TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR :1-
YASAL DANIŞMAN :
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2022
KARAR TARİHİ : 26/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin kardeş olduğu, davalı ... ile oğlu ... ise mahalleden tanıdıkları olduğunu, davalının oğlu ... kendisini müvekkillerinden ...'e müteahhit olarak tanıtmış olduğunu, davalı ...'ın oğlu ..., davacılardan ...'e gelerek akrabası olan ... ...'in ... İlçesi, ... Mahallesi, ..., ada, parselde kayıtlı 4.861,15 m2'lik tarlanın sahibi olduğunu ve söz konusu tarlanın satış vekaletinin babası olan davalı ...'ta olduğunu ve 2023 yılı sonunda üzerine 4 adet fabrika yapılacağını ve bu inşaatı kendisinin yapacağını ve bölgede kendisini de tarlaları olduğunu söyleyerek söz konusu tarlanın 780.000,00.TL'ye satılacağını söyleyerek almasını istediğini, müvekkilinin uzun zamandır pipolar bozukluk hastalığından mustarip olduğunu, hastalığının da etkisi ile ... ile tarlanın 780.000,00.TL karşılığında satışı konusunda fikir birliğine vardıklarını, kendisine satış kaparosu olarak davalının oğlu ...'a elden satış kaparosu olarak 50.000,00.TL ve 90.000,00.TL olmak üzere toplam 140.000,00.TL verdiğini, satış öncesinde ise yine elden 360.000,00.TL ödenmesi ve kalan meblağ için ise 280.000,00.TL'lik senet düzenlenmesi konusunda anlaştıklarını, yakalandığı bipolar bozukluk hastalığının da etkisi ile müvekkilinin dava konusu olan 01.08.2022 vadeli, 170.000,00.TL miktarlı olan ve lehtarı ise davalı ... olan senedi imzalamış, ağabeyi olan davacı ... de kefil olarak imzalamak zorunda kaldığını, taşınmazı vekaleten satan davalının bir yandan müvekkilinden 170.000,00.TL fazladan taşınmaz satış bedeli almaya kalkarken bunu taşınmaz sahibinden saklaması ve hayatın olağan akışına ters olarak vekil olarak sattığı taşınmazın alıcısına borç para verdiğini iddia etmesi, bu işten menfaat temin etmediğini ileri sürmesi karşısında bahsi geçen karz akdi iddiasının da doğru olmadığı açık olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, 01/08/2022 vadeli 170.000,00TL miktarlı senetten dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ... ve ... söz konusu taşınmazı kar etmek amacıyla aldıklarını ve bu durumda müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiklerinin açık olduğunu, söz konusu dava dilekçesinde, Davacı ...'nin hastalığını öne süren davacılar, devir işleminden sonra da herhangi bir şekilde müvekkiline davacı ...'nin hastalığından bahsetmemiş, müvekkilinin iyi niyetini su istimal edercesine müvekkilinin ilgili senedin vade tarihi yaklaşana kadar sürekli olarak oyalamışlar ve vade tarihinin yaklaşana dek aleyhine suç duyurusu veya dava sürecine gitmemiş olduklarını, bu durum da davacıların kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek, kötü niyetli olarak hareket eden davacıların müvekkilini mağdur etmesi nedeniyle dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ATK raporu, ... 9. İcra Dairesi’ne, ... CBS’ye , ... Bankası’na, ... ... Bankası’na, ... Tapu Müdürlüğü’ne, ... ... İl Müdürlüğü’ne, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne, ... ... Vergi Dairesi’ne, ... Devlet Hastanesi’ne, ... Psikiyatriye yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve davaya konu edilen senede dayalı olarak davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın ... ATK 4. İhtisas Dairesine gönderilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.... ATK 4. İhtisas Dairesinin 18/09/2024 tarihli raporunda özetle; Tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden;görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası nedeniyle “senet tanzim tarihi olan 11/03/2021 tarihinde ayırt etme gücüne/fiil ehliyetine sahip olup olmadığı” sorulan Hüseyin oğlu, 1971 doğumlu ...’in Kurulumuzca 01/07/2024 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde; işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya rastlanmadığı, kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’in 11/03/2021 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu, mütalaa edilmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında davalı yemin teklifine çağrılmasına karar verilmiştir.Davalının usulüne uygun yaptırılan yemininde; ... ayberin maliki olduğu ... ilçesi ... mahallesi ... ... de kayıtlı 4.861,15 m2 lik tarlayı davacı aliye 780.000,00 tl ye satılacağını söylemediğime bu hususta anlaşmadığımıza , söz konusu tarla üzerine 2023 yılı sonlarına doğru 4 adet fabrika yapılacağını söylemediğime söz konusu tarlayı davacı ... ye 780.000,00 tl ye satmadığıma , oğlum ... aracığılıyla davacı ... den satış kaporası olarak 50.000,00 tl ve 90.000,00 tl olmak üzere toplam 140.000,00 tl satış kaporası almadığıma , satış öncesinde de 360.000,00 ödeme almadığıma kalan 280.000,00 tl lik meblağ için senet düzenlenmesi konusunda anlaşmadığımıza , davacı alinin tarafıma kendi rızası ile tarafımaz 280.000 ,00 tl lik senet verdiğini bu senetin geçersiz olduğunu tespit ettiğimizde 11.03.2021 tarihinde oğlum ... ile davacı ... ... avukat ... ... nın ofisine çağırarak hatalı ve geçersiz olarak düzenlenen 280.000,00 tl lik seneti iptal edip borç bedeli olan 170.000,00 TL lik yeni bir senet imzalanması konusunda anlaştığımıza bu senetin tarla satışına istinaden alındığına,taşınmazın satışı için 780.000,00 tl üzerinden anlaşılıp taşınmazın asıl sahibi halile 260.000,00 tl üzerinden anlaştığımızı söylemediğime dair namusum vicdanım, kutsal saydığım bütün inançlar üzerine yemin ederim demiştir.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; ilgili icra dosyasına konu senede dayalı olarak davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine kadar verilmesine ilişkindir.TTK' nın 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin "kayıtsız ve şartsız" belirli bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.Takibe konu senet sureti incelendiğinde; borçlu/keşidecinin davacı ... , kefilin ise diğer davacı ... olduğu, alacaklının davalı olduğu, senet incelendiğinde "nakden" bedel kaydı olduğu görülmektedir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ifadesine yer verilmiştir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya dair ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i ( savunma ) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 290. maddedeki meblağdan az bir miktara dair olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet ( kesin delil ) ile ispat edilebilir.Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki "kambiyo ilişkisi" ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.Senet, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu savlayan tarafa aittir.Davaya konu senet nakden kaydını içermekte olup;bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükü davacı borçlulardadır. Davalı tarafça senedin talili yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz edilemeyecektir.Davacılar tarafından, senedin dava dışı üçüncü kişi ... ...'in ... İlçesi ... Mah. ... ... parselde kayıtlı 4.861,15 m2 lik taşınmazın satış bedelinin 780.000,00 TL olarak bilgi verildiği, satış bedeline istinaden elden 50.000,00 TL, 90.000,00 TL , 360.000,00 TL nakit ödemeler yapıldığı bakiye bedele istinaden 280.000,00 TL lik senet düzenlenmesi konusunda anlaşıldığı ancak sonraki süreçte 280.000,00 TL lik senedin yanlış yazıldığı, 170.000,00 TL lik daha düşük bedelli ve daha uzun vadeli senet tanzim edildiğini iddia edilmiştir.Davalı tarafça ise dava dışı tarla maliki ... ... ile davacı ...'yi bir araya getirdiğini, taşınmazın satış bedelinin 260.000,00 TL olarak anlaşıldığı, davacı tarafça 90.000,00 TL ödendiğini, bakiye 170.000,00 TL nin davacı ... tarafından, davacı ... adına ödenilmesinin talep edildiği, 170.000,00 TL nin ileri tarhili olmak kaydıyla 280.000,00 TL olarak ödenileceği hususunda senet tanzim edildiği, alacaklı ve borçlu adının aynı ad olması nedeniyle işbu 280.000,00 TL lik senedin iptal edilip, gerçek borç bedeli olan 170.000,00 TL lik borca istinaden davaya konu edilen senedin tanzim edildiği savunmasında bulunulmuştur.Davacıların davalı hakkında savcılığa dolandırıcılık suçundan dolayı suç duyurusunda bulundukları , savcılık tarafından kyok kararı verildiği ve kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.Davacı ...'nin bipolar bozukluk hastalığı olduğu belirtildiğinden taraf teşkili sağlanması amacıyla sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmuştur, davacı ...'nin kullandığı ilaçlar ve tedavi gördüğü hastanelerin evrakları celbedilmiş, senet tanzim tarihinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda ATK'dan rapor alınmıştır.ATK tarafından tanzim edilen raporda davacı ...'nin 11/03/2021 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu, mütalaa edilmiştir.
Her ne kadar davacılar tarafından ,dava dışı ...'e ait taşınmazın, davalının beyanı dikkate alınarak 780.000,00 TL ye satılacağı hususunda beyanda bulunulduğu, davalıya kapora olarak 140.000,00 TL verildiği iddia edilmiş ise de bu hususun tüm dosya kapsamı dikkate alınarak ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Davacıların davaya konu ''nakden'' ibaresi bulunan senede istinaden davalı tarafa ödeme yaptığı ve davalıya borçlu olmadığı hususunu ispatlayamadığı tespit edilmekle birlikte davacılara yemin delili hatırlatılmıştır.Davalı ...'ın duruşmada usulüne uygun yemini yaptırılmış, davalı ... duruşmada dava dışı ... ...'in maliki olduğu ... ilçesi ... Mahallesi ... ... de kayıtlı 4.861,15 m2 lik tarlayı davacı ...'ye 780.000,00 tl ye satılacağını söylemediğine ,bu hususta anlaşmadıklarına, söz konusu tarla üzerine 2023 yılı sonlarına doğru 4 adet fabrika yapılacağını söylemediğine, tarlayı davacı ...'ye 780.000,00 tlye satmadığına,oğlu ... aracığılıyla davacı ...'den satış kaporası olarak 50.000,00 tl, 90.000,00 tl olmak üzere toplam 140.000,00 tl satış kaporası almadığına, satış öncesinde de 360.000,00 TL ödeme almadığına, kalan 280.000,00 tl lik meblağ için senet düzenlenmesi konusunda anlaşmadıklarına,davacı ...'nin tarafına kendi rızası ile 280.000 ,00 tl lik senet verdiğini,senetin geçersiz olduğunu tespit ettiğinde 11.03.2021 tarihinde oğlu ... ile davacı ...'yi ...'de avukatın ofisine çağırarak hatalı ve geçersiz olarak düzenlenen 280.000,00 tl lik seneti iptal edip borç bedeli olan 170.000,00 TL lik yeni bir senet imzalanması konusunda anlaştıklarına,bu senetin tarla satışına istinaden alındığına, taşınmazın satışı için 780.000,00 tl üzerinden anlaşılıp taşınmazın asıl sahibi ...'e 260.000,00 tl üzerinden anlaştıklarını, söylemediğine dair yeminde bulunulduğu tespit edilmekle birlikte, davacıların, davalıya davaya konu edilen kambiyo senedine dayalı olarak borçlu olmadıkları hususunu ispatlayamadıklarından davanın reddine, İİK nın 72. Maddesi gereğince kötüniyet tazminatı koşulları oluştuğundan(ihtiyati tedbir ara kararı uygulandığından) davaya konu senet bedeli olan 170.000,00 TL nin %20 si olan 34.000,00 TL nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın reddine,
2-İİK nın 72. Maddesi gereğince kötüniyet tazminatı koşulları oluştuğundan(ihtiyati tedbir ara kararı uygulandığından) davaya konu senet bedeli olan 170.000,00 TL nin %20 si olan 34.000,00 TL nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 2.903,18TL'den mahsubu ile artan 2.287,78TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 26/05/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır.
Hakim ...
¸E-imzalıdır.