TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/02/2024
KARAR TARİHİ: 07/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı-borçlu ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesi'nden kaynaklanan hem tüketim bedellerine hem de cayma bedeline ilişkin olmak üzere 2 ayrı sayacına ait toplam 8 adet ödenmemiş elektrik faturasının 1 adet cayma bedeli faturasının ödenmemesi sebebiyle ... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi 2023/ Esas dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun 30/10/2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini ve yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalı-borçlunun itirazları ve iddialarının hukuki mesnetten yoksun ve haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapıldığınıdan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten olan alacağının elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu faturanın sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, davalının ... ve ... abone numaralı olmak üzere 2 tane sayacı bulunmakla iki sayacın da müvekkili şirket portföyüne 01/10/2022 tarihinde giriş yapıldığını, davalının ... nolu abone numaralı sayacından 28/02/2023 tarihinde tahliye sebebiyle müvekkili şirketin portföyden ayrıldığını, ... nolu abone numaralı sayacı ise 30/04/2023 tarihinde borçlu olması sebebiyle müvekkilinin portföyden çıkışının yapıldığını, bu nedenle dönemlere kadar olan faturalarını ödemesi gerekirken davalı tarafından bu elektrik tüketim bedellerinin ödenmediğini, abone nolu sayacı ise borçtan çıkış yapıldığından cayma bedeli yansıtıldığını, takibe konu edilen ve davalının ... ile ... abone numaralı olmak üzere 2 tane sayacı bulunduğunu, iki sayacın da müvekkili şirket portföyüne 01/10/2022 tarihinde giriş yapıldığını, davalının ... nolu abone numaralı sayacından 28/02/2023 tarihinde tahliye sebebiyle müvekkili şirket portföyden ayrıldığını, ... nolu abone numaralı sayacı ise 30/04/2023 tarihinde borçlu olması sebebiyle müvekkili portföyden çıkışının yapıldığını, bu nedenle dönemlere kadar olan faturalarını ödemesi gerekirken davalı tarafından bu elektrik tüketim bedellerinin ödenmediğini, ... abone nolu sayacı ise borçtan çıkış yapıldığından cayma bedeli yansıtıldığını, 413,36-TL bedelli faturanın cezai şarttan(cayma bedeli) kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak faturanın elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, borçluya ait sayaçlardan ikisinin de ... ... %15'lik 24 ay tarife paketini kullandığını, ödenmemiş borçtan dolayı sözleşmenin feshedildiğini ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedelinin 16/05/2023 tarihli 2 faturaya yansıtıldığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne; davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ve göreve itirazları olduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davacı şirket yönünden tüketici konumunda olduğunu, davacı şirketin tüketim bedellerinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği miktarda elektrik tüketiminde bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline faturalandırmada bulunduğu dönemlerde müvekkili ... elektrik şirketinin abonesi konumunda olduğunu, davacı tarafça cayma bedeli adı altında ödeme istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça talep edilen faiz miktarının yasal oranı kısmının geçersiz olduğunu, tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlerin saklı olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Davanın, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptaline yönelik olduğu anlaşılmıştır. ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/ esas, 2025/ karar sayılı 14/01/2025 tarihli görevsizlik kararı ile mahkememiz esasına kaydedilmiş olduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık eldeki davada, mahkememizin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın nispi ticari dava olabilmesi için dosya taraflarının tacir olması gerektiği, görevsizlik kararı veren ... 14.Asliye Hukuk Mahkemesince Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabından davacının münferiden faaliyetlerinden dolayı İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği, ...-...-... adi ortaklığının ise bilonço esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği, dava konusunun ise ...-...-... adi ortaklığını ile ilgili olmayıp münferiden davacı ...'un Elektrik Tüketim Aboneliği Sözleşmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla işbu uyuşmazlıkta davacının tacir olarak değerlendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, dosya mahkememize ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/ esas, 2025/ karar sayılı 14/01/2025 tarihli görevsizlik kararı ile gönderildiğinden ve her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için dosyanın resen ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine gönderilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Dosya mahkememize ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/ esas, 2025/ karar sayılı 14/01/2025 tarihli görevsizlik kararı ile gönderildiğinden ve her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı ortaya çıktığından mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi durumunda görev uyuşmazlığının halli ve merci tayini için dosyanın resen ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine gönderilmesine,
3-Yargılama harç ve giderleri ile sair hususların görevli mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır