TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
ASIL DAVA
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/09/2018
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ 2021/... E. SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/08/2017
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Personel Taşıma Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 17/06/2016 tarihli, 17/06/2016-17/06/2021 tarihlerini kapsayan 5 yıl süreli servis taşımacılığı sözleşmesi imzaladıklarını, servis ücretinin ilk yıl için 117,50 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 3. maddesinde devam eden yıllar için bu ücrete Tefe-Tüfe ortalamasının %85'i kadar zam yapılacağının belirtildiğini, 16. maddesinde de, " Mazota gelecek olan zam, her ayın başında fiyatlara yansıtılacaktır. Yakıt fiyatında meydana gelecek artışlarda zam oranı hesaplanarak gelecek ayın başında fiyatlara yansıtılır. Mazot fiyatlarındaki indirim durumunda aynı şekilde oran hesaplanarak fiyatlara yansıtılacaktır." denildiğini, davacı şirketin belirlenen bu fiyatlara göre 2017/Haziran ayının 1-17 günleri arasını eski fiyattan, 18-30 günleri arasını da sözleşmenin 3. maddesindeki artış oranına göre belirlenen 143,14 TL olan yeni fiyattan hesaplayarak, 30/06/2017 tarih ve numaralı, 338.679,50 TL meblağlı faturayı düzenleyip davalı şirkete gönderdiğini, bu fatura bedelinin davacı şirkete verilen çekin ödenerek tahsil edildiğini, 2017/Temmuz ayı servis ücretinin de yine sözleşmede belirtilen zamlı tarifeye göre düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, davacı şirket 31/07/2017 tarih ve numaralı fatura bedelinin ödenmesini beklerken, 08/08/2017 tarihinde davalı şirketin göndermiş olduğu ... 10. Noterliğinin 07/08/2017 tarih ve 032522 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile karşılaştığını, ihtarnamenin ekinde 31/07/2017 tarihli faturanın iade edildiğini, davalı tarafın 2017/Haziran ayı hakedişini 15.846,31 TL, 2017/Temmuz hakedişini de 26.886,08 TL olmak üzere toplam 42.732,39 TL eksik ödediği için bu alacakla ilgili olarak ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/ E. Sayılı kısmi dava açılmış olup, davanın halen devam ettiğini, davalı tarafın iddia ettiği 22/06/2016 tarihli sözleşmenin aslını bu dava dosyasına ibraz ettikten sonra yapmış oldukları incelemede davacı şirket yetkilisinin, başka bir belge için atmış olduğu imza ve kaşelerin bulunduğu belgelerin, davalı tarafça kullanılmak suretiyle, 22/06/2016 tarihli sözleşmenin gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin fark edildiğini, davalı tarafın müvekkilinin boşluğu kapatmayı unuttuğu belgelerden yararlanarak virman makbuzunun üst kısmındaki metin kısmını keserek metin kısmı ile imza kısmı arasında kalan boşluğa 22/06/2016 tarihli sözleşmeyi yazmak suretiyle bu sözleşmeyi düzenlendiğini, sözleşme incelendiğinde sayfaların A4 kağıdından küçük olduğunun fark edildiğini, sözleşmenin normal şartlarda 12 punto yazılması gerekirken metin kısmının 9 punto, imza kısmındaki bilgisayar ile yazılan şirket unvanının ise 12 punto ile yazıldığını, davalı tarafın düzenlediği 22/06/2016 tarihli gerçeğe aykırı sözleşmenin aradaki güven ilişkisini zedelediğini, aradaki güven ilişkisinin zedelenmesi, davalının 22/06/2016 tarihli sözleşmeyi dayatarak haksız cezalar uygulamasının davacı yönünden çekilmez hale gelmesi ve 2018/ Temmuz ayı hakedişine el konularak 17/06/2016 tarihli sözleşmenin ödeme ile ilgili 17. Maddesine aykırı davranılması nedeniyle 17/06/2016 tarihli sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedilerek, davalıya ... 15. Noterliğinin 12/09/2018 tarih ve 23414 yevmiye numaralı fesih ihbarnamesinin gönderildiğini, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2017/ E. Sayılı dava ile bu davanın konusu ve tarafları aynı olduğundan bu davanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2017/ E. Sayılı davası ile birleştirilmesine, davalının yargılama aşamasında mal varlığını gizlemesi veya kaçırması ihtimali bulunduğundan davalıya ait taşınmazların ve araçların sicil kayıtları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, 1.526.031,95 TL yetecek kısmına, uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyaten haciz konulmasına, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 898.518,05 TL cari hesap alacaklarının dava tarihinden itibaren, 626.513,90 TL her iki sözleşme arasındaki farktan doğan alacaklarının, her ayın farkının doğduğu ayın sonundan itibaren, 1.000,00 TL kar mahrumiyetinin dava tarihinden itibaren işleyecek, ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 19/02/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle ;dava değerini 4.423.958,35 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın tarafları aynı olan Sayın Mahkemenin 2017/1066 E. Sayısında kayıtlı dava konusu ile ilişkili olup, taraflar arasında akdedilen 22.06.2016 tarihli sözleşmenin hukuka, MK. M.2 ve TTK m.18 uyarınca basiretli tacirin ileri süremeyeceği sebepler ile davacı tarafça kabul edilmemesinden kaynaklanmakta olduğunu, bu itibarla öncelikle anılan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/ E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak, hangi sözleşmenin geçerli olduğunun tespit edilmesini, bu tespitin ardından davacı tarafın alacak taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunun kesinleşeceğini, müvekkili davalı şirketin ... A.Ş.'nin fabrika personeli taşımacılığını üstlenen Ana Taşımacı olduğunu, davacı şirketin de 20 adet otobüs ile müvekkilinin alt taşıyıcısı olduğunu, dava konusu alacak talebinin de bu işten kaynaklandığını, işbu dava ile davacı tarafın beyan ettiği üzere sözleşme şartlarının davacı tarafa uygun gelmediği için davacı tarafın sözleşmeyi fesih ettiğini, haklı nedenle fesih iddiasının da ancak müvekkili davalı şirketin açacağı tazminat davasında ileri sürülebileceği, sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmediğini, davacı tarafın hukuka ve ticari hayatın gereklerine uymayarak, müvekkili davalı şirketi zarara uğratma kastı ile taşıma işini aniden bırakmış, daha sonrasında ihtarname ile makul bir süre dahi verilmeden fesih ettiğini bildirmiş olduğunu, buradan hareketle davacı tarafın sözleşmeyi fesih etmesi değil, yeterliliğini müvekkili davalı şirkete kanıtlayıp güven ilişkisini kurması gerekirken taşıma işini bırakmasının kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, işbu davada, yine Sayın Mahkemenin, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2017/ E. Sayılı dosyasının bekletici mesele olarak kabulü ile anılan dosyada karar verilmesinin beklenilmesine, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ 2021/... E. SAYILI DOSYASINDA;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı şirket arasında 17/06/2016 tarihli, 17/06/2016-17/06/2021 tarihlerini kapsayan 5 yıl süreli servis taşımacılığı sözleşmesi imzalandığını, servis ücretinin ilk yıl için 117,50 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 3. Maddesinde devam eden yıllar için bu ücrete TEFE TÜFE ortalamasının %85i kadar zam yapılacağının belirtildiğini, 16. Maddesinde de mazota gelecek olan zam, her ayın başında fiyatlara yansıtılacaktır, yakıt fiyatında gelecek artışlarda zam oranının hesaplanarak gelecek ayın başında fiyatlara yansıtılacağını, mazot fiyatlarındaki indirim durumunda aynı şekilde oran hesaplanarak fiyatlara yansıtılacağını, sözleşme hükümlerinin 2017 Haziran ayına kadar sorunsuz olarak uygulanagelmiş, her ay düzenli olarak mazot fiyatlarındaki artış veya düşüş servis ücretine yansıtıldığını ve her ay iki şirket arasında mazot artış veya düşüşü ile ilgili olarak mutabakat tutanağı düzenlendiğini, 17/06/2016 tarihinden itibaren bir yılın dolmasına 17 gün kala davacı şirket ile davalı şirketin 01/06/2017 günü bir araya gelerek hem mazot fiyat farkını belirlediklerini, hem de 17/06/2017 tarihine kadar olan otobüs fiyatını 127,81 TL, 18/06/2017 tarihi itibariyle yeni otobüs fiyatını 143,14 TL olarak belirlediklerini ve buna dair 01/06/2017 tarihli tutanağı düzenlediklerini, davacı şirketin belirlenen bu fiyatlara göre 2017 Haziran ayının 1-17 günleri arasını eski fiyattan, 18-30 günleri arasını da sözleşmenin 3. Maddesindeki artış oranına göre belirlenen 14314 Tl olan yeni fiyattan hesaplayarak 30/06/2017 tarih ve numaralı, 338.679,50 TL meblağlı faturayı düzenleyip davalı şirkete gönderdiklerini, bu fatura bedelinin davacı şirkete çek vermek suretiyle ödendiğini ve bu çekin de tahsil edildiğini, 2017 Temmuz ayı servis ücreti için de yine sözleşmede belirtilen zamlı tarifeye göre 31/07/2017 tarih ve nolu 377.217,26 TL meblağlı faturayı düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davacı şirketin 31/07/2017 tarih ve nolu fatura bedelinin ödenmesini beklerken 08/08/2017 tarihinde postadan gelen, davalı şirketin göndermiş olduğu ... 10. Noterliğinin 07/08/2017 tarih ve yevmiye nolu ihtarname ile karşılaştığını, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen ... 19. Noterliğinin 11/08/2017 tarih ve nolu cevabi ihtarname gönderdiklerini, davalı tarafından fotokopisi gönderilen 22/06/2016 tarihli personel taşıma hizmet sözleşmesi başlıklı belgedeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını, zaten 17/06/2016 tarihli sözleşmenin henüz 5 gün geçtikten sonra 22/06/2016 tarihli yeni bir sözleşmenin imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın bahsettiği 22/06/2016 tarihli sözleşme hükümlerinin hiç uygulanmadığını, bugüne kadar 17/06/2016 tarihli sözleşmenin hükümleri uygulandığını, davalı şirkete belgenin aslını görmek istediklerini bildirdiklerini ancak belge aslının gösterilmediğini, bu nedenle 22/06/2016 tarihli personel taşıma hizmet sözleşmesi başlıklı belgenin davalı tarafından mahkemeye ibraz edilmesinin istenildiğini, davacı şirket yetkilisinin daha önceki tarihlerde kullandığı imzaları ile bu belge üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı, ayrıca yazı metninin açığa atılan imzanın üzerinin doldurulmak suretiyle düzenlenip düzenlenmediğini, yani bir sahtecilik olayı olup olmadığı konusunda ATKdan rapor alınmasını talep ettiklerini, davalı tarafın davacı şirketin kestiği 30/06/2017 tarihli ve nolu faturaya istinaden 11/08/2017 tarih ve seri nolu 15.846,31 TL meblağlı iade faturası düzenleyerek davacı şirkete verdiğini, ayrıca davacı şirketin cevabi ihtarnamede 17/06/2016 tarihli sözleşme ile daalı tarafın iddia ettiği ve kendilerinin kabul etmediği 22/06/2016 tarihli sözleşme arasındaki doğmuş ve doğacak ücret farkını talep ve dava etme haklarını saklı tutarak 2017 Temmuz ayı için 31/07/2017 tarih ve nolu 350.331,18 TL meblağlı faturayı düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davacı tarafından düzenlenen 31/07/2017 tarih ve nolu 377.217,26 Tl meblağlı fatura ile 31/07/2017 tarih ve nolu 350.331,18 Tl bedelli fatura arasındaki ücret farkının 26.886,08 Tl olduğunu, davacının 2017 Haziran ve Temmuz aylarındaki alacağının 15.846,31 + 26.886,08 = 42.732,39 TL eksik ödendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ödenen tutarın şimdilik 1.000 TLsini davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı tarafından alacak miktarını ıslah ederek, 42.732,16 TL alacak miktarının, ıslah edilen kısmın ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... ihale ile ... personelinin taşıma işini aldığını, 20 adet 2004 model üstü otobüsler ile taşınması amacıyla davacı taraf ile 17/06/2016 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin amacının davacı şirketin münhasıran müvekkilinin ... vermiş olduğu servis hizmetini sağlamak ve bunun karşılığında müvekkili adına kayıtlı 13 aracın davacı tarafa satış ve devri ile davacı tarafın bu araçlarla ve ayrıca kendisi adına kayıtlı 7 araç olmak üzere toplam 20 araçla servis hizmetini müvekkiline verdiğini, 17/06/2017 tarihli sözleşmenin firmanın yükümlülükleri başlıklı 10. Maddesi ile müvekkilinin davacı ... Turizme 13 adet aracı teslim edeceği, bedelinin ise yarısının 24 ay, yarısının ise 36 ay vade ile davacının hakedişlerinden mahsup edileceğinin düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilen 22/06/2016 tarihli sözleşmenin 12 maddesi ile "servis başlama saati geldiği halde Taşeronun servis hizmetine yönelik aracı hazır etmemesi halinde bu servis aracının her geliş ve gidişi için 3000 Tl cezai şart talep hakkı ... Turizm'e aittir" denildiğini, ayrıca anılan sözleşmenin 9. Maddesi ile de "Kaza, arıza yapan aracın yerine araç tahsis ederek servis hizmetinin aksamaması taşerona aittir" şeklinde düzenlendiğini, taraflar arasında ilk olarak akdedilip davacı yanın da dayanak teşkil ettiği ancak 22/06/2016 tarihli sözleşmeyle sona eren ve şuanda geçerli olmayan 17/06/2016 tarihli sözleşmenin 5. maddesi hükmüne göre de "Taşıyıca hemen tamiri mümkün olmayan bir şekilde aracın arızalanması halinde firmayı bilgilendirecek ve araç arızası giderilinceye kadar firma yerine araç temin edecektir." denildiğini, davacı tarafça müvekkiline gönderilen 27/09/2017 tarihli, yevmiye numaralı ihtarnameden de açıkça aracın tamire değil, aylık periyodik bakıma alındığı açıkça kabul edildiğini, bu kapsamda değil aracın bakımının yapılması, aracın arıza yapması halinde dahi ikame araç tahsis etme yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, aksi durumda müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmini ile cezai şart bedeli talep etme hakkı sözleşmenin amir hükmü gereği olduğunu, bu sebeple dava konusu borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, cezai şart bedeli ve yansıtma bedelinin takas ve mahsubunun talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu sebeplerle öncelikle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacaklarının takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Taraflar arasında düzenlenen 17/06/2016 tarihli sözleşme, 22/06/2016 tarihli sözleşme, faturalar, mazot fiyat farkı tutanakları, 07/08/2017 tarihli ve nolu ihtarname, 11/08/2017 tarihli ve yevmiye nolu cevabi ihtarname, ... Turizm Ltd. Şti'nin kestiği 11/08/2017 tarihli ve nolu iade faturası, 31/07/2017 tarihli ve nolu fatura, bilirkişi raporu,vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Asıl ve birleşen dosyada dava, taraflar arasındaki 17/06/2016 tarihli Sözleşme uyarınca davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir. ... 36.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/ esas -2022/ karar sayılı dosyasında sanık ...'nın sahte sözleşme tanzim etmek eyleminden dolayı Özel Belgede Sahtecilik suçundan hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Birleşen dosyada davanın davanın sübut bulmadığından dolayı reddine dair verilen kararın ... BAM 5.Hukuk Dairesi Başkanlığının 16/11/2021 tarih, 2019/ esas, 2021/ karar sayılı ilamı ile "... davacı tarafın taraflar arasındaki 17.06.2016 tarihli sözleşme uyarınca fatura düzenleyerek talepte bulunduğu, 22.06.2016 tarihli sözleşmenin daha önceden imzalanan virman makbuzlarından türetilerek sahte olarak düzenlendiğini belirttiği, davalının ise aralarında 22.06.2016 tarihli sözleşmenin bulunduğunu, bu sözleşmeye göre yapılacak hesaplamaya göre borçlarının olmadığını savunduğu, uyuşmazlığın taraflar arasında hangi sözleşmenin uygulanacağı noktasında toplandığı, öncelikle, taraflar arasında süre gelen uygulama kapsamında, uyuşmazlığın çıktığı tarihe kadar, servis ücretine yapılan zammın, hangi sözleşmedeki hükümler uygulanarak hesaplandığının, dosyadaki faturalar, mutabakat belgeleri, defter ve kayıtlar incelenerek ortaya çıkarılması, 22.06.2016 tarihli sözleşmeye göre 01.09.2017 tarihinden önce artış yapılmayacağı belirtildiğine göre, bu tarihten önce 17.06.2016 tarihli sözleşme hükümlerine göre artış yapılıp, davalının bunları defterine kaydederek benimseyip benimsemediği araştırılarak, aralarında oluşan teamül gereğince 17.06.2017 tarihli sözleşmenin uygulandığı sonucuna varılırsa, davalının sonradan diğer sözleşmenin varlığından söz etmesinin TMK’nın 2. maddesine aykırı olup olmayacağı nazara alınarak, yine 22.06.2016 tarihli sözleşme hakkında sahtecilik iddiasıyla savcılığa şikayette bulunulduğuna göre, bu dosyada rapor alınıp alınmadığı incelenerek, gerektiğin de davacı tarafın 22.06.2016 tarihli sözleşmenin virman makbuzundan sahte olarak türetildiği iddiası üzerinde durulup, bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına" Gerekçesiyle kararımız kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmekle 2021/... esas sırasına kaydı yapılmıştır.Birleşen dosyada aldırılan 11/07/2018 tarihli raporunda özetle: Dava tarihi itibariye davacı kendi defter kayıtlarına göre davalıya 612.917,59 TL borçlu göründüğünü, davalı davacıyı 2 ayrı hesapta izlediğini,dava tarihinde davacıdan 596.795,65 TL alacak göründüğünü, dava tarihinde taraflar arasındaki farkın 16.121,94 TL olup, bu farkın davacının dava dilekçesinde sözünü ettiği 11/08/2017 tarihli 15.846,31 TL tutarındaki nolu iade faturası ile davacının sözünü etmediği 30/07/2017 tarihli 225,00 TL tutarındaki faturalardan kaynaklandığını, taraflar arasındaki sorunun 2 ayrı sözleşmedeki 2 ayrı tarihten kaynaklandığını, davacının ilk sözleşmede tefe - üfe zammının uygulama tarihinin 17/06/2017 olarak belirlendiğini ifade ederek bu tarihten itibaren uyguladığını, davalı ise 22/06/2016 tarihli 2. Sözleşmedeki 1 Eylül 2017 başlangıç tarihini baz alarak alınması gerektiğini belirttiğini ve hesaplamayı buna göre yaptığını, davacının bu sözleşmeyi hatırlamadığını ve imzanın şirket yetkilisi eli ürünü olmadığını iddia ettiğini, geçerli olan sözleşmenin belirlenmesinin alacak borç miktarının da belirlenmesinde gerekli olacağı mütalaa edilmiştir.Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını değerlendirir, iki sözleşme de terditli olarak kabul edilerek seçenekli ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.Mali Müşavir bilirkişinin 25/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalının itiraz edip geri verdiği fatura yerine kabul ettiği faturadaki fiyat 129,39 TL olup fatura tutarı 350.331,18 TLdir, Haziran ve Temmuz ayları arasında mazot fiyatlarında düşüş olmasına rağmen davalı bir önceki aya göre artış uygulamıştır, sonuç olarak 17/06/2016 tarihli sözleşmenin uygulanması halinde davacının davalıdan 42.732,39 Tl alacaklı olduğunu, 22/06/2016 tarihli sözleşmenin uygulanması halinde fatura toplamının 662.216,06 TL olup davalının kabul ettiği 673.164,37 TL fatura toplamından 10.948,33 Tl daha düşük olduğu mütalaa edilmiştir.Davalı tarafından sunulan 22/06/2016 tarihli Personel Taşıma Hizmet Sözleşmesinin içeriği ve imzaya ilişkin davacı taraf isticvap edilmiştir.Davacı şirket temsilcisi ... beyanında "Ben davacı şirketin 2013 yılından itibaren yetkili temsilcisiyim, başka bir temsilcimiz bulunmamaktadır, davalı ile de 2016 yılında dosyaya sunduğumuz sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren ticari ilişkimiz başladı, davalının sunduğu 22/06/2016 tarihli ikinci sözleşme personel taşıma hizmet sözleşmesi başlıklı sözleşmedeki imza bana aittir, davalı taraf virman makbuzları 3 suret halinde düzenlerler, bu virman makbuzunun birini bana verirler, iki tanesi kendilerinde kalırdı, virman makbuzlarını a4 kağıda düzenlerler, dava konusu sözleşme de bu şekilde A4 kağıda düzenlenerek oluşturulmuştur, A4 kağıdının üst kısmında virman makbuzu BAŞLIK kısmı, başlık kısmının hemen alt kısmında 4 satırlık paragraf ve bu A4 kağıdının en alt kısmına arada boşluk olacak şekilde bırakmışlardı ve ben en alt kısmını imzaladım, bu şekilde oluşturulmuştur, bende bunun örneği yok, benim boş kısma imzaladıklarım kendilerindedir, bana normal virman makbuzu olan belgeyi verdiler, bu belgede de herhangi bir yazı ile imza arasında bir boşluk bulunmamaktadır (dosyaya bir adet virman makbuzu örneğini ibraz ediyorum,) dedi. 09/05/2017 tarihli virman makbuzu başlıklı örnek belge alındı, Dosyaya konuldu. Ben bu şekilde virman makbuzlarını imzaladık, kesinlikle davalı tarafın sunduğu sözleşme düzenlemedim,ikinci yılın zammını da biz ilk sözleşmede belirledik, bu sebeple ikinci sözleşme geçerli değildir, " ifade etmiştir.Birleşen 2021/... E. sayılı dosyasında; Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde BAM ilamı doğrultusunda 17/06/2016 tarihli sözleşme uyarınca 01/09/2017 tarihine kadar artış yapılıp yapılmadığı, davalı defterlerinde 17/06/2016 tarihli önceki sözleşmenin benimsenip benimsenmediği, teamülün oluşup oluşmadığı, buna dair kayıtların tespiti yönünde, önceki bilirkişi ile 1 nitelikli hesap uzmanı hukukçu bilirkişden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, 13/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Taraflar arasında süren ticaret uyarınca tarafların 17.06.2016 tarihli Sözleşme hükümlerini uygulamış oldukları, bu itibarla tarafların 17.06.2016 tarihli sözleşmeyi benimseyerek bu sözleşme hükümlerinin ticari teamül halini aldığının kabulü gerekeceği, davacının 17.06.2016 tarihli Sözleşmenin 3.maddesi uyarınca TEFE TÜFE ortalamasının %85’i kadar zam yapılmasının doğru bir uygulama olduğu, buna göre 2017/haziran ayı hakkında; 17.06.2017 tarihinden sonra sözleşmenin 3.maddesi uyarınca uygulanacak zamlı fiyat üzerinden fatura düzenlenmesinin haklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişi ve eklenecek nitelikli hesap uzmanı hukukçu bilirkişiden oluşturulacak heyete tevdi ile ağır ceza mahkemesinin kararı da göz önüne alınarak ve birleşen dosyada alınan rapora itirazlarda değerlendirilmek suretiyle asıl dava ve birleşen dava yönünden rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, aldırılan 11/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Kök raporda değişiklik yapılmasına gerek görülmediği, davacının 17.06.2016 tarihli Sözleşmenin 3.maddesi uyarınca TEFE TÜFE ortalamasının %85’i kadar
zam yapılmasının doğru bir uygulama olduğu, buna göre 2017/Haziran ayı hakkında; 17.06.2017 tarihinden sonra sözleşmenin 3.maddesi uyarınca uygulanacak zamlı fiyat üzerinden fatura düzenlenmesinin haklı olduğu, taraflar arasındaki anlaşma gereğince belirlenen ücretin %40’ı mazot gideri olduğu, %30 işçilik maliyetlerinin düşülmesinin gerekeceği ve nihayetinde ücretin kalan %20’lik bölümünün kar olduğunun görüldüğü ancak bunun doğruluk oranının tespiti için davacının 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannameleri ile 600 lü ve 700 lü hesaplarının mizan görüntülerini ibraz etmesi ayrıca davalı ile çalıştığı tarihlerdeki toplam servis sayısı ile sözleşmenin feshinden sonraki aylardaki toplam servis sayılarına ait bilgi ve belgelerini de dosyaya ibrazının gerektiği, 3 yılın sonunda ... Turizm Ltd.Şti. çalışmış olduğu ... A.Ş. ile sözleşmeyi yenilemezse otomatik olarak ... Turizm Ltd.Şti. de yenilememiş sayılır. Sözleşme yenilenirse otomatik olarak sözleşmemiz 2 yıl daha devam edecektir.) Sözleşme süresin 17.06.2016 – 17.06.2021 tarihleri arasındadır.” Düzenlemesine yer verilmiş olduğu görülmektedir. Dosya içerisinde davalı şirketin
17.06.2019 tarihi itibari ile ... A.Ş. ile sözleşmesini sürdürüp sürdürmediği yönünde bir bilgi bulunmadığı, uzatılıp uzatılmadığı ile ilgili belgelerin davalı tarafından mahkemeye sunulması gerektiği, bu belgelerin dosyaya eklenmesi halinde ek rapor ile davacının kar kaybını hak edip etmediği hak etmesi durumunda kar kaybının ne olacağı hususunda hesaplama yapılabileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile bilirkişiden taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 13/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacının muavin kaydına göre davalıdan 898.524,89 TL alacaklı bulunduğu, davacının kar mahrumiyetinin hesaplanabilmesi için; davacı tarafa ait 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin; sözleşme kapsamında çalışan minibüslerin satılıp satılmadığı, fesih sonrası çalışıp çalışmadığı, bu servislerle iş yapılıp yapılmadığı, buna ilişkin
sözleşmeler ve cari hesap dökümleri, faturaların liste halinde sunulması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce davacı vekilinin sunmuş olduğu belgeler doğrultusunda raporun tamamlanması için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, aldırılan 25/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacının davalıdan fark alacakları toplamından 2017/06 ve 2017/07 dönemlerine ilişkin fatura fark bedeli toplamı; (15.846,31 TL + 26.886,06 TL) 42.732,39 TL olduğu, davacının talebi gibi 2017/08 dönemi ve sonrası oluşan fiyat farklarından kaynaklanan alacağı toplamı (522.164,70 TL - 42.732,39 TL) 479.432,31 TL olduğu, davacının muavin kaydına göre davalıdan 898.524,89 TL alacaklı bulunduğu, davacının kar mahrumiyetinin 4.423.958,35 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, davalı yana usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.Mahkememizce ...'a müzekkere yazılarak 2020/2021 aralığında pandemi nedeniyle çalışıp çalışmadığı, işçilerin mesai saatlerinin azaltıp azaltılmadığı ve buna bağlı olarak servis sayısında azalma olup olmadığının bildirilmesi, yazı cevabı geldiğinde dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile bilirkişi heyetinden ...'tan gelecek yazı cevabı da değerlendirilmek suretiyle sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan kara ilişkin hesaplamada 4.826.395,63 TL tutarında faaliyet yapacağı, bu tutardan %2,66 oranında faaliyet gideri, %3,60 oranında finansman gideri yapılacağı kabul edilerek düşülmesi sonucu 4.423.958,35 TL kar kaybı hesaplandığı ve bu hesaba göre faaliyet karının %94 civarında olduğu bu oranın ticari hayatın gerçeklerine uygun olmadığı düşünüldüğünden davacının yoksun kaldığı kar hesaplanırken işçilik gideri, yakıt gideri, amortinsman gideri vs.) giderler düşülmediğinden bu giderlerin de göz önüne alınarak ve davalı tarafın davacının 9 araç satışı yaptığına dair sunmuş olduğu belgeleri de değerlendirmek suretiyle davacının yoksun kaldığı karın sözleşme devam etseydi elde edebileceği gelirden yapmaktan kurtulduğu masraflar düşülerek net kazancının hesaplanmasının istenilmesine, bu konuda ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, aldırılan 15/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Kök raporlarında değişiklik yapılmasına gerek görülmediği, davacının 17.06.2016 tarihli Sözleşmenin 3.maddesi uyarınca TEFE TÜFE ortalamasının %85’i kadar zam yapılmasının doğru bir uygulama olduğu, buna göre 2017/Haziran ayı hakkında; 17.06.2017 tarihinden sonra sözleşmenin3.maddesi uyarınca uygulanacak zamlı fiyat üzerinden fatura düzenlenmesinin haklı olduğu, itiraz eden sayın vekilin tabloyu tam anlayamadan itiraz ettiğinin anlaşılmakta olduğu, çıkan kar rakamı % 30 oranındaki bürüt kardan faaliyet ve finansman giderlerinin düşülmesinden
sonra kalan kar olduğu, ek raporda bu tablonun altında “Taraflar arasındaki anlaşma gereğince belirlenen ücretin %40’ı mazot gideri olduğu, %30 işçilik maliyetlerinin düşülmesinin gerekeceği ve nihayetinde ücretin kalan %20’lik bölümünün kar olduğunun görüldüğü ancak bunun doğruluk oranının tespiti için davacının 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yılarına ait kurumlar vergisi beyannamelerini ibraz etmesi gerekmektedir. “ şeklinde görüş bildirmiş oldukları, bunun üzerine davacı tarafın istenilen beyannameleri ibraz ettiği, beyannameleri incelediklerinde; ortalama faaliyet karı oranının %10,83 olduğu, bu orana göre 2. Alternatif olarak kar hesaplanndığında: 16,087,985,44-TL*%10,83= 1,742,328,82-TL kar kaybının söz konusu olduğu, 3. hesaplama alternatifi olarak ortalama kar haddi oranı üzerinden hesaplama; Tüm ticaret odaları tarafından her meslek dalı için ortalama kar hadlerinin belirlenmekte olduğu, buna göre;
... (Taşımacılık) SERVİS TAŞIMACILIĞI 2012 YILI BRÜT KARLILIK ORANI ( KARAR TARİHİ: 11.06.2013) ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’ndan alınan 05.06.2013 tarih 40 sayılı yazı ile, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas edilen servis taşımacılığı hizmetlerinde 2012 yılındaki brüt karlılık oranı ile aynı iş nevi için akaryakıt giderlerinin hasılatın ortalama % kaçına tekabül edeceğinin sorulmuş olduğu, talep konusu komite üyeleri tarafından değerlendirilmiş olup, yapılan değerlendirmeler neticesinde; Personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas edilen servis taşımacılığı hizmetlerinde 2012 yılındaki brüt karlılık oranının %20 civarında olabileceği, aynı iş nevi için akaryakıt giderlerinin hasılatın ortalama % 45’ine tekabül edebileceği yönünde görüş bildirilmiş, bu alternatife göre kar kaybı hesaplandığında:
16,087,985,44-TL*%20= 3,217,598,08-TL kar kaybının hesaplanmakta olduğu, bu 3 alternatif hesaplamadan hangisinin seçileceği hususunda kanaatin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, ARA KARARDA BAHSEDİLEN SATILAN 9 ARAÇ İLE İLGİLİ OLARAK; 17.06.2016 tarihli sözleşmenin 1 nolu ekinde: ... Turizm Ltd. Şti. Tarafından ... Turizm Ltd. Şti. 'ne 1.325.000,00 TL değerinde 9 adet aracın satıldığı, karşılığında, ... Tirzm Ltd. Şti. Tarafından ... Turizm Ltd. Şti. ne 133.000,00 TL değerinde 2 adet aracın verildiği, bütün bunların sonucunda ... Turizm Ltd. Şti.' nin 1.192.000,00 TL borçlu kaldığı, 1.192.000,00 TL nin , 596.000,00 TL kımının 24 ay taksitle ayda 24.833,33 TL olmak üzere, kalan 596.000,00 TL nin de 36 ay taksitle ayda 16.555,55 TL olarak her iki taksitin 41.388,88 TL olarak ... Turizm Ltd. Şti.' nin alacağından düşüleceğinin belirtilmiş olduğu, 07.09.2016 tarihinden itibaren, 31.08.2018 tarihine kadar 24 ay süre ile davacı ... Turizm Ltd Şti.' nin hakedişinden her ay 53.090,25 TL kesilerek, kesilen paralar virman yoluyla davalı ... Turizm Ltd. Şti. nin hesabına ödenmiş olduğu, dolayısıyla, 9 adet araç bedeli 1.192.000,00 T,L 1,274,166,00-TL olarak ödenmesi gerekirken 82.166,00 TL fazlasıyla ödenmiş olduğu, bu nedenle önceki raporda sehven hatalı olarak düşülen 100,000,00-TL bu hesaplamada düşülmemiş olduğu, tarafların diğer itirazları konusunda kök ve ek raporlardaki kanaatlerinde değişiklik bulunmadığı bildirilmiştir.Davalı tarafça ibraz edilen 22/06/2016 tarihli sözleşmedeki imzanın, davacı eli ürünü olmadığına dair C.Savcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporu, 36. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ve bilirkişi raporları doğrultusunda taraflar arasında süren ticaret uyarınca tarafların 17.06.2016 tarihli Sözleşme hükümlerini uygulamış oldukları, bu itibarla tarafların 17.06.2016 tarihli sözleşmeyi benimseyerek bu sözleşme hükümlerinin ticari teamül halini aldığı gözönüne alınarak 22/06/2016 tarihli sözleşmenin gerçek olmadığı kanaatine varılarak taraflar arasındaki alacak/borç ilişkisi 17/06/2016 tarihli sözleşme hükümlerine göre belirlenmiştir.17/06/2016 tarihli sözleşme uyarınca sözleşme süresi olan 22/06/2016- 22/06/2021 tarihleri arasında davacı tarafından, sözleşmede kararlaştırılan şartlarla davalının belirleyeceği güzergahlar, süreler, saatler dahilinde belirtilen adreste bulunan fabrikada çalışan personelin taşıma işini yüklenmiştir.Bu sözleşme yürürlükte iken taraflar 01/06/2017 tarihinde biraraya gelerek mazot ve otobüs fiyatlarını yeniden belirlemişlerdir.Davacı, davalıdan cari hesap alacağını, yeniden belirlenen fiyatlar doğrultusunda iki sözleşme arasındaki fark alacağını ve kar mahrumiyetini talep etmiştir.Dava konusu özleşme davacı tarafından ... 15.Noterliğinin 12/09/2018 tarihli ihtarnamesiyle feshedilmiştir.Davacının fesih ihtarnamesinde de belirttiği üzere, davalının gerçeğe aykırı sözleşme düzenlemesi ve davacının hakedişlerine el koyması ve sözleşmenin 17.maddesindeki ödeme koşullarına aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin devamı davacı için çekilmez hale geldiğinden davacının sözleşmeyi feshetmesi haklı sebeplere dayanmaktadır.Asıl dava da aldırılan bilirkişi raporu usul ve yasaya ve dosya kapsamına uygun bulunduğundan, davacının davalıdan 898.524,89 TL cari hesap alacağı, 479.432,31 TL fiyat farkı alacağı ve yine sektördeki kar oranı gözönüne alınarak hesaplanan davacının yoksun kaldığı kar olan 1.742.328,82 TL'nin toplamı olan 3.120.286,02 TL'ye hükmedilmiştir.Birleşen dava yönünden ise;yine bilirkişi raporundan davacının 2017 Haziran ve Temmuz aylarındaki alacağının 15.846,31 + 26.886,08 = 42.732,39 TL eksik ödendiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulune karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacının ıslah talepli asıl davasının kısmen kabulüne; 898.524,89 TL cari hesap alacağı, 479.432,31 TL fiyat farkı alacağı, 1.742.328,82 TL kar kaybı olmak üzere toplam 3.120.286,02 TL alacağın 1.378.957,20 TL'sinin dava tarihinden bakiye kısmının ise ıslah tarihi olan 19/02/2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen davanın kabulü ile 42.732,16 TL'nin 1.000 TL'sinin dava tarihinden bakiye kısmının ıslah tarihi olan 05/02/2019 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ASIL DAVADA;
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 213.146,74-TL harçtan peşin alınan 101.594,82-TL (peşin + ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye 111.551,92-TL harcın davalıdan tahsiline,
4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 5.646,38-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına göre hesaplanan 3.982,48-TL ile peşin alınan 101.594,82-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı yararına ölçümlenen 393.622,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı yararına ölçümlenen 194.514,13-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
BİRLEŞEN DAVADA;
7-Harçlar yasası gereği alınması gereken 2.919,03-TL harçtan peşin alınan 744,40-TL (peşin + ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye 2.174,63-TL harcın davalıdan tahsiline,
8-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 1.105,00-TL yargılama gideri ile peşin alınan 744,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin karar gereği kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 12/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.