TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine müvekkiline olan borcundan dolayı ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, Davalı borçlu tarafından borcunun olmadığından bahisle 30.04.2024 tarihinde borca itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, davalı tarafından, takibe konu edilen faturaların ... Vergi Dairesi'ne ... vergi numarası ile beyan edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalının devam eden fabrika inşaatı çalışmaları ve imalatları için hafriyat işlemlerini gerçekleştirdiğini, Davalının uhdesinde bulunan fabrikanın inşaatına yönelik müvekkilinin iş ve işlemleri eksiksiz yapıldığını, ... sınırları dahilinde bulunduğunu, müvekkili bu haliyle işini eksiksiz teslim ettiğini, davalının icra takibine karşı itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın 135.219,80-tl yönünden iptali ile bu değer üzerinden takibin devamını ve davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, Davanın açıldığı tarih itibariyle taraflar tacir sıfatı taşımadıklarını, görev itirazında bulunduklarını, Davacı, takibi ve işbu davayı müvekkil ...'ye yönelttiğini, Müvekkili ... takibin ve davanın tarafı olmadığını, ...'nin şahsına ait ticari işletmesi tür değiştirdiğini, ... Mobilya Baza Yatak Ltd. Şti. kurulduğunu, İşbu davanın ve takibin müvekkili ...'ye değil ... Mobilya Baza Yatak Limited Şirketine yöneltilebileceğini, Müvekkili ile davacı arasında fabrikanın taş duvar imalatı hususunda 03/12/2019 tarihli sözleşme ve 29/12/2020 tarihli sözleşmeler tanzim edildiğini, Müvekkili ile davacı arasındaki tek ilişkinin bu olduğunu, Müvekkili ile davacı arasında başka herhangi bir ilişki bulunmadığını, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava ... İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... tarafından borçlu ..., aleyhine 204.492,00TL toplam alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Alacağın varlığının tespiti amacıyla tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılarak bilirkişi tarafından rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 22/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı vekili adresinde(19.02.2025) yapılan davacıya ait ticari defter incelemesinde; 2021 yılı (yevmiye) defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, 2022 yılı (kebir, envanter) defterlerinin açılış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, defterlerde herhangi bir kayıt olmadığı, defterlerin yazdırılmamış olduğu, 2023 yılı (kebir, envanter) defterlerinin açılış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, defterlerde herhangi bir kayıt olmadığı, defterlerin yazdırılmamış olduğu, Davacı tarafa ait 2021 yılı yevmiye defterinde; Davacının, davalıdan 2020 yılından 2021 yılına devir eden bakiye alacağının 105.000,00 TL olduğu, (2020 yılında davacının, davalıya düzenlediği fatura
bedelleri toplamı), davacının, davalıya 2021 yılında düzenlediği 30.219,80 TL bedelli faturanın, davacının 2021 yılı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 2021 yılı (yevmiye) defterine göre; davacının, davalıdan 135.219,80 TL alacaklı
gözüktüğü, Davacı tarafın ibraz etmiş defterlere göre; davacının defterlerinde; davacının, davalıdan herhangi bir tahsilat kaydı gözükmediği, Davalı tarafın 2020 yılı fiziki (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin açılış ve (yevmiye) defterinin
kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, davalı tarafın 2020 yılı (envanter) defterinin boş olduğu defterin yazdırılmamış olduğu, davalı tarafın 2020 yılı (kebir) defterinin biten toner ile yazdırılmış olduğu okunaksız olduğu, Davalı tarafın 2021-2022-2023 yıllarında ticari defterleri (yevmiye, kebir) e defter olarak tutmuş olduğu, davalı tarafın inceleme günü; muhasebe bilgisayar programı değişikliği dolayısıyla e defterlerin hazır olmadığı, daha sonra 2021 yılı (yevmiye) defteri ve 2021 yılı ilk altı ay (defteri) kebir defterlerinin mail ortamında (PDF) formatında gönderildiği, Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde; Davalı tarafından, davacıya nakit ve çek ile ödemeler yapıldığının belirtildiği, Ödemelerin takibe konu faturaları da kapsadığının belirtildiğini, Dilekçe ekinde sunulan çeklerle dava ve takibe konu fatura bedellerinin ödendiğini belirtildiğini, Davalı taraf, Davacıdan alınan 2020 yılı faturaları, 2021 yılında defterlerine işlendiğini, Davalı taraf
davacının düzenlediği 2021 yılı faturayı defterlerine işlemediğini, Davalı taraf, davacıya ödeme olarak verdiğini belirttiği çeklerin bir kısmını İsmail Usluya borç olarak, bir kısmını İfakat Usluya borç olarak, bir kısmını ... İnşaat Ltd. Şti.'ne borç olarak girdiğini, Çeklerin tamamı borç olarak girilmediğini, Davalı tarafın 2021 yılı sunulan e defter kayıtlarına göre Davalı tarafın, Davacı ... 72.550,00 TL alacaklı olduğu" tespit edilmiştir. Mahkememiz 29/04/2025 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı ile ek rapor alınmasına karar verilmiş olup dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Düzenlenen 05/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Vergi dairesinden gelen davalı ile ilgili BA formlarına göre; 2020 yılı BA formları sayfa sayılarının eksik gönderilmiş olduğu, Davacı tarafından, davalı tarafa düzenlenen 2021 yılına ait faturanın, Davalı tarafından BA formu ile bildirilmiş olduğu, Davalı tarafın defterlerinin usulüne uygu tutulmamış olduğu, davalı tarafın defterlerinin eksik
tutulmuş olduğu, Davalı tarafından dava dosyasına 03/12/2019 tarih teklif formu ve 29/12/2020 tarih sözleşme şartları sunulmuştur. Davalı tarafından faturalara herhangi bir itiraz yoktur. Davalı taraf fatura bedellerinin ödendiğini iddia etmektedir. Mevcut dava dosyasına göre; faturaya konu mal veya hizmetin davacı tarafça verilmiş olduğunun anlaşıldığı," tespit edilmiştir.HMK 220/3 maddesinde ticari defterlerin delil olması hakkında düzenleme ''...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir....'' şeklinde olup bu düzenleme uyarınca tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulaması, diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi veya ticari defterde bulunan bir kaydın aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispat edilmemiş olması halinde bu kayıtların delil olarak değerlendirileceği anlaşılmaktadır. Somut duruma bakıldığında tarafların ticari defterlerini sunduğu, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye ve alınan 22/02/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerinin usule uygun bir şekilde tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre davalının davacıya 135.219,30 TL borçlu göründüğü, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise davacının davalıya 72.550,00 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Aradaki farkın ise davacı tarafça davalıya 2021 yılında düzenlenen faturalar ile bir kısım çeklerin ticari defterlerde yer almamasından kaynaklandığı rapor edilmiştir. Davacı tarafın 2021 yılı faturalarına yönelik itirazı üzerine B/A B/S kayıtları celp edilmiş ve dosya ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 05/06/2025 tarihli raporda davalı tarafın ticari defterlerinin usule uygun olarak tutulmadığı eksik tutulduğu, davacı tarafça düzenlenen ancak davalı tarafın ticari defterlerinde yer almayan 2021 yılı faturaları ile alakalı davalı tarafça vergi beyannamesi (B/A formu) verildiği, bu sebeple bu faturalara konu mal veya hizmetin davacı tarafça davalıya verildiğine kanaat edinildiği şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmış, bunun yanı sıra davalı tarafın cevap diilekçesinde faturalara konu mal veya hizmetin verildiğine yönelik bir itirazının da bulunmadığı, ancak ödeme iddiasında bulunulduğu hususu da göz önüne alındığında davalının bu iddiasını ispatla mükellef olduğu ancak bu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmakla bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda asıl alacak yönünden davanın kabulüne işlemiş faiz yönünden ise davacı tarafın davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmamış olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca tarafların ticari defter kayıtları arasındaki fark ve alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmiş olması nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; ... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın asıl alacak miktarı olan 135.219,80 TL yönünden iptaline, işlemiş faiz yönünden talebin reddine, 135.219,80 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, (kabul edilen dava değeri:135.219,80 TL, reddedilen dava değeri: 69.272,20 TL)
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 5.004,00 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığında 3.302,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 9.236,86 TL karar harcından peşin alınan 1.286,76TL ve 1.184,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 6.766,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Peşin harç 1.286,76 TL ve ıslah harcı 1.184,00 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.898,36 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin 2.376,00TL'sinin davalıdan 1.224,00TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 03/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır