TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/02/2021
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında kumaş aşım satımından kaynaklanan cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu ve takip tarihi itibari ile 1.130.117,90 TL (164.118,21 USD) alacağın karşı tarafça ödenmemesi nedeniyle ... 9. İcra Dairesi Müdürlüğü’nün 2020/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde de davalı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, cari hesap özetinde görüleceği üzere davalı-borçlu şirket tarafından dava konusu borçtan olmak üzere müvekkili şirkete ödemeler yapılmış olup bu durumun davalı tarafından borcun kabul edildiği anlamına geldiğini, davalı şirketin ... 9. İcra Dairesi Müdürlüğü’nün 2020/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirketin takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticari defter kayıtlarında davacıya 96.719,63.-TL borçlu olduğunun gözüktüğünü,karşı tarafın ise 1.130.117,90.-TL’lık icra takibi başlattığını, taraflar arasındaki hesapların birbirini teyit etmemesi ve mutabakatın sağlanmaması nedeniyle davacının davasını kabul etmediklerini, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için tarafların ticari defterleri, fatura, sevk irsaliye ve teslim belgeleri,
BA-BS formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesini istediklerini, davacının hukuki dayanaktan yoksun haksız ve yersiz davasının reddine, davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılarak karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 9. İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasında, 1.130.117,90-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 06/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yılı defterlerini T.T.K’nun 64. Ve 67. İle 213. Sayılı V.U.K.’nun 182. ve 225.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak elektronik ortamda tuttuğu, ... Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğunu, 2016, 2017, 2018, 2019 yılları
defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturacak özellikte olduğu, davalının 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunun öngörmüş olduğu yasal süreleri içerisinde yaptırılmış olduğu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğu, takip tarihi itibari ile davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 94.153,51 TL alacaklı olduğunu, davalının ticari defterlerine göre davalının davacıya 96.719,63 TL borçlu olduğu, davacının kayıtlarında olup davalının kayıtlarında olmayan toplam 495.620,67 TL tahsilatın davacının alacağından düşülmesi gerektiğini ve 94.153,51 TL – 495.620,67 = -401.437,16 davacının davalıya borçlu olduğunu, davalının kayıtlarında olup davacının kayıtlarında olmayan toplam 269.455,00 TL’lık iade çeklerin davacının kayıtlarında olmasa dahi davacının alacağına eklenmesi gerektiği ve 401.437,16 + 269.455,00=131.982,16 TL davacının davalıya borçlu olduğunu, davacının kayıtlarında olup davalının kayıtlarında olmayan toplam 662.510,90 TL karşılıksız çekin bilgilerinin bankadan celp edilmesi gerektiği ve bankadan gerçekten karşılıksız olduğu teyit edildiğinde davacının alacağına eklenmesi gerektiği; 131.982,16 – 662.510,90 = 530.528,74 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının kayıtlarında olup davacının kayıtlarında olmayan toplam 54.265,70 TL’lık ödemenin davalı tarafından ödeme belgelerinin sunulması halinde davacının alacağından düşülmesi gerektiği, 530.528,74 – 54.265,70 = 476.263,04 TL davacının alacaklı olduğu, 2015 açılışındaki 17.369,35 TL’lık fazlalığın belgesinin davacı tarafından sunulması durumunda 476.263,04 + 17.369,35 = 493.632,39 TL davalıdan alacalı olduğu, ... Vergi Dairesi tarafından gönderilen davacıya ait Ba-Bs formlarının 2020-2021 yıllarına ait olması dava konusu yılları yansıtmaması nedeniyle incelenemediği, kaldı ki tarafların ticari defter kayıtlarında faturalarla ilgili bir uyuşmazlığın da bulunmadığı, ... Vergi Dairesi tarafından gönderilen davalıya ait Ba formlarına göre, 2015 ve 2016 yıllarında davalının ticari defterleriyle Ba formlarının birbiriyle örtüştüğü diğer taraftan davacıyla da 2015 ve 2016 yıllarında faturalarla ilgili bir husumetin bulunmadığı, 2017, 2018, 2019 yıllarında her iki tarafın ticari defterlerinde fatura kaydının olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce davacı vekilinin itirazları doğrultusunda davacı defterleri incelenerek ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 14/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; İcra takibi itibari ile davacının 1.130.117,90 TL talebinin olduğu fakat sunulan belgeler üzerinde de yapılan incelemeler neticesinde takip tarihi itibari ile 730.957,86 TL alacağının
olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişi haricinde başka bir SMMM bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları ile davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ve davalı vekilinin önceki rapora karşı itirazları doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, aldırılan 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Taraflarlar arasındaki ticari ilişkinin dövize endeksli olduğu, satış ve tahsilatların yasal defterlere TL olarak kaydedilme zorunluluğunun tarafların esas borç ve alacağının döviz cinsinden olmasını ortadan kaldırmayacağını, dolayısıyla yapılan borç ödemelerinin dövize çevrilerek ayrıca ayrı hesaplarda takibinin yapılması gerektiği, zaten tahsilatı yapılan TL ödemelerinin dövize çevrilirken kendiliğinden 152.308.91 TL kur farkı çıkmış olup ödemesinin de yapılmış olduğu, Davacının bu kur farkına ait faturayı tanzim etme zorunluluğu VUK ve KDV ile ilgili olduğu, taraflar arası hesap bakiyesini etkilemeyeceği, tahsil edilemeyen faturalar tutarı 391.453.91 TL’nın döviz karşılığı 132.302,98 USD olup icra takip tarihindeki kurun 6,854 TL ile değerlendirildiğinde davalının davacıya borcunun 941.074.71 TL olduğu, davalının bilirkişi ek raporuna 28/12/2021 tarihli itirazın açıklama bölümünde ifade ettiği 3 adet 3.000 USD’lik toplam 9.000 USD tutarındaki protesto olan senetler 08/11/2018-07/03/2019 tarih aralığında keşideci tarafından ödendiğinden
senetlerin keşideciye iade edilmiş olduğu, (Tahsilat tablosu) yapılan bu tahsilatın davalının borcundan USD olarak da düşüldüğü bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 18/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Kök raporunun sonucunu değiştirecek herhangi bulguya rastlanmadığı, bu nedenle kök raporunda sonuç olarak bildirdiği tutarların değişmediğini, sonuç olarak ; Davacı ... A.Ş.’nin 137.302,98 USD karşılığı 6,854 USD kuru üzerinden 941.074,62 TL borcu bulunduğu, döviz üzerinden anlaşmalı ticari işlemlerde kur farkı ödemenin gerçekleşmesiyle doğmakta olduğu, fatura tanzimi ödemelerden meydana gelen kur farkıyla ilgili vergisel bir yasal yükümlülük olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce birinci ve ikinci bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğundan bu çelişkinin giderilmesi için dosyanın önceki bilirkişiler haricinde yeni bir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları ve önceki raporlara itirazları doğrultusunda çelişkileri de giderecek şekilde denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Öncelikle davacının fatura kesmeden KDV hesaplamadan talep ettiği kur farklarının geçerliliğinin olmadığı, dövizli cari hesap ekstresinde satılan mala ait fatura karşılığı alınan bedel TL çekle alınmış ve vadesinde ödenmişse kur farkı talep edilemeyeceği görüşünde olduğu, TL çek iade edilmiş ve karşılığında nakit yada havale alınmışsa ve fatura tutarı ödenmişse aradaki kur farkının hesaplanıp iç yüzde ile KDV sinin de hesaplanıp KDV
dahil kur farkı faturasının kesilmesinin gerektiği, bugün için bunu tek tek yapmanın mümkün olmadığı, bu durumda kesilen tüm faturaların tablo halinde kesildiği tarihteki TL ve dolar karşılıklarının tek tek yazılmalı, ödeme olarak verilen TL çeklerden iade edilmeyen ve ödenen çeklerin de varsa adedi ve tutarları bir tabloda gösterilmeli, yapılan TL çek haricindeki senetli nakit havale yolu ile yapılan TL veya dövizli ödemelerin tarihleri tutarları tablo olarak gösterilmesinin gerektiği, davacı tarafın kur farklarını nasıl tespit etmiş olduğuna dair hesaplama tablolarını sunması gerektiği, dosyadaki diğer bilirkişi raporlarından de görüldüğü gibi bunların eldeki evraklara bakarak bilirkişilerce yapılmasının mümkün olmadığı, hangi TL çek hangi fatura için verilmiş hangi iade edilen çeke karşılık hangi ödeme yapılmış bunların bilirkişiler tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu tabloların hazırlanması halinde taraflar arasındaki borç ve alacak rakamlarının doğru olarak tespit edilebilecek olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile bilirkişiden davalı vekili tarafından sunulan flash bellek içerisinde bulunan tabloları da incelemek suretiyle davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, aldırılan 20/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacının 30/06/2020 takip tarihindeki dolar bazında alacağının; 146.372,00-$ olup o günkü kurdan TL karşılığının 1.003.234,00-TL olduğu, Ticaret dolar üzerinden yapılmış olup hesaplamaların da dolar üzerinden yapılmasının gerektiği, dolayısıyla gerçek borç alacak yaratmayan dönem aralarındaki kur farkları dikkate alınmadığı, Davacının dolar bazında alacağının 146.372,00-$ olup, takip tarihindeki TL karşılığı nın 1.003.234,00-TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile bilirkişiden taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda özellikle hesaplamalara da dikkat edilmek suretiyle ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 22/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Usb içindeki tabloların karmaşık olduğu, sonuç almaktan uzak bilgilerle dolu olduğu, davalıdan almış oldukları çeklerin hangisi karşılıksız çıktığının tablolarda olduğunu ama bu çeklere karşılık alınan yeni çeklerin karşılıksız hangi çeklere ait olduğunun belli olmadığı, ... içtihatlarına göre TL olarak kesilen çekler ile ödeme yapıldığında kur farkının istenemeyeceği, hangi çekin vadesinde ödenmiş olduğunun belli olmadığı, bunun gibi eksiklikler nedeniyle hesaplamanın rapor içeriğinde de görüldüğü gibi yıl sonu bakiyeler üzerinden yapılmış, kesilen faturalar, alınan çekler, karşılıksız çıkan çekler, bu çeklere karşılık çekle ya da nakit olarak verilen çeklerin tamamının dolar bazında takip edilmiş ve sonuçta olması gereken dolar alacağı dava tarihindeki kurla çarpılarak TL karşılığının bulunmuş olduğu, Davacının aradaki fark kadar KDV dahil fatura kesmek zorunda olduğunu, Bir diğer konunun KDV konusu olduğu, sundukları tablodan görüldüğü gibi KDV'nin ayrı hesaplanmış olduğunu, Raporda bu konuda ayrıntılı bilginin verildiği, Yasanın kur farkına KDV hesaplanmasını ve hesaplanacak bu KDV nin iç yüzde ile bulunmasını, faturanın KDV hariç değil KDV dahil olması gerektiğini net bir şekilde emrettiğini, 3 er aylık dönem sonlarında ve yıl sonunda eğer o fatura hesabı kapanmamışsa oluşan kur farkı hesaplanır ancak fatura kesilmeyerek kambiyo kar veya zararı olarak deftere işlendiği, Kesilen fatura karşılığı bedelin ödenmesi tamamlanmışsa ya da sözleşmeye uygun olarak verilen çek vadesinde ödenmezse kur farkının hesaplandığı ve faturası KDV dahil olarak kesildiği, ayrıca raporda yer alan ve hesaplama tablosu olarak sunulan tabloda 237.970,00TL yurt içi satış kur farkı derken 19.037,65-TL KDV hesaplayarak toplamda 257.008,00-TL talepte bulunmuş olduğu, Kur farkının doğru hesaplandığı kabul edilse de KDV hariç değil KDV li 237.970,00-TL talep edilmesi gerektiği, bunun hem yasa gereği hem de aralarındaki sözleşme gereği olduğunu, Dosyada bulunan mutabakat incelendiğinde 95.587,88-$ ve 3.614,48-€ nun yukarıdaki hesaplamayla uyduğu, tek farkın 966.55-$ lık kur farkı faturasından kaynaklandığının görüldüğü, bu tarihte dolar kurunun 2.9181-TL olup bu kura göre TL karşılığının 168.109,97-TL olamayacağı, 168.109,57-TL ye 118.000-TL bekleyen çekin eklenmesi halinde gerçek rakama ulaşılmakta olduğu, 286.109,57-TL dolayısıyla mutabakat rakamının 286.109,57-TL olması gerektiği, kök raporda davacının kur farkı talep edebileceğinin belirtilmiş olduğu, dolar üzerinde dönemsel olarak yapılan hesaplamalar sonucunda davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 160.186,19-$ alacaklı olduğu, bu tarihteki kurun 6,854-TL olup alacağın TL karşılığının= 1.097.916,14-TL olduğu, dolayısıyla davacı firmanın davalı firmaya 1.097.916,14 - 491.823,39 = 606.092,75-TL KDV dahil kur farkı faturası kesmek zorunda olduğu tespit ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın önceki bilirkişiler haricinde seçilecek 3 kişilik SMMM bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi heyetinden tarafların iddia ve savunmaları, önceki bilirkişi raporlarına itirazları değerlendirilerek ve tarafların 03/02/2016 tarihli hesap mutabakatı baz alınarak önceki raporlar arasındaki çelişki de giderilecek şekilde rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, aldırılan 13/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacıya ait defterlerin tasdiki zorunlu defterlerden olduğu, 2016,2017,2018,2019 yılları defter açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 64. ve V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulmuş olduğu, tutulması zorunlu diğer defterlerin birbirlerini doğruladığı, davacı defter kayıtlarında 26.06.2020 Tarihli Takip tarihine göre davalının davacıya 740.586,97 TL borcunun olduğu, davalıya ait defterlerin tasdiki zorunlu defterlerden olduğu, 2016,2017,2018,2019 yılları defter açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K’nun 64. ve V.U.K.’nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulmuş olduğu, tutulması zorunlu diğer defterlerin birbirlerini doğruladığı, Davalı defter kayıtlarına göre 26.06.2020 takip tarihine göre davalının davacıya 96.719,63 TL borç bakiyesi görüldüğü davalıya ait hesap hareketlerinin TL olarak yapıldığı döviz
cinsinden hareketlerin ayrı bir hesaplaması bulunmadığı, Taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre satışlar ve ödemeleri USD para birimi cinsine endekslenerek yapılması doğrultusunda mutabık kalındığı, taraflar arasındaki defter kayıtlarında düzenlenen faturalara dayalı bir uyuşmazlık bulunmadığı, Davacı ve davalı defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 316.789,56 USD, 752.050,46 TL alacağı olduğunun tespit edildiği ancak icra takibinde 164.118,21 USD üzerinden takip başlatıldığından 164.118,21 USD alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. SMMM bilirkişi heyetinden aldırılan ,dosya kapsamına ve usul ve yasaya uygun bulunduğu için itibar edilen son bilirkişi heyeti raporuna göre davacının davalıdan 316.789,56-USD alacaklı olduğu ancak icra takibinde 164.118,21 USD'nin TL karşılığı olan 1.130.117,90 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşıldığından davalının icra takibine itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, alacağın likit olduğundan, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın kabulüne, davalının ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... (Kapatılan ... 9. İcra Md.'nün 2020/...) esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına, - Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 226.023,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası gereğince; alınması gereken 77.198,35- TL harcın peşin alınan 13.649,00- TL den mahsubu ile 63.549,35- TL harcın davalıdan tahsiline,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 8.497,50-TL yargılama gideri ile peşin alınan 13.649,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kararın niteliği gereği davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yararına ölçümlenen 167.416,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 14/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.