TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2024
KARAR TARİHİ: 25/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Ambalaj Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ... plaka sayılı otomobil davalı ... sevk ve idaresinde iken, müvekkili ... adına kayıtlı 2024 model ... marka ... plaka sayılı araç ile 21.09.2024 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, Kaza sonrasında maddi hasarlı trafik kaza tutanağı tutulduğunu, akabinde ... ... kaza ihbar numaralı dosya ile belirlenmiş olan, ... Merkezinden müvekkilinin öğrendiği, ... plakalı araç sürücüsü davalı ... %100 bulunduğunu, müvekkili aracının ilk sahibi olduğunu, aracı hatasız, boyasız ve daha önce hiç kazaya karışmadığını, müvekkilinin aracı 2024 model ... marka yeni bir araç olduğunu, Kaza tarihinde araç henüz 5 bin kilometre olduğunu, kaza neticesinden müvekkilin ... plakalı aracı büyük hasar aldığını, müvekkilinin aracının hasarı büyük olduğundan dolayı hasarın onarımı 115.911,25-TL bedel ile yapıldığını, aracın marka, modeli, kilometresi ve yeni araç olması, hasarın büyüklüğü dikkate alındığında müvekkili kazalı aracını, kaza görmemiş gerçek değerinden oldukça düşük fiyata satacağı aşikar olduğunu, araçta değer kaybı oluştuğunu, aracın kazalı hali ile kazasız hali arasındaki rayiç piyasa değerleri dikkate alınarak değer kaybı hesabı yapılmasını, hasar dosyasının müvekkilinin aracının kasko şirketi olan ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... Sigorta A.Ş. den istenmesini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza anında zorunlu trafik sigorta poliçesinin şirketi davalı ... Sigorta A.Ş olduğunu, müvekkilinin aracının değer kaybı talebi için davalı sigorta şirketine 22.10.2024 tarihinde ...-... üzerinden başvuruda bulunduğunu, herhangi bir geri dönüş sağlanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunulan tutanağı incelendiğinde müvekkilinin kullanımında olan araç yönünden %100 kusur oranı belirlenmiş olduğunu, söz konusu kusur oranının kabulü mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağında da açıkça görüldüğü üzere, müvekkilinin aracı davacının aracının sağ tarafında yer aldığını, dört yol ağzında bulunan her araç öncelikle sağından gelen araçları kontrol etmekle yükümlü olduğunu, bu kontrol yapılmaksızın somut olaydaki gibi yola katılma durumunda asli kusurlu tarafın davacı taraf olduğunu, meydana gelen söz konusu trafik kazasında gerçekleşen risk poliçenin genel ve özel şartlarına göre sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, buradaki sorumluluk sigorta poliçesini tanzim eden ... Sigorta A.Ş'ye ait olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmanın gereği risklere karşı poliçe sahiplerinin kendilerini koruma altına alma amacında olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kaza kapsamında kasti veya ağır kusurlu bir hareketi bulunmadığını, Sigorta poliçesi kapsamında kalan bir durumla ilgili olarak müvekkilinin iş bu davaya dahil edilmiş olması da açıkça hukuka aykırı olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, Uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 19.07.2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kaza 21.09.2024 tarihinde meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 200.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davaya konu kaza sebebi ile başvuru sahibine ait aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ... Sigorta AŞ’ye 25.12.2024 tarihinde 96.592,70 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin kazanın meydana gelip gelmediği, araçta hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı ve oluşan maddi hasarın boyutuna dair gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapabilmesi yani ödeme talebinin değerlendirilebilmesi için yeterli ve yeterli evrakları müvekkili şirkete iletmekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini kabul etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizde açılan işbu dava trafik kazasından kaynaklı davacıya ait olan araçta oluşan değer kaybının tazmini talebine ilişkindir. Kusur durumunun ve değer kaybının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 08/08/2025 tarihli raporda "... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... ’ün; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, yukarıda açıklaması yapılan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Madde 84/H ve Madde 57/C2 bentlerinde tanımlı kuralları ihlal ettiğinden bahisle %100 oranında kusurlu sayılabileceğine; ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...’un: Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa ve bağlı düzenlemelere aykırı bir kural ihlali olmadığı, ... Plakalı araçta meydana gelen değer kaybı dosyaya sunulan dokümanlar çerçevesinde yapılan çalışma sonucu kaza tarihi itibarı ile 153.010,04 TL olduğu" tespit edilmiştir. Kusur durumunun tespiti amacıyla dosya ... ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen raporda "Davacı sürücü ...’ün %75 oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... %25 oranında kusurlu olduğu" tespit edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklı değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. Trafik kazası haksız fiilin türlerinden biridir ve bir olayda haksız filden bahsedilebilmesi için, hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve bu zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu unsurların tespiti amacı ile alınan 08/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda, gerçekleşen trafik kazasında davacının %100 kusurlu olduğu ve davacıya ait araçta 153.010,04 TL değer kaybı olduğu rapor edilmiştir. Değer kaybının belirlenmesinde, aracın hasarlanan kısımları, onarım gören ve değişen parçalarının ayrı ayrı belirtildiği, buna bağlı olarak aracın hasarlı hali ile hasarsız hali arasındaki değer farkı hesaplanarak ve bu bedelin de kaza tarihindeki değerinin belirlenmesi sureti ile değer kaybı hesabı yapıldığından değer kaybı yönünden raporun usule ve yasaya uygun görüldüğü, kusur durumu yönünden ise, exper raporu ile bilirkişi raporu arasında kusur durumunun belirlenmesi hususunda çelişki meydana geldiğinden bu çelişkinin giderilmesi amacı ile dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmiş ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09/10/2025 tarihli rapora göre davacının gerçekleşen kazada %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ... ise %25 kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Kusur raporları arasındaki çelişki ATK'nın 09/10/2025 tarihli raporu ile giderilmiş olduğunda ayrıca iş bu raporda önceki raporlar irdelenmiş ve kazanın oluş şekli ve ihlallere ilişkin detaylı ve gerekçeli değerlendirme yapılmış olduğundan bu rapora itibar edilmiş ve davacının gerçekleşen kazada %75 kusurlu olduğunun, araçta 153.010,04 TL değer kaybı bulunduğunun kabulü gerekmiş, davacı tarafça kusur durumuna ve değer kaybı miktarına göre sunulan bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, faiz talebinin değerlendirilmesinde sigorta yönünden sigortaya yapılan başvurunun tebliğ (... ... evrakı tarihi) tarihinden 8 iş günü sonrası olan 05/11/2024 tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 21/09/2024 itibaren işleyecek yasal faize(davalıya ait araç ruhsat kaydında hususi olarak gözüktüğünden) hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 38.252,51 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden 05/11/2024 tarihinden (sigortaya başvuru tarihi olan 22/10/2024 tarihinden 8 iş günü sonrası), diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 21/09/2024 itibaren işleyecek yasal faizi ile (araç ruhsat kaydında hususi olarak gözüktüğünden) birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile)
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 13.588,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.613,02 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 649,85TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.535,57TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 427,60 TL ve ıslah harcı 649,85 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.505,05 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 38.252,51 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi.25/11/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır