TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2024/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 22/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, gereği düşünüldü;
Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Eldeki dava dosyası görevsizlik kararı sonrasında mahkememize gönderilmiştir.Dava dilekçesinde özetle; satışı yapılan ürünlerin bedelinin ödenmediği belirtilmiştir.Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir. Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava satış sözleşmesinden kaynaklandığından ve satış sözleşmeleri TTK'da düzenlenmediğinden davanın mutlak ticari dava olduğunu söyleyebilemeye olanak yoktur.Davanın nisbi ticari dava olabilmesi için ise her iki tarafın tacir ve işin ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekmektedir. Davacı bir sermaye şirketidir ve tacirdir. Ancak, davalının ...'tan yapılan sorgulamasında vergi mükellefiyetinin olmadığı görülmüş, bunun üzerine yine de davalının bir ticari işletme veya esnaf işletmesi işletip işletmediği ilgili odalardan sorulmuştur. Aynı şekilde davalının vergi mükellefiyetinin olup olmadığı ilgili vergi dairesinden sorulmuştur.Müzekkerelere verilen cevaplarda; davalının bir ticari işletme kaydı olmadığı, bir esnaf işletmesi kaydı olmadığı ve vergi mükellefiyetinin olmadığı belirtilmiştir. Bu bağlamda davalının ticari işletme işletmediği sübut bulmuş olup davalının tacir olmadığı açık ve net bir şekilde anlaşılmıştır.Davalının tacir olmaması sebebiyle eldeki davada her iki tarafın tacir olduğu söylenemeyecektir. Böylece, davanın nisbi ticari dava niteliğinde olmadığı ve mahkememizin görevli mahkeme olmadığı sonucuna varılmıştır.Sonuç olarak; eldeki davanın mutlak ya da nisbi ticari dava olmadığı ve mahkememizin görevli olmadığı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde davanın usulden reddi ile olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesi gereğince, mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; mahkememizin eldeki davada görevli mahkeme olmadığının tespiti ile dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine,
3-... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında, HMK m.21/1-c bendi gereğince olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından; kararın kesinleşmesi ile birlikte dosyanın olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi yönünden re'sen ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
5-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/11/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır