T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2021/124 Esas - 2022/1256
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/124
KARAR NO: 2022/1256
BAŞKAN: ..
ÜYE: ....
ÜYE:..
KATİP: ...
DAVACILAR : 1- ... - ..... 2- ... - ...
3- ... - ......
VEKİLİ: Av. SERVET ÇAĞIL - [16338-33453-..] UETS
DAVALI : TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av..... - [16574-75070-....] UETS
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 11/02/2021
KARAR TARİHİ: 09/11/2022
YAZIM TARİHİ: 17/11/2022
Mahkememizde görülmekte Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacılar vekili dilekçesinde özetle ; Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2020/5142 esas sayılı dosyası ile davalı müvekkillerine karşı icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine esas olmak üzere 20.09.2012 ve 30.06.2017 tarihli 2 ayrı kredi sözleşmesini dayanak gösterdiklerini, bu kredi sözleşmesinde 20.09.2012 tarihli sözleşmede davacı müvekkillerden ...’ın kefil olarak imzası bulunduğunu, diğer başvurucu ...'ın ise kefil olarak imzasının bulunmadığını, sadece eşinin kefilliğine onay veren olarak imzası bulunduğunu, Bursa 6.İcra Müdürlüğü 2020/5142 esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı, senedin kambiyo vasfında olmadığı gerekçesiyle Bursa 8.İcra Hukuk Mahkemesi 2020/456 esas sayılı dosyası ile dava açılmış olduğunu ve bu davanın halen derdest olduğunu,senet tanzim tarihi olan 20.03.2013 tarihinde bankadan 500.000,00 TL’lik para çıkışı olup olmadığı araştırması yapılınca, bu tarihte bu miktar para çıkışı olmadığı dolayısıyla kambiyo evrakının da usulsüz olduğunun görüleceğini, karşısında kamu bankası niteliğinde bir kurum mevcut olduğunu, 2013 tarihinde verilmiş olan bir krediden dolayı 7 yıl sonra sıfır faizle takip yapılması aynı zamanda kamuyu zarara uğratma niteliğinde de olacağını, işbu açığa alınmış kambiyo evrakının sonradan doldurulmuş olduğu; dolayısıyla açığa imzanın kötüye kullanılması, bedelsiz senedin kullanılması ve güvenin kötüye kullanılması suçlarının ceza kanunu açısından oluştuğunu, teminat senetlerinin kambiyo evrakı olarak kullanılamayacağını, Yargıtay 12.HD 2006/11905 E -2006/14673 K sayılı kararında’’bu senetlerde temel ilişki(sözleşme) ile senet arasındaki bağlantı yazılı delil ile kanıtlandığı takdirde;mezkur senetlerin,kayıtsız şartsız bir borç içermedikleri gerekçesiyle bono niteliğinde görülemeyeceğini sonuç olarak lehtar/hamil tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yapılamayacağını" bu kararında ve birçok kararında belirtildiğini, bu haliyle;bir sözleşme neticesinde teminat senedi olarak alınmış olduğu, karşı tarafça da kabul edilmiş olduğundan dolayı işbu senet kambiyo vasfında olmadığından kambiyo takibine konu edilemeyeceğini, dolayısıyla senedin iptali gerektiğini, bu kambiyo evrakına dayanak gösterilen 20.09.2012 tarihli kredi sözleşme ve ekleri incelendiğinde davacılardan, ...’ın kefil olmadığı; sadece eşinin kefaletine onya veren olduğu görüldüğünü, dolayısyla sözleşmeye aykırı bir şekilde ...’ın borçlu gösterilmesi nedeniyle de kambiyo evrakının iptali gerektiğininden bahisle Bursa 6.İcra Müdürlüğü 2020/5142 esas sayılı dosyasındaki icra takibinin ihtiyati tedbir ile durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili bankanın davalılardan alacaklı olduğunu , takip konusu senedin sonradan doldurulmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddi ile davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLAR:
İcra dosyası, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi,
KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2020/5142 Esas sayılı icra takibinden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, icra takip dosyası getirtilerek incelenmiştir.
Davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... 16 Yayıncılık Matbaacılık Ltd.Şti.
arasında arasında imzalanan Ticari Kredi Sözleşmeleri 20.09.2012 ve 30.06.2017 tarihli 2 adet kredi sözleşmesine davacıların müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu dava dışı firmaya kullandırılan kredilere teminat amacıyla itiraza konu bono
düzenlenerek, davalı bankaya teslim edildiği, banka borcunun ödenmemesi
sebebiyle, alacağın tahsili amacıyla davacı borçlular hakkında Bursa 6. İcra Müdürlüğü'nün
2020/5142 Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde ve davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak konusunda uzman bankacı bilirkişiden tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor aldırılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 12/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı banka gibi diğer bir çok bankanın kredi kullandıracakları
müşterilerinden Genel Kredi Sözleşmesi dışında; asıl borçlu ve kefillerinin borçlu, kredi kullandıran bankanın alacaklı olduğu kambiyo senedini portföye almakta, borcun
ödenmemesi halinde sözkonusu kambiyo senedi üzerinden “Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yoluyla” da icra takibine giriştiklerini asıl borçlu ve kefillerinin borçlu olduğu kambiyo senedinin portföye alınması, kredi kullandıran banka yönünden ilave bir teminat teşkil etmemesine karşın bu uygulama, kambiyo senedi üzerinden yapılan takipteki hız ve senede yapılacak itirazların sınırlı olmasından kaynaklandığı, takip konusu bononun; 21.09.2012 tarihli 395.000,00 TL. bedelli GKS. içinde sözleşme limitinin 105.000,00 TL arttırılarak 500.000,00 TL tutarına çıkarılarak 20.03.2013 tarihinde düzenlendiği, hesaplanan faizin, icra takibinde talep edilenin üstünde olup, taleple bağlılık ilkesi gereği, davacı borçlular ..., ... ve ...’ın takip tarihi itibariyle sorumlu oldukları borç tutarının , 500.000,00-TL asıl alacak
1.111,11- TL avans faizi olmak üzere toplam 501.111,11-TL olup, takibin; icra harç ve masrafları, vekâlet ücreti ve asıl alacak tutarına takip tarihinden
ödeninceye kadar işletilecek *değişen oranlarda avans faizi* ile birlikte, tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi geri ödemelerin TBK. ‘nun 100. maddesi uyarınca önce faiz ve
masraflardan düşümü sağlanmak kaydıyla tahsilinin gerekeceği kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
İcra takibine konu bononun 21.09.2012 tarihli 395.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi içinde, sözleşme limitinin 105.000,00 TL. arttırılarak 500.000,00 TL. tutarına çıkarıldığı 20.03.2013 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı borçlular, kambiyo senedinin imza dışında alacaklı banka tarafından
doldurulduğunu ileri sürmekte ve takibin iptalini istemektedir. Dava konusu bononun hamili davalı TC. Ziraat Bankası’dır. TTK 680. Madde IV maddesinde "..Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.." hükmünü içermektedir.
Davacı borçlular, imza inkârında bulunmadıklarına göre hamil bankanın bonoyu kötüniyetle iktisap etmediği açıktır.
Yargıtay içtihatları gereğince; “açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı olarak
doldurulduğuna ilişkin iddianın davacılar tarafından yazılı delille ispat etmek zorundadır.
Tüm dosya kapsamına göre; davacılar tarafından icra takibine konu bononun açığa atılmış imza sebebiyle ve kredi sözleşmelerinde kefalet ilişkisinin geçerli olmaması sebebiyle menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de; söz konusu bononun kambiyo senedi vasıfları taşıdığı, icra takibinin geçerli olup takip konusu borçtan davacıların sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların davasında kötü niyetli oldukları ıspatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı ...'ın eşi ...'ın eşi olarak kefilliğe rızasını gösteren imzası olduğundan bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı ... asıl borçlu ... 16...Ltd Şti nin yönetici ortağı olduğundan kefil olabilmesi için eşinin rızasına ihtiyaç yoktur.
Davacı vekilinin beyanından Bursa 8.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/456 esas sayılı dosyasında takibe konu senedin kambiyo vasfında olmadığına dair şikayetlerinin reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiştir.
Davacı tarafından dava konusu senetteki imza inkar edilmediğinden, senedin bedelsiz olup olmadığı davacının kefil olduğu kredi borcunun belirlenmesiyle anlaşılabileceğinden ve davamızın konusu da aslında bu tesbiti yapmak olduğundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/82441 soruşturma sayılı dosyanın neticelenmesi beklenilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatın reddine,
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 80,70- TL harçtan peşin alınan 8.538,75- TL harcın mahsubu ile bakiye 8.458,05-TL harcın karar kesinleştiğinde istem halinde yatırına iadesine,
4-Davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı yararına ölçümlenen 73.122,22- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/11/2022
Başkan ......Üye ...... Üye ...... Katip .....
¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır.