TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2021
KARAR TARİHİ : 16/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında 04.05.2018 tarihinde "yazılım ürünlerinin, yazılımın çalışmasına uygun konfigürasyonda, sözleşme koşulları ve ek taleplerin karşılanması koşulu ile kullanım lisansının " satın alınması yönünde ... ve ... Yazılım Ürünleri Kullanım Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme EK-3 ibaresi ile mahkemeye sunulduğunu, ilgili sözleşmede müvekkiliinin, sözleşmede belirtilen ürünleri satın almış ve sözleşme kapsamında taahhüt edilen sürede ilgili yazılım sisteminin müvekkilii şirkete entegre edilmesi, canlıya getirilmesi ve projenin gereği gibi ifa edileceği yönünde taahhütlerde bulunulduğunu, ancak gelinen aşamada müvekkilii şirketin talepleri karşılanmamış ve amaçlanan nihai sonuca ulaşılmadığını, davalı yanın söz konusu teslim koşullarına sözleşmenin başından beri aykırı davranarak müvekkili Şirketi bu süreçte çok zor durumda bıraktığı açıklanacak olay örgüsüyle bizzat görüleceğini, şöyle ki; davalı yan ile müvekkili şirket arasında 18.12.2017 tarihinde görüşmeler ve teklif süreci başlamış ilk teklifler alındığını,(EK- 4 22.12.2017 tarihli teklifler)görüşmelerin devam etmesi, müvekkili şirketin yazılım ihtiyaçlarını ve beklentilerini aktarması üzerine davalı firma “Sistemimizde köklü çalışmalar yapılması gerektirmektedir” denilerek yapılacak ek geliştirmeler için ayrıca teklif verdiğini, yazılım tüm modülleri ile beraber tam ve doğru olarak çalışmadan bir fayda sağlayamayacağı için yapılacak geliştirme tüm proje için bağlacı duruma gelmiş ve final sözleşme bu çerçevede revize edildiğini, hal böyle olunca müvekkili şirketin, davalı şirket ile imzalamış olduğu sözleşme belirtilen bölümlerden oluştuğunu, yazılım Ürünleri Kullanım Hakkı Satış Sözleşmesi, Eğitim ve Danışmanlık Sözleşmesi,MRP&MPS Ek Geliştirme Projesi, sözleşmelerden ve ödeme dekontlarından da görüleceği üzere müvekkili şirket, sözleşmeden doğan ödeme ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen İLETİŞİM’ in 2 yılı aşkın sürede henüz “MRP yazılım geliştirme” kısmı dahi gerçekleştiremediğini, davalı tarafa projenin tamamlanması amacıyla sürekli olarak ek süreler verilmesine rağmen hiçbir şekilde olumlu sonuç alınamadığını,Yazılı Ürünleri Kullanım Hakkı Satım Sözleşmesi’nin 9. Sayfasının “Varsayım ve Özel Koşullar” başlığı altında şirketiniz tarafından sözleşme konusu yazılım ürünlerinin hizmet günleri belirlenmiş olup bu süreler içerisinde hizmetin müvekkili şirkete sağlanacağı taahhüt edildiğini, işbu sözleşmenin “EK 2 : MRP&MPS Geliştirme Projesi” başlıklı maddesinde“ İLETİŞİM,... yazılımın ...’ ın sistemine entegre edilebilmesi için son derece kritik olan bu geliştirme projesi kapsamında aşağıda detaylı olarak notlanmış süreç adımlarının belirtilen şekilde ... yazılımına entegre edeceğini ve sistemin canlıya alınması öncesi eksiksiz tamamlayacağını” taahhüt edildiğini,sözleşmenin imzalanmasının ardından 2 yılı aşkın sürede, sözleşmede detayları net olarak belirtilmiş bu projenin “MRP geliştirme” kısmı dahi tamamlanmadığını, MRP geliştirmesi; sipariş ve stok durumuna bağlı olarak malzeme ve üretim ihtiyaçlarının hesaplanması için zaruri olduğundan ötürü bu eksiklik tüm projeyi sekteye uğradığını, sözleşme kapsamında taahhüt edilen yazılım sisteminin müvekkili şirkete entegre edilmesi canlıya getirilmesi (aktif şekilde kullanmak, modüllerin açılması ) sağlanamamış, proje gereği gibi ifa edilmemiş, müvekkili şirketin talepleri karşılanmamış ve amaçlanan nihai sonuca ulaşılmadığını, müvekkili şirket, projenin ilerlemesi ve hız kazanması için tüm çabasını ve emeğini ortaya koymasına rağmen İLETİŞİM tarafından talepler karşılanmamış, taahhüt edilen proje sürüncemede bırakılmış, satın alınan yazılım sistemi gereği gibi çalışmadığından danışmanlık hizmeti desteği de sağlanmadığını, hatta ve hatta Yazılım Sözleşmesi’nin 4. Maddesinin 4.1. bendinde yazılım ürünlerinin garantisi süresi 1.4.2019 olarak belirlenmiş olsa da müvekkili 2021 yılı dahil işbu yazılım ürününü davanın açıldığı tarihe dek kullanamadığını, İLETİŞİM, yazılım ürününü, 2018 yılı içerisinde teslim etmesi gerekirken teslimi, gereği gibi yapamamış işbu husus ekte sunmuş oldukları yazışmalar ve ihtarnamelerle de sabit olduğunu, işbu yazılım ürünün süresinde, çalışır ve canlıya geçirilmiş şekilde müvekkili şirkete teslim edilmediği garanti tarihinden dahi anlaşıldığını, zira garanti süresi, işin teslim edilmesinden sonra işlemeye başladığını, ancak işbu yazılım ürünü ...’ a teslim edilemediğini, bu nedenle ürünü hiç kullanamamış ve sözleşmede belirtilen garanti süresi de başlamadan sona erdiğini, sözleşme belirtilen garanti koşullarından dahi İLETİŞİM’ in projeyi sonlandırmakta temerrüde düştüğü anlaşıldığını, yaşanan tüm aksiliklere rağmen müvekkili şirket, sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Ancak İLETŞİM, bu süre zarfında henüz “MRP yazılım geliştirme” kısmı dahi geliştiremediğini, İLETİŞİM’ e, projenin tamamlanması amacıyla sürekli olarak ek süreler verilmiş ve en son ... 21.Noterliği yevmiye numaralı 13/05/2020 tarihli ihtarnameyle, (EK-7) taahhüt edilen hizmetin yerine getirilmesi talep edilmiştir. İşbu ihtarnamede İLETİŞİM’ den kaynaklanan nedenlerle yerine getirilmeyen edimlerin 30 gün içerisinde yerine getirilmesi için süre veridiğini,akabinde müvekkili şirketin keşide etmiş olduğu ihtarnameye cevaben İLETİŞİM, ... Noterliği yevmiye numaralı 20/05/2020 tarihli ihtarnameyle, “ ...’ ın keşide etmiş olduğu ihtarnamenin kendilerine tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde projeyi tamamlayarak müvekkili şirkete teslim etmeye hazır olduklarını “ beyan ettiğini, Ancak İLETİŞİM bu süreçte de edimini yerine getirmeyerek ahde vefa ilkesine aykırı davranıp akdi sorumluluklarını yerine getiremediğini, İLETİŞİM, keşide etmiş olduğu ihtarnamedeki süreye de riayet etmeyerek sözleşmenin sona ermesine sebebiyet vermiştir. ... ‘ın tüm çabalarına rağmen projeyi istenilen aşamaya getiremeyen İLETİŞİM’ e 07/09/2020 tarihli yevmiye numaralı ihtarname ile Yazılım Ürünleri Kullanım Hakkı Satış Sözleşmesi’ni haklı nedenlerle sonlandırdığını bildirilmiştir. (EK- 9 Sözleşmenin sona erdiğini bildiren ihtarname) İlgili sözleşmenin 4.7 “ yazılımın kullanılamaz hale gelmesi gibi durumlarda satın alınmış olan yazılım lisans bedellerinin iade edileceği” hükmü gereğince müvekkili şirketin; yazılım lisansları, geliştirme projesi ve ek hizmetler için ödemiş olduğu ücretlerin müvekkiline ticari temmerüt faiziyle birlikte ödenmesini talep edildiğini, sözleşme şartlarına aykırılık nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak şimdilik, müvekkili şirketin uğradığı zararların giderilmesi amacıyla " müvekkili Şirketin ödemiş olduğu 43.664 USD ( temerrüt tarihi olan 15.09.2020 de 1 USD = 7,48 TL / 43.664 USD=326.606,72) ve 112.822,37 TL olmak üzere toplam 439.429,09 TL'lik kısmı olan bedelin ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili, müvekkili Şirket tarafından İLETİŞİM’ in ...’de yapmış olduğu konaklamalar ve bu süreçte yapılan masraflar için 2.460,00 TL bedelin, kullanılamayan yazılımın bakımı için ödenen 33.833,90.TL’nin bakım bedelinin tahsiline, müvekkili Şirketin İLETİŞİM’ e süre verdiği ve sözleşmeyi sonlandırdığına dair keşide etmiş olduğu iki adet ihtarname için yaptığı 922,28 TL ihtarname masrafı ve sözleşmeye konu yazılımın işlevsiz olduğunun tespiti için ... Bilgisayar Mühendisleri Odası tarafından yapılan 15.274,80 TL rapor ücretinin ticari temerrüt faiziyle birlikte anlaşmama şeklinde sona eren arabuluculuk vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Taraflar arasında ... ve ... Yazılım Ürünleri Kullanım Sözleşmesi 04.05.2018 tarihinde akdedildiğini, sözleşmenin konusunun sözleşmenin 1.3 maddesinde belirtildiğini, davalı şirket yazılım üzerine çalışmakta olup, müşterilerinin ihtiyaç ve taleplerinin belirlendiği Kavramsal Analiz çalışmasının yapılmasının akabinde sözleşme şartlarına uygun olarak çalışmalar başladığını, Kavramsal Analiz çalışması tarafların birlikte yaptıkları çalışma sonrasında müşterinin onayı ile netleşen bir aşama olduğunu, davacı şirket, sözleşmesinin akdedildiği tarih olan 04.05.2018 tarihinden 6 ay sonra yani Kasım/2018’de kavramsal analiz onayı verildiğini, davacı şirket tarafından gecikmelerin yaşandığı 17.07.2018 tarihinde davalı şirket yetkilisi ... ... tarafından Davacı şirket yetkilisi ... arasındaki mail yazışmalarından açıkça anlaşıldığını,davacı şirketten kaynaklanan gecikme sonrasında davalı şirket tarafından sözleşme konusu ... ve ... programlarının kurulumu sözleşmeye uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, ... ve ... programlarının kurulumunun akabinde ise davalı şirket tarafından davacı şirket çalışanlarına tarafından gerekli eğitimler verildiğini, gerekli eğitimlerin verildiği hizmet formlarından açıkça anlaşıldığını, davacı Şirket Tarafından Kavramsal Analizde Belirlenen Proje Planına Riayet Edilmediğini, davacı şirket tarafından imzalanan kavramsal model analizinde belirtilen proje planına davacı şirketçe riayet edilmediğini, bu nedenle de davalı şirket tarafından davacı şirket yetkililerine projenin gecikmesine sebebiyet verildiğine ilişkin bir çok kez mail ile bildirimde bulunulduğunu, ayrıca proje başlangıcında belirlenen proje planı davacı şirket tarafından birkaç kez değiştirildiğini, davacı şirket tarafından yapılan değişiklikler projenin ilerleyişini tamamen değiştirmiştir ve davalı şirket tarafından projeye harcanan süreleri artırdığını, sözleşmenin Konusu Olan ... ve ... Yazılımlarına İlişkin Olarak Gerekli Eğitimler Verildiğini, taraflar arasında Lisans Bakım Anlaşması Yapıldığını, MRP Yazılımı İçin Davacı Şirket Tarafından Doğru Bilgi Aktarımı Gerçekleştirilmediğini, davacı şirket sözleşmedeki ana yükümlülüğünü ihlal eder nitelikte davalı şirket ile koordinasyonu hiçbir şekilde sağlamadığını, davacı şirket tarafından MRP yazılımının davalı şirket tarafından geliştirilmesi talep edilmiştir. MRP yazılımı davacı şirketin talep ve ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek bir yazılım olmasına rağmen davacı şirket tarafından ihtiyaç ve taleplere ilişkin bilgi aktarımı eksik bir şekilde davalı şirkete iletildiğini, davacı şirket tarafından proje ile ilgili denemeler yapılırken çok fazla senaryo değişikliği yapılmış ve başlangıçta verilmeyen içerikler davacı şirket tarafından deneme aşamasında eklendiğini, davacı şirketin bu aşamada talep ettiği değişiklikler sürecin uzamasına neden olduğunu, davacı şirketteki yönetici değişiklikleri olması sonucunda sözleşme konusu yazılımlar ile ilgili çalışmak üzere oluşturulan ekip beklentilerini, taleplerini tarifleyemediğini, davacı Şirket Sözleşmeden Kaynaklanan Yükümlülüklerini Yerine Getirmeyerek Kusurlu Davrandığını, davalı şirket taraflar arasındaki 04.05.2018 tarihinde akdedilen sözleşmeye uygun bir şekilde her türlü yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı şirket kendi kusurunu davalı şirkete yüklemeye çalışarak işbu davayı ikame ettiğini, bir sözleşme ilişkisinde kendi kusurundan kaynaklanan tutum ve davranışları karşı tarafa yüklenmesi mümkün olmayıp, bu durum hukuki himaye görmemektedir. Ticaret Hukuku’nun temel prensiplerinden biri olan Basiretli Tacir Gibi Davranma Yükümlülüğü davacı tarafça ihlal edildiğini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Açılan dava; taraflarca akdedilen Yazılım Ürünleri Kullanım Sözleşmesinde belirlenen şartların davalı tarafça yerine getirilmemesine dayalı olarak davacı tarafın ödenmiş olduğu 439.429,09 TL ‘nin, davalı taraf çalışanları için ödenilen konaklama- masraf bedelleri olan 2.460,00 TL bedelin, yazılımın bakımı için ödenilen 33.833,90 TL nin , 922,28 TL ihtarname masraflarının, ... Bilgisayar Mühendisleri Odası tarafından yapılan 15.274,80 TL rapor üçerinin davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Davacı tanığı ... ... duruşmada '' ben davacı firmada 2010 yılından beri farklı birimlerde çalıştım, şuanda ise genel müdür yardımcısı olarak görev yapmaktayım, taraflarca akdedilen sözleşmeye ilişkin bilgim vardır, bizim firmamızda kullandığımız tüm programları ve yazılımları bir arada toplayan ve kullanılmasını sağlayan bir yazılıma ilişkin sözleşmedir, ... ve ... programları aslında bir bütün olarak çalışmaktadır, davalı şirketten alınan yazılım sistemi düzgün ve süresinde bir şekilde davacı şirkete entegre edilmemiştir, taraflarca teslim tarihi 2019 yılının Temmuz ayında belirlenmişti, sözleşmede 2018 yılının Mayıs ayında yapılmıştı, sonrasında proje teslim edilmedi, biz MRP MPS geliştirmesi için sözleşmede ayrı olarak belirtilen bir kalemdi. Bu geliştirme siparişlerin ve stokların matematiksel olarak belirlenmesini ve hesaplanmasını sağlar, örneğin bir araba alındığından 4 adet lastiğe hesaplayıp belirler bizde bu şekilde alt kademedeki ürünleri hazırlarız, sipariş ve stok yönetiminden doğru takip yaparız, 2019 yılının Temmuz ayı yaklaşmaya başladığı zaman davalı firmanın genel müdürü ... ... ile iletişime geçtim kendisine mail attım MRP MPS geliştirmesi için herhangibir işlem yapılmadığını konunun hızlandırılması gerektiğini ve gereken işlerin işlemlerin yapılmasını istedim, her iki tarafta MRP MPS geliştirmesi için çalışmalara başladı bizde kendi firmamızda çalışmalar yaptık, her iki firmada birbirini ziyaret etmekteydi, proje takvimi geçmesine rağmen biz sözleşmede belirlenen ödemeleri gerçekleştirdik, verilen süre 2020 yılı Ocak ayına kadardı, proje takvimi onlar tarafından belirleniyordu, davalı şirketin proje sorumlusu ... hanım ve ... bey bizimle ilgileniyorlardı, 2020 yılının Mayıs ayında projenin bedelinin %80 ödenmesine rağmen projeye ilişkin ortada birşey yoktu, MRP-MPS geliştirmeside tüm proje bakımından bağlayıcı olduğu ve tarafların mutabık kaldığı bir husustu, davalı şirkete ihtar çekerek bir aylık ek süre verildi, verilen ihtarnamedeki süreye rağmen gerekli düzenlemeler yapılamadı, davalı şirketin genel müdürü ... beyden sonra davalı firmanın sahibi ... ... ile iletişime geçildi, ilk aşamada ... bey davacı firmanın sahibi ... ile iletişime geçip yeni bir ek süre isteyince ihtarnameden sonra yaklaşık 3 aylık bir ek süre daha verildi, ek süre zarfında davalı firma sahibi proje ile bire bir ilgilendi, bizimlede birlikteydi, istenilen algoritma doğru sonuçları vermiyordu, MRP geliştirmesi doğru şekilde çalışmıyordu, hatırladığım kadarıyla 2020 yılının Eylül ayında projesi tek taraflı olarak fesh ettik, sözleşmeye konu program hiç kullanılamadı ve sağlıklı bir şekilde çalışmadı, kavramsal analiz onayı için bir araya gelinmişti ancak çok kapsamlı olduğu için kavramsal analiz hususu devam eden bir süreçtir, kavramsal analizin ikinci versiyonu düzeltmeler yapıldıktan sonra 2018 yılının Ağustos ayında mutabık kalındı, kavramsal analizin ilk versiyonu için görüşülen tarihi tam olarak hatırlamıyorum, davalı firma tarafından davacı firma çalışanlarına eğitimler verilmiştir ve toplantılar yapılmıştır, davalı firma sahibi ... bey tarafından sözleşme fesh edildikten sonra ... isimli projelerden anlayın bir kişiyi davacı şirket sahili ... önermiştir, taraflar arasında hukuki ihtilaf çıktığı için üçüncü kişi dahil edilmedi, biz bilgisayar mühendisleri odasından görüş aldık ve rapor düzenlettik, sonrasında taraflar mahkemelik oldu, proje planı MRP MPS yazılımının yapılamaması nedeniyle aksamıştır, sırf bu konu nedeniyle yapılan toplantılar bile bir yıllık süreçtir, taraflar arasındaki proje planı karşılıklı mutabık kalınarak yapılmıştır, sadece MRP MPS ye yönelik talebimiz vardı, sözleşme bakımından en bağlayıcı kalem buydu, davalı firma bizim serverlarımızda çalışıyorlardı, uzaktan erişimle de çalışıyorlardı, bu yazılım hakkında ilk olarak bir algoritma oluşturulmuştu, kurguladıktan sonra doğru sonuç vermedi, bilgisayar mühendisleri odası tarafından düzenlenen raporda bu kayıtlar incelenerek düzenlenmiştir, erişim ve verileri istediler, sonrasında raporu düzenlediler, her ne kadar davalı şirket tarafından MRP-MPS yazılımı ile ilgili taleplerimiz tam ve eksiksiz şekilde beyan edilmediği ve bu nedenle sürecin uzadığı iddia edilmişse de iki kez kavramsal analiz oluşturuldu, bir yıllık süreçte birçok toplantı görüşmeleri ve mailleşmeler mevcuttur, yaklaşık olarak ne kadar büyüklükte bir iş yapacağınızı bilmeseniz doğru bir teklif veremezsiniz, MRP-MPS konusunda ekstra bir geliştirme yapılması gerektiğini söyleyen davalı şirkettir bizde bunun üzerine ekstra teklif istedik, ekstradan tekliflerini görmek ve karar vermek için görüştük sonrasında detaylı bir teklif hazırlandı, teklif sonrasında MRP-MPS beklentileri de belirleyip sözleşmeye eklendi '' şeklinde; davalı tanığı ... ... duruşmada ''ben davalı firmada 5 yıldır proje yöneticisi olarak görev yapmaktayım, taraflar arasındaki sözleşmenin içeriğine yönelik bilgim yoktur, ... ve ... paket programlardır, müşterinin almış olduğu modüller kapsamında bu modüller satın alındıktan sonra satın alan firmanın ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımızı gerçekleştirmekteyiz, ben taraflar arasındaki sözleşmedeki projede bire bir çalışmaktayım, bütün süreçlerin içerisindeydim, biz davacı firma ile ilk olarak analiz çalışması yaptık, analiz toplantılarında firma bize ihtiyaçlarını belirtiyor, bizde firmanın ihtiyaçları doğrultusunda modelleme yapıyoruz, sonrasında kavramsal analizi ortaya çıkartıyoruz, davacı firmaya gösterdik, analiz yapmanın mantığı firmanın istediklerini ortaya çıkarıp somutlaştırmaktır, kavramsal analiz onayını davacı taraf bize olumlu yada olumsuz bir şekilde vermediği için biz kavramsal analizin bir üstü kısmı olan saha aşaması, eğitimler kısmına analiz kavram onayını geç aldığımız için geç geçtik, bu da bizim proje teslim süremizi uzattı, tam olarak tarihini hatırlayamamakla birlikte 2019 yılının Haziran ayında analiz onayını almış olabiliriz, biz bu aşamadan sonra davacı şirket ile beraber proje takvimi oluşturduk, onlarla birlikte termin tarihlerini belirleyip oluşturduk, proje planı üzerinden hayata geçirme aşamasında davacı şirketin proje komisyonu değiştiği için proje planını değiştirmek istediler, normal belirlenen işleyişten farklı olarak MRP-MPS üzerinden devam etmek istediklerini belirttiler, proje planını bu nedenle revize ettiler, biz kendilerine danışmanlık kapsamında bilgilendirmeye çalıştık ancak yürütücü komisyonun değişmesiyle bu yönde karar aldılar, projenin tamamlanması amacıyla MRP-MPS belirlenen projeden farklı bir proje yolu çizildiği için karşılıklı olarak bir süre verildi, yazılım projesi yapılırken her iki tarafın anlaşması gerekmektedir, MRP-MPS için verilen süreyi hatırlayamıyorum, biz davacı firmadan yazılımdaki kontrollerin yapılması ve bu kontörlerde çıkan sonuç farklılıklarının neden çıktığı, kendi hesaplamaları sonucunda çıkan sonuçların neden farklı olduğunu ve matematiksel formüllerin verilmesi konusunda davacı firmadan destek alamadık, biz hesaplamaları yapıp kendi sonuçlarımızı paylaştık, kendilerinden bizi yönlendirecek cevap alamadık, MRP-MPS ilk hali davacı şirkete teslim edilmişti ve tam eksiksiz olarak çalışmaktaydı, proje planın aksama nedeni davacı firmanın analiz onayını geç yapması ve proje planının davacı tarafça değiştirilmesidir, davalı şirket tarafından davacı şirket çalışanlarına gerekli eğitimler verilmiştir, benim yukarıda bahsettiğim kısımlar ... ' a ait kısımlardır, ... kısmıyla ilgili yapılaması gereken ise davacı firma tarafından devreye alınması gerekmektedir, davacı firmanın ... kısmıyla ilgili bir çalışan bildirmeleri gerekmekteydi ve bizim bu çalışana eğitim vermemiz gerekmekteydi, bu hususta bir sorumlu atanması gerekmekteydi, davacı firma tarafından sorumlu atanmadı ancak biz proje kapsamında proje ekibine eğitimimizi verdik, ... sorumlusu alamayacaklarını kaynaklarının olmadığı ve bu programın durdurulmasını söylemişlerdir, bizim firmamızın üretmiş olduğu ... yazılımının çoğu modülü tam ve eksiksiz çalışır durumdaydı, depoda kullanılacak etiketlerin tasarımlarını bile yapmıştık, biz sahaya inip devreye alacaktık ancak yürütücü komisyonun değişmesi ile proje planları ve hedefleri değiştirildi, bizde başka bir yönden devam ettik, ... uygulamasının günümüz koşullarında yüzde kaç durumda çalışır olduğuna dair tespit yapamam, %70 oranlarında sözleşme kapsamında çalışır durumdaydı, yürütücü komisyonun değişmesi nedeniyle proje süresinin uzadığına dair herhangibir bildirimde bulunulmadı, biz o zamanın şartlarında başarılı bir şekilde süreci tamamlamayı hedeflediğimiz için bir bildirimde bulunmayı düşünmedik, MRP-MPS kısmına yönelince ... kısmı %70' de kalmıştır, çünkü davacı firma bizim MRP-MPS kısmında çalışmamızı istemişlerdir, MRP-MPS kısmı olmadan diğer kısımlara geçmeyeceklerini beyan ettiler o yüzden ... kısmında %70 çalışmalarımızı tamamlayamadık, biz MRP-MPS çalışmaları devam ederken, ... kısmına ilişkin lisans bakım sözleşmesi yaptık, ancak lisans bakım sözleşmesine ...' in de dahil olup olmadığını hatırlayamıyorum, biz firmalara programları yükledikten ve kullandırmaya başladıktan sonra, firmalar programı canlı hale getirdikten sonra lisans bakım sözleşmesi yapıyoruz ki programların güncel-canlı versiyonu ile tutalım, bizim uygulamamız program kullanıma hazır hale geldikten sonra ve program kullanıldıktan sonra bu programa ilişkin lisans bakım sözleşmesi yaparız, davacı firma ile de bu şekilde olmuştur, davacı firma bizim serverlara erişim yetkimizi almıştı, biz programlara uzaktan erişemiyoruz, bu programların kayıtlarınya davaca firma tarafından oynanmış olabilir, bizim oınlara teslim ettiğimiz halde kalmamış olabilir ' şeklinde; davalı tanığı ... ... duruşmada '' ben davalı firmayı temsile yetkili kişi değilim, yönetim kurulunda değilim, şirkette %3 lük ortaklığım vardır, ayrıca davalı şirkette 4 yıldır genel müdür olarak görev yapmaktayım, ... yazılımı şirketin üretimi süreçlerini yöneten kısımdır, ... ise üretim süreçlerinin dışındaki kısmı yöneten kısımdır, sözleşme kapsamında yazılım sistemleri süresinde davacı şirkete entegre edilmiştir, biz satış aşamasından sonra davacı firma ile kavramsal model analizi yaptık ve sözleşme yapıp mutabık olduk, davalı şirket atarafından davacı şirkete gerekli eğitimler verilmiştir, her iki ürün içinde gerekli eğitimler verilmişti, 2020 yılı mart ve nisan ayındaki dönemlerde uzaktan erişim oldu ancak geri kalan süreçte yerinde eğitim verildi, yapılan eğitimlere ilişkin her iki firmada da servis formaları mevcuttur, kavramsal model analizi sonrasında birkaç kez karşılıklı proje planı oluşturuldu, bu proje planı davacı firma tarafından değiştirilmişti, öncelikli olan modül değiştirildi, ilk proje planımızda öncelik MRP-MPS ' de değildi ancak sonradan değiştirildi, 2020 yılının başında bu hususta bir toplantı yapıldı, yeni bir proje planı çıkarıldı MRP-MPS yazılı geliştirilirken aynı zamanda depo kısmının devreye alınmasına yönelik karar alındı, diğer tanık ... toplantıda yer almaktaydı, davacı firmanın proje ekibinden soy adını hatırlayamadığım ... hanım toplantıdan bir iki hafta sonra proje planını değiştirdi, kavramsal analiz onayları da belirlediğimiz tarih vardı, kavramsal analiz onayı geç geldiği için bir sonraki aşamaya 4-5 aylık bir gecikme yaşandı, her proje değişikliği gecikmeyi tetiklemiştir, bize bu hususta ihtar geldi, ihtarnameye cevap olarak projeyi en hızlı şekilde devreye alacağımızı belirttik, süreci yeniden kurgulamamız gerekiyordu, biz davacıdan destek bekliyorduk, ancak aynı desteği göremedik, birkaç kez kendilerine hatırlattık, ancak taraflar mahkemelik oldu, projenin tamamlanması amacıyla bize ihtarnameye aşamasına kadar süre verilmedi, proje planlamaları nedeniyle süreç uzamıştır, MRP-MPS geliştirme kısmı tamamlanmıştır, hatta biz davacı şirkete teslim etmek istediğimizi söyledik, ... tam ve sağlıklı olarak çalışmıştır, hatta 200 e yakın firmada bu uygulamayı kullanmaktadır, ... eksiksiz ve tam bir şekilde çalışmaktaydı biz bu hususta eğitimlerini de verdik, ancak davacı şirkette proje sorumlusu olmadığı için bu kısmı durduruldu, taraflar arasında ihtarnameye gelene kadarki 3-4 aya kadar iletişimde bir sorun yoktu, davacı firmanın sürecin hızlandırılmasıyla ilgili bilgilendirmeleri mevcuttu, biz davacı firma bize kavramsal analizlerde bize ne istediklerini anlatmışlardı ancak biz bu husustaki çalışmalarımızı yapmamıza rağmen sürekli içerik değiştirildiği için sürekli sistemde revizyon oldu, bu da süreci bizim açımızdan süreci uzatmıştır, ikinci kavramsal analiz olayı hatırladığım kadarıyla Kasım 2019 yılında yapılmıştır, lisans bakım anlaşmaları devreye alınan projeler için yapılır, biz davacı firma ile lisans bakım anlaşması yaptık, devreye alınmayan programlar için lisans bakım anlaşması yapılmaz, bizim sisteme erişimimiz olmadeığı için kurmuş olduğumuz programlara davacı firma tarafından müdahale edilebilir '' şeklinde, davalı tanığı ... duruşmada '' ben davalı firmada 2004 yılındanr beri çalışmaktayım, ayrıcada proje yönetim bölümünde kıdemli proje yöneticisi olarak çalışmaktayım, ... üretim yönetim sistemi olarak adlandırılmakla birlikte üretim süreçlerinizin takibini sağlar , ... stratejik planlama ve iş süreçlerinizi takip etmeye yarayan bir sistemdir, ... ve ... yazılım sistemleri düzgün ve süresinde davalı şirkete entegre edilip çalıştırılmıştır, ben işin içinde olduğum için MRP-MPS kısmıda tamamlanmıştır, ... ve ... bu programlar çalışmaktadır ve biz bu programları yüzlerce firmaya sattık ve satmayada devam ediyoruz, biz davacı firma ile 2018 yılının Mart ayında toplantılara başladık, kavramsal analizi yapmak için ön görüşmeler-toplantılar yaptık, bu analizler doğrultusunda dökümanlar hazırlıyoruz, buna kavramsal analiz diyoruz, kavramsal analiz bizim yol haritamızı çizen ve müşteri ile mutabık kalmamızı sağlayan şeydir, biz kavramsal analizi 2018 yılı Mayıs-Haziran ayında döküman olarak hazırlayıp teslim edilecek hale getirmiştir, daha sonra müşterimiz tarafından kavramsal analiz okunup olumlu yada olumsuz bir şekilde geri dönüş yapılması gerekiyordu, davacı tarafça yaklaşık olarak aynı yılın sonuna doğru bize geri bildirimde bulunuldu, sonrasında onay geldikten sonra projeye başlanıp proje planları yapılır, biz normalde 2019 yılının Mart ayında ilk modülümüzü devreye alacaktık ancak davacı tarafın karar değiştirmesi üzerine proje planı değişti, sayısını hatırlayamamakla birlikte 4-5 kez değişiklikle bulunulmuştur, davacı şirket tarafından Mrp-Mps yazılımına öncelik verilmesi gerektiği ve diğer modüllerin daha sonra devreye alınması talep edildiği için proje teslimi bu nedenlerden dolayı uzamıştır, davacı firma tarafından MRP-MPS neler istedikleri ile ilgili, taleplerini net bilgilerini tam olarak açıklayamadıkları için süreç uzamıştır, biz projeye uygun projede belirlenen termine uygun hareket ediyorduk, biz bu termini belirlerken davacı ile birlikte belirliyorduk, planda sapma olduğunda birlikte değerlenidirilirdi , taraflar arasındaki sözleşmede ilk olarak depo kısmının yani ... yazılımının devreye alınması gerektiği hususunda anlaşılmıştı, sonrasında davacı tarafça MRP-MPS kısmına öncelik verilmesi gerektiği beyan edildi, tarihini hatırlayamamakla birlikte toplantılardan bir tanesinde biz MRP-MPS kısmı devreye alınırken deepo kısmınında-satın alma modülünün de yani ...' in de devreye alınabileceğni söyledik, alt yapı çalışmaları da hazırdı, ancak davacı firmada projenin yöneticisi olan ... ... bu hususu kabul etmedi, ... eğitimi 2018 yılının Temmuz ayında benim vedavalı şirketin çalışanı olan Diğer tanık ... ... tarafından verilmişti, ...' in kavramsal analizi geç onaylandığı için kavramsal analizden sonra gerekli eğitimleri tam ve eksiksiz olarak verdik, ancak ... modülüne yönelik eğitimler verildikten sonar davacı firmanın bu hususta bir personel belirlemesi gerekiyordu ancak kaynakları olmadığı bir süre personelin gelmesini bekledik, ... modülüne ilişkin kişi atanmadığı için bu şekilde kaldı, lisans bakım anlaşmasını davacı taraf ile yaptık programlar tam ve eksiksiz olarak çalışmadan lisans bakım anlaşması imzalanmaz, ... ve ... bizim sattığımızda çalışır programlardı, kurduğumuzda eksiksiz çalışmaktaydılar, satın firma ile görüşüp ayarlama yapılarak özel hale getirilmesi gerekir, ... kısmı hazırdı ... kısmında ise davacı firma tarafından belirlenecek personelin görevlendirelerek çalışmalar yapılması gerekiyordu, biz ... hanımında bulunduğu bir zaman sahaya indik ...' i denedik ayarlamaları yaptık sorunsuz bir şekilde çalışıyordu, onların kullanmış olduğu ticari-finansal programların entegrasyonlarını yapmıştık, ... sahaya inip kullanılacak bir program değildir, ... ve ... gibi bir programdır, tam olarak hatırlayamıyorum ancak mail yazışmalarında kaynak atanmasıyla ilgili bildirimde bulunulduğunu hatırlıyorum, defaaten hem davacı tanığı ile hemde proje sorumluları ile ilgili kaynak atanması konusu konuşuldu ancak kaynak atanmadığı için bu şekilde kaldı, davacı firmaya kurduğumuz programlara yazılım kısmına müdahale edilemez ancak çalışması engellenebilir bozulabilir, programların belirli bir kısmı davacı şirket tarafından silinmiş olabilir, eğer ürettiğimiz programların alt dosyaları silinirse programlar çalışmaz''şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davalı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 23/07/2022 tarihli raporda özetle; davalı şirketin 2018-2019-2020 yıllarına ait (yevmiye) defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, (6102 sayılı T.T.K.'nu 64/3 madde) davalı şirket 2021 yılında ticari defterlerini (yevmiye) e defter olarak tuttuğu, (yevmiye) defterinin e-defter beratlarının (ilk ayı) ve (son ayı) kanuni sürelerde oluşturulduğu, (Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçer.) davalı şirketin resmi defter kayıtlarına göre dava tarihinde ; davalı şirketin, davacı şirketten 94.031,70 TL alacaklı gözüktüğü, tabloda detaylı şekilde belirtildiği üzere; davacı tarafından, davalı şirkete Lisans bedeli olarak 43.664 USD ve 112.822,37 TL ödenmiş olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete Lisans Geliştirme Bedeli olarak 33.833,90 TL ödenmiş olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete (davacı adına yapılan harcamalar) bedeli olarak 2.460 TL ödenmiş olduğu bildirilmiştir.Yüksek Bilgisayar Mühendisi ... ve bilgisayar mühendisi ... tarafından tanzim edilen 23/05/2023 tarihli raporda özetle; davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme aşamasına gelmeden önce karşılıklı olarak istenen ve sunulan hizmetlerin taraflarca anlaşıldığı, davacının, mevcut uygulamada gördüğü gerek eksiklik gerekse de yeni taleplerin de açıkça belirtildiği bir sözleşme ile davalı ile anlaştığı, sözleşme sonrası yapılan çalışma ve yazışmalar incelendiğinde davalının sözleşme şartlarını tam anlamı ile yerine getirmediği, ancak yine de davacının asgari yeterlilikte bir uygulamayı teslim almak istediği, sonrasında diğer isteklerini zamana yayabileceğini belirttiği, sonuç itibari ile bir uygulamanın davacıya teslim edilmiş olmasına rağmen sözleşme kapsamında belirlenmiş olan fonksiyonları karşılamadığı, yapılan testler sırasında bazı ekranların hiç çalışmadığı, çalışan ekranlardan da beklenen sonuçlara varılamadığı görüldüğü, yazılım dünyasında her zaman için uygulamalarda hata ya da eksiklikler olabilir, ancak bunlar belirli bir plan ve kaynak dahilinde giderilebilir, düzeltilebilir konular olduğu, heyet olarak uygulama hakkında yeterli bilgimiz olmaması ve davalının bize bu konunda yardımcı olmaması nedeni ile karşılaşılan hata ya da eksikliklerin nedenleri değerlendirilememiş, uygulamanın teslim edildiği şekli ile kullanılabilir olmadığı görüşü oluştuğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporun hükme esas alınmaya yeterli olmadığı kanaatine varılarak yeni bir heyetten yeni bir rapor alınmasına karar verilmiş, bilişim alanında uzman bilirkişi ..., bilgisayar-elektrik elektronik mühendis bilirkişi ..., bilgisayar yüksek mühendisi ..., SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 30/05/2024 tarihli raporda özetle; taraflar; incelemeler aşamasında dava konusu yazılım arayüzündeki menüleri karşılıklı ve rasgele seçerek hatalı olup olmadığı yönünde incelenmesini talep etmiş olup, taraflarınca ekran kaydı alınarak CORELREFF isimli yazılım üzerinde incelemeler yapıldığını, devamında “...” isimli yazılımın incelenmesi aşamasına geçilmiş, mevcut dahili diskteki (Local'deki) veri tabanında olduğu, veri tabanı sunucusunda güncelleme yapıldığı belirtildiği, ancak tespit edilemediği, dosyaya konu CORELREEF isimli yazılımın dava açılış tarihi öncesinde zaman damgalı yedeklemelerinin alınmaması sebebiyle, yapılan yerinde inceleme esnasında tespit edilen çalışır ve/veya çalışmayan yazılım arayüzünün, sözleşmeye uygun olup olmadığının teknik kesinliğinin bulunmadığı değerlendirildiğini, bunun sebebi yazılımların sunucuya kurulum veya kurulum devamındaki kullanım esnasında; « Bağımsız bir sunucuda da ayrıca yazılımın ilk halini gösterir biçimde yedek kaydının tutulmaması, daha sonradan değiştirilebilir veri biçimde bulunması, yazılıma bağlı veri veya veritabanı bilgilerinin yalnız işletme içerisindeki sunucuda bulunması, sonradan müdahaleye tamamen kapalı bir güvenlik sistemi ile korunmaması veya zaman damgalı yedekleme alınmamış olması, bağımsız bir servis sağlayıcı firmada barındırılmaması sebebiyle sunucunun değişip değişmediği, iş yerinde bulunan sunucuya bağlı dahili diskin değişip değişmediği, kurulumu yapan firma veya kurulum yapılan firma tarafından, veri veya veritabanı üzerinde oynama yapılıp yapılmadığı, teknik ihtimallerin net olmaması sebebiyle, taraflarca iddia olunan teknik bölümlerin teknik gerçekliğinin kesin olarak anlaşılmayacağı, davacı ... Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ait 2020 yılın ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, 2020 yılında şirketin e-defter uygulamasına tabi olduğu tespit edildiğinden, ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu hususunda kanaate varıldığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında muavin hesap kayıtlarından görüleceği üzere; 31.12.2019 tarihi itibariyle davalının 93.455,07 TL tutarındaki alacak bakiyesinin yevmiye kapanış kaydında kapatılarak 2020 yılına devrettirildiği, tarafların elektronik ortamda 94.031,71 TL tutarında davalı şirketin Alacak bakiyesinde tarafların karşılıklı mutabakat sağladığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; taraflarca akdedilen Yazılım Ürünleri Kullanım Sözleşmesinde belirlenen şartların davalı tarafça yerine getirilmemesine dayalı olarak davacı tarafın ödenmiş olduğu 439.429,09 TL ‘nin, davalı taraf çalışanları için ödenilen konaklama- masraf bedelleri olan 2.460,00 TL bedelin, yazılımın bakımı için ödenilen 33.833,90 TL nin , 922,28 TL ihtarname masraflarının, ... Bilgisayar Mühendisleri Odası tarafından yapılan 15.274,80 TL rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Yasal hükümler değerlendirildiğinde 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatlamak zorundadır.Ayıp, imal edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imal edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde yapılan şeyin iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa iş sahibinin sözleşmeden dönebileceği, bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır.Davacı tarafından , ayıp savunması sebebiyle uyuşmazlığın, taraflarca akdedilen 04/05/2018 tarihli sözleşmeye istinaden ... ve ... Yazılım Ürünleri kullanım,bakım,devreye alınma sözleşmesi akdedildiği, davalının sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin eksik- ayıplı olup olmadığı noktasında toplandığı, ayıbın varlığını 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. ", hükmü yer almaktadır.Ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesi teknik incelemeyi ve bu nedenle bilirkişi raporu alınması gerektirdiğinden iş sahibi ayıbın varlığını ve niteliğini kanıtlama yükümlülüğü nedeniyle kendisine teslim edilen esere ilişkin bilirkişi inceleme yapılabilmesini mümkün kılacak şekilde davranmalıdır.Aynı zamanda ayıbın varlığı,niteliği konusunda algı kişiden kişiye değişebildiğinden, objektif bir bakış açısının yapılması gerekli olup bu değerlendirmeyi de ancak teknik bilirkişinin incelemesi ile ortaya çıkabileceğinden tanık beyanı ile ispatın güç olup ayıbın varlığı halinde davadan önce delil tespiti yaptırılması ispat kolaylığı sağlamaktadır.Taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmiş, ayrıca davalı tarafça üretilen yazılımlarda ayıp-eksik iş olup olmadığı hususunda taraf tanıkları dinlenilmiş, davacı tanıkları, projenin süresinde teslim edilmediğini, ek süre verilmesine rağmen davacı tarafça talep edilen düzenlemelerin davalı tarafça yerine getirilmediği ,sözleşmeye konu programın hiç kullanılamadığı belirtilmiş, davalı tanıkları ise sürecin , davacının ihtiyaçlarını -taleplerini süresinde bildirmediğinden dolayı kavramsal analiz aşamasının uzadığını, davacı şirketin proje komisyonunun -planının değiştiği belirtilmiştir.Davalı tarafça üretimi yapılacak olan ..., ... uygulamalarının ayıplı olup olmadığı hususunda bilişim alanında uzman bilirkişi , bilgisayar-elektrik elektronik mühendis bilirkişi bilgisayar yüksek mühendisi , SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 30/05/2024 tarihli raporda özetle; dava konusu yazılım arayüzündeki menüleri karşılıklı ve rasgele seçerek hatalı olup olmadığı yönünde incelenmesini talep etmiş olup, taraflarınca ekran kaydı alınarak CORELREFF isimli yazılım üzerinde incelemeler yapıldığı, devamında “...” isimli yazılımın incelenmesi aşamasına geçildiği, mevcut dahili diskteki (Local'deki) veri tabanında olduğu, veri tabanı sunucusunda güncelleme yapıldığı belirtildiği, ancak tespit edilemediği, dosyaya konu CORELREEF isimli yazılımın dava açılış tarihi öncesinde zaman damgalı yedeklemelerinin alınmaması sebebiyle, yapılan yerinde inceleme esnasında tespit edilen çalışır ve/veya çalışmayan yazılım arayüzünün, sözleşmeye uygun olup olmadığının teknik kesinliğinin bulunmadığı değerlendirildiği,yazılımların sunucuya kurulum veya kurulum devamındaki kullanım esnasında; « Bağımsız bir sunucuda da ayrıca yazılımın ilk halini gösterir biçimde yedek kaydının tutulmaması, daha sonradan değiştirilebilir veri biçimde bulunması, yazılıma bağlı veri veya veritabanı bilgilerinin yalnız işletme içerisindeki sunucuda bulunması, sonradan müdahaleye tamamen kapalı bir güvenlik sistemi ile korunmaması veya zaman damgalı yedekleme alınmamış olması, bağımsız bir servis sağlayıcı firmada barındırılmaması sebebiyle sunucunun değişip değişmediği, iş yerinde bulunan sunucuya bağlı dahili diskin değişip değişmediği, kurulumu yapan firma veya kurulum yapılan firma tarafından, veri veya veritabanı üzerinde oynama yapılıp yapılmadığı, teknik ihtimallerin net olmaması sebebiyle, taraflarca iddia olunan teknik bölümlerin teknik gerçekliğinin kesin olarak anlaşılmayacağının bildirildiği tespit edildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun Mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak,... Genel Kurulu'nun 2013/- Esas 2015/ Karar sayılı ilamında'' eser sözleşmelerinde işin yapıldığı,teslim edildiğini kanıtlama külfeti yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. Açılan bir davada iş sahibi kendisini ancak ayıpları ispatla kurtarabilir; eserin sözleşmeye uygunluğuna sadece itirazı yeterli değildir, ayıp, eser sahibine teslim edilen eserin niteliklerinde, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına göre teslim edilmesi gereken eserin özellikleriyle karşılaştırıldığında, ortaya çıkan sapma, teslim edilenle, teslim edilmesi gereken arasındaki farktır. Buna göre, ayıbın ortaya çıkarılması için iş sahibi tarafından teslim edilen ile sözleşmede kararlaştırılanın karşılaştırılması ve eksiklikler bulunması halinde teslim edilen eserin ayıplı olduğunun kabulü gereklidir.Eserin ayıplı olduğu her türlü delil ile ispatlanabilirse de, tanık delili, zayıf bir delildir.Tanığın bir vakıayı tamamen hatırında tutması ve gerçeği olduğu gibi anlatması zordur '' ibareleri göz önünde bulundurulmuş ve davacı tarafça , davalı tarafın üretmiş olduğu ... ,... yazılımlarında eksik ifa-ayıp olduğu iddia edilmiş ise de ilgili ... Kararında da belirtildiği üzere ayıp iddiasının somutlaştırılamadığı, dava açılış süreci öncesinde ... Bilgisayar Mühendisleri Odası'ndan alınan raporun hükme esas alınmaya tek başına yeterli olmadığı, Mahkememizce davalı tarafça yapılan eksik ifaların/ ayıpların neler olduğunun, bedellerinin, ayıplar var ise beklenen faydaları ortadan kaldıran/azaltan nitelikte olup olmadığı, ayıpların onarım ile giderilmesinin mümkün olup olmadığı, ayıplar var ise ayıp değerinin/bedelinin tespiti hususunda rapor alınamadığı,yargılama devam ederken davacı tarafça sisteme müdahalelerin devam ettiği,güncelleştirmeler yapıldığı, davalıdan alınan haliyle yedekleme yapılmadığının ve bu nedenle tespit yapılamadığı, ayıp varlığı konusunda dava açılış süreci öncesinde Mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırılmadığı, ayıbı kanıtlayan tanık delili gibi zayıf bir delilin dışında başkaca kuvvetli bir delil de(Mahkememizce,sunulan yazışmaların da kuvvetli delil olmadığı kanaatine varılmıştır) sunulamadığı tespit edilmiştir.İspat yükü üzerinde olan davacı tarafından ayıp varlığı yönteme uygun olarak kanıtlamamış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 8.402,13 TL'den mahsubu ile artan 7.974,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 12.043,50 TL lik yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 77.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2024
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.