TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/12/2024
KARAR TARİHİ: 11/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait aracın sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 10/09/2024 tarihinde Saat: 18.45 sıralarında ... caddesi ana yol üzerinde bademli istikametinde seyir halinde iken ... Sigorta AŞ nezninde sigortalı olan, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç tali yolda soldan gelerek müvekkiline ait araca vurarak çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kaza sonucu oluşan hasarların giderilmesi amacıyla ... Plaka sayılı araç servise bırakıldığını, araçta meydana gelen hasarlar tespit edilmiştir. Buna göre ön tampon sol, ön panel üst, ön tampon orta, ön tampon alt, ön sis farı ve çevresinde değişim ve onarımlar yapılmış, onarım sonrası kaportada boya yapıldığını, Meydana gelen trafik kazası neticesinde, müvekkilinin aracı değer kaybettiğini, Araçta oluşan değer kaybının tazmini için sigorta şirketine ... üzerinden başvuru yapıldığını, ardından dava şartı arabulucuk yoluna başvurulduğunu ancak ekte sunduğumuz e-imzalı tutanakta da görüleceği üzere davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığını, Arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak tamamlanmasından sonra da davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Müvekkiline ait araçta hasar meydana gelmesi nedeniyle aracın piyasa değerinde değer kaybı meydana geldiği açıkça ortada olup tarafımızca da piyasadaki değer kaybının hesaplanması mümkün olmadığını beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket tarafından KTK ZMMS (Trafik Sigortası) ile sigortalanan aracın karışmış olduğu kaza sonucu davacı tarafa ait aracın uğradığı bakiye değer kaybı talep edildiğini, müvekkili şirketin ZMMS kapsamında araç başına maddi zarar sorumluluğu 200.000,00TL, İ.M.M limiti 10.000,00TL olduğunu, davacının değer kaybı başvurusu sonrası 1617218 numaralı hasar dosyası açıldığını, Davacının maddi zarar talebine istinaden 21.10.2024 tarihinde 38.034,01TL maddi zarar tazminat ödemesi yapıldığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu trafik kazası gerçekleşmiş olup dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı geçtiğini, müvekkili şirket’in zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğu sigortalımızın kusuru oranında olduğunu, başvuruya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiği her durumda araştırılmalı, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında bu hususlara ayrıntılı olarak değinilmediğini, aracın geçmiş hasar kaydı sorgulanarak değer kaybı oluşup oluşmadığı incelenmesi gerektiğini, davaya konu aracın geçmiş tramer kaydı göz önüne alındığında daha önce hasar alan kısımlar için değer kaybı değerlendirilmesi yapılamayacağını, hasar dosyası içerisinde bulunan değer kaybı ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere değer kaybı oluşmadığını, aracın kullanılmadığı süre zarfındaki maddi kayıplar dolaylı zarar olduğunu, trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin dolaylı zarar taleplerinden poliçe teminatı kapsamında sorumluluğu bulunmadığından işbu haksız tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir. Kusur durumunun ve değer kaybının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 14/07/2025 tarihli raporda "..., Markası ve Tipi : ... Model Yılı : 2023, Cinsi : KAMYONET, Şase Numarası *...*, Sahibi : ...-... olan Kapalı Kasa Kamyonetin, 10.09.2024 Tarihinde meydana gelen Trafik Kazası nedeniyle, hasarlarından doğan, hasar Tarihi itibariyle,
... Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ... : Dava konusu trafik kazasının oluşumunda Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı, Dava konusu Kamyonetin değer kaybı bedelinin 100.000,00 TL olduğu" tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan kusura ve değer kaybına ilişkin raporda; kusur yönünden kaza yeri basit krokisi, taraf beyanları, olaya uygulanması gereken yasa maddeleri gerekçeli ve yeterli düzeyde değerlendirilmiş olduğundan rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş, değer kaybı yönünden ise, aracın kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, geçmiş hasar kayıtları ile aracın kaza tarihindeki hasarlı ve hasarsız halleri değerlendirilmiş ve emsal araç ilanları da dosyaya eklenmiş olmakla rapor bu yönü ile de denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş olup, rapora itibar etmek gerekmiştir. Davacı tarafça bilirkişi raporu doğrultusunda sunulan talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne, sigortaya başvuruya ilişkin evrakların sunulmasına karşın başvurunun tebliğine ilişkin delillerin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk son tutanak tarihi davalı açısından temerrüt tarihi kabul edilmiş ve bu tarihten başlamak üzere davalıya ait aracın hususi olması da göz önüme alınarak yasal faize hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.)
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 100.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden 08/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 8.121,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 6.831,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL ve 1.707,58 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.695,82 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 427,60 TL ve tamamlama harcı 1.707,58 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.562,78 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında .. Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 11/11/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır