TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/
KARAR NO: 2021/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/05/2019
KARAR TARİHİ: 01/12/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki gereği davalı tarafından müvekkilinden bir kısım tekstil ürünleri alındığını, karşılığında faturalar kesildiğini, söz konusu faturaların ödenmeyen kısımları için davalı taraf aleyhine ... 19.İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 19/02/2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, 21/02/2019 tarihinde de davalıca iş bu borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalıdan herhangi bir ödeme almadıklarını belirterek itirazının iptaline, takibin devamına ve %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davacı tarafın müvekkili şirkete karşı icra takipleri başlatmadan evvel, üzerinde çalışanı ... ismi yazılı bir adet zarf içerisinde 23.01.2019 tarih, ... numaralı, 92.245,80 TL bedelli faturayı iadeli taahhütlü mektupla müvekkil şirkete göndermiş olduğunu, söz konusu mektup müvekkil şirkete ulaşır ulaşmaz mektup içerisindeki fatura içeriğine itiraz edildiğini, ... 3. Noterliğinin 31.01.2019 tarih, yevmiye numaralı ihtarnamenin ekinde faturanın davacı şirkete iade edildiğini, 23.01.2019 Tarih, 92.245,80 TL bedelli faturanın Noter kanalı ile iadesinden sonra, davacı tarafça müvekkil şirkete karşı işbu fatura bedelinin tahsili talebi ile ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, yine ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyası ile de, 11 adet faturaya dayalı olarak, 132.055,77 TL asıl alacağın ve 18.493.906 TL işlemiş faizinin toplam (150.549,73 TL alacağın) tahsilini talep etmiş olduklarını, müvekkil şirketin defter ve kayıtlarında her iki takipte sözü edildiği gibi borcunun olmaması, aksine davacıdan alacaklı olması nedeniyle, borca itiraz edilmiş ve icra takiplerinin durmuş olduğunu, icra takiplerinin durması üzerine davacı tarafça sadece dava konusu ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibi yönünden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, diğer icra dosyası için herhangi bir girişimde bulunulmadığını, icra takibinde 132.055,77 TL asıl alacak ve 18.493,96 TL işlemiş faiz toplam 150.549,73 TL talepte bulunmuşken dava değerinin 39.809,97 TL üzerinden gösterildiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine 5.945,00 TL alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Dava, ticari satımdan kaynaklı olarak düzenlenen fatura alacağına ilişkin itirazın iptali davası olup, yasal süresi içinde açılmıştır. Davacı takipte davalı borçlunun itirazının 39.809,97 TL'lik (faiz ve masraf hariç) kısmı yönünden iptalini talep ettiklerini açıklamıştır.Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle faturaya dayalı olduğu iddia edilen alacağı belirlemek gerekir. Bunun için taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen faturaların zamanında ödenip ödenmediği araştırılmıştır. Davacının fatura dolayısıyla alacağının belirlenebilmesi için bilirkişiden her iki taraf defterini inceleyerek görüş bildirilmesi istenmiştir. Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür.Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir. HMK'nın 222. Maddesine göre ; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır.HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre ; İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır.Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır. HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır. 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak kaçınılan defter ve belgedeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğu mahkeme tarafından kabul edilebilir. İbraz edilen taraf defterleri açılış ve yevmiye defteri kapanış tasdikleri yasal sürelerinde yaptırılmış olup defterler muhasebe ilkeleri ve tekdüzen hesap planına uygun olarak tutulmuştur. Davacının defter kayıtları incelendiğinde davalı tarafından iade edilen kur farkı faturasının (92.245,80 TL lik kur farkı faturası) defterlere kaydedildiği bu tutar için başka bir dosyada takip yapıldığı bu nedenle de huzurdaki davayla ilgili icra takibinin hatalı olarak 132.055,76-TL üzerinden yapıldığı, dava açılırken bu hatanın fark edildiği ve defterlerde görünen 39.809.96-TL üzerinden dava açıldığı görülmüştür. Davalının defter kayıtlarını incelediğimizde takip tarihi itibari ile kendi defterlerine göre davacıdan 5.944.99.TL alacaklı olduğu görülmektedir.Taraflar arasındaki birbirlerinde bulunmayan kayıtları incelediğimizde;92.245.80-TL davacı defterlerinde görünen davalı defterlerinde kayıtlı olmayan kur farkı faturası (23/01/2019 tarihli kayıt) başka bir takibin konusudur. Bu takipte de önce yanlışlıkla takip tutarında dahil edilmişse de daha sonra hatanın farkına varılmasıyla dava dilekçesinde takip tutarından düşülmüştür.19.10.2017 tarihinde davacı defterlerine kaydedilip davalı defterlerinde görünmeyen 20.000.00-TL iade senet ile ilgili davacının bu senedi iade ettiğini ispatlaması gerekir. Davacının bu senedi iade ettiğine dair belge ibraz etmesi gerekmektedir. Davacı vekili konu ile ilgili beyan dilekçesi sunmuştur. Buna göre; 08.11.2016 tarihinde toplam 100.000-TL değerinde 6 senet davalı tarafından davacıya teslim edilmiş ve borçtan düşülmüştür. Senetlerden 30.06.2017 tarihli olanı ödenmeyip protesto olunca davacı bu tutarı tekrar defterlerine alacak olarak işlemiştir. Davalı protesto olan bu senedi 19.10.2017 tarihinde davacının banka hesabına havale yaparak ödemiş senedini geri almıştır. Senedin iadesinde 19.10.2017 tarihli senet iade bordrosu düzenlenmiştir. Ancak davacı gelen havaleyi cari hesaplarına işlememiş ve 20.000-TL yi alacağı rakamdan düşmemiş dolayısıyla 2017 yıl sonunda 20.000-TL fark oluşmuştur. Dolayısıyla davacı vekili senet iade edildikten sonra 19/10/2017 tarihinde davalı tarafça 20.000,00 TL ödemenin davacı şirket hesabına yapıldığını kabul etmektedir.Davalının 2018 yılı defterterinde görülen davacı defterlerinde görünmeyen 19.02.2018 tarihinde kayıtlı 8.000.00-TL çekle ödeme için davalının bu çeki davacıya verdiğini kanıtlayacak belge vermesi gerekmektedir. Dosyaya ibraz edilen tediye makbuzunda davacı filip tekstilin imzası bulunmamaktadır. Çek 30.09.2018 vadeli olup ... çekidir ve çek numarası ... dir. Makbuzda şube adı yazılı değildir. ... a ait ... nolu 30.09.2018 tarihli 8.000.00-TL çekin ciro yolu ile davacıya verildiği görülmektedir. Müzekkere yazısı üzerine ... tan gelen cevap yazısı ekindeki çek fotokopisi incelendiğinde söz konusu çekin davacıya ciro yolu ile verildiği davacının da bu çeki ... tekstil e ciro ettiği tespit edilmiştir. Konu ile ilgili taraflarca belirtilen banka şubesine yazı yazılmış iş bu çekin ödendiği bildirilmiştir.Davalı defterlerinde kayıtlı olup ta davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 17,754,97-TL tutarlı fatura incelendiğinde faturanın 04.06.2018 tarihli olduğu aynı tarihli irsaliyesinin ... nolu irsaliye olduğu faturanın açık kesilmiş bir iade faturası olduğu görülmektedir, 11.05.2018 tarihinde alınan aynı tutarlı fatura içeriği malların iadesi olan bu fatura davacı defterlerinde kayıtlı olmayıp davacı tarafından ... formuyla da maliyeye beyan edilmemiştir. Davalı bu faturayı ... formuyla maliyeye beyan etmiştir. davalı 05/12/2018 tarihinde davacıya gönderdiği mailde bu hatanın düzeltilmesini talep etmiş cevap gelmemiştir. Davalının bu fatura içeriği malları ve faturayı iade ettiğini ispatlayacak belge ibraz etmesi gerekmektedir. Zira fatura davacı tarafından kabul edilmemiş defterlerine kaydedilmemiş ve ... formuyla maliyeye beyan edilmemiştir. Davalı bu fatura ile ilgili olarak iade malın teslim edildiğini gösteren belge ibraz edilmemiştir.Tüm dosya kapsamı, taraf ticari defter ve kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; Dava 39.809.97-TL üzerinden açılmıştır. Yukarıda izah edildiği gibi 20.000.00-TL tutarındaki protesto olup iade edilen senet davalı tarafından bankaya havale gönderilmekle ödenmiş ve senet makbuz karşılığı davalıya iade edilmiştir. davacı defterlerinde bu ödeme bulunmamaktadır. Dava tutarından düşülmesi gerekir. Aynı şekilde 8.000.00-TL tutarlı ciro edilmiş çekte ...'tan gelen yazı ve çekin fotokopisi yardımıyla açıklığa kavuşmuştur. Dolayısıyla 8.000.00-TL tutarlı çek ödenmiş olmakla bu çekin de dava tutarından düşülmesi gerekir. 92.245.80-TL tutarlı kur farkı faturası davamız konusu değildir. Bir diğer taraf kayıtları arasındaki farklılık olan davacı kayıtlarında bulunmayan 17.754,97 TL tutarlı iade faturası ile ilgili davalı iade malın teslim edildiğini gösteren belge ibraz etmediğinden bu tutarın hesaptan düşülmesi mümkün değildir. Buna göre davacı davalıdan 39.809.97 TL— (20.000+8.000= 28.000-TL)= 11.809.97-TL alacaklı görünmektedir.Davacının alacaklı olduğunu düşünerek başlattığı takipte kötüniyeti açıkça ispatlanamadığından davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.Kabul edilen kısım yönünden ise alacak likittir.Tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... 19. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı dosyasında davalı borçlunun itirazının 11.809,97 TL'lik kısmı yönünden İPTALİ ile, takibin bu tutar üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte DEVAMINA,
11.809,97 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Yasal şartları oluşmayan davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 806,73-TL harçtan başlangıçta alınan 679,86-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 126,87-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 679,86-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı ve 590,70-TL yargılama gideri toplam 1.314,96-TL'nin davanın kabul ret oranına göre 390,01-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.100,00-TL vekalet ücretinin (daha azına hükmedilemeyeceğinden) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.100,00-TL vekalet ücretinin (daha azına hükmedilemeyeceğinden) davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2021
Katip ...
☪e-imzalı
Hakim ...
☪e-imzalı