TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI: .
VEKİLİ: Av.
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 05/08/2024
KARAR TARİHİ: 14/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davacı ... ait ... plakalı araç, 06/07/2022 tarihinde ... plakalı araç ile karışmış olduğu kaza sonrası hasar görmüş olup, araçta meydana gelen değer kaybından ve tüm zararların ... Sigorta şirketinde bulunan ... numaralı trafik poliçesince ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, 2024/ sayılı arabuluculuk dosyasının anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın kabulü ile 06/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte değer kaybının taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; davanın sigorta şirketi merkezinin .../ ... adresinde bulunması nedeni ile görevli ve yetkili mahkemede açılmadığı, zamanaşımı yönünden itirazlarının değerlendirilmesini, husumet yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilemesini talep ettiklerini, davada temerrüdleri bulunmadığından faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
... Merkezi Müdürlüğü ve ... Sigorta A. Ş.'ye yazılan müzekkere cevaplarının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE;
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın haksız fiilden kaynaklı (trafik kazası) araçta oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiil TBK'nın 49 maddesinde ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şekli ile düzenlenmiş olup madde metnine bakıldığında haksız fiilden sorumluluk durumunun oluşabilmesi için, kişinin eyleminde kusurlu olması, bu kusurlu eylem sonucunda bir zarar oluşması ve bu zarar ile kusurlu eylem arasında da illiyet bağının olması gerekmektedir.Davaya konu trafik kazası incelendiğinde kazanın yalnızca maddi hasarlı trafik kazası olduğu, bu kaza için zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, kazanın 06/07/2022 tarihinde gerçekleştiği bu sebeple 06/07/2024 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu değerlendirilmiş olup, her ne kadar 27/06/2024 tarihinde davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmuş ise de ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır... '' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazasından kaynaklı davalarda arabuluculuğun zorunlu değil alternatif bir çözüm yöntemi olduğu, ... BAM 5. H.D 2023/ E, 2023/ K sayılı ilamında ''...Her ne kadar davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulmuş ise de, arabuluculuk bürosuna 10/08/2020 tarihinde başvurulduğu, 09/09/2020 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlendiği, Arabuluculuk Kanunun 16/2. maddesinde; "Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." ve 18/A-15. Maddesinde ise; "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." hükmünün bulunduğu, Arabuluculuk Kanunun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A-15 maddesinin 16. bendinde " Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez" hükmünün yer aldığı, davanın niteliği gereği (menfi tespit) dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, ihtiyari arabuluculuk yönünden sürelerin işlemeye devam edeceği, kaldı ki eldeki davada arabulucuk son tutanağının düzenlenmesi tarihinden itibarende sürenin dolduğu ihtiyati tedbir isteyenin iki haftalık süre içinde dava açmadığı anlaşıldığından HMK'nun 397/1. maddesi gereğince mahkemece ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere ihtiyari arabuluculuk sürecinde zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği yönündeki emsal kararlar da değerlendirilerek davanın zamanaşımı sebebi ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeni ile REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
3-Davalı vekili lehine takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan mahkeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına, kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
6-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi.14/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır