TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:2-
3-
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2018
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ...” in nezdinde yapılan işlemlerde ... 1.si dünyadaki işlemlerde 2. olduğu, marka ... danışmanlığında öncü firma konumunda bulunduğunu, 1983-2003 tarihleri arasında ... ve çevre illerde ... ... adıyla bilindiğini, bu tarihten sonra ... ... adıyla faaliyete devam ettiğini, ... ... BÜROSU LTD.ŞTİ nin hale daha aktif bir şekilde ... kayıtlarında olduğunu, ... alan adının sahibi olduğunu, ... tescil numaralı «... ...» markaları üzerinde sahibi olduğunu, 2010/ tescil numarası ile ... ... markasının tescilinin sağlandığını, müvekkilinin ... ... adıyla hak sahibi olduğunu, 2 numaralı davalı şirket kurucusu olan davalı şahis ... 11.11.2006 tarihinde firmada işe başladığını, 03.03.2009 tarihine dek marka ve ... danışmanı olarak çalıştığını, davalının sonrasında 3e ortak şeklinde ... ... TİC. LTD.ŞTİ'ni kurduğunu, 3 numaralı davalı olan ... ın da işten ayrılmasına ve kendisi müvekkilin müşteri bilgilerini ve potansiyelini kullanmak ve haksız rekabet suretiyle yeni iş imkanı sağladığını, davalı şahıs ve şirketinin müvekkili müşteri ve çalışanlarını çaldığını, davalı ...'ın da 27.07.2011 tarihinde istifa ettiği, kendi isteğiyle iş akdini sonlandırdığını, diğer davalı ... ... ile İlay da müvekkiline karşı rekabet etmeme ve sır saklama borcu olduğu, buna rağmen müşterilerini yanıltıp çaldıklarını, davalılarn ... çalışanı gibi davranak müşteri ziyaretlerinde bulunduklarını, aynı formatta ileitşim yazıları form ve belgeler hazırladıklarını, davalı ... ... iile müvekkilinin iş akdi feshinde işçinin rekabet etmeyeceği ne ilişkin hüküm üzerinde anlaştıklarını, davalının 03.03.2009 tarihinde yazılı olarak istifa ettiği, sulh ve ibra anlaşması 5. maddesi a ve be bendinde rekabet yasağının tekrar edildiği, ancak davalı şahsızn belirtilen yükümlülüğe uymayarak müvekkili ile aynı alanda şirket kurduğu, işçinin sadakat borcunu yerine getirmediğini, davalıların şirket kurmaları ve haksız rekabet etmeleriyle birlikte müvekkiline ait ... .... alan adını da kullanarak haksız rekabet eylemlerine devam ettiğini, internet satırına ... alan adı yazıldığında ... ... sayfasına yönlendirme gerçekleştiğini, internet arama motorunda ... ... şeklinde arama yapıldığında ise ... firmasının isminin çıktığı, bilinçli bir şekilde kasıtlı bir haksız rekabetin gerçekleştiğini, Davalı ... ihlale ilişkin bildirimin yapıldığı ihtarnamede belirticln ... ... alan adı kullanımına noter kanalıyla değil e posta ile cevap verdiği, ... ... markasının artık ölmesi sebeiyle alan adını kullanmakya başladığını, yeniden başvuru yapıldığını gördüğünü, kullanmasının şart olmadığı ve 8.500 TL karşılığında alan adını devir edebileceği hususlarında mail gönderdiğini, yukarıdaki iddia ve savunmaların dışında eksik kalan tazminat ve cezai şart bedelleri yüzünden davanın ikame edildiği, sayın mahkemenin hükme esas alınan raporunda maddi tazminatın 20630,57 TL iken, davalılar aleyhine toplam 3.000 TL maddi, dava açılma tarihinden sonra da davalıların haksız rekabet eylemlerinin devam etmesi, yine cezai şart a ilişkin istemin de bedel yönünden tereddüt halinde olmasından mütevellit belirsiz alacak olarak dermeyan edilmesi ancak raporda 18422,76 TL değil 5.500 TL üzerinden karar çıkması nedeniyle işbu ek davanın açılması gerektiğini, ... 2. Asliye Ticaret mahkemesince 2012/... esas sayılı dosya kapsamında verilen karar ile davalıların haksız rekabet eylemlerinin vuku bulduğunu, bu sebeple ilgili dosyanın ... kararları gereğince kesin delil olarak kabulü gerektiğini, müvekkilinin talep edeceği tazminat miktarının toplam 20.630,57 TL olup kararda 3000 TL hükmedilmiş olması nedeniyle kalan miktar yönünden, cezai şart miktarının (2 nolu davalıdan) 18.422,76 TL iken 5500 TL hükmedilmiş olması nedeniyle kalan miktar yönünden ve davanın açılma tarihi olan 24/09/2012 tarihinden sonra da haksız rekabet eylemlerine devam etmesi sebebiyle şimdilik 500 TL maddi fazlaya dair hakları saklı kalmak suretiyle davalılardan tahsili yolunda ek dava nın kabul edilmesini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklı saklı kalmak şartıyla 2 nolu davalı sözleşmesi ile sulh ve İbra sözleşmesinde yer alan rekabet etmemeyi aykırı davrandığı için 12 aylık ücreti tutarında cezai şart olan 18.422,76 TL den eksik kalan 12.922,76 TL nin asıl davada düzenlenen rapor tebellüğ tarihinden 25/07/2017 den itibaren işleyecek reeskont faiziyle 2 nolu davalıdan tahsiline karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili aleyhine davar tarafın daha önce açmış olduğu 2012/... Esas sayılı davasını kısmi dava olarak ikame ettiğini, ancak dava tarihi itibari ile belirli olduğunu dilekçede belirttikleri bir bedelin kısmen ya da belirsiz alacak davası yolu ile talep edilebilmesi HMK gereği mümkün olmadığını, Bununla birlikte önceki davada yer alan dava dilekçesinde davacı talep ettiği tutarı açıkça belirtmiş ancak bu tutarın bir kısmını dava ettiğini, dolayısıyla bu talepleri kesinlikle kabul etmemekle birlikte davacı tarafın bu bedelden önceki yargılamadaki bilirkişi raporları ile haberdar olduğunu beyan etmesi gerçeklikle bağdaşmadığını, Bu sebeple öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Davacı şirketin dava dilekçesinde "asıl dosyada belirlenen 17.630,57 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen asıl davada düzenlenen rapor tebellüğ tarihi olan 25.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline," ve "Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davalıların 24/09/2012 tarihinden itibaren süregelen eylemlerinin hukuka, ticari ahlak ve rekabete aykırı olması nedeniyle içerİsinde bulundukları haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi ve durdurulması ile şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline," karar verilmesi istendiğini, bu taleplerin kabulü mümkün olmayacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Zamanaşımı başlıklı 60. maddesinde "56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her halde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." denildiğini, davayı ve iddiaları kabul etmemekle birlikte, davacı şirketin ilk davadaki dava dilekçesinde küsuratına kadar belirli olduğunu belirtmesine rağmen ilk dava kısmi dava olarak açılmış ve talep edilen miktar haricinde zamanaşımı işlemeye devam ettiğini, davacı şirketin haklarının doğumunu öğrendiği tarih olarak en geç asıl davanın açıldığı tarih kabul edildiğinde yukarıdaki maddede bahsedilen bir ve üç yıllık sürelerin geçtiğini, bahsi geçen 2012/... esas sayılı dosyasına sunmuş olduğumuz cevap dilekçesinde de davanın kısmi dava olarak açılmış olması sebebiyle "O halde davaya kesinlikle kabul etmemekle birlikte bu aşamadan sonra davacı tarafın ek dava açamayacağını veya talebini arttıramayacağını ve böyle bir işleme muvafakatimiz olmadığını peşinen bildiririz." denilmiş ve ek davanın kabulünün mümkün olmadığı daha 04.11.2011 tarihli ilk cevap dilekçesinde vurgulandığını, Hal böyle iken kötüniyetli olduğu açık olan davalı şirketin taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafça açılan Mahkemenin 2012/... Esas sayılı dosyasından verilen nihai kararda müvekkili ile davacı taraf arasında imzalanmış 31.07.2011 tarihli sulh ve ibraname anlaşmasında tarafların karşılıklı olarak doğmuş ve doğacak haklardan karşılıklı olarak feragat ettiği anlaşıldığından müvekkilimiz bakımından talep edilen cezai şartın reddine karar verildiğini, Hal böyle iken bu davacı tarafın istinaf hakkını kullanmak yerine aynı konuda ek dava ile yeni bir talepte bulunması hukuken mümkün olmadığı, Öncelikle derdestlik yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde mahkemenizin 2012/... sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, tarafın beyanları gerçeklikten uzak ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, eylemi haksız rekabet teşkil etmediğini, davacı şirket dilekçesinde müvekkilinin davalı şirketle rekabet etmeme ve sır saklama yükümlülüğü olduğunu belirttiğini, ancak müvekkili ile davacı şirketin imza altına aldığı ve davaya konu rekabet yasağını içeren sözleşmede gerek işin mahiyeti bakımından ve özellikle de yer konusunda bir sınırlanma bulunmadığını, ayrıca müvekkili ... ile davacı arasında düzenlenen 10/11/2006 tarihli iş sözleşmesinin 1X/2 maddesindeki rekabet yasağı hükmünden sonra, 31/07/2011 tarihinde düzenlenen sulh ve ibraname anlaşması ile doğmuş ve doğacak haklardan karşılıklı feragat edildiği anlaşılmakla bu ibranamenin tarafları bağlayacağı açık olup davacının tacir olması sebebiyle tüm iş ve eylemlerinde basiretli davranması gerektiğinden, IX/2 maddesindeki rekabet yasağına dayalı talepte bulunamayacağını, Davacının müvekkili ...'ı 31/07/2011 tarihinde geriye ve ileriye yönelik ibra etmesi sebebiyle müvekkilimden bir talepte bulunması mümkün olmadığını, mahkemede görülen 2012/... E. ve 2018 K. Sayılı dosyada gerekçeli kararın hüküm kısmında bu gerekçe ile "F- Davalı ... yönünden cezai şart talebinin reddine" karar verildiğini, davacı şirket dava dilekçesinde müvekkilinin müşteri çevresini çaldığını iddia etmekte ve devamında müşteri çevresinin ticari sır olduğunu ve bu sırrın başka şahıs ve şirketlere taşınmasının haksız rekabet oluşturduğunu ifade ettiğini, Ancak özellikle tarafların faaliyet gösterdiği marka ... sektöründe müşteri çevresinin ticari sır olması fiilen mümkün olmadığını, özellikle internet ortamında yer alan veri kaynakları sebebi ile iletişim ve bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir dönemde başta İngiltere olmak üzere pek çok ... ülkesi de müşteri bilgilerini sır kapsamı dışına çıkardığını, kaldı ki yukarıda da izah ettiği gibi tarafların faaliyet gösterdiği marka ... sektöründe firma ve kişilerin çalıştığı marka ... firmaları ilgili resmi kurumca kamuya ilan edildiğini, davacı şirket dilekçesinde diğer davalı şirket ...'nın ... ... Markası ile tanınma çabası olduğunu beyan ettiğini, Bu iddia ve taleplerin davalı müvekkil ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Kendisi davalı şirkette sadece bir dönem sigortalı çalışan olarak görev yaptığı diğer davalılara yöneltilen iddialara ilişkin olarak talep edilen tazminat tutarların müvekkilinden istenmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu, yukarıda sayılan tüm sebepler göz önünde bulundurulduğunda müvekkili tarafından rekabet yasağına aykırı davranılmadığı ya da haksız rekabette bulunulmadığı açıkça anlaşılacağını, TTK “nın 57.Maddesi haksız rekabetin oluşması için yanıltıcı davranışlarda, beyanlarda bulunmayı ve bu suretle iltibas yaratmayı zorunlu unsur olarak görmektedir." Müvekkili ...'ın davacı tarafa karşı karşı herhangi bir yalan yada yanıltıcı beyan yahut davranışta bulunması söz konusu olmadığını, izah etmeye çalıştıkları sebeplerle ve asıl davadaki beyanları tekrarla; haksız ve mesnetsiz açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa vüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
KANITLAR:
Mahkememizin 2012/... esas sayılı dosyası, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, davalıların eylemleri nedeniyle haksız rekabetin meydana gelip gelmediği, meydana gelmiş ise maddi tazminat ve cezai şartın gerekip gerekmediği gerekiyor ise miktarının ne kadar olduğunun tespitine ilişkindir.Mahkememizce, Önceki davanın (Mahkemenizin 2021/ E. Sayılı dosyası) açılma tarihi olan 24/09/2012 tarihinden itibaren haksız eylemlerin devam etmesi halinde davamızın açılma tarihi olan 12/07/2018 tarihine kadar hesaplanmak suretiyle davalıların sorumlulukları da tespit edilmek suretiyle dava dilekçesinin netice ve talep kısmının 2 nolu talebi yönünden rapor düzenlenmesinin istenilmesine, 1 MARKA ... UZMANI ile 1 SMMM ve 1 HESAP UZMANI bilirkişinin resen seçilmesine karar verilmiştir. Alınan 31.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...Ş.' ne ait 2010/ nolu “... ... ŞEKİL” markasının suça konu eylemlerin gerçekleştiği tarihte geçerli mülga 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile koruma altına alınmış olduğu, aynı şekilde yeni 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ilgili maddeleri uyarıncada tescilli markaya sahip olmaları nedeniyle ilgili şikâyet ve dava açma haklarının bulunduğu, makanın 2020 yılında yenileme işleminin yapılarak yasal olarak tescilli bulunduğu, Davacının bünyesinde faaliyetlerini sürdüren “... ... BÜROSU LTD. ŞTİ” nin bu ticaret unvanı üzerinde tekel hakkına sahip olduğu, Davalı ... tarafından ... alan adının kullanıldığına ilişkin kendi beyanı doğrultusunda davacı markasını içeren alan adını satın almış olması ve kullanmış olması sebebiyle haksız rekabet meydana getirdiği, ancak 24.09.2012 tarihinden sonra ilgili alan adının kullanımına dair herhangi bir tespite yer verilemediği, gerek 31.03.2017 ve gerekse de güncel araştırmada ise ... ve ....tr alan adlarının ... ve ... platformlarında satıldığı, Davalıların 24.09.2012 tarihinden 12.07.2018 tarihine kadar olan dönemde haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz niteliğinde eylemlerinin tespit edilemediği, ... bakımından kurmuş olduğu şirket vesilesiyle davacı müşteri portföyünden yararlandığı ve bu müşterilerle iş ilişkisine girdiğinin dosya muhteviyatından anlaşıldığı, bu durumun haksız rekabet yaratacağı, Bu kullanımın net bir için başlangıç zamanı, önceki kullanımlar tespit edilemediğinden ve whois kayıtlarına ulaşılamadığından ihtarın çekildiği tarih olarak kabul edilebileceği bildirilmiştir. Mahkememizce; Dosyanın raporu sunan bilirkişilere tevdi ile itirazlar değerlendirilmek suretiyle EK RAPOR düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Alınan 22.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Kök raporda açıkladıkları üzere dosya kapsamında bulunan deliller kapsamında davacıların iddiası çerçevesinde 2012 tarihinden sonra davalıların ... alan adının hangi tarihler arasında kullanıldığına ilişkin net bir şekilde tespit yapılamadığı, dosya muhteviyatından da bu tarihleri tespit etmek mümkün olmadığı, davacı tarafından rapora itiraz dilekçesinde yer verilen internet sitesinin satış rakamları davacılar tarafından İddia edildiği gibi internet sitesinin satış bedelini göstermemekte olup bu yönde davacılar tarafından herhangi bir iddia ve bu iddia kapsamında delil sunulmamış olduğu dikkate alındığında mahkeme huzurunda ileri sürülmeyen bir iddianın re'sen heyeti tarafından delil toplamak suretiyle tespit etme görev ve yetki bulunmadığı, Davacının itirazları çerçevesinde kök raporda detaylı inceleme ve açıklamalara yer verilmiş olup raporda yer vermiş oldukları gibi 2012 yılından sonra davaların iddia edilen haksız rekabete ilişkin eylemlerine dair tespitte bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce; ... talimat yazılarak 1 marka ... uzmanı, 1 smmm, 1 nitelikli hesap uzmanı, bilirkişiden oluşan heyete dosyanın tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde tarafların önceki raporlara itirazları da gözetilerek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Alınan 11.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalıya ait ... alan adının 24.09.2012 tarihinden sonraki kullanımının ve davalıya ait ... alan adının ve uyuşmazlık dışı .. alan adının ... ve ... firmaları tarafından alan adı satış platformlarında satışa sunulmasının davalıların, davacı ile veya davacı bünyesinde faaliyet gösteren şirketin tescilli ticaret unvanı veya dava tarihinde davacı adına tescilli marka ile haksız rekabet yaptığını ispat etmediği ve dava dosyasında davalıların haksız rekabetini gösteren başka delil de bulunmadığı ve dolayısıyla dava dosyası kapsamında davalıların 24.09.2012 tarihinden sonraki haksız rekabetinin davacı tarafından ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine ulaştıkları bildirilmiştir.
A- Davacının , Mahkememizin 2021/ (2012/...) Esas sayılı dava dosyasından talep ettiği, haksız rekabet nedeni ile maddi tazminat ile cezai şart istemi yönünden bu davada - ek dava - niteliğindeki talepleri bakımından değerlendirme yapıldığında ;Mahkememizin 2012/... Esas, 2018/ Karar sayılı ilamına yönelik davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz istemi üzerine ... 11.Hukuk Dairesi'nin 2019/ Esas, 2020/ karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmedeki haksız rekabate ilişkin hükmün batıl olduğundan, davacının cezai şarttan ötürü isteminin reddi gerekeceği, davalı ... bakımından cezai şartın reddine dair hükmün onanmasına , aynı davalı bakımından hangi eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun incelenip değerlendirilmediğinden kararın bozulmasına, davacının manevi tazminata ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş; Mahkememizce , bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda ; '..Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile A-Davalı ... davacıya ait " ..." alan adının kullanması sebebiyle bu davalının davacının tescilli bursapatent markasına yönelik yapılan haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, B-Davalı ..., davalı ... ... Dan. Tic. Ltd. Şti'den 1.000er TL maddi tazminatın ayrı ayrı olmak üzere 30.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine,C-Davalı ... ve davalı ... ... Dan. Tic. Ltd. Şti.'nden 3.000 er TL manevi tazminatın ayrı ayrı olmak üzere 30.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine,D-Mahkememizin 2012/... Esas, 2018/ Karar sayılı kararının 1-E ve F bendinin ... 11. Hukuk Dairesinin 2019/-2020/ E/K sayılı kararı ile gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verildiğinden bu talepler ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ... sayılı TTK'nun 61 ( 6102 sayılı TTK'nun 59 md. ) uyarınca hükmün kesinleşmesinden itibaren masrafın davalıların ait olmak üzere tiraji yüksek ... genelinde 1 gazetede hükmün bir defaya mahsus olmak üzere ilanına, F-Davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, ' karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazı üzerine ... 11.Hukuk Dairesi 2021/..., 2022/ Sayılı ilamı ile kararı onamak sureti ile anılan Mahkememiz ilamı kesinleşmiştir.Yukarıda değinilen ... 11.Hukuk Dairesi'nin 2019/ Esas, 2020/ karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmedeki haksız rekabete ilişkin hükmün batıl olduğundan, davacının cezai şarttan ötürü isteminin reddi gerekeceği belirtilmiş, temyiz eden İlkay bakımından cezai şarta ilişkin mahkememizin değişik gerekçe ile cezai şarta ilişkin kararını gerekçesini değiştirerek onamış, ancak temyiz başvurusu yapmayan aynı konumdaki diğer davalı bakımından 5.500 TL cezai şarta hükmedilmesine dair hüküm kesinleşmiştir. Yani , esasen ... ilamında belirtilen gerekçelerle reddi gerekecek cezai şart alacağı bakımından davacı yararına kesinleşen hükümle 5.500 TL 'ye hükmedilmiştir.Öte yandan söz konusu hükümde davacı yararına her bir davalıdan 1.000'er TL olmak üzere toplamda 3.000 TL haksız rekabet nedeni ile maddi tazminata hükmedilmiştir.Kesinleşen mahkememiz ilamı uyarınca 24/09/2012 tarihi öncesi döneme ilişkin davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin varlığı kesin hüküm halini almıştır.Davacının, haksız rekabet nedeni ile maddi zarara ilişkin Mahkememizin 2021/ (2012/...) Esas sayılı dava dosyasından alınan 11/07/2017 tarihli raporda , 2010,2011 ve 2012 yıllarında davacı şirketin müşterisi olup da, davalı şirketin müşterisi olanlara davalının yaptığı satış ile davalının toplam satışına göre kar oranı esas alınarak hesaplnan 20.630,57 TL toplam kazancını davacının maddi zararı olarak hesaplanmıştır. Dolayısıyla hesaplanan zarar kesin olarak değil, yaklaşık olarak hesaplanan bir zarar olup, eşyanın tabiatı gereği somut olayda, davacının maddi zararının kesin olarak hesaplanması mümkün olmayacak bu nedenle de TBK 51. Madde uyarınca hakkaniyet indirimi gündeme gelecek olup, diğer yandan, davacı lehine 2021/... (2012/... ) Esas sayılı dosyadan toplamda 3.000 TL maddi tazminata hükmedildiği ,diğer yandan , ceza şart alacağının reddi gerekirken davalılardan ... aleyhine 5.500 TL de cezai şart alacağına hükmedilmiş olduğu gözetildiğinde, eldeki davadan davacı lehine maddi tazminat ile her ne kadar davalı ... , 2021/... Esas sayılı dosyadan verilen hükmü temyiz etmediğinden cezai şarta ilişkin alacak talebi hakkında kesin hüküm oluşmuşsa da, miktar bakımından bir kesin hüküm de söz konusu olmadığından, cezai şarta hükmetmenin hakkaniyet ile bağdaşmadığı , diğer yandan adı değinilen kesinleşen karardaki diğer davalı ... bakımından cezai şartın reddine karar verildiği anlaşılmakla, davacının ek davadaki tüm taleplerinin reddi gerekmiştir. B- 24.09.2012 tarihinden sonrası için davalılara yöneltilen maddi tazminat talebi bakımından inceleme yapıldığında,;Bilindiği gibi bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu HMK’nın “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Bu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir.Alınan bilirkişi raporlarında yukarıda atıf yapıldığı üzere '.. dosya kapsamında bulunan deliller kapsamında davacıların iddiası çerçevesinde 2012 tarihinden sonra davalıların ... alan adının hangi tarihler arasında kullanıldığına ilişkin net bir şekilde tespit yapılamadığı, dosya muhteviyatından da bu tarihleri tespit etmek mümkün olmadığı ' ve ' ...Davalıya ait ... alan adının 24.09.2012 tarihinden sonraki kullanımının ve davalıya ait ... alan adının ve uyuşmazlık dışı www. bursapatent.com.tr alan adının ... ve ... firmaları tarafından alan adı satış platformlarında satışa sunulmasının davalıların, davacı ile veya davacı bünyesinde faaliyet gösteren şirketin tescilli ticaret unvanı veya dava tarihinde davacı adına tescilli marka ile haksız rekabet yaptığını ispat etmediği ve dava dosyasında davalıların haksız rekabetini gösteren başka delil de bulunmadığı ve dolayısıyla dava dosyası kapsamında davalıların 24.09.2012 tarihinden sonraki haksız rekabetinin davacı tarafından ispatlanamadığı ' belirtilmiş olup ; buna göre davacı yanca, ilk dava tarihinden sonraki döneme ilişkin davalıların haksız rekabet oluşturan eylemini ispat edemediğinden , buna ilişkin talepleri yerinde görülmemiş; sonuç olarak davanın reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 530,32 TL'den düşümü ile 85,08 TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davalı ... yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 25/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır