T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/383 Esas
KARAR NO: 2022/1243
HAKİM: ... ...
KATİP:...
DAVACI : ... -
VEKİLİ: Av. ... - [16522-25141-UETS
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2014
KARAR TARİHİ: 08/11/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının müvekkil şirkette 09/04/20007- 11/09/2013 tarihleri arasında üretim müdürü olarak çalıştığını ve 11/09/2013 tarihinde yapmış olduğu, ikale sözleşmesi ile işten ayrıldığını, işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra müvekkil şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren VibrecoustichBlacktech şirketinde üretim direktörü olarak çalışmaya başladığını, buradan da davalının işten ayrılmadan önce dava dışı şirketle müvekkilin sırlarını aktarma konusunda anlaşmış olduğunun anlaşıldığını, müvekkilin bu bilgiye ... Otomotiv ve Lastik San.Tic.A.Ş. İle yapmış olduğu görüşmeler ve Rekabet Kurumu Kararları neticesinde ulaştığını, davalı ile müvekkil arasındaki iş akdinde ''Personelin, Sözleşmenin sona ermesi tarihinden itibaren işletmenin, işletme merkezi, fabrika ve şubelerinin bulunduğu yerlerde hava süspansiyon sistemleri konusuna giren bir işi veya işveren ile rekabet edecek bir işi, şahsen yapmamayı ve müvekkilin rakibi durumundaki bir müessese de çalışmamayı taahhüt ettiğini, sır saklama ve rakebet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranışı halinde meydana gelen zararın haricinde alınan son net ücretin 20 katı tutarında cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL müvekkilin uğramış olduğu zararlar ile ceza şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; cezai şart miktarı sözleşmede kararlaştırılmış bulunduğundan davacını belirsiz alacak davası açması mümkün olmadığını belirtmiş esas ilişkin beyanlarında ise BK 447/2 maddesine göre sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağının sona ereceğini, müvekkilin davacı şirketten ayrıldıktan 7 ay sonra VibrecoustichBlacktech firmasında çalışmaya başladığını, sözleşme hükmünün işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye sokacak nitelikte bulunduğunu, bu nedenle geçerli olamayacağını müvekkilin davacı firmada edindiği bilgilerin ticari sır niteliğinde bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş,
Karşı dava dilekçesinde ise; fazla mesai çalışmalarının işveren tarafından ödenmediğini belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL fazla mesai ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
KANITLAR: İş Sözleşmesi, Beyanlar, SGK kayıtları, İbraname, İkale Sözleşmesi, İhtarnameler, Yargıtay Kararları, Tanık, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Asıl davada dava; haksız rekabet ve sır saklama yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle, tazminat ve cezai şart talebine,
Karşı davada ise; fazla mesai ücreti talebine ilişkindir.
Karşı davada davaya bakma görevinin İş Mahkemelerine ait olması ve mahkememizin görevsiz bulunması nedeniyle, 24/02/2015 günlü oturumda karşı dava yönünden görevsizlik ve ayırma kararı verilmiştir.
Asıl davada; Davacı vekili tarafından 10/03/2015 tarihinde sözleşmeye göre son aldığı 4.000,00-TL net ücretin 20 katı olan 80.000,00-TL yönünden eksik harç tamamlanmış, taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, tanıklar dinlenmiştir. Davacı tarafça davacı şirketin uğradığı zararın ispatı yönünden yalnızca Mercedes Benz firmasına yapılan satışlara ilişkin grafikler ile SAF ve BPW firmasına yapılan satışlara ilişkin grafikler sunulmuş olup, SAF ve BPW firmaları ile ilgili grafikler dava tarihinden sonrasına ait olması Mercedes Benz firmasının ise davalının işten ayrılmadan öncesinde dava dışı VibrecoustichBlacktech firması arasında ticari ilişki bulunuyor olmasına göre bu belgeler yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek duyulmamıştır. Davacı tarafça bu grafikler haricinde herhangi bir yazılı delil sunulmamıştır.
Yargılama sırasında dinlenen tanıklar beyanlarında; davalının, davacı şirket ile iş ilişkisi sona erdikten 7-8 ay sonra VibrecoustichBlacktech firmasında çalışmaya başladığını, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle şirketin sır sayılabilecek ve haksız rekabet yaratabilecek bir bilgisine sahip olmadığını, dava dışı Contitech firmasının uzun yıllardır aynı sektörde yer aldığı ve büyük bir firma olduğunu belirtmişler, yalnızca davacı tanığı Güray Duman davalının şirketin diğer çalışanlarından farklı olarak firmanın maliyet düşürücü projelerinin detayını ve müşterilerine ne kadar satış yaptığını bildiğini belirtmiştir.
Mahkememizin 2014/694 esas, 2016/365 karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2017/1636 E. 2019/959 K. Sayılı bozma ilamı davalı vekilinin karar düzeltme talebi sonrası Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığının 01/04/2021 tarih 2019/3198 esas, 2021/3171 karar sayılı kararı ile Karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce; Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ile davacı şirkette çalıştığı konu itibariyle ticari sırlara vakıf olup olamayacağı davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski iş verenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden 2 makine mühendisi bilirkişi ile 1 nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye dosyanın tevdi ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Alınan 23/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket ile davalının daha sonra işe başladığı şirketin aynı iş kolunda aynı üretim
faaliyetlerinde bulunduğu,
taraflar arasındaki Rekabet Yasağı Sözleşmesinin TBK.m.444/2 düzenlemesi uyarınca davalının çalışmasının davacı şirketin ticari sır olarak kalmasında meşru bir menfaati olan bilgilere edinme imkanı sağladığı, aynı zamanda davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işyerinde kullanarak eski işverenine önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunduğu, Rekabet Yasağı Sözleşmesinin TBK.445 düzenlemesi uyarınca zaman ve faaliyet alanı sınırlamalarına uygun olduğu,Rekabet yasağının coğrafi yer yönünden sınırlamasının davacı şirketin Bursa ilinde faaliyet göstermesi ve davalının da Bursa ilinde aynı faaliyet konusunda yeni bir işveren adına çalışmaya başlaması nedeni ile TBK.m.445 uyarınca sınırlamalara uygun olduğu,Mahkemece davacı şirketin yurt içi ve yurt dışı başkaca tüzel kişilikler ile faaliyetinin bulunduğunun değerlendirilmesi durumunda, coğrafi yer yönünden sınırlamanın yasanın aradığı ölçünün üzerinde olduğu, buna karşılık davacı şirketin ana faaliyetinin Bursa ili sınırları
içerisinde olması ile davalının aynı faaliyet konusunda iştigal eden dava dışı şirkette işe başladığı yerin de Bursa ili içerisinde bulunması dikkate alındığında davacı şirketin haklı menfaatinin sürdüğü ve rekabet yasağının TBK.m.445/2 kapsamında rekabet yasağının meşru sayılabileceği, raporda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin TBK.m.445 düzenlemesine uygun, hukuken himaye edilebilir mahiyette olabileceği, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan davacının son net ücretinin 20 katı oranındaki cezai şart miktarının 81.392,00 TL olarak hesaplandığı, cezai şart bedelinin fahiş olup olmadığı ve tenkisinin gerekip gerekmediğini değerlendirme yetkisinin TBK.m.182 uyarınca Mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
O halde yapılan yargılama ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının davacının iş yerinde 09/04/2007-11/09/2013 tarihleri arasında üretim müdürü olarak çalıştığı, davalının, davacının iş yerinden 11/09/2013 tarihinde ayrıldığı ve davalının dava dışı ... Otomotiv ve Lastik San. A.Ş şirketinde çalışmaya başladığı ileri sürülerek taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart ve maddi tazminat talep edilmiştir. 23/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirket ile davalının daha sonra işe başladığı şirketin aynı iş kolunda aynı üretim
faaliyetlerinde bulunduğu,
davalının çalışmasının davacı şirketin ticari sır olarak kalmasında meşru bir menfaati olan
bilgilere edinme imkanı sağladığı,
aynı zamanda davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işyerinde kullanarak eski işverenine
önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunduğu,
Rekabet Yasağı Sözleşmesinin TBK.445 düzenlemesi uyarınca zaman ve faaliyet alanı sınırlamalarına uygun olduğu, rekabet yasağının coğrafi yer yönünden sınırlamasının davacı şirketin Bursa ilinde faaliyet göstermesi ve davalının da Bursa ilinde aynı faaliyet konusunda yeni bir işveren adına çalışmaya başlaması nedeni ile TBK.m.445 uyarınca sınırlamalara uygun olduğunun belirtildiği, dolayısıyla davalı işçinin davacı şirkette yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunduğu, davacının Bursa İlinde faaliyet gösterdiği, önceden Çerkezköy'de şubesinin olduğu ancak bu şubenin faal olmaması sebebiyle terkin edildiğinden davacının Bursa ilinde aynı faaliyet alanında çalışması sebebiyle coğrafi olarak TBK 445. Madde uygulaması sınırlamalarına uygun olup rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının talepte bulunabileceği cezai şart miktarının 81.392,00 TL TL olduğu ancak davalının aldığı ücret miktarı, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 182. maddesi nazara alınarak %30 oranında indirilmesinin hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmış ve 56.974,40 TL cezai şarta hükmedilmiş ve davacı tarafın cezai şart dışında zararının ispat edilemediğinden maddi tazminat yönünden ise talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
A-Davacı vekilinin maddi tazminat talebinin REDDİNE,
B-56.974,40 TL cezai şart alacağının dava tarihi olan 12/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 3.891,92-TL harçtan peşin alınan 1.471,80-TL (peşin harç ve tamamlama harcı toplamı) harcın mahsubu ile bakiye 2.420,12-TL harcın davalıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 2.876,95-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına göre hesaplanan 2.048,91-TL ile peşin alınan 1.471,80-TL (peşin harç ve tamamlama harcı toplamı) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 117,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 33,68-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı yararına ölçümlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı yararına ölçümlenen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair;taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/11/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Davacı gideri ;Davalı gideri; 117,00 TL tebligat posta gideri
2.700,00 TL bilirkişi gideri,
176,95 TL tebligat posta gideri
2.876,95 TL toplam gider
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ...
¸E-imzalıdır.