TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024
KARAR NO: 2025
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/10/2024
KARAR TARİHİ: 02/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan Bursa 2. Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasıyla müvekkil yurt dışında iken tebligat gönderildiğini ve icra takibinin kesinleştiğini, icra dosyasında müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, açıklanan nedenle davanın kabulü ile müvekkilinin davalı yana Bursa 2. Genel İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik iddilarını öne sürerek davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacı aleyhine, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri, harç ve yasal vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
BTSO'ya, Bursa 2. Genel İcra Dairesi'ne, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE;
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Ticaret mahkemelerinin görevine ve tarafların ne suretle tacir sıfatı kazanabileceklerine ilişkin yapılan genel değerlendirmeden sonra somut duruma bakılacak olursa, davalı tarafın ticari şirket olduğu bu sebeple tacir sıfatında herhangi bir şüphe bulunmadığı, davacı tarafa bakıldığında ise mahkememizce Bursa Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkerede davacının herhangi bir ticari işletme kaydının bulunmadığı, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine yazılan müzekkerede ise davacının bir esnaf kaydı bulunmadığı bilgisi verilmiş olup, yine davacının dava dilekçesinde de davacının tacir olmadığı SSK'lı çalışan olduğunun belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut davanın Ticaret Kanununda sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir sıfatının olmaması sebebi ile nispi ticari dava da olmadığı, bu sebeple uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanına girmediği anlaşılmakla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-) Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesi gereğince, davanın görevli mahkemede açılmadığı ve mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-)Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine,
3-)HMK m.20 gereğince; taraflardan birinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde; dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, dava dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (ihtar edildi)
4-Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
5)-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
6-) Sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır