TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024
KARAR NO: 2025
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2024
KARAR:USULDEN RET
KARAR TARİHİ: 04/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kendisine icra takibi başlattığını, davacıya intikal eden taşınmazlara haciz koydurduğunu, davalıya herhangi bir senetli ve senetsiz borcunun bulunmadığını, davalının usul ve yasaya aykırı olarak tarafına haczi talebinde bulunarak taşınmazlarına haciz kondurduğunu, icra takibinden dolayı banka hesaplarına bloke konulduğunu, davalının samimi beyanlarına istinaden davalıya senetli ve senetsiz borcunun olmadığından , davalının usul ve yasaya aykırı olarak tarafına icra takibi başlatması ve taşınmazlarına haciz koydurması nedeniyle öncelikle taşınmazlar üzerindeki haczin kaldırılmasını ve icra takibinin iptal edilmesini, bankadaki hesaplarına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava takibinin icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini, müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için yasal yollara başvurduğunu, ilgili işlemleri yaptığını, dolayısı ile yasal yollardan borcunu tahsil etmek isteyen müvekkilinin davalının taşınmazlarına haciz konulması vb. İşlemlere girişmesinin hayatın olağan akışına ve kanuna uygun olduğunu, davacının da değiştiği üzere T.C. Ordu Cumhuriyet Başsavcılığından müvekkili hakkında yaptığı şikayet hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, karşı tarafın iddialarının somut gerçeklere aykırı olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI:
Dosyanın Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/07/2024 tarih ... Esas ... karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği ve mahkememiz işbu esasına kaydedildiği görüldü.
HUKUKİ DELİLLER:
Dava Dilekçesi , Cevap Dilekçesi vs.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Bilindiği üzere, 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesinin ilk hali; "(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde idi.
05/04/2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle 6102 Sayılı TTK'nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi değiştirilmiş ve "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklini almıştır. 7445 Sayılı Kanun'un 43/1-a maddesine göre, bu değişiklik 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Bu kapsamda, 01/09/2023 tarihi itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi;
"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir.
Bahse konu kanun hükümleri nazara alındığında dava açılış tarihi itibariyle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Eldeki davanın açılış tarihi 08/01/2024'tür.
Söz konusu yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı dikkate alındığında, eldeki davanın menfi tespit davası olduğu, 01/09/2023 tarihi itibariyle açılan menfi tespit davalarında artık dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında açıkça belirtildiği üzere arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklemenin dava şartı olduğu, bu kapsamda davacı tarafından arabuluculuğa başvurmadığı anlaşıldığından 6325 Sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30. Maddesiyle değişik 5/A-1 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni usulden reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, karar tarihinde yürürlükte olan 03 Eylül 2024 tarihli, 32681 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2024-2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrası "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmünü, "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. Maddesi ise " (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " hükmünü amirdir.
Tarifenin yukarıda belirtilen hükümler bir arada değerlendirildiğinde, tarifenin 7/2. maddesinde belirtilen hususlar ile ilgili verilecek kararlara yönelik olarak taktir olunacak vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanacağı açıktır. Ancak söz konusu maddede nispi olarak hesaplanacağı düzenlenen vekalet ücretinin üst sınırının davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenen maktu tutarın aşamayacağı belirtilmiş, fakat bu tutarın altında olamayacağı yönünde ise bir düzenleme yapılmamıştır. Tarifenin 13. maddesi nispi vekalet ücretinin nasıl hesaplanacağı düzenlenmiş olup, nispi olarak hesaplanan vekalet ücretinin kabul edilen veya reddedilen miktarı geçemeyeceği, mahkemelerce hesaplanacak olan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti tutarından az olamayacağı düzenlenmekle birlikte, bu kuralın istisnaları da aynı maddede belirtilmiştir. İstisnalarından biri de tarifenin 7. maddesinin 2. Fıkrasıdır. Buna göre, davanın 80.000,00-TL dava değeri belirtilerek bu miktar üzerinden harçlandırılarak açıldığı, bu haliyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 ve 13. maddeleri uyarınca, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti yönünden dava değeri 80.000,00-TL'nin %16'sı olan 12.800,00TL vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının arabuluculuk yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın 1.366,20-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 750,8-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 12.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair, davacının yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip ...
✍E-Imzalıdır
Hakim ...
✍E-Imzalıdır