T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/554 Esas
KARAR NO: 2022/1366
HAKİM: ... ...
KATİP: ....
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ: Av. ... - Odunluk Mah. Akpınar Cad. Efe Towers A Blok No:15 K:14 D:48 16110 Nilüfer/ BURSA
Av. ... - Odunluk Mah. Akpınar Cad. Efe Towers A Blok No:15 K:14 Nilüfer/ BURSA
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ: Av. ... - Sakarya Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. Çatak İş Merkezi No:22 Kat:2/12 Osmangazi/ BURSA
Av. ... -
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/07/2017
KARAR TARİHİ: 12/12/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafından müvekkili aleyhine Bursa 1.Asl.Tic.Mah. 2015/1199 esas sayılı D.iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alınarak Bursa 3.İcra Müd. 2015/... esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, bu dosyadan 13/05/2015 tarihinde yapılan haciz sırasında müvekkili şirket tarafından Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş. 'den finansal kiralama sözleşmesi ile kiralanan 1 adet hundayi marka forkliflitin haciz ve muhafazasının yapıldığını, haciz sırasında bunu söylemelerine rağmen dikkate alınmayarak forkliftin haczedildiğini, daha sonra Bursa 5.İcra Huk.Mah. 2015/411 esas sayılı dosyasında takibe konulan bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığını ve bu nedenle takibin iptal edildiğini, buna ilişkin kararın kesinleştiğini, fokliftin hacizli olduğu süre içinde finansal kiralama şirketinin fatura düzenlemeye devam ettiğini belirterek haksız ihtiyati haciz sebebiyle uğranılan 57.757, 55 TL maddi tazminat, 10.000 TL yoksun kalınan kar ve iş kaybı ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulune uygun davetiye tebliğine rağmen savunmada bulunmamıştır.
DELİLLERİ
Dava dilekçesi, İcra Müdürlüğü dosyasının celbi, dekont, müzekkere yazı cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava ; davalı tarafından davacı aleyhine Bursa 1.Asl.Tic.Mah. 2015/1199 D.iş sayılı dosyasında alınan ihtiyati haciz kararı uyarınca Bursa 3.İcra Müd. 2015/... esas sayılı dosyasında yapılan haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir.
Davacı tarafından gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zarar ve yoksun kalınan kar ve iş gücü kaybı açısından davacı şirkete ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak konusunda uzman SMM bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Alınan 25/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davalı tarafından finansal kiralamaya konu forklifin haczedilmesinin haksız olup olmadığının , bu nedenle davacının zarara uğrayıp uğramadığının takdirinin mahkemeye ait oludğu, hacizden sonra davacının 57.757,56 TL tutarında maliyete katlandığı, haciz dönemi boyunca mahrum kaldığı karın 15.355,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmesi, itirazların açıklığa kavuşturulması yönünden , bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Alınan 19/09/2018 tarihli ek raporda; davalı tarafından finansal kiralamaya konu forklifin haczedilmesinin haksız olup olmadığı , bu nedenle davacının zarara uğrayıp uğramadığının takdiri mahkemey ait olmak üzere , hacizden sonra davacının 57.757,56 TL tutarında maliyete katlandığı, haciz dönemi boyunca mahrum olduğu karın 15.355,00 TL olarak hesaplandığı, davacının manevi tazminat talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacının finansal kiralama şirketine karşı olan borçların davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, zira yapılan işlemin değerlendirilmesinin hukuki olduğundan takdirinin mahkemeye ait olacağı, bir foklifin sahibinin elinde istediği gibi değerlendirme hakkı bulunduğu,forklif sahibi elinde forklifi boş boş yatırabileceği gibi kiraya da verebilir, haczin yapıldığı dönemlerde davacıya ait fabrika çalışmıyor olabilir , fakat eğer mahkemece haczin haksız yapıldığına karar verilmesi durumunda forklif sahibinin haksız hacze karşı kar kaybı yönünden önce bileceği hususu, forklifin elde olmamasından dolayı yeni bir forklif almak veya forklifin işi yapacak sayıda işgücü arttırdığı, ancak huzurdaki davada böyle bir durumun söz konusu olmadığı, ikinci olarak forklifi boş tutmayıp kiraya verseydi, (forklifin kiralanabilir bir araç olduğu, ) elde etmesi muhtemel kazancın ne olacağının önceki raporda değerlendirildiğinden kök rapordaki görüşleri değiştirecek bir hususun olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davalı tarafından davacı aleyhine Bursa 3.İcra Müd. 2015/... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin, Bursa 2.İcra Huk. Mah. 06/10/2015 tarih ve 2015/411 esas 2015/836 karar sayılı kararı ile ; takibe dayanak yapılan 30/02/2015 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli ve 30/03/2015 vade tarihli 50.000,00-TL bedelli senetlerin ön yüzünde; davacı ... Kimya San. Ltd.Şti. adına atılı bulunan söz konusu imzaların davacı şirket yetkilisi Erdem Baltacıoğlu 'nun eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, takibin durdurulmasına, karar kesinleştiğinde takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz kararı alan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK 58, (BK’nın 49) maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir.
Haksız yere bir kimsenin mallarının haczettirilmesi, o kimsenin ticari itibarına saldırı teşkil eden ve BK'nın 49'ncu maddesi gereğince manevi tazminat ile sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranıştır.
Somut olayda, haczin haksız olduğu anlaşılmakla birlikte davalının kusuru yoktur. Haksız hacizlerde maddi tazminat isteminde kusur aranmamakta ise de manevi tazminat için kusur aranır.
Davalının ihtiyati hacze konu bonoyu cira yoluyla elden çıkardığı , dolayısıyla bu senetteki imzanın keşideciye ait olmadığı belirlenemediğinden alınan ihtiyati haciz kararında kusurlu olduğu söylenemez .
Bu durumda davalı manevi tazminat talebinden sorumlu tutulamaz.
Dosyadaki kanıt ve belgeler, alınan asıl ve ek bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak mahallinde uygulanan haczin haksız olduğu, davacının, 57.757,56 TL tutarında maliyete katlandığı, haciz dönemi boyunca 15.355,00 TL kardan mahrum kaldığı, tüm maddi zararı toplamının 57.757,56- TL + 15.355,00 TL = 73112,56- TL olduğu açıklığa kavuşmuş olup, oluşan maddi zarardan davalının sorumlu tutulması gerekir.
Açıklanan gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalı tarafından İstinaf Kanun başvurulmuştur.
Bursa Bölge Adliye 13. Hukuk Dairesinin 2021/1039 Esas ve 2022/634 Karar sayılı İlamında " Dava, haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davanın tarafları arasında ticari bir ilişki bulunmayıp davacı taraf limited şirket olması sebebiyle tacir ise de dosya kapsamı itibariyle davalının tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da tacir olması ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Bu durumda yapılacak araştırma ile davalının tacir olduğunun anlaşılması halinde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi iken davalının tacir olmaması halinde uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre çözümlenmesi gerekeceğinden uyuşmazlığın, bu niteliği itibariyle görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olacağından davanın görev dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilecek iken davalının tacir olup olmadığı araştırılmaksızın davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmış olması nedeniyle kamu düzenine aykırı hareket edildiği anlaşılmakla sair istinaf sebepleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf isteminin kamu düzeni bakımından kabulü gerekmiştir.( Yargıtay 4. HD 16/11/2020 tarih 2019/1833 E 2020/3928 K)" gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir.
Davalı tarafın tacir olup olmadığı konusunda Vergi Dairesi, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Ticaret odasına müzekkereler yazılmıştır.
O halde somut olayda İstinaf İlamı doğrultusunda yukarıdaki açıklamalar ışığında, haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin eldeki davada, davanın mutlak ticari dava olmadığı sabittir.
Davanın nispi ticari dava olması için yapılan araştırmada, davalının tacir kaydı olmadığı, esnaf kaydının olduğu, ayakkabıcılık alanında faaliyette bulunduğu, Gümrükönü Vergi Dairesinin 23/05/2022 tarihli ve 13/07/2022 tarihli yazılarında, davalı ...' ün ... ile adi ortaklığın olduğu ve ayakkabı toptan ticareti yaptığı, yıllık gelir vergisi beyannamelerinin bu adi ortaklık adına düzenlendiği ve adi ortaklık adına beyanname verildiği, adi ortaklık adına gelir gider harcamaların olduğunun anlaşıldığı, Vergi Dairesine davalının şahsi olarak gelir vergisi beyannameleri yönünden yeniden yazılan yazıda da yine adi ortaklığa ilişkin kaydın olduğu belirtilmekle, davalının şahıs işletmesi olarak VUK 177. Maddesi uyarınca gelir gider ve harcamalarında esnaf işletmesi sınırları aştığının ispat edilemediğinden davalının tacir olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davanın nispi ticari dava da sayılamayacağı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, BURSA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN görevli olduğuna,
2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/12/2022
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ...
¸E-imzalıdır.