TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/02/2025
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ..., davacı müvekkil şirketten ticari ilişki kapsamında çeşitli ürünler almış, alınan ürünlere ilişkin müvekkil şirket tarafından faturalar kesilerek ödemeler davalıdan talep edilmesine karşın davalı tarafından faturalara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödemelerin yapılmaması nedeniyle davalı hakkında ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/ sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş olup davalı tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, davacı müvekkil tarafından davalıya kesilen ve davalı tarafından ödeme yapılmayarak ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/ sayılı dosyası ile icra takibine 4.050,00 TL bedelli Nolu 13.06.2024 Vade Tarihli Fatura, 11.998,37 TL bedelli Nolu 05.08.2024 Vade Tarihli Fatura, .204,00 TL bedelli Nolu 11.08.2024 Vade Tarihli Fatura, 27.600,00 TL bedelli Nolu 29.08.2024 Vade Tarihli Fatura, 69.404,52 TL bedelli Nolu 07.10.2024 Vade Tarihli Fatura edildiğini, sunulu fatura bedelleri davalı tarafından müvekkil şirkete ödenmediğini, bu nedenle icra takibine geçilmiş fakat davalı tarafından haklı icra takibine kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, bu sebeple itirazın iptaline takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir. Davalı taraf cevap vermemiştir.
HUKUKİ DELİLLER:
... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/ sayılı takip dosyasının ... üzerinden dosya arasına alındığı, ... ... Vergi Dairesi'ne, ... ... Birliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, cevabi yazılarda davacının tacir olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; açık hesap ilişkisinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ... Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli ... Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000,00 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2024 yılı için 2.000.000,00 TL) lirayı aşanlar;2.Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2024 yılı için 690.000 TL) lirayı aşanlar;3.1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000,00 TL) lirayı aşanlar;..."denilmek suretiyle anılan ... Kararına göre 2024 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir. Yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava, davacı tarafça çeşitli ürünlerin teslimi için kesilen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yürütülen takibe yönelik vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu haliyle eldeki dava, mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı ve işin her iki tarafın ticari işletmesine ait olup olmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir.Davacı tüzel kişi taciri olduğu ihtilafsızdır. Ancak davalının gerçek kişi olduğu, bu durumda davacının bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işletmesi gerekmektedir. Ancak müzekkere cevaplarından davacının ticaret sicilinde ve Esnaf ve Sanatkarlar odasına kaydı bulunmadığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 23/05/2025 tarihli yazısında davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, yazı ekinde gönderilen, davalının 2024 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde, 2024 yılı itibariyle dönem içinde satın alınan emtia tutarının 58.595,36-TL, dönem içinde elde edilen hasılatının ise 96.133,33-TL olduğu bildirilmekle, davalının yukarıda açıklanan VUK’nun 177'nci maddesinde belirtilen gelir hacmine ulaşmadığı yani faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırı içerisinde kaldığı dolayısıyla davacının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı anlaşılmakla dava nispi ticari dava da olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanması gerekecektir. Mahkememiz dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre görevsizlik kararı sonrasında davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluklarında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 03/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır