TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/10/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ve müvekkil şirket arasında ticari ilişki sonucu mal satımına ilişkin 31/01/2024 düzenlenme tarihli, Nolu, KDV dahil 95.470,25-TL bedelli fatura ile 02/05/2024 düzenlenme tarihli, Nolu, KDV dahil 524.917,20-TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı şirket tarafından dava ve icra konusu edilen faturaya ilişkin ödeme yapılmamış olup müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasından düzenlenen ödeme emri davalı/borçlu ... Kırtasiye Gıda Dağıtım Ambalaj Temizlik İnşaat Hayvancılık Nakliye Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne tebliğ edildiğini, Davalı/borçlu şirket tarafından 30.05.2024 tarihinde ödeme emrindeki borca, ferilerine itiraz edilmesi üzerine ... 2. Genel İcra dairesince düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, davalı/borçlu ile müvekkili arasında uyuşmazlık konusu icra takibi faturadan kaynaklanmakta olduğundan alacak likit ve belirli durumda olduğunu, davalı/borçlu yukarıdaki esas numarası verilen icra dosyasındaki borca ve ferilerine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin faturadan doğan alacağını tahsil amacıyla yaptıkları icra takibine davalı borçlunun vaki itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan itirazının iptalini, takibin devamına ve takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde açılan işbu dava faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek davacıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak ve rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen 16/07/2025 tarihli raporda "Avans ödemesi, fatura sıralamasına göre mahsup edildiğinde borç miktarı 540.387,45 TL olarak hesaplandığını, Temerrüt faizi, yalnızca ilk fatura için 27.05.2024 tarihine kadar 1.327,47 TL olarak teknik olarak hesaplanabileceğini, iş bu hesaplama ve değerlendirmelere göre takibin 541.714,92 TL üzerinden devamı ile birlikte hesaplanmış davacı asıl alacağı 540.387,45 TL'sine takip tarihinden mahkeme takdirinci faiz işletilebileceği" tespit edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerince inceleme yapılmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir. ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... Gıda Sanayi Limited Şirketi tarafından borçlu ... Kırtasiye Gıda Dağıtım Ambalaj Temizlik İnşaat Hayvancılık Nakliye Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine 644.991,67-TL toplam alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın taraflarının tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işlerinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere süre verilmiştir. Verilen kesin süreli ihtarata karşın davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı anlaşılmış olup, davacı tarafça sunulan ticari defter kayıtlarının incelenmesi için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 16/07/2025 tarihli raporda, taraflar arasındaki ticari kayıtlar ve ödemeler dikkate alındığında davalı tarafın davacı tarafa 540.387 TL asıl alacak,1.327,47 TL temerrüt faizi olarak borçlu olduğu rapor edilmiştir.HMK 222/2 maddesinde ''Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.'' ve HMK 222/3 maddesinde ''...İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir....'' şeklinde ticari defterlerin delil olması hakkında düzenleme olup bu düzenleme uyarınca tarafların ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulaması, diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi veya ticari defterde bulunan bir kaydın aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispat edilmemiş olması halinde bu kayıtların delil olarak değerlendirileceği anlaşılmaktadır. Somut duruma bakıldığında davacı tarafın ticari defterlerini sunduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin kendisi lehine delil olma vasıflarını taşıdığı anlaşılmış olup, bu ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen raporda davacının asıl alacak miktarının 540.387,45 TL olduğu tespit edilmiş olmakla bu bedel üzerinden davanın kabulüne, her ne kadar bilirkişi raporunda hesaplama yapılmış ise de, davacı tarafın davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne dair bir bilgi ve belge sunulmamış olduğu, TTK 1530 hükümlerinin de somut durumda uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; ... 2. İcra Dairesinin 2024/... E. dosyasına davalı tarafın yaptığı itirazın asıl alacak miktarı olan 540.387,45 TL yönünden iptaline, işlemiş faiz yönünden talebin reddine, 540.387,45 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına, (kabul edilen dava değeri:540.387,45 TL, reddedilen dava değeri: 69.272,20 TL) fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 4.148,00 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığında 3.650,24 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 36.913,86 TL karar harcından peşin alınan 7.789,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.123,97 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Peşin harç 7.789,89 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 8.217,49 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 85.058,12TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin 3.168,00TL'sinin davalıdan 432,00TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi. 09/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır