T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2019/236 Esas - 2022/1297
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/236 Esas
KARAR NO: 2022/1297
HAKİM: ..
KATİP: ..
DAVACI : ... PLASTİK A.Ş. -
VEKİLLERİ: Av. .... -
Av. ......- [16133-31049-...] UETS
DAVALI : 1- ... OTOMOTİV SAN.A.Ş. - [25999-05363-...] UETS
VEKİLİ: Av. .... - [16358-53489-..] UETS
DAVALI : 2- ... MOTORLU ARAÇLAR VE İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ....
VEKİLİ: Av. ....İ - [16396-93561-..] UETS
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2019
KARAR TARİHİ: 22/11/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Müvekkili şirketin 29.06.2017 tarihinde CKM1 tipi, HB93661 motor nolu, NM0MKXTP6MHB93661 şase nolu, Kamyon cinsi olan davalı ... MOT. ARÇ. İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş. den KDV dahil 269.966,10 TL`ye satın aldıklarını, ... plaka numarası ile tescil edilip kullanılmaya başlandığını, araç “sıfır kilometre” olmasına rağmen sürekli arıza verdiğini, müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışı birçok büyük markanın ambalaj çözümlerinde önemli bir tedarikçi olduğunu, yapılması gereken sevkiyatların arızalar nedeniyle yapılamadığını, sıfır kilometre alınan aracın 15 defa servise gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, müvekkili firmanın yapması gereken sevkiyatları mecburen farklı lojistik firmalarıyla anlaşarak yapmak zorunda kaldıklarını, bu hususta müvekkili firmanın 53.253,40 TL zararı olduğunu, Bursa 19. Noterliği 28.12.2018 tarihli, 18381 yevmiye nolu ihtarnamesi ile aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini ve uğranılan zararın tazminini talep ettiklerini, davalılarca bu ihtarnameye cevap verilmemesi üzerine 18.02.2019 tarihinde arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, aracın birden fazla kez servise girmesi ayıplı mal olduğunu, aracın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesi yada ayıp oranının tespit edilerek satış bedelinden indirilmesi ve uğranılan zararların tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Mot. Araçlar. ve İnş. San. Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin aracın üreticisi değil, satım işlemini gerçekleştiren firma olduğunu, araçta meydana gelen arızalardan herhangi bir sorumlulukları olmadığını, davacının göndermiş olduğu ihtarnameye Bursa 16. Noterliğinin 07.02.2019 tarihli 04414 yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, bu ihtarnamede; aracın yetkili servislerine 03.11.2018 tarihinde kartel yağ kaçağı için geldiğini, aracın 1 gün sonra arızası giderilerek teslim edildiğini, 18.01.2018 tarihinde servis bakımlarının yapıldığını ve aracın 20.01.2018 tarihinde teslim edildiğini, Müşteri beyanıyla kartel yağ seviyesi sensör ve kompresör kısmında yağ kaçağı ve komple yıkama ve kuru yağlama talepleri de alınarak ilk arıza kısmının garantiden tamir edildiğini, ancak müşterinin vakti olmadığı iddiasıyla yıkama işlemi yapılmadan teslim edildiği, 09.10.2018 tarihinde aynı arıza ile gelen davacının, aynı gün içerisinde araçtaki arıza giderilerek teslim edildiği, 24.11.2018 tarihinde kartelde yağ sensöründen kaynaklanan kaçak arızasının giderildiğini ve aynı gün aracın teslim edildiğini, son incelemelerin Otosan mühendisleri tarafından yapıldığını, araç üzerindeki tüm iyileştirmelerin yapıldığını, aracın ihtarnamede ileri sürüldüğü gibi 50 gün serviste kalmadığı, toplamda en fazla 14 gün servis hizmeti sağlandığı, ayrıca davacıya gönderilen ihtarname ile aracı 3 gün içinde kontrole getirmesi ayıp konusunda diğer davalı ile irtibata geçilebileceği belirtilmesine rağmen müvekkili ile iletişime geçilmediği, davacının ayıplı mal iddiasının gerçek dışı olduğunu, aracın tüm bakımlarının eksiksiz ve zamanında yapıldığını, garanti süresi içerisinde aracın sürekli sorun çıkardığını beyan ederek defalarca garanti kapsamından yararlanıldığını, davacının her defasında başka bir sorunla servise gelip aracın ayıplı olduğunu iddia ettiğini, aracın bu kadar çabuk arızalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, araçların gerekli deneme ve kontrolleri yapılarak trafiğe çıkarıldığını, davacı tarafın tamamen kendi özensiz ve dikkatsiz kullanımından kaynaklanan bu arızaların müvekkili şirkete mal edilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, davacının aracının arızalanmasında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ... OTO. SAN. A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; Tarafların tacir olması ve dava konusu aracın mesleki ve ticari faaliyetler için kullanılması, uyuşmazlığa konu aracın satışını "ticari satış" olarak kabulü sonucunu doğurduğunu, işbu uyuşmazlıkta ticari satıma ilişkin hükümlerin uygulanacağı ve buna göre satılan aracın hukuki tabiyeti ve garanti şartları Türk Ticaret Kanunun atfıyla, Türk Borçlar Kanunu'na tabi olduğu, bu doğrultuda, satış sözleşmesine taraf olmayan imalatçı-ithalatçı sıfatını haiz müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, bu itibarla, müvekkili şirketin taraf olmadığı bir sözleşmenin konusunu teşkil eden maldaki ayıp iddiasından dolayı sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, davacının tacir olması ve dava konusu aracın davacının ticari islerinde kullanılması nedeniyle, satım islemi TTK madde 23 anlamında "ticari satıs¸" sayıldığını, ilgili hükme göre, alıcının ayıp ihbar süreleri açık ayıplarda 2, açıkça belli olmayan ayıplarda ise 8 gün olduğunu, açıkça belli olmayan ayıplarda, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek, incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak amacıyla durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlü olduğunu, bu ihbar sekiz günlük süre içinde yapılmaz ise, alıcı malı ayıp ile kabul etmiş sayılacağını, iddia edilen arızalar nedeniyle müvekkili firmaya belirlenen süre içinde bildirim yapılmadığını ve ayıp ihbar süreleri de hak düşürücü süreler olduğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, bir malın ayıplı olduğunun kabulü için, iddia edilen eksikliğin, üretimden kaynaklanması; yani ayıbın veya ayıbı yaratan nedenin, yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda var olması gerektiği, davacının aracında var olduğunu iddia ettiği sorunların hiçbirisinin üretimden kaynaklanmadığını, ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, araçta onarım ile giderilemeyecek bir durumun bulunmadığını, tarafların kendilerine tanınan seçimlik hakları objektif iyiniyet kuralları çerçevesinde kullanması gerektiğini, dava konusu aracın servise giriş kayıtlarının fazlalığı araçtaki sorunun giderilemediği ya da araçta bir sorun olduğu sonucunu doğurmayacağı, servise yapılan başvuruların hepsi için kayıt açıldığını, bu nedenle aracın 15 kez yetkili servise giriş yapması aracın ayıplı olduğuna delalet etmeyeceğini, davacının yenisi ile değişimi talebinin kabul edilmesi, halihazırda dava konusu araçta, araçtan faydalanmayı ortadan kaldırıcı nitelikte bir sorun bulunmaması nedeniyle mümkün olmadığını, imalat şirket ... Otomotiv San. A.Ş.`nin ticari garanti uygulaması, onarım esasına dayandığını, araç değişimi ve/veya bedel iadesi talepleri, ticari garanti uygulaması kapsamında olmadığını, davacı tarafın elinde bulunan Garanti Kılavuzunda da, bu hususun belirtildiğini, davacının "yenisi ile değişimi" talebi de mevzuat uyarınca mümkün olmadığını, Zira, davacı alıcıya TBK m. 227 uyarınca tanınan seçimlik "satılanın ayıpsız bir misli değişimi" olup, ayıpsız yenisi ile değişim adı altında bir hakkın davacıya tanınmadığını, davacının misli yerine yenisi ile değişimi talebinin kabulü, ilamın icrasında tereddüt yaratabileceğini, dava konusu aracın 2015 model olup, yenisi ile değişim kararı neticesinde davacı tarafa 2016-2017 model araç verilmesi sonucunu meydana getireceğini, bu da davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, aracın tramer kaydı sorgusunun yapılarak, aracın herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ya da araçta değer kaybına sebebiyet verecek bir durumla karşılaşıp karşılaşılmadığı hususun da tetkik edilmesi gerektiği, davacının taleplerinin kabulü halinde, araçta müvekkili şirketin kusurlu bir eylemi ya da fiili olmaksızın meydana gelmiş bir değer kaybı var ise, bunun tespit edilerek müvekkili şirketlere iade edilmesi gerektiği, ayrıca dava konusu aracın her türlü borçtan ari bir şekilde müvekkili şirkete teslim edilmesi gerektiği, araç üzerinde rehin şerhi bulunup bulunulmadığının tetkik edilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, araca ait tüm kayıt ve belgeler, tanık beyanları, keşif, bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasıyla öncelikle misli ile değiştirilmesi mümkün olmadığı takdirde ayıp oranında bedelden tenzil ile araçtan yoksun kalma sebebiyle kazanç kaybı tazmini talebine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Dava konusu araç üzerinde 2 makine, 1 otomotiv bilirkişisi eşliğinde keşif yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişinin 16.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; Dava dosyasına sunulan dilekçe, servis kayıtları ve araç üzerinde yapılan keşif neticesinde; dava konusu araçtaki "Karter yağ seviye sensörü bağlantısındaki yağ sızması " ve "SCR Adblue enjektöründen Adblue sızıntısı" arızalarının keşif sırasında tespit edilmediği, dava konusu araçtaki "Karter yağ seviye sensörü bağlantısındaki yağ sızması " ve "SCR Adblue enjektöründen Adblue sızıntısı" arızalarının onarılabilir arızalardan olduğu, bu arızaların egzoz kazanı ve yağ karterinin servis tarafından garanti kapsamında değişimi ile giderilebileciği, bu parça değişimlerinin araçta değer kaybı oluşturmayacağı, dava konusu araçta oluşan iki hasarla ilgili olarak, hasarın aracın ön ve arka tamponunda meydana geldiği ve tamponlardaki onarımdan dolayı araçta herhangi bir değer kaybı oluşmayacağı, dava konusu araçtaki "Karter yağ seviye sensörü bağlantısındaki yağ sızması " ve "SCR Adblue enjektöründen Adblue sızıntısı" arızaları nedeni ile araç sahibinin aracını kullanamadığı dönemdeki iş kaybı (kazanç) kaybının 41.207,21 TL olduğu kanaat ve görüşü açıklanmıştır.
Dosyanın önceki bilirkişi heyeti ile 1 ticari satım konusunda uzman hukukçu hesap bilirkişisine tevdi edilerek, taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını değerlendirir, davacı vekilinin dava dilekçesinde talepte bulunduğu ayıpsız misli ile değiştirilmesi ya da ayıp oranında satış bedelinden indirilmesi ve iş ikame- kazanç kaybı zararları yönünden TBKndaki ticari satıma ilişkin hükümleri irdeler, gerekçeli, denetime açık, rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişinin 18.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; dava dosyasına sunulan dilekçe, servis kayıtları ve araç üzerinde yapılan keşif neticesinde; dava konusu araçtaki "Karter yağ seviye sensörü bağlantısındaki yağ sızması" ve "SCR Adblue enjektöründen Adblue sızıntısı" arızalarının keşif sırasında tespit edilemediği, bu arızaların onarılabilir arızalardan olduğu, bu arızaların egzoz kazanı ve yağ karterinin servis tarafından garanti kapsamında değişimi ile giderilebileceği, bu parça değişimlerinin araçta değer kaybı oluşturmayacağı, dava konusu araçta oluşan iki hasarla ilgili olarak, hasarın aracın ön ve arka tamponunda meydana geldiği ve tamponlardaki onarımdan dolayı araçta herhangi bir değer kaybı oluşmayacağı, davacının tazminini istediği zararın niteliği, ticari şekilde kullanılan aracın belirli bir süre işletilememesinden kaynaklanan kazanç kaybı istemi olup, bu konuda kök raporda ayrıntılı hesaplama yapılmıştır. Dava konusu aracın serviste olduğu ve kullanılamadığı dönemlerde sunulan faturaların defterlerinde kayıtlı olduğu ve toplam tutarın 53.253,40 TL olduğu, davacı şirketin Nakliye işlerini kendisi yapması durumunda 12.046,19 TL masraflarının olacağı, bu durumda 41.207,21 TL (kazanç) kaybı olduğu olduğu kanaat ve görüşü açıklanmıştır.
Mahkememizin önceki celse ek bilirkişi raporu aldırılmasına yönelik ara kararın bilirkişi heyetince yerine getirilmediği anlaşıldığından yeniden önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları ile dava konusu tırda davacı tarafından ileri sürülen arızaların ve ayıpların varlığı, giderilip giderilmediği, halen bu ayıpların devam edip etmediği, ayıplar var ise niteliği açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, bu ayıplar sebebiyle ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkaniyeti uygun olup olmayacağı ya da ayıp oranında satış bedelinden indirilmesi gerekip gerekmediği, indirilmesi gerekiyorsa indirim miktarı, gerektiğinde seçenekli olarak takdiri mahkemeye bırakılmasının ayrıca bilinmesine, davanın değer kaybı davası olmadığı da gözetilerek hüküm kurmaya elverişli gerekçeli denetime açık rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 16/03/2021 tarihli ek raporunda özetle: Dava konusu araçta ; motor yağ sızıntısı ve adblue sızıntısı gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu arızaların tamir ve onarım ile giderilebilecek nitelikte olduğu gibi , tamir ve onarım tutarı araç bedelinin %4.4 oranında olması ve fiili olarak keşif esnasında mevcut olmadığı heyetimizce belirlenmiş olup , aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini gerektirecek nitelikte arızası olmadığı, ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın, araç bedeli nazara alındığında, azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek, 12.966.00 TL ayıp oranında bedel indirimi söz konusu olabileceği , dava konusu aracın serviste olduğu ve kullanılamadığı dönemlerde sunulan faturaların defterlerinde kayıtlı olduğu ve toplam tutarın 53.253,40 TL olduğu, davacı şirketin Nakliye işlerini kendisi yapması durumunda 12.046,19 TL masraflarının olacağı, bu durumda 41.207,21 TL (kazanç) kaybı olduğunu mütalaa edilmiştir.
Rapora karşı itirazlar ve garanti belgesinin incelenmesi amacıyla yeniden bilirkişilere dosya tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 18/01/2022 tarihli raporunda özetle: 09.10.2018 tarihindeki servis formu içerisinde bulunan işlemlerden yağ karterinin komple değişmiş olduğunun sehven yazılmamış olduğu, dava konusu aracın garanti şartları kapsamında " Garanti süresi malın teslim tarihinden başlar. Türkiye plakalı FordTrucks araçlarının garanti süresi Türkiye sınırlarında geçerli olmak üzere 2 yıl / sınırsız km’dir. Bu durum yurtdışına mal taşıması yapan araçlar için de geçerlidir." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu aracın garanti süresinin 05.07.2017 tarihinde başladığı, ve 05.07.2019 tarihinde garanti süresinin sona erdiği tespit edilmiştir. Dava konusu araçtaki "Karter yağ seviye sensörü bağlantısındaki yağ sızması " ve "SCR Adblue enjektöründen Adblue sızıntısı" arızalarının keşif sırasında tespit edilmediği dava konusu araçtaki "Karter yağ seviye sensörü bağlantısındaki yağ sızması " ve "SCR Adblue enjektöründen Adblue sızıntısı" arızalarının onarılabilir arızalardan olduğu, bu arızaların egzoz kazanı ve yağ karterinin servis tarafından garanti kapsamında değişimi ile giderilebileciği, bu parça değişimlerinin araçta değer kaybı oluşturmayacağı, dava konusu araçta şikayetlerle ile ilgili olarak, dava konusu aracın karteri seviye sensör bağlantısındaki yağ sızıntısının ve SCR sistemindeki arızaların aracın trafikteki güvenliğini etkileyecek, motor üzerinde arıza oluşturacak ve aracın konforunu bozacak türden bir arıza olmadığı, Teknik açıdan kök raporda belirtiğimiz kanaatimizde herhangi bir değişiklik olmadığı, dava konusu araçtaki "Karter yağ seviye sensörü bağlantısındaki yağ sızması " ve "SCR Adblue enjektöründen Adblue sızıntısı" arızaları nedeni ile araç sahibinin aracını kullanamadığı dönemdeki iş kaybı (kazanç) kaybının 41.207,21 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Raporlara karşı itirazların değerlendirilmesi için önceki bilirkişiler dışında otomotiv, makine, hesap bilirkişileri eşliğinde yeniden keşif yapılmasına karar verilmiş ve araç üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
Bilirkişinin 25.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; araçla alakalı daha önce meydana gelen kazalar ve kaza raporları incelendiğinde görülmektedir ki bu işlemlerin bahse konu arızalara etkisi olmadığı, davacının tazmin talebi ve arızadan kaynaklanan toplam kayıp bedelleri hususunda önceki bilirkişi heyet kanaatinin heyetimizce uygun olduğu, yağ karteri sensör bağlantısında ve Adblue sisteminde terleme şeklinde sızıntı görülse de bu arızanın araç konfor ve güvenliğine etkisi olmadığı, söz konusu arızaların bedelle indirim gerektirecek bir ayıp niteliğinde olmadığı, araçların üretiminde yağ eksiltmelerinin belirli düzeylere kadar normal karşılandığı, araçtan araca değişkendlik gösterse de 1000 km (lt yağ eksiltmesinin araç teknolojileri, bununla birlikte yağ bakımından normal olduğu üretici firmalar tarafından belirtildi eksiltme ve terlemeler belirli seviyelerin üzerine çıkması halinde karter muhafazası, egzoz kazanı ve bağlantı elemanlarının değişimi gerektiği, bu aracın servis raporları incelendiğinde daha önce karterin komple değişmiş olduğu görülmektedir. Detaylar yukarıda belirtildiği in yağ sensör Antigron veya TTR kablolama sistemi ve Adblue sisteminin bağlantı teknolojisi, işçilik ve sızıntının önüne geçilecek malzeme üzere bu arızaların tekrarlama sebebininyağ sensör Antigron veya TTR kablolama sistemi ve Adblue sisteminin bağlantı teknolojisi, işçilik ve sızıntının önüne geçilecek malzeme kullanılmamasından kaynaklandığı, davacının ücretsiz onarım dışında aracın serviste onarımda kaldığı dönemler için uğradığı araç mahrumiyet zararını davalı şirketlerden talep edebileceği, 41.207,21 TL araç mahruiyet zararının 38.031,40 TL tutarlı kısmını davalı ER.DEĞER MOTORLU ARAÇLAR VE İNŞ.SAN. TİC. A. Ş. Yönünden 14/01/2019 tarihinden itibaren, bakiyesini 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalı ... OTOMOTİV SAN. A.Ş.'den 15/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte talep edebileceği kanaat ve görüşü açıklanmıştır.
Uyuşmazlık noktaları; davaya konu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıbın açık ayıp mı, gizli ayıp mı olduğu, ayıp ihbarının zamanında yapılıp yapılmadığı, misli ile değişimin şartlarının ve aracın serviste kaldığı kullanılmaması sebebiyle kazanç kaybı zararı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki ilişki ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Ticari satım sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan hükümler değerlendirildiğinde,
6098 Sayılı TBK'nun 219.maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmamasından da sorumludur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
Ticari satımlarda, 6102 Sayılı TTK 23/1-c bendine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesi 2.fıkrası uygulanır.
6098 Sayılı TBK'nun 223/1 fıkrasına göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
6098 Sayılı TBK'nun 223/2. fıkrasına göre ise , alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Ayıpları bildirmenin içeriğini ve zamanında yapıldığını ispat külfeti, alıcıya düşer.
TBK'nun 223.maddesindeki ihbar süreleri hak düşürücü süre olup, hakim tarafından re'sen gözönünde tutulur.
Ayıp ihbarının süresinde yapılmamış olması halinde, satıcı ayıplı maldan sorumlu olmaz.
Diğer yandan 6102 Sayılı TTK.18 maddesinin 3 fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Satılan maldaki ayıpların ihbarı herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının kanıtlanması şekle tabidir. Tacirler arası ticari satımlarda ayıp ihbarının 6102 Sayılı TTK.'nun 18/3 maddede öngörülen şekilde yapıldığı kanıtlanmalıdır. Diğer bir anlatımla bu yön ispat koşuludur.
Davacı tarafa ön inceleme duruşmasında, dava dilekçesinde aracın ayıplı olması sebebiyle ayıptan kaynaklanan haklar talep edildiği hem de aracın kullanılamaması sebebiyle zarar talep edildiği,bu taleplerin ayrı kalemler olup, tek bir dava değeri gösterildiğinden, bu taleplerin miktarlarının ayrı ayrı belirtilerek, eksik harcın diğer celseye kadar tamamlanmasının istenilmesine yönelik ara karar kurulduğu ve davacı vekilinin 19/11/2019 tarihli beyan dilekçesi ile aracın ayıplı olması sebebiyle, 269.966,10-TL, aracın kullanılmaması sebebiyle uğranılan zarar 17.759- olduğu ve bu miktarlar üzerinden harç yatırılmıştır.
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı ile davalı ... Mot. Araçlar. ve İnş. San. Ve Tic. A.Ş arasında 29/06/2017 tarihinde 269.966,10 TL bedel ile ... plakalı kamyon cinsi aracı satın aldığı, satın aldıktan sonra araçtaki kartel yağ değişim sensörü, adlue contasında kaçak olması, diferansiyel keçede kaçak olması, araçta su kaçağının olması, motor ve şanzıman arasında yağ kaçağı olması, araç kalkışlarında vurma sesi ve yağ seviyesindeki müşürlerdeki kaçak sebebiyle arızalar olduğu ve 15 defa servise götürüldüğü ve davalılara 28/12/2018 tarihli Bursa 19. Noterliğinin 18381 numaralı ihtarnamesi ile ayıbın bildirildiği anlaşılmakla ayıp ihbarı yönünden davacının aracı servise götürülmesi ve noter ihtarnamesinin çekildiğinden, davacı tarafından yasal ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılmakla uyuşmazlığın aracın ayıplı olup olmadığı, ayıbın türü açık ayıp mı gizli ayıp mı ayıbın giderilip giderilemediği noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda dava konusu araç üzerinde teknik bilirkişilerle yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda düzenlenen 19/10/2022 tarihli bilirkişi heyetinin raporunun önceki raporları irdelediği ve değerlendirdiğinden hüküm kurmaya elverişli ve olaya uygun olduğu anlaşılmakla bu rapora itibar edilerek, dava konusu araçtaki arızaları keşif tarihi itibariyle giderildiği, araçtaki yağ karteri sensör bağlantısında ve Adblue sisteminde terleme şeklinde sızıntı görülse de bu arızanın araç konfor ve güvenliğine etkisi olmadığı, söz konusu arızaların bedelle indirim gerektirecek bir ayıp niteliğinde olmadığı, araçtaki yağ eksiltmesinin araç teknolojisi bakımından normal seviyede olduğundan aracın misli ile değişim ve ayıp sebebiyle bedelden tenzil gerektirecek bir ayıbın söz konusu olmadığından davacı tarafından bu talepler yönünden açılan davanın sübut bulmadığından reddine, davacının aracın kullanmaması sebebiyle kazanç kaybı bedelinin, dava konusu aracı serviste kaldığı süre ve davacı ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 19/10/2022 tarihli bilirkişi heyetinin raporu ile davacının zararının 41.207,21 TL olduğu, davacı tarafından beyan dilekçesi ile 17.759 TL talepte bulunduğundan taleple bağlılık ilkesi geriği 17.759 TL yönünden kazanç kaybı talebinin , davalı ... Mot. Araçlar. ve İnş. San. Ve Tic. A.Ş nin satıcı , diğer davalının üretici firma olması sebebiyle araçtaki arızalardan sorumlu olduğu ve serviste kaldığı sürede kullanılamaması sebebiyle kazanç kaybından sorumlu olup davalılar yönünden kabulune karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
A-Davacı tarafın aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ya da ayıp oranını tespit edilerek satış bedelinden indirilmesi taleplerinin reddine,
B-Davacı tarafın kazanç kaybı talebinin kabulü ile 17.759 TL kazanç kaybı alacağının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.213,11 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39 TL' ve tamamlama harcı 4.828,23 TL'nin mahsubu ile bakiye fazla kalan 3.700,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 660 TL davalılardan alınarak, bakiye 660 TL nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 10.700 TL, tebligat, müzekker, posta masrafı 1.208,1 TL, keşif harcı 956,8 TL , olmak üzere toplam 12.864,9 TL yargılama giderin davanın kabul ve red oranına göre 6.432,45 TL ve 1213,11 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.645,56 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT' 13/1. maddesine göre belirlenen 9.200 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 40.795,25TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-HMK'nun 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/11/2022
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ..
¸e-imzalıdır.