T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/45 Esas - 2022/1436
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/45 Esas
KARAR NO: 2022/1436
HAKİM: ....
KATİP: .....
DAVACI : ... - .... İhsaniye Mah. Manolya Sit. Lefkoşa Sok. No 33 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ: Av. ...... - Ulubatlı Hasan Bulvarı Hanedan Apt.No.65, Kat:2,D.:3,4 16240 Osmangazi/ BURSA
DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ....
VEKİLLERİ: Av. ..... - T. Cemal Beriker Bul. Dr. Alim Kağızman İş Mrk. No:7 K:1/4 Seyhan/ ADANA
Av. .. - Aliianz Sigorta Aş Küçükbakkalköy Mah Kayışdağı Cad No:1 Ataşehir/ İSTANBUL
DAVALI : 2- ... - ..... Hamzabey Mah. S.Garaj Mah. Demiryolu Cad. No 163/B Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ: Av. ..... - Kıbrıs Şehitleri Cad. Sakarya Mh. Şevki İpekten Plaza No:28/211 Osmangazi/ BURSA
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/09/2014
KARAR TARİHİ: 20/12/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Kazanın 13.02.2013 tarihinde ... plakalı sürücü Yunanistan vatandaşı ...'nun Gaziakdemir caddesinden Dr. Sadık Ahmet Caddesi'ne doğru seyretmekte iken Atatürk Kültür Merkezi Hayat Lokantası karşında yaya olarak yolun karşısına geçmeye çalışan müvekkili ...'na çarpması neticesinde meydana gelmiş olduğunu, Meydana gelen kaza da müvekkili ...'nun yaralandığını, Davacı müvekkilinin tedavisi sonrası hayati tehlikeyi atlatarak taburcu edilmiş ise de epilepsi hastalığına yakalanmış olduğunu, Müvekkilinin herhangi bir İşte çalışmasa da gerek ev işlerinde ve gerekse hayatını idame ettirmede eski yaşam kalitesini yakalayamayacak zorlanacak, acı çekecek ve daha fazla efor sarf edeceğini, fazlaya dair hakları saklı tutarak şimdilik 2.000,00 TL talep ettiklerini, Müvekkilinin tedavi giderleri her ne kadar SGK tarafından karşılanmış olsada evindeki iyileşme sürecinde yardımcı (bakıcı) gideri ödemek zorunda kalmış olup bunun ne kadar süre ile devam edeceği de bilinmediğini, Bu nedenle bu zarar kalemi içinde aynı şekilde şimdilik 500,00 TL talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; Davacı dilekçesinde yer alan kaza sonrasında davacının epilepsi hastalığına yakalandığı bu sebeple tazminat talep edildiği beyanlarının gerçek dışı olduğunu ve davacının sebepsiz zenginleşme çabası içerisinde olduğunu açıkça gösterdiğini, Davacı dilekçesinde kazadan önce epilepsi rahatsızlığının olmadığını kaza neticesinde bu rahatsızlığın meydana geldiği savı iki nedenle kabul edilemez nitelik taşımakta olduğunu, Bunun ispatının olanaksız olduğunu, İnsanların epilepsi olmasının tek sebebinin trafik kazası geçirmeleri olmadığını, Davacının kaza öncesi tarihlerde de psikolojik rahatsızlıkları bulunduğunu, Bursa Devlet Hastanesi Psikiyatri Bölümünde 2010/Nisan ayında davacı Unipolar Depresyon teşhisi ile tedavi görmüş olduğunu, Kazanın 2013/Şubat ayında meydana geldiğini, 2013/Ağustos ayında davacı gene Bursa Devlet Hastanesinde Yineleyen Depresif Bozukluk Teşhisi İle Tedavi görmüş olduğunu, 2013/Ekim ayında Epilepsi teşhisi konmuş olduğunu, kaza sonrasında epilepsi olduğu İddia edilen davacının 8 ay sonra epilepsi olduğunun ortaya çıkması davacı iddialarının gerçek olmadığını açıkça göstermekte olduğunu, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle; Davacının tüm talepleriyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.
Davalı Allıanz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; ... plakalı aracın sigorta poliçesi de müvekkili sirket ve tramer kayıtlarından tespit edilemediğini, poliçe tespit edildikten sonra cevap hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle poliçenin tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini, davacı tarafın, sigortalılarının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, 6111 sayılı yasa uyarınca davacının tedavi masrafları talebinin reddi gerektiğini, yasa gereği davacının talep hakkı bulunmadığını, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının, maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmediğini, davacı tarafın, sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, kaza tarihini kapsayan sigorta poliçesi tespit edilemediğinden haksız yere aleyhimize açılan davanın reddini, tüm delillerin toplanması ve “Adli Tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi” tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra Müvekkil Şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; maluliyet oranının tespiti için davacının “Tam Teşekküllü bir Devlet Hastanesi”ne sek edilmesini, yine “Aktüer” sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile “sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik” tazminatının ve “tıbbi konularda uzman bir bilirkişi kanalı ile bakıcı ücretinin” hesaplanmasına, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa Tahmilini talep etmiştir.
KANITLAR:
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, ceza dosyası, tedavi evrakları, Kaza tespit tutanağı, ATK raporu, bilirkişi raporları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, davacının trafik kazası nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın sürücüsü ve ZMMM sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce, Davaya konu kazanın oluşumunda tarafların kusurlarının tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 10/08/2015 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda, Davalı sürücü ...' nun %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu, Davacı yaya ...' nun %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce; Adli Tıp Kurumu raporu ile kaza tespit tutanağında belirtilen kusur oranları arasındaki çelişki nedeniyle Karayolları Fen heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 08/02/2016 tarihli talimat bilirkişi raporunda; Davalı sürücü Teztzan Netzaetin Oglou'nun olayda % 60 (Yüzde Atmış) oranında kusurlu olduğu, ...'nun olayda % 40 (Küzde Kırk) oranında kusurlu bulunduğu, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce; Dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının geçici iş görmezlik süresi ve maluliyet oranının tespiti yönünden İstanbul ATK 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 01/02/2018 tarihli ATK raporunda; ... kızı 1956 doğumlu ...'nun 13.02.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 I (18Bb……….57)A %65, E cetveline göre:%71.0 (yüzdeyetmişbirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce, Dava konusu kaza nedeniyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti ve talep olunan tazminatın sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığının, davacının bakım ihtiyacı içerisinde olup olmadığı, ihtiyaç halinde ise süresinin tespiti yönünden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, aktüerya uzmanı, norölog doktor ile sigorta uzmanı bilirkişinin mahkemece resen seçilmesine karar verilmiştir.
Alınan 20/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı kazalının SGK 'dan geriye dönük 10 yıllık tedavi geçmişi, ilaç kullanım kayıtlan dosyaya celp edilerek, kaza öncesi epilepsisi olup olmadığı hususunun aydınlatılabileceği düşünülmekte olup. Takdirin Mahkemeye ait olacağı, Gelir bilgisinin sunulmamış olması sebebiyle tüm yaşam boyu boyunca asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada, Kazalının varsayımsal kazancının 267.562,89 TL olacağı, Davacının iyileşme dönemi zararının 8.796,92 TL, %7l maluliyet Dönemi Zararının 183.723,83 TL olacağı, %40 müterafik kusur indirimi yapıldığında net zararının 115.512,46 TL olacağının hesaplanmış olduğu, Davacının bakıcı gideri zararının, brüt asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada bu 12.304,94TL olduğunun hesaplanmış olduğu, Davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun gerçek zarar ilkesi çerçevesinde poliçe limiti olan 225.000,00.-TL limitle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumluluğu bulunduğuna, Diğer davalının sorumluluğunun olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumluluğu bulunduğuna, Manevi tazminat talebinin taktiri mahkemeye ait olduğu, kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 08/10/2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi sunduğu, davalılara tebliğ edildiği görüldü.
Mahkememizce; Dosyaya gelen yazı cevapları ve rapora itirazlar değerlendirilmek suretiyle dosyanın önceki bilirkişilere tevdii ile ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Alınan 19/03/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; Dava dışı SGK tarafından dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde, kazalının kaza öncesinde ar olan bir epilepsi hastalığına dair bir bulgusuna rastlanmadığı, kaza sonrasında, posttravmatik epilepsi tanısını vurgulayan tıbbi seyrinin, meslekte kazanma gücü kayıp oranını azaltır bir etkisinin olamayacağı sonucuna ulaşıldığı bildirilmiştir.
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden; 13.02.2013 tarihinde ... plakalı sürücü Yunanistan vatandaşı ...'nun Gaziakdemir caddesinden Dr. Sadık Ahmet Caddesi'ne doğru seyretmekte iken Atatürk Kültür Merkezi Hayat Lokantası karşında yaya olarak yolun karşısına geçmeye çalışan davacı ...'na çarpmış olduğu, kaza neticesinde davacının yaralandığı, Karayolları Fen heyetinden alınan kusur raporu sonucunda Davalı sürücü Teztzan Netzaetin Oglou'nun olayda % 60 (Yüzde Atmış) oranında kusurlu olduğu, ...'nun olayda % 40 (Küzde Kırk) oranında kusurlu bulunduğu, maluliyet oranının hesaplanması için İstanbul ATK'dan alınan raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak: Gr1 I (18Bb……….57)A %65, E cetveline göre:%71.0 (yüzdeyetmişbirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Alınan aktüer raporuna göre Davalı sürücünün %60 kusur oranı uygulanarak talep tavanının 127.317,40 TL tazminat hesaplanmasına dair raporların gerekçeli denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davacının maddi tazminat yönünden talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden değerledirildiğinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumları, olayın meydana gelmesindeki etkileri, olay sonrası çekilen acı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak, 18.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı tarafından karara karşı İstnaf Kanun yoluna başvuruda bulunulmuş dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2021/343 Esas ve 2021/526 Karar sayılı İlamında "Mahkeme tarafından yapılan yargılama ile önce ATK'dan kusur oranlarının tespiti için rapor alındığı ve alınan raporda davacının kazadaki kusurunun % 40, davalının ise % 60 olduğunu tespit etmiş olup kusur raporuna davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine kaza tespit tutanağı ile ATK raporundaki kusur oranları arasında çelişki bulunması dolayısıyla itirazın kabulü ile Karayolları fen heyetinden üçlü bilirkişiden rapor aldırılmak üzere talimat yazıldığı ve talimat ile alınan raporda davacının % 40, davalının da % 60 kusurlu olduğunun bildirildiği görülmekle alınan ikinci raporda ATK raporu ile aynı kusur oranlarını tespit edildiği ve kusur durumunun kesinleştiği görülmekle davalının kusura ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile geçici ve sürekli maluliyeti ile bakıcı giderini talep ettiği ve maluliyetin tespiti için ATK 3.İhtisas Dairesinden alınan raporda davacının 12 ay geçici maluliyeti ve % 71 sürekli maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği ancak davacının kaza sonucu yaralanması ve maluliyeti nedeniyle bir başkasının bakımına ihtiyacı olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı ve aktüerya bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda 12 ay geçici iş görmezlik süresi kapsamında bakıcı giderinin hesaplandığı ve mahkeme tarafından raporun hükme esas alındığı görülmüştür.
Davacının bakıcı giderine ilişkin olarak talebi bulunmakta olup, uğranılan cismani zarar nedeniyle doğan bakım ihtiyacı ve yapılacak bakıcı giderinin doğru tespiti açısından, bakım ihtiyacının boyutunun belirlenmesi önem arz etmektedir.
Mahkemece davacının, işgöremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde bakıcı ihtiyacının süresi (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) ile ilgili ATK'dan ek rapor aldırılarak davacının kaza sonucu yaralanması ve maluliyeti nedeniyle geçici süreli yada sürekli olarak bir başkasının bakımına ihtiyacı olup olmadığının tespit edilmesi ile oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile bakıcı gideri ile ilgili hüküm kurulmuş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ve davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili davacıda kaza nedeniyle oluştuğu iddia edilen epilepsi rahatsızlığı ile psikolojik rahatsızlıkların kaza nedeniyle oluşmadığı ve davacının daha evvelki hastane kayıtları ve kullandığı reçete bilgileri kapsamında kazadan evvel var olduğunu beyanla kaza ile rahatsızlık arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığını tespiti için bilirkişiden ek rapor aldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Mahkeme tarafından ATK'dan alınan raporda sadece kaza nedeniyle davacıda var olan maluliyetin tespit edildiği ancak bunun kaza öncesi mi sonrası mı olduğu hususunda değerlendirme yapılmadığı görülmüştür. Davalı vekilinin kazadan evvel davacının hastane kayıtları ile tedavi ve kullandığı ilaçlara ait bilgilerin celbi ile bilirkişiden bu hususta rapor aldırılması talebi üzerine içlerinde sigorta, aktüerya ve nöroloji bilirkişisinin bulunduğu heyetten bu hususta ek rapor alındığı ancak raporun hükme esas alınacak nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili itiraz dilekçesi ile davacı için celbini talep ettiği hastane kayıtlarının kaza tarihinden önceki dönem olan 2007 ile 2011 yıllarına ilişkin olduğu ve celp edilen evrakların da bu tarihleri kapsar şekilde gönderilmesine ve davacının kullandığı ilaçlara ilişkin reçete bilgileri bulunmasına rağmen bilirkişi tarafından kaza tarihi sonrası hastane kayıtlarının dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı ve davacının kaza tarihinden evvel epilepsi hastalığı bulunduğuna ilişkin tespit bulunmadığının bildirildiği ve mahkeme tarafından bu rapor hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin yerinde olduğu görülmüştür.
Maddi tazminat hesabı yönünden Yargıtay en son içtihatları kapsamında tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınarak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24/02/2021 tarih 2019/3292 esas 2021/1848 karar sayılı ilamı)
Somut olayda alınan raporun ise PMF 1931 tablosuna göre yapıldığı anlaşılmıştır. Yaşam tablosu olarak PMF 1931 tablosuna göre hesaplama yapılmış olması davalının lehine olduğundan kararın sadece davalı tarafça istinaf edilmesi nedeniyle bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır
Bu durumda mahkemece öncelikle davacının kazadan dolayı yaralanması ve maluliyeti nedeniyle bir başkasının bakımına ihtiyacı olup olmadığı, varsa bakıcı ihtiyaç süresi konusu ile davacıda kaza nedeniyle oluştuğu tespit edilen epilepsi rahatsızlığının kazadan evvel var olup olmadığı ve kaza ile hastalık arasında celp edilen hastane kayıtları dikkate alınarak illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunda maluliyet raporunu düzenleyen sağlık kurumundan ek rapor alınması ile bir başkasının bakımına ihtiyacı olduğunun ve süresinin tespiti halinde bu süre yönünden bakıcı gideri hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınması ve taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir.
Bursa BAM 13. Hukuk dairesi kararı doğrultusunda dosyanın İstanbul ATK 3. İhtisas kuruluna gönderilerek karar ilamında belirtilen hususlarla ilgili ek rapor aldırılmasına karar verildi.
Alınan 25/08/2022 tarihli ATK bilirkişi raporunu özetle; dosyada mevcut tıbbi belgeler ve grafilerin yapılan incelemesinde, kişinin davca konusu olay tarihinden önce depresif bozukluk tanısı ile klinik takiplerinin olduğu, dava konusu kaza da ise beyin kontüzyonu yaralanması geçirdiği, olay tarihli çekilmiş kraniyal BT nin Kurulumuzda yapılan incelemesinde sol frontalde belirgin, yaygın SAK imajı, yine sol frontalde sulkusların silinmesi ile birlikte hemorajik kontüzyon alanı, sol sylvianfissür alanında sınırları keskin hipodens alan (arachnoid kist?) izlendiği, aynı zamanda 31.10.2017 tarihli kranial MR’ın ise sol frontal anterolateral alanda lokalize ensefalomalezik alan, bilateral frontal lobların anterobazal alanında başlayarak sol bulbus olfaktoriusun ön yarısını da içeren sinüs hizasına kadar devam eden bilateral frontal lobların anteriorunda lokalize malezik alanlar izlendiği, ayrıca her iki frontal lobun anteromedialinde konveksiteye kadar uzanım gösteren malezik alanlar izlendiği şeklinde yorumlandığı, dava konusu kaza tarihinde meydana gelen beyin lezyonları ile daha sonrasında çekilen kraniyal MR bulgularının uyumlu olduğu ve yaralanmaların lokalizasyonu dikkate alındığında epilepsinin rahatsızlığının gelişebileceği, ayrıca kişi hakkında dava konusu kaza tarihi öncesinde epilepsi tanılı herhangi bir tıbbi belge olmaması dikkate alındığında, kişideki epilepsi tanısının dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ... kızı 1956 doğumlu ...'ın 13.02.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 31.01.2018 tarih ve 2302 sayılı kararına eklenecek herhangi bir husus bulunmadığı, kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 4 (dört) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği mütalaa edilmiştir.
Dosyanın önceki aktüer bilirkişiye tevdi edilerek BAM ilamı doğrultusuda bakıcı gideri yönünden ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Alınan 20.11.2022 tarihli bilirkişi raporunu özetle; davacının bakıcı gideri zararının, brüt asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada bu 3.914,40TL olduğunun hesaplanmış olduğu, Nihai takdiri ve değerlendirmesi mütalaa edilmiştir.
Bu durumda yukarıdaki açıklamalar ve İstinaf İlamı doğrultusunda somut olayda meydana gelen trafik kazasında, ATK 2. İhtisas Kurulunun gerekçeli denetime açık 25/08/2022 tarihli raporuna itibar edilerek, dava konusu kaza tarihi öncesinde epilepsi tanılı herhangi bir tıbbi belgenin olmadığı ve dava konusu kaza tarihinde meydana gelen beyin lezyonları ile daha sonrasında çekilen kraniyal MR bulgularının uyumlu olduğu, yaralanmaların lokalizasyonu dikkate alındığında epilepsinin rahatsızlığının gelişebileceğinden kişideki epilepsi tanısının dava konusu kaza ile illiyetli olduğundan kaza sebebiyle önceki kararda hesaplanan maluliyet sebebiyle kusur oranına göre davacının zararının 115.512, 46 TL olduğu ve davacının bakıcıya ihtiyaç süresinin 4 ay olup aktüer bilirkişi tarafından 20/11/2022 tarihli raporu itibar edilerek bakıcı gideri alacağının 3.914,40 TL olmak üzere toplam alacağın 119.426,86 TL olup bu miktar yönünden davanın kısmen kabulune, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden önce temerrüdün gerçekleşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletmek gerekmiş diğer davalı sürücünün kaza tarihi itibariyle temerrüd gerçekleştiğinden kaza tarihi olan 13/02/2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden değerledirildiğinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumları, olayın meydana gelmesindeki etkileri, olay sonrası çekilen acı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak, 18.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair davanın kısmen kabul kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen KABULÜ ile 119.426,86 TL tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 03/09/2014 tarihinden davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, )
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 18.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.387,62 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 111,01 TL, tamamlama harcı 462,21 TL nin mahsubu ile bakiye 8.814,4 nispi karar ve ilam harcının davalılardan ( Davalı ... Sigorta A.Ş nin 7.584,82 TL kısmından sorumlu olmak üzere ) müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; istinaf öncesi yargılama gideri 7089, 81 TL yargılama gideri, aktüer bilirkişi gideri 500 TL, ATK rapor ücreti 1035 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 164 TL olmak üzere toplam 8788,91 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 7.677,59 TL yargılama gideri ve peşin alınan peşin alınan 111,01 TL, tamamlama harcı 462,21 TL olmak üzere toplam 8.250,81 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat talebi yönünden; davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 18.914,03 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden; davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 9.200 TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminatın reddi yönünden AAÜT'ye 13/3. Maddesine göre belirlenen 7.890,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davalı ... yararına manevi tazminatın reddi yönünden A.A.Ü.T göre ölçümlenen 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
9-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/12/2022
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim ......
¸e-imzalıdır.
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ......
¸E-imzalıdır.