TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACILAR:1-
2-
3-
4-
5-
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ: 29/07/2024
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ;Davalı Tasfiye Halinde ... Kooperatifin olağan genel kurul toplantısı 30/07/2024 tarihinde yapılmış, davacılar da toplantıya iştirak edildiğini, Genel kurul toplantısında gündem maddesi yapılan ve oylama sonucunda oy çokluğuyla kabul edilen ... Kararlar, kanuna, ana sözleşmeye, iyiniyet esaslarına ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini, davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanının oturduğu konut kooperatif merkezi olarak gösterildiğinden ve davalı kooperatifin ... kaydı olmadığından ortaklara, genel kurul öncesi yıllık faaliyet raporlarını ve bilançoyu inceleme imkanı verilmemiş; toplantı çağrısı ekinde de raporlara yer verildiğini, ortakların bilgi edinme hakkı ihlal edilmiştir. Davalı 1163 sayılı Kanunun 24.maddesinde yer alan "Yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, bilanço, gelir-gider farkı hesapları ve denetçilerin 66 ncı ve 69 uncu madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri raporlar, genel kurulun yıllık toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile kooperatif merkezinde, varsa şubelerinde ve elektronik ortamda ...’te ortakların tetkikine amade tutulur." şeklindeki gereklilikleri yerine getirmediğini, bazı üyelere toplantı günü çağrısı hiç ulaşamadığını, yönetim kurulunun sorumlu olduğu ortaklar listesi gerçeği yansıtmadığı için görüntüde genel kurul çağrıları gönderilmişse de adresler hatalı olduğu için gerçekte kişilere ulaşması mümkün olmadığını, yönetim kurulu başkan ve üyeleri 1163 sayılı Kanun 50.maddesinde yer alan Temsil yetkisine sahip kişilerin vekaleten oy kullanamayacağı, yönetimin ibrasına, denetim kurulu üyelerinin denetim raporlarının ibrasına oy kullanamayacağı yönündeki amir hükümlere riayet edilmeyerek oy kullanıldığını, tasfiye kurulu için hem Kooperatifler Kanunu, hem T.T.K, hem kooperatif ana sözleşmesinde tasfiye için uyulması zorunlu sınırlamalar getirilmiş, işleyiş belirlenmiş ve tasfiye kuruluna ağır bir sorumlulukta yüklendiğini, genel kurulda önceden raporlara ulaşma hakları ellerinden alınmış davacıların konuyu gündeme getirerek denetim kurulu üyelerine ilgili gündem maddesinde raporların gerçeği yansıtmadığı, raporları kendilerinin hazırlayıp hazırlamadıkları ve sorumlulukları ifade edilmeye çalışılması karşısında Kooperatif başkanınca "gerizekalı, internetden belge toplayıp geliyorsun, ben o davaların hepsini kazandım" diyerek, kendini ifade etmeye çalışan bir başka üyeye ise "işitme engeli üzerinden imalarda da bulunarak "sağır zaten, anlamaz" şeklinde hem hakaret edilmiş, hem de gerçekleri anlatmaya çalışan üyeler susturulduğunu, iptali istenilen kararlar kooperatifin amacına aykırı olduğu gibi gerçeği yansıtmayan faaliyet ve denetim raporlarına dayandığından, davacılar, muhalefet şerhi vererek yasal süresi içinde davayı açtıklarını, bu nedenle davanın kabulünü talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava zamanında açılmamış olduğundan, hak düşürücü süreler ve zamanaşımına ilişkin itirazlarının bulunduğunu, Dava hukuki yarardan yoksun olduğu, Genel kuruldaki kararlar hem 1163 Sayılı Kanun'da hem de ana sözleşmede gösterilen nisap ve usullere göre alındığını, davacılar ise yapılan oylamalara ret oyu vererek oylamada aktif olarak yer aldığını, alınan kararların tamamı mevzuattaki nisap ve usullere uygun alındığına göre, oylamada ret oyu verilmiş olması davacılara kendiliğinden iptal kararı açılabilmesi hakkı vermediğini, Genel kurul kararlarının iptaline yönelik 1163 sayılı yasada tahdidi olarak sayılan sebepler, kooperatif ana sözleşmesinde de doğrudan yer aldığını, davacıların dayandıkları sebepler ise mevzuatta sayılan sebeplerden olmadığını, oylama usulüne uygun yapılmış, yeteri kadar oy alınmış ve oy çokluğu ile alınan kararlar karar defterine de işlendiğini, alınmış olan kararlarda iyi niyet kurallarına da riayet edilmediği iddiasında bulunulmuş ise de iptali istenen kararlar incelendiğinde görülebileceği üzere tamamı üyelere maddi bir yükümlülük getiren maddeler olduğunu, dava dilekçesinin sonlarında yer alan ve iftira mahiyetindeki beyanlara karşı dava ve şikayet haklarımızı saklı tuttuklarını, Genel kurulda ve tüm katılan ortakların, bakanlık temsilcilerinin önünde Kooperatif başkanının diğer ortaklara "gerizekalı, sağır" gibi kelimeler kullanabilmesi absürd bir iftira ve davacıların hayal ürünü olduğu, davacıların kooperatif ve kooperatif başkanına karşı dava ve şikayet yoluna başvurmaktan hiçbir şekilde geri durmadıklarının rahatlıkla anlaşılabilmesi karşısında, bu hususta neden herhangi bir şikayette bulunmadıkları da merak konusu olduğu, davacıların işbu davayı ikame etmekteki saikleri kooperatifin tasfiyesini ertelemek, yönetimi kötü göstermek amacıyla sürekli dava ve takiplerle karşı karşıya bırakmak ve husumeti devam ettirdiğini, davacıların haksız, usul ve yasaya aykırı, somut delillerle ispatlanamamış, taraflarca getirilme ilkesinin ihlaline sebebiyet verecek şekilde mahkemeyi aracı olarak kullanma saikiyle hareket etmiş olduğu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava genel kurul kararının hükümsüzlüğünün belirlenmesine yöneliktir. Davacı, davalı kooperatifin 30/07/2024 tarihinde yaptığı genel kurulda alınan ... kararların kanuna , ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturduğunu, kooperatifler kanunun 50.maddesine aykırı olarak yöneticilerin vekaleten oy kullandığı, bu şekilde yönetim ve denetim kurulunun ibrasına karar verildiği, bilanço ve faaliyet raporlarının gerçeği yansıtmadığı, gayrimenkul satışı hakkında özel nisap bulunduğu halde buna ilişkin nisap sağlanmadan karar alındığı, ortakların ek ödeme yükümlülüğüne tabi tutulmasına ilişkin kararın iyi niyet kurallarına uygun olmadığını belirterek iptali isteminde bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ; kooperatif genel kurulunda alınan ibralara ve bilanço ve gelir gider raporlarının onaylanmasına ilişkin kararlara yönelik olarak davalı kooperatife ait gelir gider tablolarının gerçeği yansıtmadığı, gayrimenkul satışı için yasada özel nisap ön görülüp görülmediği, genel kurul toplantısında yöneticilerden kaç tanesinin başka bir ortağa vekaleten oy kullandığı, bunun sonuca etkisi olup olmadığı, yine ortaklardan Nevin Sönmez'e yapılan çağrıya ilişkin usule aykırılık bulunup bulunmadığı, bunun genel kurulda alınan kararlara etkisi bulunup bulunmadığı araştırılarak bu hususlarda bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının taşınmazın satışına ilişkin kararlar yeterli nisabın sağlanmadığına ilişkin iddiası temelinde yokluk müeyyidesini içerdiğinden , gerek kooperatif ana sözleşmesi gerekse kooperatifler kanunundaki kararlar nisapları dikkate alındığında söz konusu taşınmazın satışı için özel nisap öngörülmediği anlaşılmakla 11 numaralı kararda yokluk müeyyidesi bulunmadığı kabul edilmiştir. Davacının yöneticinin oy kullanmasına ilişkin iddiasına yönelik olarak yapılan incelemede, yöneticilerden ...'un üye ... yerine vekaleten oy kullandığı, kooperatifler kanununun 50.maddesi dikkate alındığında ; Kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış olanlar Yönetim Kurulunun ibrasına ait kararlarda oylamaya katılamazlar. Bu hüküm denetçiler hakkında uygulanmaz. Ortaklardan hiçbiri kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile kooperatif arasında şahsi bir işe veya davaya dair olan görüşmelerde oy hakkını kullanamaz.İbraya ilişkin 7 ve 8 numaralı genel kurul kararında 33 ortağın katıldığı genel kurulda 24 ortağın kabul oyuyla oy çokluğuyla ibra kararı verildiği, yöneticilerin kullandığı bu oyun nisap bakımından sonuca etkili olmadığı, kararın yeterli nisapla alınmış olduğu belirlenmiştir. Ancak bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; faaliyetler giderleri içerisinde yer alan pazarlama satış ve dağıtım giderleri hesabında gözüken giderlerin yönetim kurulu başkanı ...'a ait 2 adet araçların akaryakıt gideri olduğu, bu plakalı araçlara ait akaryakıt giderlerinin kullanılacağına dair herhangi bir karar olmadığı, şirketin bankalar hesabına hiçbir hareket bulunmadığı, bakiyelerin 2021 yılından geldiği, kooperatifle ilgili banka işlemlerinin yönetim kurulu başkanı ...'a ait şahsi hesabından yapıldığı, bilanço aktifinde yüksek meblağlı hesaplardan ortaklar alacaklar hesabının 2022 yılında hiç hareket görülmediği anlaşılmakla davalı kooperatifin işlemlerinin yönetim kurulu başkanı ...'a ait şahsi hesaptan yapılmış olması nedeniyle bilanço ve gelir gider tablolarının gerçeği yansıtmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda yönetim kurulu raporları denetim kurulu raporlarında kayıtlar ve kooperatife ait banka hesaplarının kullanılmamış olması nedeniyle kabulüne ilişkin 6.madde ile yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibralarına ilişkin 7 ve 8.maddelerinin iptali gerektiği belirlenmiştir.12.maddede belirlenen tahmini bütçenin 33 ortağın 4'ünün ret oyuna karşı oy çokluğu ile karar verildiği, karar için yeterli nisabın sağlandığı, iptalini gerektirecek bir durum bulunmadığı, yönetim kurulunun huzur hakkı için kabul ret oylarının miktarı yazılmamış ise de kararın oy çokluğu ile alındığı ve yeterli nisabın sağlandığı, huzur hakkı için belirlenen tutarların yeterli ve makul olduğu, kooperatif ortaklarından aidat alınmasına ilişkin 15.maddenin kabul ret oylarının miktarı yazılmamış ise de kararın oy çokluğu ile alındığı ve yeterli nisabın sağlandığı, kooperatifin içinde bulunduğu ekonomik durum ve rapora yansıyan mali veriler dikkate alındığında kooperatifin amacının gerçekleştirilebilmesi için belirlenen tutarların makul olduğu, iptalini gerektirir bir hal bulunmadığı görülmüştür. Davacı , dava dilekçesinde belirtmemekle birlikte bilirkişi raporları sonrası dosyaya sunduğu beyanlarında ortaklardan ..., ..., ... , ...'ın ortak olmadığı halde genel kurula katıldığını ileri sürmüş, bilirkişiler tarafından ek raporda bu kişilerin kooperatif üyesi olmaması halinde toplantıda yeter sayıya ulaşılamayacağı belirlenmiş ise de yeter sayı bakımından bilirkişilerin bu tespitlerinin yerinde olmadığı zira hazirun cetveli incelendiğinde liste içerisinde bu kişilerin ortak olarak görüldüğü ancak genel kurul toplantısına katılmadıkları , dolayısıyla alınan kararlarda herhangi bir etkilerinin bulunmadığı , bu sebeple alınan kararların geçersizliğine neden olacak karar yeter sayılarına etkilerinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacı ...'ların davasının REDDİNE,
2-Davacılar ... ve ... 'in davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE davalı kooperatifin 30/06/2024 tarihli genel kurulunda alınan 6,7,8 numaralı kararlarının İPTALİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40- TL harçtan başlangıçta alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60- TL Peşin Harç ve 427,60-TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.617,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 4.308,50-TL'sinin davalıdan tahsil ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza