T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/552
KARAR NO: 2022/1390
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16257-52689-....] UETS
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16948-49862-...] UETS
DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 29/09/2020
KARAR TARİHİ: 14/12/2022
YAZIM TARİHİ : 29/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatif yönetim kurulunun 01/07/2020 tarih ve 205 sayılı kararıyla 2015-2020 yılı Mart ayları arasındaki 9.400,00 TL aidat ve 2.987,25 TL faiz borcunu ödemediği iddiasıyla üyelikten ihracına karar verildiğini öncelikle davalı Kooperatif tasfiye aşamasında olduğu için tasfiye aşamasına geçmeden önce verilen yetkilerin bu aşamada kullanılamayacağını ve yönetim kurulunun yetkisiz olduğunu, müvekkiline aynı hususları aynı miktarı havi iki ihtarnamenin gönderilmediğini, kooperatif yönetiminin PTT aracılığıyla gönderdiği yazıda toplam 40.160 TL ( 38.960 + 1.200 ) aidat borcu olduğunun yazıldığını, gecikme faizinin bu bedele dahil olmadığının yazıldığını, müvekkilinin bu dönemlere ait borcu olmadığının menfi tespit davası ile sabit olduğunu, ikinci ihtar ile aynı içerikte olacak birinci ihtarname gönderilmeden ikinci ihtarnamenin gönderildiğini ve ihraç kararı alındığını, Y11.HD. 17.06.2003 tarih ve 2003/685 E.-6505 K. Sayılı kararında "Usulüne uygun olmayan ihtarnameler ve geçerli şekilde tebliğ edilmeyen ihtarnameler sonucu ihraç kararı verilemeyeceği" hükmedildiğini, kaldı ki ödeme yeri gösterilmediğini, davalı kooperatifin aidatlarını yatıracağı ve yapılan ödeme ve harcamaların denetlenebileceği resmi bir para hesabının bulunmadığını, 2020 yılı Genel Kurulunda hesap numarası bildirilmediği için müvekkilinin PTT aracılığıyla 2.100,00 TL yi kooperatif yetkilisine gönderdiğini, 2015 tarihinden beri tahakkuk ettiği bildirilen aidat borcunun müvekkiline tebliğ edilmediğini ve müvekkilinin genel kurul toplantılarına davet edilmediğini, istediği halde genel kurul tutanaklarının kendisine verilmediğini; dava konusu çıkarma kararının hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, ihraç kararına dayanak ihtarnamede belirtilen borç miktarının gerçeği yansıtmadığını, 9.400 TL aidat ve 2.985 TL gecikme faizi olmak üzere 12.387,25 TL istendiğini, gerçeği yansıtıp yansıtmadığının denetlenemediğini,müvekkilinin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğini ve müvekkilinin borcu olmadığının tespiti için Bursa 2.ATM. 2014/496 E., 2015/1037 K. Sayılı menfi tespit davası kapsamında tanzim edilen 15.06.2015 tarihli bilirkişi raporuyla 28.02.2014 tarihi itibariyle müvekkilinin davalı Kooperatiften 6.979,00 TL alacaklı olduğunu ve alacağı var iken borçlu olduğunu iddia ederek ihraç kararı alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kooperatifte eşitlik ilkesinin uygulanmadığını, aynı durumda olan diğer üyelerin ihraç edilmediğini, ihraç talebine konu ihtarnamede istenen gecikme faizinin istenemeyeceğini, ihtarnamedeki aidat ve faiz borcu talebinin Koop.K.23.md. aykırılık taşıdığını, kooperatif yöneticilerinin işlemlerinin kasti ve keyfi nitelikte bulunduğunu ve kooperatifin usulsüz ihraç işlemini Necaattin Özdemir ve ...'na da uyguladığını ve müvekkiline ait daireyi yönetim kurulu başkanı ... adına, Necaattin Özdemir adına olan daireyi aynı yönetim kurulu başkanının kızı adına ve Selahattin İsmailoğlu'na ait daireyi yönetim kurulu üyesi ...l'un kardeşi adına tescil ettirildiğini belirterek davalı kooperatif yönetim kurulunun 01/07.2020 tarih ve 205 sayılı ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının, 12.387,25 TL borcu olduğu ve bu borcunu verilen sürede ödemesi gerektiğinin ihtar edildiğini; ancak davacının borcu olmadığını iddia ettiğini, ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının müvekkil kooperatif genel kurulunda alınan kararlar doğrultusunda hesaplanan borç olduğunu ve ispatlamak için 2015 yılı ve sonrasına ait Genel Kurul karar tutanaklarını sunduklarını, davacının da her üye gibi ödemesi gereken bu aidat miktarını bildiğini, genel kurul tutanaklarında belirtilmiş olan ödenmeyen aidatlarla ilgili gecikme faizi uygulanmasında hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceğini, genel kurul toplantılarına katılmayan davacının, talep ettiği halde kendisine, tutanak verilmemesinin asla söz konusu olmadığını ayrıca, davacının açmış olduğu menfi tespit davasının halen yargıtay incelemesinde olduğunu ve kesinleşmediğini, üyeler arasında ayrımcılık yapıldığı, tahakkuk eden aidatların diğer üyelerden talep edilmediği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının iyi niyetli olmadığını, borçlarını ödemedikleri için, üyelikten ihraç edilmiş olan, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım üyelerin, kronolojik sırasıyla şikayet etmeleri üzerine, 2007 yılında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan gönderilen müfettiş tarafından kooperatif hesaplarının denetlendiğini, 20.04.2007 tarihli tespit tutanağına göre davacının 95.170.550.000.- TL borcunun bulunduğunu tespit edince davacının açtığı Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 2006/341 Esas sayılı ihracın iptali davasından feragat ettiğini, 26.04.2008 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına gelen davacı ve diğer üyelerin hatalı olduklarını kabul ettiklerini beyan ederek yeniden üye olma talebinde bulunduklarını, yönetim kurulunu, biriken borçlarının ödenmesi koşuluyla, yeniden üyeliğe alınma hususunun iki ay sonra tekrar görüşülmesi konusunda ikna ederek bu yönde bir karar aldırdıklarını, iki ay sonra, diğer borçlu üyelerle birlikte, Bakanlık Müfettişinin belirlediği borcun büyük bir kısmından vazgeçilerek, davacının da borçlarını yeniden yapılandırdığını ve davacının borcu 16.300.- TL olarak belirlenerek bu borcu ödemesi halinde yeniden üyeliğe alınabileceğinin kendisine bildirildiğini ve davacının da kabul ederek genel kuruldan bu yönde karar alınırsa, borcu ödeyeceğini belirttiğini, ayrıca borcu ödeyeceği hususunda noter onaylı bir de taahhütname verdiğini, 30.11.2008 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 7. gündem maddesinde, bu kişilerin durumu görüşüldüğünü ve yeniden üye olmak isteyen bu kişilerin, belirlenen borçlarının, 2008 yılı sonuna kadar ödenmesi halinde, yeniden üyeliğe alınmalarına karar verildiğini, noter tasdikli taahhütnameye ve Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan bu karara rağmen, davacı da dahil, ihraç edilen hiç bir üyenin, kendilerine tahakkuk ettirilen borcu yıl sonuna kadar ödemediklerini, oturdukları daireleri de teslim etmeleri istenince Kooperatif Yönetim Kurulundan, kendilerine yeniden süre tanınmasını istediklerini, bunun üzerine, 28.06.2009 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısının 11. maddesinde, yeniden üye olmak isteyen bu kişilerin ve diğer üyelerin, ödemesi gereken aidat borçlarından, 7.380.-TL 'er düşürülmesine ve kalan borcun da 15 Ağustos 2009 tarihine kadar ödenmesi ve Yönetim Kuruluna başvurulması halinde yeniden üyeliğe kabul edilmesine karar verildiğini ancak, Kooperatif Yönetiminin bütün bu iyi niyetine rağmen, davacı da dahil, yeniden üyelik isteyen kişilerden hiç birisi, belirlenen borcunu ödeyerek, Yönetim Kuruluna başvuruda bulunmadığı için davacının da içinde bulunduğu kişilerin yeniden üyeliğe alınmadığını, 27.02.2010 tarihinde Yönetim Kurulu toplanarak, üyeliklerini kaybeden üyelerden boşalan dairelerin B grubunda daire bekleyen ortaklara verilmesine, bu arada davacının hissesinin de ...’a verilmesine karar verildiğini ve daha sonra yapılan 19.06.2010 tarihli Genel Kurul toplantısının 13. gündem maddesi ile yeniden üye olmak için gerekli şartları yerine getirmeyen bu kişilerin kayıtlarının silinmesine karar verildiğini, davalı kooperatifle hiç bir bağı kalmamış olan davacı daireyi tahliye ve teslim etmemekte direnince, taşınmazın yeni maliki ... tarafından davacı aleyhine "El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil Davası" açıldığını, Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2010/679 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda, mahkemenin, 12.12.2013 tarih ve E:2010/679, K:2012/578 sayılı kararıyla, davanın reddine karar verildiğini ancak Yargıtay 23. HD’nin 13.10.2014 tarih ve E:2014/2156 K:2014/6225 sayılı kararıyla bozulduğunu ve ardından davacının karar düzeltme talebinin Yargıtay 23.HD’nin, 25.12.2015 tarih ve E:2015/1476, K:2015/8477 sayılı kararı ile reddedildiğini; daha sonra davacının 17.07.2012 tarihinde, "Kooperatif Üyeliğinin Tespiti" talebiyle dava açtığını ve Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Kapatılan) 2012/280 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada Kooperatifin 30.11.2008 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan 7 no.lu kararı ile davacının yeniden üyeliğe kabul edildiğini gerekçe göstererek, davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verildiğini, mahkeme kararıyla üyeliğinin devam ettiği tespit edilmesine rağmen davacının, kooperatife olan borçlarını ödememekte direndiğini ve bunun üzerine Kooperatif Yönetim Kurulunun 24.10.2015 tarih ve 184 sayılı kararıyla davacının kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, davacı tarafından ihraç kararının iptali talebiyle açılan davanın Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/25 Esas sayılı dosyası üzerinden görülerek davanın kabulüne karar verildiğini ve henüz Yargıtay’da temyiz aşamasında olduğunu, üyelikten ihraç edilen bir üyenin, ihraç kararı kesinleşinceye kadar da üyelikten kaynaklanan hak ve yükümlülüklerinin devam ettiği ve davacı borçlarını ödememekte ısrar ettiği için Kooperatif Yönetim Kurulunun 01.07.2020 tarih ve 205 sayılı kararıyla yeniden kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesine karar verildiğini, alınan işbu kararın Edremit 3. Noterliğinin 06.07.2020 tarih ve 04886 yevmiye nolu tebliğnamesi ile 14.07.2020 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiğini, davacının 2006 yılından bu yana, sürekli kooperatif yönetimi hakkında şikayetlerde bulunma, sürekli alınan kararlardaki ifade zafiyetlerini kullanarak davalar açma ve hiç bir bedel ödemeden daire sahibi olmanın peşinde olduğunu ve Kooperatif Yönetim Kurulunun, davacıya ve birlikte hareket eden birkaç kişiye, son derece iyi niyetle yaklaşmasına rağmen, onlardan bu iyi niyetine karşılık bulamadığını beyan ederek davacı hakkında alınan ihraç kararı hukuka uygun ve davacının açtığı davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
KANITLAR:
Davalı kooperatif kayıtları, Bursa 2.Asl.Tic.Mah.2014//496 esas sayılı dosyası,
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava hukuki niteliği itibarıyla; davacının kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 01/07/2020 tarih 205 sayılı kararının iptali davasıdır.
Davacı,davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 01/07.2020 tarihli genel kurul toplantısında yasaya aykırı olarak kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini belirterek, 01/07.2020 tarih 205 sayılı kooperatif üyeliğinden ihracına dair verilen yönetim kurulu kararının iptalini talep etmiştir.
Davacının kooperatif üyesi olduğu ve 01/07/2020 tarihli genel kurul toplantısının 205 numaralı kararı uyarınca davacının kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiği tarafların kabulünde olup tartışmasızdır.
Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, kooperatif dosyası getirtilerek incelenmiştir.
Davacı tanıkların dinlenmesi için Edremit Nöbetçi Asliye Hukuk ve Zonguldak Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır.
Zonguldak 3.Asl.Huk.Mah.2021/19.Tal.sayılı dosyasında davacı tanığı Kemal Atalay beyanında; davacının eşi olduğunu beyanla tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılarak tanıklık yapacağını bildirdiğinden dinlenildiği, beyanında; "2004 yılında yapılan kura sonucunda dairemizi aldık, 2004 yılında evimizde ikamet etmeye başladık halen de ikamet etmekteyiz, 2010 yılında kooperatif başkanı olan ... isimli şahıs bazı dairelerin tapusunu vermedi, bize ait olan tapuyu ise kendi üzerine yapmıştır, benim eşimin kooperatife karşı bir borcu olmamasına rağmen Yargıtay tarafından iki defa da eşimi kooperatiften çıkarma davası red olunmasına rağmen bize bu dava açılmıştır, Genel Kurul Kararları da davacı olan eşim ile paylaşılmamaktadır, önceki dosyalarımızdaki bilirkişi raporlarında da kooperatif başkanı ...'in hayali borçlar çıkararak bizleri borçlu çıkarmaya çalıştığı anlaşılmıştır, ayrıca 2015 Temmuzdan sonra hesaplamanın da hesaplamanın doğru olarak mahsubunun yapılması ve buna göre doğru olarak mahsubun çıkışının yapılması gerekmektedir, benim anladığım kadarıyla kooperatif başkanı ... kendi kooperatiften sahip olmak istediği yerlere yönelik üyeler arasında farklı eşitsiz işlem yapmaktadır, tanıklık ücreti talep etmiyorum.." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Edremit 3.Asl.Huk.Mah.2021/25 tal.sayılı dosyasında dinlenen davacı tanığı ... beyanında; ".... Ben Altınyunus Kooperatifi üyesiyim. Davacı ... komşum olmaktadır. Davalı kooperatif kötü niyetli olarak davacı, ben ve birkaç kişiyi daha çok mağdur etti. Bizi hiçbir toplantıya davet etmedi ve alınan aidata ilişkin kararları bize bildirmedi. Aidata ilişkin hiçbir ihtar tarafımıza göndermedi. Yine kötü niyetli olarak bizim haberimiz olmadığı bir borçtan bizi kooperatif üyeliğinden atarak söz konusu dairelerimizi almak istemektedir. Ben zaten davalı kooperatiften tapumu da alamadım. Parasını ödeyerek aldığım dairenin tapusunu bir başkasına devretti. Bununla ilgili açmış olduğum menfi tespit davası yani borçlu olmadığıma ilişkin davayı da Yargıtay onadı. Davacı da benim ile aynı mağduriyeti yaşamaktadır. Hiçbir şekilde haberimiz olmayan borçlardan bizi sorumlu tutarak kooperatife bizi borçlu göstermektedir. Beni bir kere 2016 yılında genel kurul toplantısına davet ettiler. O genel kurul toplantısında da bizim ihracımıza ilişkin kararlar alınmıştı. Bize hiçbir şekilde söz hakkı verilmedi. Zaten genel kurul da başkan baba, kızı, oğlu ve babanın erkek kardeşinden oluşuyordu. Tapusu olan kişilerden de toplantı için vekalet almışlardı. Çoğunluğu bu şekilde sağladılar. Bizim dışımızda toplantıda kimse yoktu. Tapusu olan arkadaşlara sorduğumda toplantıdan haberi olmadıklarını söylediler. Ayrıca şunu da eklemek istiyorum davacı ben ve birkaç arkadaşımız dışında tapusu olan kişilere aidat borcuna ilişkin ihtar gönderilmektedir. Bunu arkadaşlarımdan bizzat gördüm. Ancak bize aidat kararı alınan dönemde hiçbir şekilde ihtar gönderilmedi. Biriktirilerek toplu bir şekilde bizden talep edildi. Bu davaları açmadan önce de aidat borçlarımızı öğrendik. Davalının amacı tamamen bizi yıldırarak bizi hiçbir şekilde haberdar etmediği aidatlardan borçlu göstererek üyelikten çıkarmaktır. Davalı bizim dışımızdaki üyeleri bizim açtığımız davaları dahi bildirmektedir. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya ve kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bir SMMM ile kooperatifler hukukçusundan tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 18/01/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalı kooperatif yönetim kurulunun 01.07.2020 tarih ve 205 sayılı ihraç kararının davacıya 14.07.2020 günü tebliğ edilmiş olup; dava 29.09.2020 tarihinde 3 aylık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığını, ihraç kararının üye ...'ın 2015 yılı başı - 03/2020 arasında parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesine ilişkin olduğu (1.) ve (2). İhtara konu aynı miktara havi ve aynı zamanda genel kurul tutanaklarına uygun borcu, kendisine tebliğine rağmen yasal ihtar süreleri içinde ödememesi sebebiyle verilen ihraç kararının şekli şartlara uygun olduğu, ihraca konu ihtarnamelerde verilen sürelerin 1.ihtarname 10 gün, 2.ihtarname 1 ay olmak üzere kanuna ve ana sözleşmeye uygun olduğu, davalı kooperatif genel kurulunun 26.04.2008 tarihli kararıyla yönetim kuruluna, üyelikten ihraç yetkisinin verildiği ve 01.07.2020 tarih ve 205 sayılı ihraç kararına , Yargıtay İçtihatlarına uygun şekilde yönetim kurulu üyelerinin tamamının katılarak imzaladığı, her ne kadar ihtarnameler , şekil yönünden yasal şartları taşısa da davacının kooperatiften ihracının yasaya aykırı ve geçersiz olduğunun düşünüldüğü, ihracı düzenleyen Kooperatifler Kanunun 16.md. son fıkrası 1.cümlede "Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz." hükmüne rağmen üye kaydetmeye yetkili yönetim kurulunun, daha davacı ...'ın ihracı kesinleşmeden, başkan ...'ı yeni üye alması Kooperatifler Kanununun işbu emredici hükmüne aykırı olduğu, üyelik tarihi, davacı aleyhine kesinleşen meni müdahale ve ecrimisil davasına ait Yargıtay 23.HD. 13.10.2014 tarih ve 2014/2156 E., 2014/6225 K. sayılı kararından tapuda ferdileşme tarihi olarak olarak belirtilen 14.05.2010 öncesine isabet ettiği, davacı ve davalı vekili beyanına göre, başkan ...'ın işbu üyeliği halen devam ettiğii, o halde davacının üyeliği yerine geçen ve kayıtlara göre en az son 15 yıldır kesintisiz başkanı olan ...'ın, gerek B 1 D:3'e yeni üye olduğu tarihte ve gerekse davacının dava konusu ihraç kararına imza attığı tarihte, davacı ...'ın B1 D:3 üyesi olduğunu bilmediğinin düşünülemeyeceği, bundan başka davacı ...'ın zilyetliğinde bulunan ve üyeliğine karşılık gelen 168 parseldeki B 1 Blok 3 nolu bağımsız bölüme ait üyelik, mülkiyetin naklini davalı Kooperatiften isteyemeyeceğini, çünkü davacı ...'ın üyeliğe ait bağımsız bölüm tapuda , başkan ...'a ait olduğu , kooperatiflerinde ortak sayısı , konut sayısından fazla olamayacağı , somut olayda mevcut duruma göre ortak sayısı , konut sayısından fazla olduğu, davacı Sema Atalay'ın , ihraç tarihinde , ihtarnamelere konu borcunu ödeyerek davalı Kooperatiften üyeliğine isabet eden konutun mülkiyetinin naklini istemesi halinde, kooperatif ifa imkansızlığı içinde olduğu, davacı Sema Atalay'ın üyeliği devam ederken, üyeliğinin karşılığı olan bağımsız bölümün mülkiyeti, kooperatif uhdesinde değil, üye ...'da bulunduğu bu nedenle konut yapı kooperatiflerinde nihai hedef olan mülkiyetin davacıya teslimi için ifanın imkansız olduğu durumda, davalı kooperatifin, davacıyı üyelikten ihraç etmek için ihtarnameler keşide etmesinin, ihraç kararı almasının hukuki dayanağı bulunmadığından ihraç kararı geçersiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine bilirkişi kurulundan ek rapor aldırılmıştır.
16/08/2022 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda; Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/496 Esas 2015/1037 K. sayılı kararı şeklen kesinleşmişse de aynı zamanda maddi anlamda kesinlik taşıdığı kabul edilse dahi, davacının borcu olmadığını ileri sürerek ihtar sürecinde hiç ödeme yapmaması , hukuka uygun olmadığı, B 1 D:3 daire , davacının zilyetliğinde olup, dairenin tapusu üçüncü kişi ( Kooperatif başkanı) ...'a ait olduğu, tapudaki ferdileşme tarihi 14.05.2010 tarihinde davacı ve davalı vekili beyanına göre , başkan ...'ın işbu üyeliğini halen devam ettiği, Bursa 4.Asliye Ticaret Mah. 2012/280 E., 2012/58 K. Sayılı karara konu kooperatif üyeliğinin tespiti davası 17.02.2012 tarihinde ... tarafından davalı .... aleyhine açılan davada yargılama sonucunda dava 27.02.2010 tarih ve 133 sayılı ihraç kararının iptali ile davacının kooperatif üyesi olduğunun kabulüne karar verildiği bu durumda davacıya ait B1 D3 üyelik , davacı ... eliyle ...'a devredilmediğinden, ...'ın üyeliği , yasaya uygun olmadığı, yapı kooperatiflerinde bağımsız bölümlerin bir üyeye isabet edeceği ,üye sayısının konut sayısından fazla olamayacağı, davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerde kesinleşen alacağın mahsup edilmeden alacak rakamının gerçek olarak belirlenmediği, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı ile alınan ihraç kararında kooperatifin niyeti sebebiyle TMK 2.md. dürüstlük kuralına aykırı davrandığı bildirilmiştir.
Bursa (Kapatılan) 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin2012/280 esas-2012/58 karar sayılı dosyasında açılan kooperatif üyeliğinin tesbiti davasında davanın kabulüne ve davacı ...'ın kopperatif üyeliğinin tesbitine karar verilmiş ve karar 23/08/2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkememizin 05/02/2016 tarihinde kesinleşen 2014/496 esas-2015/1037 karar sayılı dosyasında,dava tarihi itibarıyla davacının davalı kooperatife aidat borcunun bulunmadığı, bilakis kooperatiften alacaklı olduğuna karar verilmiştir.
Yine mahkememizin 2016/25 esas-2017/1010 karar sayılı dosyasında açılan 24/10/2015 tarihli davıcının kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali davasında davanın kabulüne ,ilgili kararın iptaline karar verilmiş karar 26/01/2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı davalı kooperatifin üyesi olup, yapılan kura çekimi sonucu kendisine isabet eden B Blok Kat.1 No.3 daireyi teslim almış ve ikamet etmeye başlamış ancak tapusu davacıya verilmemiştir.
Daha sonra davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından davacının hissesi yönetim kurulu başkanına devredilmiş gibi işlem yapılarak taşınmazın tapusu yönetim kurulu başkanı ... adına tescil edilmiştir.
İptali istenen 01/07/2020 tarih ve 205 sayılı yönetim kurulu kararında davacının aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ihracına ilişkindir.
Bilirkişi raporunda da tesbit edildiği üzere kooperatif tarafından talep edilen aidat tutarı davacının gerçek borcundan daha düşük olup,1.ve 2.ihtarname usulüne uygun düzenlenerek tebliğ edilmiştir. Davacının bu yöndeki iptal gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Ancak davacı hakkındaki ihraç kararının iptaliyle ilgili dava devam ederken, davalının yerine kopperatif yönetim kurulu başkanı ...'ın üyeliğe alınması ve davacının dairesinin bu üyeye tahsis edilmesi Kooperatifler Kanunun 16.maddesindeki haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortaklar yerine yeni ortak alınamaz kuralına aykırıdır.
Yine davacının ihraç kararı kesinleşmeden yerine ...'ın üye edilmesi nedeniyle yapı kooperatiflerindeki ortak sayısı konut sayısından fazla olamaz kuralına da aykırılık teşkil etmiştir.
Kaldı ki kooperatif üyesi olan ve kendisine isabet eden daireyi teslim alan ancak kooperatifin tek yanlı işlemiyle dairesi bir başkası adına tapu edilen davacının üyeliğiyle ilgili sorunlar halledilmeden aidat ödemesini beklemek iyiniyet kurallarına da aykırıdır.
Bu nedenlerle 01/07/2020 tarih 205 sayılı karar ile kooperatiften ihracına karar verilmesi usul ve yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğundan kararın iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne, davalı kooperatifin 01/07/2020 tarih ve 205 sayılı davacının kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 80,70 TL harcın peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50-TL harcın davalıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 2.095,20- TL yargılama gideri ile 54,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı yararına ölçümlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflar tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından kalan tutarın hüküm kesinleştiğinde yatıranına iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/12/2022
Başkan ...Üye ... Üye ... Katip ...
¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır.
Davacı gideri;
62,20- TL ilk gider,
1.600,00 TL bilirkişi ücreti,
433,00-TL tebligat ve posta gideri,
2.095,20-TL toplam gider