TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/10/2024
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi; Müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi bünyesinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç arasında 20.04.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kusuruyla kaza oluşumuna sebebiyet veren araç, şirket nezdinde ... poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altına alındığı, kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın karşılanması amacıyla, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, Şirket tarafından alınan eksper raporu doğrultusunda hasar tespiti yapıldığını, eksper raporunda maliyetin düşürülmesi ve sigorta şirketi lehine haksız kazanç sağlamak amacıyla yapılan belirlemeler neticesinde, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek zarar karşılanmadığını, eksik ödeme yapıldığını, dava konusu trafik kazası sonucunda müvekkilin aracında meydana gelen gerçek hasar miktarı çok daha yüksek Bakiye hasar bedelinin karşılanması amacıyla sigorta şirketine yeniden başvuru yapıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek zararın karşılanması amacıyla, işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkiline ait aracın onarımı hiç yaptırılmamış olsa dahi, araçta meydana gelen gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiğini, Sigorta şirketinin anlaşmalı servis ve parça-işçilik iskontosu gibi uygulamaları sigorta şirketinin kendi iç uygulaması olduğunu, servis ve tedarikçi firma ile kendi aralarında yaptığı özel bir anlaşma olduğunu, tarafların kendi aralarındaki bu uygulama ve anlaşmalar, 3. kişi konumundaki mağdur araç sahibi olan müvekkilı açısından bağlayıcı olmadığını, çoğu zaman elindeki işi ve alacağı ödemeyi kaybetmek istemeyen servisler, sigorta şirketinin baskısı neticesinde onarımı layığıyla yapmadıklarını, hasarlı parçanın onarımı yoluna giderek, muadili ve çıkma parça kullanılarak ya da gereği gibi işçilik uygulamayarak maliyeti düşürdüklerini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın giderilmesi sırasında, sigorta şirketinin haksız uygulamaları ve baskıları neticesinde, gerçek hasar bedelinden daha düşük bir bedel ödendiğini ve müvekkili zarara uğratıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 200.000,00-TL olduğunu, tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı yana 22/05/2024 tarihinde 55.000,00-TL, ödeme yapıldığını, davaya konu talep için davadan önce davacı yana araç hasarı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, 5684 sayılı sigortacılık kanunu’nun 22. maddesine göre dosyaya sunduğumuz Ekspertiz raporu “delil” niteliğinde olup kazadan hemen sonra tanzim ettirilen muteber rapora değerlendirme yapılması ve karşı yanın fahiş talebinin reddi gerektiğini, davanın doğrudan reddine, aksi halde, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını, talep ettiklerini, karşı yanın somut maddi zararını ifade eden, kendileri tarafından bakiye maddi hasar ödemesi yapıldığını gösteren bir fatura dosyaya sunulmadığını, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizde açılan işbu dava trafik kazasından kaynaklı bakiye araç hasar bedeline yönelik talebine ilişkindir. Kusur durumunun ve bakiye hasarın varlığının ve değerinin tespiti amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 02/05/2025 tarihli raporda "... Plakalı Kamyonet Sürücüsü ...’ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda, yukarıda açıklaması yapılan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Madde 84/D ve Madde 56/C ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin Madde 107. bentlerinde tanımlı kuralları ihlal ettiğinden bahisle %100 oranında kusurlu sayılabileceği, ... Plakalı Kamyonet Sürücüsü ...’in Dava konusu trafik kazasının oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı düzenlemelerine aykırı herhangi bir ihlali görülmediğinden bahisle (%0) kusurunun olmadığı, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...’ın Dava konusu trafik kazasının oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı düzenlemelerine aykırı herhangi bir ihlali görülmediğinden bahisle (%0) kusurunun olmadığı, ... plaka sayılı araç sahibinin aracında 20/04/2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 97.791,18 TL+19.558,23 (%20 KDV)=117.349,41 TL hasar zararına uğradığı,... plaka sayılı araç sahibinin hasar dosyası kapsamında sigorta ödemeleri mahsup edildikten sonra 27.404,62 TL bakiye alacağının olduğu," tespit edilmiştir. Alınan 09/08/2025 tarihli ek raporda "... plaka sayılı araç sahibinin aracında 20/04/2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu sürücüsünün %0 kusur durumuna göre 97.791,18 TL+19.558,23 (%20 KDV)=117.349,41 TL hasar zararına uğradığı, hasarın gerçek zarar miktarı olduğu iskontosuz ve orjinal parça fiyatları ile hesaplandığı,... plaka sayılı araç sahibinin hasar dosyası kapsamında sigorta ödemeleri mahsup edildikten sonra 27.404,62 TL bakiye alacağının olduğu" tespit edilmiştir. Davacı vekili 27/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ederek harcı tamamlamıştır. Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olup, trafik kazaları haksız fiilin görünümlerinden biri olup, bir olayda haksız fiilden söz edilebilmesi için, hukuka aykırı eylem, zarar, kusur ve kusur ile zarar arasında uygun illiyet bağı gibi unsurların bulunması gerekmektedir. Bu unsurların tespiti amacı ile dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, düzenlenen 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda meydana gelen trafik kazasında davacının kusurunun bulunmadığı, davalı sigorta şirketi sigortalısı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Kusur durumu belirlenirken olay yeri basit krokisi, kaza sonrası fotoğraflar, sürücü beyanları ve sürücülerin kazanın oluşumuna etkili ihlal hareketleri detaylı bir şekilde değerlendirilerek sonuca gidilmiş olmakla kusur yönünden rapora itibar etmek gerekmiştir. Zarar hesabında ise bilirkişi tarafından davacıya ait aracın orjinal parça kullanılarak onarılması durumunda onarım bedelinin 117.349,41 TL olacağı rapor edilmiş, 19/08/2025 tarihli makine mühendisi tarafından düzenlenen ek raporda da orjinal parça kodlarının ve bu kodlara göre hasar bedelinin ne kadar olması gerektiği hususunda gerekli açıklamalar yapılmakla kök ve ek rapora bu yönü ile itibar etmek gerekmiştir. Bu doğrultuda meydana gelen trafik kazasından ötürü davacının gerçek zararının 117.349,41 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 119.944,79 TL ödeme yapıldığı ancak bu ödemenin 30.000,00 TL lik kısmının değer kaybı ödemesi olduğu neticeten davalı sigorta şirketinin hasar için üçüncü kişiler ile davacıya toplam 89.944,79 TL ödediği anlaşılmıştır. Davacının gerçek zararından davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tenzili ile davacının hesaplanan gerçek zarar miktarı olan 117.349,41 TL ye göre bakiye 27.404,62 TL zararının bulunduğunun kabulü gerekmiş ve bu kabul ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 27.404,62 TL bakiye hasar bedelinin 20/06/2024 tarihinden (davacı tarafça yapılan 08/06/2024 tarihli başvurudan sonraki 8 iş günü sonrası- temerrüt tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 7.365,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 1.872,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 427,60 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.016,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 427,60 TL ve ıslah harcı 427,60 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.282,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 27.404,62 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır