TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2022
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı firma ile müvekkil şirket 2012 yılından bu yana çalışmakta olup, son olarak taraflar arasında imzalanan 10.04.2015 başlangıç tarihli ... ilişkin sözleşme gereğince müvekkil şirket davalı firmanın faaliyet gösterdiği ... adresinde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı hizmetleri verdiğini, 10 yılı aşkın süredir devam eden hizmet ilişkisi taraflar arasında imzalanan ana sözleşmeye ek protokoller düzenlenerek son olarak sözleşmenin 01.04.2022 tarihi itibari ile 1 yıl daha uzamasına karar verilmiş, aylık hizmet bedelinin 53.780,00 TL KDV olacağı konusunda mutabık kalındığını, hal böyleyken, davalı firma uzun süredir kesintisiz olarak hizmet aldığı müvekkil şirkete Beyoğlu 48.Noterliği 105787 yevmiye nolu 06.01.2022 keşide tarihli ihbarname ile; 04.01.2016 başlangıç tarihli ... ilişkin sözleşmeyi, sözleşme sebebiyle görevlendirilen işyeri hekiminin 30.05.2022 ve 31.05.2022 tarihlerinde mazeretsiz işe gelmediği ve yerine geçici bir işyeri hekimi görevlendirmesi yapılmadığını söz konusu durumun sözleşmeye mevzuata aykarılık taşıdığı, şirket personelinin iş güvenliği ve sağlığının tehlikeye atıldığı iddiası ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirildiğini, davalı tarafın ihbarnamesine karşın müvekkil şirket ... 10.Noterliği 21380 Yevmiye nolu 16.06.2022 tarihli ihtarname ile "yapıları feshin haksız ve dayanaksız ayrıca taraflar arasında imzalanmış olanı sözleşmede kararlaştırılmış fesih bildirim süresine ve usulüne aykırı olduğundan, bundan kaynaklı maddi zararın ve sözleşmede yer alan personel çalıştırma yasağına davranış nedeniyle cezai şart ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı tarafça yapılan fesih, haksız olup, usulüne ve etik kurallara aykırı olduğunu, fesih bildirimi sözleşmenin feshe ilişkin olarak kararlaştırılmış 3. Maddesine aykırı olarak düzenlenmiş olup, ihbarnamenin içeriğinde yazılmış olan sebepler ise gerçekle bağdaşmadığını, davalı tarafın 01.06.2022 tarihli ihbarnamesinde sözleşme sebebi ile görevlendirilen iş yeri hekiminin 30.05.2022 ve 31.05.2022 tarihlerinde mazeretsiz işe gelmemesi ve yerine müvekkil şirket tarafından iş yeri hekimi görevlendirilmesi yapılmaması nedeniyle söz konusu durumun sözleşmeye aykırı olduğu ve şirket personelinin iş güvenliği ve sağlığının tehlikeye atılması sebebi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini beyan ettiğini, öncelikle davalı taraf imzaladığı sözleşmenin 3. Maddesinde düzenlenen fesih üsulüne aykırı hareket ettiğini, davalı firmanın sözleşmede feshe ilişkin olarak kararlaştırılmış fesih bildirim süresine uymamış, usule aykırı fesih bildiriminde bulunduğunu, Sözleşmenin feshedilmesi ve işyeri hekimin istifa süreci ve devamında, aynı gün davalı firmada çalıştığı tarih dikkate alındığında, davalı firma yetkilieri ve işyeri hekimi ...'ın tamamen etik kurallara aykırı ve kötü niyetli hareket ettiklerini, sözleşmedeki maddelere riayet ederek, dürüstlük ve iyi niyet kuralları çerçevesinde hizmet veren müvekkil şirket, haksız fesihle ve istihdam ettiği iş yeri hekimi ...'ın davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlaması ile büyük gelir kaybı yaşadığını, davalı firma ile aylık hizmet ücret bedeli 2022-2023 dönemi için 53.7804 KDV olup, dilekçemiz ekinde sunduğumuz 2022 yılında davalı firmaya kesilen fatura bedelleri incelendiğinde müvekkil şirket ile davalı firma arasındaki ticaret hacmi büyüklüğü ve müvekkil şirketin gelir kaybının ne denli yüksek olduğunu gösterdiğini, sözleşmenin haksız feshi sonucunda zarara uğrayan taraf, menfi ve müspet zararını isteyebileceğini, menfi zarar sözleşmenin karşı tarafça yerine getirileceğine olan inanç ile sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların tamamı olduğunu, müspet zarar ise sözleşme devam etse idi kazanılması gereken ancak sözleşmenin feshedilmesi sonucunda borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar olduğunu, müspet zarar daima ileriye dönük olup bir beklenti kaybı olduğunu, müvekkil şirkette eğer bu haksız fesih meydana gelmese idi sözleşme sonuna kadar davalı firmaya hizmet verecek ve bu hizmetin karşılığında para kazanacağını, haksız fesih nedeniyle hizmet verilemediğini ve bir kazanç kaybı yaşandığını, bunun da sözleşmeyi haksız yere fesheden davalıdan tahsili gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile, sözleşmenin erken feshi nedeniyle şimdilik 100 TL (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile) kar ve gelir kaybı, davalı tarafin sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle 25,000 Euro ceza-i şart bedelinin sözleşmenin feshedildiği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı firmadan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı firmaya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında cezai şart içeren bağlayıcı bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen 04.01.2015 tarihli ... ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 3. maddesi uyarınca, sözleşme süresi 1 yıl olarak belirlendiğini, tarafların Sözleşme’nin hitamından 1 ay önce Sözleşme’yi feshetmemesi halinde ise sözleşmenin 1 yıl daha uzayacağı kararlaştırıldığını, dolayısıyla Sözleşme 04.01.2017 tarihinde sona erdiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki, cezai şart hükmü içeren yazılı bir sözleşme olmaksızın sürdürülmüş ve yeni bir sözleşme imzalanması için yapılan görüşmelerde, tarafların cezai şart tutarı konusunda anlaşamamaları nedeniyle cezai şart içeren yeni bir sözleşme de akdedilmediğini, sözleşme maddesine göre, sözleşme süresi sona eren Sözleşme’nin feshini istememesi durumunda sözleşme bir yıl daha uzatılmış sayılacağını, sözleşme maddesinde görüldüğü üzere, Sözleşme sadece sözleşme süresinin hitamından sonra bir yıl daha uzadığını, tarafların bu konudaki iradeleri son derece açık olduğunu, davacı Şirket’in de sunmuş olduğu e-posta yazışmalarında görüleceği üzere, yeni bir sözleşme kurulması için taraflarca müzakereler yapıldığını, müvekkil Şirket tarafından cezai şart bedelinin 8.000 EUR olarak belirlenmesi teklif edildiğini, bu teklifin davacı tarafından kabul edilmediğinden, müvekkil Şirket, Davacı ile yeni bir sözleşme imzalamadığını, dolayısıyla tarafların üzerinde mutabık kaldıkları ve cezai şart içeren bağlayıcı bir sözleşme bulunmadığını, yalnızca süregelen hizmet ilişkisi çerçevesinde, yazılı bir sözleşme olmaksızın, belirlenen hizmet bedeli üzerinden ticari ilişki devam ettiğini, nitekim Sözleşme’de belirlenen hizmet bedeli 9.730,44 TL + KDV iken taraflar sonrasında ticari yazışmalar ile yeni bir hizmet bedeli belirlediklerini, E-mail yazışmalarında 25.000 EUR cezai şartın kabul edildiğine dair bir beyan olmadığı gibi, cezai şartın yeni sözleşme için 8.000 EUR olması gerektiği belirtilerek 25.000 EUR tutarında cezai şartın kabul edilmediği açıkça beyan edildiğini, bu teklifin Davacı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle, yeni bir sözleşme imzalanmadığını, ancak, işyeri hekimi tarafından yazılı bir sözleşme olmadan hizmet sağlandığından, müvekkil Şirket tarafların üzerinde mutabakata vardıkları hizmet bedellerini eksiksiz olarak ödediğini, sağlanan hizmetin nerdeyse bir yıllık tutarı kadar olan oldukça yüksek bir cezai şarttan, müvekkil Şirket’in hukuken sorumlu olabilmesi için ortada şirket yetkili temsilcileri tarafından imzalanmış hukuken geçerli cezai şart maddesi içeren bir sözleşme olması gerektiğini, müvekkil Şirket yetkili temsilcileri olmayan ve sadece söz konusu hizmetin satın alması için görüşmeler yapmaya yetkilendirilmiş müvekkil Şirket çalışanları ile yapılan e-mail yazışmalarına istinaden hizmetin sağlandığı gerekçesiyle 25.000 EUR cezai şart talep edilemeyeceğini, E-maillerde de cezai şart ödeneceğine dair bir beyan olmadığını, cezai şart tutarı olarak 8.000 EUR teklif edilmiş ve bu yönde irade ortaya konmuş ancak bu teklif kabul edilmediği için yeni bir sözleşme imzalanmadığını, davacı e-mail yazışmalarına istinaden sadece hizmet bedellerini talep edebileceğini ve bu bedellerin de eksiksiz olarak ödendiğini, sözleşmesel ilişkinin kabulü halinde dahi müvekkil şirket tarafından ilgili sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden müvekkil şirket’in tazminat sorumluluğu bulunmadığını, sözleşme sona ermiş ve taraflar bakımından bağlayıcı başkaca yeni bir sözleşme akdedilmediğinden, yazılı bir sözleşme olmaksızın taraflar arasındaki ticari ilişki devam ettiğini, dolayısıyla ortada taraflar arasında fesih için bir koşul içeren bağlayıcı bir sözleşme kalmadığını, ticari ilişkinin sonlandırılması için 30 gün önceden ihbarda bulunma zorunluluğunun olmadığını, sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte bir an için sözleşmenin geçerli olduğu varsayılsa bile cezai şart maddesi kesin hükümsüz olduğunu, ticari ilişki haklı nedenle sona erdirildiğinden davacının yoksun kalınan kar ya da başka bir ad altında tazminat talep etmesi mümkün olmadığını, dava dilekçesinde, sözleşmenin erken feshi nedeniyle şimdilik 100 TL kar ve gelir kaybı adı altında kısmi dava açıldığını, açıklanan nedenlerle taraflar arasında davacı tarafın iddia ettiği gibi geçerli yazılı bir sözleşme olmadığını, müvekkil işyeri hekimini kendi bünyesinde istihdam etmediğini, müvekkil şirket dava dışı iş yeri hekiminin yıllık izin kullanımından sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle ... 17. İş Mahkemesi’nin 2022/ esas sayılı dosyasının huzurdaki dava ile bağlantısı gözetilerek bekletici mesele yapılmasına, her halükarda haksız ikame edilen huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ıslah dilekesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava,alacak davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.Dosya 1 nitelikli hesap uzmanı, 1 SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. 28/10/2023 havale tarihli raporda özetle: mahkemenizce taraflar arasında imzalanmış 10/04/2015 tarihli "... İlişkin Sözleşmesi'nin 3.maddesindeki "Sözleşmenin hitamından 1 ay evvel TARAFLAR'dan birinin sözleşmenin feshini istememesi durumunda sözleşme bir yıl daha uzatılmış sayılacaktır." şeklindeki düzenleme uyarınca, sözleşmenin davalı tarafın fesih tarihi olan 01/06/2022 tarihi itibariyle yürürlükte olduğunun ve yine sözleşmenin aynı maddesinde belirtilen 30 gün öncesinden yazılı olarak bildirmek şeklindeki fesih prosedürüne uyulmamış olmaması nedeniyle, davalı şirketin fesih işleminin mahkemenizce hukuka uygun olmadığının ve sözleşmenin feshedildiği 01.06.2022 tarihinde, davalı tarafından davacıya ödenen aylık hizmet bedeli 53.780,00.TL'nin sadece İşyeri Hekimliği Hizmeti (... ) karşılığı ödenen bir bedel olduğunun kabulü ihtimaline istinaden yapılan hesaplama sonuçları aşağıda olup, davacı tarafın hesaplanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı mahkeme takdirinde olduğu, Talep Hesaplanan Cezai şart tazminatı 25.000.Euro 25.000.Euro Yoksun kalınan kar 100,00TL 223.569,73 TL Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği 01.06.2022 tarihinde davalı tarafından davacıya ödenen aylık hizmet bedeli 53.780,00.TL'nin, sadece İşyeri Hekimliği Hizmeti karşılığı ödenen bir bedel olmaması, bu bedelin içinde sözleşmenin 6.maddesinde belirtildiği şekilde iş güvenliği uzmanı veya diğer sağlık personeli çalıştırılmış ve bunun hizmet bedelinin de olması halinde, bu iş güvenliği uzmanı veya diğer sağlık personelinin, sözleşmenin feshi tarihi olan 01/06/2022 tarihindeki ve öncesindeki ücret bordrolarının davacı taraftan istenmesi ve bu bordrolar gereği davacı şirket tarafından yapılmış işçilik ödemelerinin mahsubunun gerekeceği mütalaa edilmiştir. Aynı heyet tarafından hazırlanan 01/07/2024 tarihli ek raporda özetle; Kök raporda belirtildiği üzere, dosyada bulunan mail içeriklerinde, sözleşmenin 10.maddesinde yazılı cezai şart tutarının revize edilmesinin talep edilmiş olduğu dikkate alınarak, sözleşmenin cezai şart maddesinin uzayan her yıl için yürürlükte olduğunun ve sözleşmede belirtilen fesih prosedürüne uygun davranılmadığının mahkemece kabulü ihtimaline istinaden yapılan hesaplama sonuçları aşağıda olup, davacı tarafın hesaplanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı mahkemenin takdirinde olduğunu,Talep Hesaplanan Cezai şart tazminatı 25.000.Euro 25.000 Euro ... 17.İş Mah. Dosyasında Tespit Edilen Ücrete Göre Yoksun kalınan kar 100,00TL 223.569,73 TL Net (290.350,31 TL Brüt) Bordroda Yazılı Ücrete Göre Yoksun kalınan kar 100,00TL 347.614,88 TL Net (451.447,90 TL Brüt) Mahkemece, ... 17 İş Mahkemesinin 2022/ Esas sayılı kararının gerekçesinde yazılı olan, işyeri hekimi ...'ın işe başlama tarihinin ... Kurumuna geç bildirildiği, primlerinin gerçek ücret üzerinden gösterilmediği ve ... tarafından iş sözleşmesinin 27/05/2022 tarihinde 24/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle fesih edilmiş olduğu tespitlerinin, davalı şirket yönünden de, işyeri hekiminin ücretlerinin ...'na tam bildirilmemesinin, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı ve derhal feshi için yeterli kabul edilmesi halinde, cezai şart maddesinin yürürlükte olduğunun kabulü halinde dahi, sözleşmenin uygulama olanağı bulunamayabileceğinin kabul edilebileceği sonucuna varılabileceği bildirilmiştir.Davacı vekili 05/03/2025 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen 10/04/2015 tarihli iş güvenliği ve sağlık hizmetleri sözleşmesi kapsamında davalı tarafın sözleşmenini feshinde haklı olup olmadığı sözleşmenin feshi sebebiyle davacı tarafın kar ve gelir kaybı alacağın varlığı, cezai şart koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği bu kapsamda davacı tarafın cezai şart tazminatının varlığı miktarı hususlarına ilişkin olup, mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş, dosyanın 1 nitelikli hesap uzmanı, 1 SMMM bilirkişiye tevdi ile taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen benzer mahiyetteki kök ve ek raporda davaya konu hususlar ayrıntılı ve gerekçeli olarak açıklanmakla hükme esas alınmış, 10/04/2015 tarihli "... İlişkin Sözleşmesi'nin 3.maddesindeki "Sözleşmenin hitamından 1 ay evvel TARAFLAR'dan birinin sözleşmenin feshini istememesi durumunda sözleşme bir yıl daha uzatılmış sayılacaktır." şeklindeki düzenleme uyarınca, sözleşmenin davalı tarafın fesih tarihi olan 01/06/2022 tarihi itibariyle yürürlükte olduğunun ve yine sözleşmenin aynı maddesinde belirtilen 30 gün öncesinden yazılı olarak bildirmek şeklindeki fesih prosedürüne uyulmamış olmaması nedeniyle, davalı şirketin fesih işleminde haklı olmadığı anlaşılmış, davacının 347.514,88 TL yoksun kalınan kar kaybına uğradığı tespit edilmiş, Davanın Kısmen Kabulü İle; 347.514,88-TL'nin dava tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişi cezai şart yönünden yapılan değerlendirmede,cezai şart bedelinin tenkisinin Mahkememizin takdirinde olduğu hususu gözetilerek, 25.000 EUR lik cezai şartın; davalının iktisaden ve ekonomik yönden mahvına sebep olabileceği kanaatine varılarak12.500 Euro nin dava tarihinden itibaren işletilecek kamu bankalarının Euro cinsinden dövize uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan aynen veya fiili ödeme tarihindeki ... efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.(Emsal mahiyette ... 19. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2015 tarih ve 2015/ Esas 2015/ Karar sayılı ilamı dikkate alınarak takdiren indirilen cezai şart bedeli yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın Kısmen Kabulü İle; 347.514,88-TL'nin dava tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-12.500 Euro nin dava tarihinden itibaren işletilecek kamu bankalarının Euro cinsinden dövize uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan aynen veya fiili ödeme tarihindeki ... efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 40.688,16 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 8.476,42 TL'nin ve ıslah harcı olarak alınan 5.950,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 26.261,74 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 3.600 TL, posta ve tebligat gideri 250,00 TL olmak üzere toplam 3.850 TL yargılama giderinin, 8.476,42 TL peşin harç, 5.950,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 22. 126,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 93.345,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair;taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi.29/05/2025
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.