TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 18/12/2024
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; davalı ..., ... sicil numarası ile müvekkil kurum ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğü, 09.05.2023 Tarihli, ... sayılı ... Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... Sayfasında şirket adresinin .../... adresine taşındığı tescil ve ilan edildği, 9.05.2024 tarihinde ilgili adresin mülk sahibi olan ... tarafından müvekkil kuruma ibraz edilen dilekçe(Ek-2) ile davalı şirketin tescilli adresinde bulunmadığını, ilgili adreste 3 yıldır bayan kuaförünün bulunduğunu ve davalı şirketin faaliyetini başka yerde sürdürdüğünü, bu nedenle davalı şirketin adres kayıtlarının güncellenmesini talep ettiği, şirkette meydana gelen değişikliklerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 31. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 29. maddesi gereği tescil edilebilmesi için şirket ve/veya istifa etmeyen müdür tarafından tescilinin talep edilmesi gerektiği, ... tarafından müvekkil kuruma ibraz edilen dilekçeden sonra, davalı ... veya müdür ... tarafından ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde herhangi bir tescil talebinde bulunulmadığını, mahkeme tarafından, kolluk marifeti ile yaptırılacak adres tespiti ile davalı şirketin merkez olarak bildirdiği adresinde faaliyet göstermediği anlaşılacak olup yeni adresi için de araştırma yapılarak faaliyette bulunduğu adresin tespiti halinde müvekkil kuruma tescilinin emredilmesi neticesinde yeni adresinin tescil işlemi gerçekleştirilebileceği, tescile davete icabet edilmemesi davanın kabulü ile, mahkemenizin tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varması halinde bunun tescilinin ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesini talep ve dava etmiştir. ... ... müzekkerinin dosya arasına alındığı görüldü.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava ticaret siciline tescil talepli davadır.Davacının iddiasının, davalı şirketin adresinde faaliyet göstermediğinin bildirilmesine rağmen yeni adresinin tescilinin yapılmadığı, mahkememizce yeni adresin tespiti ile sicile tescilin emredilmesini talep ettikleri, Davalının süresinde cevap dilekçesi vermeyerek HMK 128. Maddesi hükümleri gereği iddiaları inkar ettiği anlaşıldı. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının, davalı şirketin ticaret sicile tescile gerekli bir adres değişikliğinin bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı. ... İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı ile, davalı şirketin ticaret sicil gazetesinde belirtilen merkez adresinde faaliyet göstermediğinin tespit edildiğinin bildirilmesi üzerine, davacının davalı şirkete ihtarname göndererek adres değişikliğini bildirmesini istendiği, davalı tarafından herhangi bir cevap verilmeyince, işbu dava ile davalının yeni adresinin tespiti ve tescilinin istendiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK.nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince ... tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, aynı kanunun 115.maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve taraflarında her zaman ileri sürebileceği anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (... 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/ karar sayılı ilamı, ... 11. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2023 tarih, 2022/ esas, 2023/ karar sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin 23/12/2021 tarih ve 2020/ Es. 2021/ Kar. sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 tarih ve 2023/ esas, 2023/ karar. sayılı ilamı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih ve 2024/ esas, 2024/... karar sayılı ilamı benzer doğrultudadır.)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının usulden REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40-TL harçtan başlangıçta alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile eksik 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 23/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza