası A.Ş sıradan kefaletleri bulunmaktadır. Dolayısıyla alacaklılar toplantısında kefaletten kaynaklı borçta dikkate alınmalıdır. İİK ' nun Borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı haklar başlıklı Madde 303 ' e göre; "konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder" Dolayısıyla davacı gerçek kişilerin kredi borçlarına kefaletin de davacı şirketin borçlardan alacaklarının şirketin toplantısında olumsuz oy kullanılması halinde davacı gerçek kişilerin toplantısında da kullandıkları oya dikkat etmek gerekecektir. Zira Madde 303 ' te belirtildiği üzere konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceğinden bankaların davacı gerçek kişilerin toplantısında kullandıkları oy dikkate alınarak belirleme yapılmalıdır. Davacıların kefalet borcu dışında şirketin diğer borçlarından sorumluluğu bulunmadığından bu borçların alacaklılarının şirket için kullandığı olumlu oylar davacı gerçek kişiler için dikkate alınamayacaktır. Bu sebeple davacı gerçek kişiler için kredi borçlarına kefaletten kaynaklı borçları dikkate alındığında davacı gerçek kişiler bakımından gerekli çoğunluğun sağlandığından söz etmek mümkün değildir. Nitekim ... 6. HD emsal bir kararında şirket borçlarına kefaletten kaynaklı borçları olan şirket ortakları bakımından da alacaklılar toplantısı yapılması ve çoğunluğun sağlanıp sağlanmamasına göre değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle şirketle birlikte kefil gerçek kişilerinde konkordato isteminin tasdikine karar verilmesini bozma sebebi yapmıştır. (Komiser raporunda davacı gerçek kişilerin alacaklıları, alacak miktarları belirtilmediği gibi konkordato projelerinin alacaklılarının oylamasına sunulmadığı ve İİK’nın 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için aranan diğer koşulların gerçek kişiler yönünden değerlendirilmediği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi kararı Davacı ... ve ... davacı şirket ile ayrı konkordato projesi sunmuş olsalar da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin aynı olduğu,şirket ortakları olmaları nedeniyle şirketin çektiği kredilere kefil oldukları,şirket ortağı olan davacıların ekonomik varlıklarının tehlikeye düşmesinin davacı şirketin ticari faaliyetinin sekteye uğramasına neden olabileceği dikkate alınarak tüm davacılar için İİK 305 maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla konkordatonun İİK 308 maddesi gereğince tasdikine karar verilmiştir. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar incelenmeden konkordato projesinin tasdiki kararı doğru görülmemiştir.... 6. HD 2021/... E, 2021/... K.)4- İİK’nın 206. maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklarının tam olarak ödenmemesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe, yeterli teminata bağlanmış olması gerekmektedir. İmtiyazlı alacaklıların alacaklarından açıkça vazgeçmesi halinde borçlunun teminat göstermesine gerek kalmayacaktır. Mühlet içi borçlara ilişkin olarak davacı şirketin bakiye kalan ve teminatlandırılması gereken 721.298,22 TL borçlu olduğu konkordato komiseri ilk raporunda belirtilmiş ise de, davacı şirketinin mühlet içerisinde bu borçları ödediği ve karar tarihi itibariyle de teminatlandırılması gereken mühlet borcu bulunmadığı konkordato komiserinin duruşmadaki beyanlarında ve sunduğu raporlardan anlaşılmıştır. 5- Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekmektedir.Adi konkordatoya tabi borç kapsamında davacı şirketin komiser tarafından belirlenen 3.299.119,26 TL borcun mevcut harçlar tarifesi uyarınca binde 2,27 oranına göre alınması gereken tasdik harcı miktarının 7.489,00 TL olduğu ve karar duruşmasına kadar davacı şirketçe harcın tamamlanmış olduğu görülmüştür. Konkordato tasdiki için gereken yargılama gideri bakımından dosyada yatırılmış olan avans yeterli olduğundan davacı tarafça başkaca bir yargılama gideri yatırılmasına gerek duyulmamıştır.Davacı şirketin ise konkordato tasdik şartlarını sağladığı kabul edildiğinden tasdik talebinin kabulü ile geçici mühlet tarihinden itibaren faiz uygulanmayacak şekilde belirlenen konkordatoya tabi borcun tasdik kararını takip eden ayın son gününe kadar 1.000,00 TL'den az olmamak üzere %15'lik kısmının kalan kısmının 01/01/2023 tarihinden itibaren 36 ayda garameten alacaklılara ödenmesine karar verilmiştir.İİK m.294/2 uyarınca rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi duracaktır. M.288/1 uyarınca geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından faizlerin duracağı tarih geçici mühletin başladığı tarihtir. Nitekim ... 15 HD 23.06.2021 tarih 2021/... E, 2021/... K sayılı ilamında da "kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından" görüşüyle aynı hususa işaret etmiştir.Geçici mühlet tarihinden sonra da faiz işlemesi duracaktır. Davacı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilirken geçici mühleten önce doğan faizli alacakların faiz kısımlarına etki etmeyecek biçimde hüküm kurmak için "Konkordatoya tabi borcun geçici mühlet tarihlinden itibaren faizsiz olarak" şeklinde belirleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Nitekim ... da bir ilamında bu hususa işaret ederek ilk derece mahkemesi kararını düzelterek onamıştır. "Yukarıda anılan kanun maddeleri gereğince kesin mühletin faize ilişkin düzenlemesi geçici mühleti de kapsayacağından konkortadoya tabi borçların geçici mühlet tarihinden itibaren faizsiz olarak ödenmesinin karalaştırılması gerekir. Hükmün bu nedenle konkordato talep eden davacı yararına bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir."(... 15 HD 23.06.2021 tarih 2021/... E, 2021/... K)Bunun önemi şuradadır. Konkordato talep eden borçlunun geçici mühlet öncesinde işleyen bir kısım faizli borcu bulunabilir. Bu alacakların faizlerinde tenzilat yapmak faizli olmayan alacaklarda tenzilat yapılmaması faizli olan alacaklarda ise tenzilat yapılması sonucunu doğuracaktır ki bu alacaklılar açısından eşitsizliğe neden alacaktır. Nitekim davacıya bu husus hatırlatılarak projeyi revize edip etmeyeceği sorulmuş davacı taraf duruşmada geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemeyecek biçimde konkordatoya tabi olan borcun ödenmesi şeklinde projesini düzeltmiştir.
Geçici mühlet tarihinden önce faiz işleyen borçlar bakımından, çekişmeli alacaklara ilişkin davalarda veya gerekçe içeriğinde açıklanan ve yargılaması devam eden davalarda ileride mahkemelerce verilecek hükümlerde konkordato borcuna dahil olup geçici mühlet tarihine kadar işleyen faiz alacak kalemleri ortaya çıkabilir. Bu durumda geçici mühlet tarihinden önce işlemiş faizi bulunan ve sonradan ortaya çıkan alacaklar konkordato borcuna bu faizli kısımları ile dahil olacaktır.Benzer bir şekilde borçlu kayıtlarında yer almayan ve vadesi geçici mühlet tarihinden önce olan bir kambiyo senedi alacaklısı komiserin ilanına rağmen 15 günlük sürede alacağını bildirmemiş ise İcra ve İflas Kanunu'nun 308/c maddesinin ikinci fıkrasına göre "Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir." hükmü uyarınca işlemiş faizli kısmı ile konkondato borcuna dahil olacaktır. 15 günlük sürede böyle bir alacağı bildirmemenin müeyyidesi alacaklılar toplantısına katılamamak nisapta yer alamamak ve oy kullanamamaktır. Yoksa alacağını bildirmeyen alacaklının alacağı yok kabul edilmeyecektir.İcra ve İflas Kanunu'nun 308/c maddesinin ikinci fıkrası uyarınca konkondato bu alacaklı için de mecburi olacaktır. Bu düzenlemeye göre projede yer alsın veya yer almasın anılan borçlar için konkordato hükümleri geçerli olacağını hatırlatmakta yarar vardır. Zira bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olacağından bu nitelikteki borçlar da tasdik kararı kapsamındadır.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Müteveffa Davacı ... Mirasçıları; ... (TC:...) ve ...'(...)'nün konkordato talebi ile ; davacı ... (:...) 'nın konkordato talebinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Davacılar ... ELEKTROMARKET SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (VKN: ...) (Mersis No:...),'nin konkordato talebinin KABULÜ ile konkordato projesinin TASDİKİNE,
3-Davacı şirketin geçici mühlet tarihinden itibaren faiz uygulanmayacak şekilde belirlenen konkordatoya tabi borcun tasdik kararını takip eden ayın son gününe kadar 1.000,00 TL'den az olmamak üzere %15'lik kısmının kalan kısmının 01/01/2023 tarihinden itibaren 36 ayda garameten alacaklılara ÖDENMESİNE,
4-Mahkememizce kesin mühletin İİK'da öngörülen sonuçlarının kendiliğinden sonlandığının açıklanması ile mahkememizce verilen TÜM TEDBİR KARARLARININ KALDIRILMASINA,
5-Konkordato Komiseri ...' ın komiserlik görevinin SONLANDIRILMASINA,
6-Konkordato Komiseri ...'ın İİK 306/2.maddesi gereğince tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetimi sağlamak üzere ATANMASINA,
7-Konkordato Komiseri ...' dan borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir rapor alınmasına,
8-Konkordato Komiseri ...'a aylık 2.000,00 TL ücret takdiri ile bu giderin şirketler kasasından ödenmesine
9-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 80,70 TL harçtan başlangıçta alınan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacılar ..., ...' dan ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına, ( adı geçen her bir davacıdan 80,70 TL harç ayrı ayrı tahsil edilecektir.)
10-Tasdik kararının İİK 288.maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine,Tasdik kararının İİK 288.maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine,
Dair davacı ve vekilleri ile duruşmaya katılan alacaklılar vekillerinin yüzüne karşı davacı bakımından kararın tebliğinden itibaren, itiraz eden diğer alacaklılar yönünden ise kararın ilanından itibaren on gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıld.22/11/2022
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza