T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/404 Esas
KARAR NO: 2022/1357
HAKİM: ... ...
KATİP:...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16301-03584-....] UETS
DAVALI : ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/05/2021
KARAR TARİHİ: 08/12/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin Bursa 19. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyasına sunduğu cari hesap ekstresinden kaynaklanan ödenmeyen alacak için yapılan takipte davalının itirazın iptaline, icra takibinin takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal mevduat faizi ile birlikte devamına karar verilmesi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ve ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, yazılı beyanlar, icra dosyası, bilirkişi raporu, ticari defterler ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından cari hesap ekstresine dayalı olarak 23/07/2020 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca ve yetkiye itiraz etmiştir.
Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir,
Mali müşavir bilirkişinin 15/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı 2018 yılına ait yevmiye defteri kebir ve envanter defterlerini incelemeye ibraz ettiğini defterlerin açılış yevmiye defterinin kapanış tasdiki yasal sürelerinde yaptırılmıştır. Defterler birbirleri ile uyumlu olup muhasebe ilkeleri ve tek düzen hesap planına uygun tutulmuştur. Davalı incelemeye gelmemiştir. Faturalar aylık bildirim sınırının altındadır. Dolayısıyla BS formunda yer almasına gerek yoktur. Davacının defter kayıtları ve faturalardaki tutarlara göre davalıdan 4,095,26-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının bağlı olduğu vergi dairesinden gelen 2018 yılı beyannamesi incelendiğinde yaptığı iş hasılatının 100.000.00-TL yi geçerek 155.875.00-TL olduğu ve sınırı aştığı tacir sınıfında sayılması gerektiği görüldüğü kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafa ticari defterlerinin ibrazi için süre verilmesine rağmen süresi içinde ticari defterleri ibraz etmemiştir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen süreye rağmen davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden HMK 220 ve 222/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu ve ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
O halde yukarıdaki açıklamalar, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı şirket ile davalı tacir arasında mal alım satımına dair ticari ilişkinin kurulduğu, davacı tarafından malların teslim edildiği faturaların düzenlendiği ancak bedelinin ödenmediği ileri sürülmüş olup taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın verilen süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğu, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayıldığı, bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğundan bu defterlerin HMK' nın 220 ve HMK 222/3. Maddesi gereğince kabul edilebileceği, anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 15/02/2022 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının 4095,26 alacaklı olduğu ve bedelinin ödenmediği anlaşılmakla davanın kabulu ile itirazın iptali ve takibin devamına, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının faturaya dayal likit alacak olup davalının haksız olarak borca itiraz sebebiyle icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın kabulü ile, Davalının Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 4.095,26 TL kısmı yönünden iptali ile takibin 4.095,26 TL alacak üzerinden ve bu alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,
2-İİK'nun 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 819,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 279,74 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 220,44 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, talimat ve tebligat gideri 950,70 TL yargılama gideri ve 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.010 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4095,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlık miktarının HMKnın 341. Uyarınca 8.000 TL kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/12/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ...
¸E-imzalıdır.