TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2018
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dekoratif doğal taş üretimi yapmakta olan müvekkili davalı firmanın pazarlamacıları aracılığıyla davalı firmadan ... ürün kodlu 32.743,52 TL değerinde 750 kg kalıp silikonu satın aldığını, taraflar arasındaki ticari sözleşme müvekkilinin işyerinde kurulduğunu, silikonların teslimatının 16/03/2018 tarihinde tamamlandığını, davalı firmadan satın alınan kalıp silikonlarla dekoratif doğal taş ... taşı üretimini yapıldığını ve bu taşlar piyasada birçok yere satıldığını, ancak müvekkilinin müşterileri tarafından müvekkilinin satışı ve uygulamasını yaptığı işbu dekoratif taşların kuruduktan sonra renk attığı beyazladığı gerekçesiyle şikayetler geldiğini, yapılan incelemeler neticesinde kimyasal kalıp silikonlarını bozuk olduğu dolayısıyla davalı firma ürünlerin gizli ayıplı ürünler olduğunun anlaşıldığını, satılan kimyasal maddelerin ayıplı olduğu, davalı firma pazarlama sorumlusu ... şirket telefonuna arama yoluyla bildirildiğini, ürünlerin fotoğraflarını da 24/03/2018 tarihinde ... mesajları yoluyla iletildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde davalı firma tarafından gizli ayıp kabul edildiğini ve satılan ürünlerin kısmi olarak iade alınacağını, iade alınan ürülerin peyderpey başka firmalara satılacağı o nedenle iadenin birkaç sevkiyat ile ancak gerçekleşebileceğini, davacı satıma konu emtiadaki ayıbın gizli ayıp olduğunu ileri sürdüğünü, bu konuda delillerini ibraz ettiğini, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı hususunun tanıkla dahi kanıtlanabilir olduğunu, müvekkili firma tarafından davalı tarafın talebi üzerine 26/03/2018 tarihli iade fatura düzenlendiğini, 8.2012,80 TL tutarında kalıp silikonun davalı firmaya iade edildiğini, ancak davalı firma tarafından taahhüt edilmesine rağmen müvekkilinin diğer zararlarının karşılanmadığını, müvekkili sürekli olarak oyalandığını, davalı yanın sürekli ertelemeleri üzerine ... 10.Noterliğinin 28/05/2018 tarihli 021027 yevmiye nolu ihtarnamesiyle zararın giderilmesinin talep edildiğini, söz konu kalıp silikonların kimyasal madde olması hasebiyle satılan malın ayıplı olup olmadığının anlaşılması için üretim ve uygulama yapılması gerektiğini, işbu uygulama kuruduktan birkaç gün sonra uygulaması yapılan taşların renginden anlaşıldığını, müvekkili tarafından satılan ürünlerdeki ayıbın derhal ve zamanında davalı tarafa bildirildiğini, müvekkili firmanın kalıp silikonlara birçok yere uygulama yaptığı taş kaplama uygulamalarını kırıp yenisini yapmak zorunda kaldıklarını, bu durumun malzeme ve işçilik gibi maddi kayıpların yanı sıra, müvekkilinin piyasada ciddi bir itibar kaybına neden olduğunu, müvekkilinin şahsi ticari itibar olarak zor bir durum içerisine düştüğünü, davalı şirket merkezinin her ne kadar ... olsa da ürünlerin sözlü satış sözleşmesi, şirket pazarlamacıları tarafından müvekkili firma merkezinde gerçekleştiğini, ürünlerin müvekkilinin işyerine teslim edildiğini, yapılan ihbar üzerine şirket yetkilileri, ayıplı ürünlerin incelemesi müvekkilinin üretim yerinde yaptıklarını, müvekkilinin zararının temini adına işbu davayı ... Mahkemelerinde açma zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerle 24.000 TL maddi ve ticari itibar kaybı nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yasanın öngördüğü şekil ve süre şartının da yerine getirilmediğini, vaki olayda satışı gerçekleştirilen ürünler ile ilgili gizli ayıp niteliğinden bahsedilemeyeceğini, taraflar arasında gerçekleşen ticari alım satım işlemine konu silikon kalıp niteliğindeki ürünlerdeki ayıbın basit bir muayene ve deneme ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduğunu, kalıp silikonlar ile uygulama yapıldıktan 1 gün sonra üründe ayıp olup olmadığının ortaya çıkacağını, nitekim davacının da dava dilekçesinde birkaç gün sonra bu durumun ortaya çıktığını teyit ettiğini, dava konusu olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sektörde uzun süredir kalıp silikon satışı gerçekleştirmekte olup, satışını yaptığı ürünler ile ilgili bugüne kadar kendisine ayıp iddiası ile müşteri şikayeti gelmediğini, bu durumun tedarik edilen ürünlerin kullanımı ile ilgili davacı tarafın kusuru olduğu şüphesini uyandırdığını, yine üretilen mamullerde müvekkili şirketçe satışı gerçekleştirilen kalıp silikonlarla yapılıp yapılmadığının net olmadığını, sektörde satılan tüm kalıp silikonların hemen hemen aynı olduğunu, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ürün fatura ve sevk irsaliyeleri, ... 10. Noterliğinin 28/05/2018 tarihli yevmiye nolu ihtarnamesi, ... 2. Noterliğinin 14/06/2018 tarih ve yevmiye nolu ihtarnamesi, ... kararları, ... mesajları, keşif, bilirkişi raporu, tanık beyanları, ... Vergi Dairesi’ne, ... Vergi Dairesi’ne, ... ... Merkezi’ne, ... ... Merkezi’ne, ... Merkezi’ne, ... Merkezi’ne, ... Merkezi’ne, ... Merkezi’ne, ... Merkezi’ne, ... yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan ayıp sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davaya konu silikon kalıplar üzeinde 1 kimya mühendisi ve 1 inşaat mühendisi bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak, mallar üzerinde gizli ya da açık bir ayıp bulunup bulunmadığı, kullanıcı ya da üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmdığı, ayıp var ise beklenen faydaları azaltan ya da ortadan kaldıran nitelikte olup olmadığı, tamir ile giderilmesinin mümkün olup olmadığı varsa zarar miktarı hususunda rapor hazırlanması talep edilmiştir.Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 01/08/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Dava konusu malın gizli ayıplı mal olduğu, ... tuğlasında meydana gelen beyazlamanın kullanıcı ya da üretim hatasından kaynaklanmadığını, ... tuğlasındaki beyazlama ile oluşan ayıbın beklenen faydaları azaltan nitelikte olduğu, temizlenmesi ve boyanması amacıyla yapılacak müdahalenin ... tuğlasının doğal görünümünü bozacağı tamir ile ayıbın tamamen giderilmesinin mümkün olmadığı, silikon bedeli ve üretilen ... tuğlasından kaynaklanan toplam zararın 50.034,66 TL olduğu mütalaa edilmiştir.Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazları değerlendirir önceki bilirkişi heyeti dışında 2 kimya mühendisi, 1 inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti ile birlikte dava konusu silikonların olduğu mahalde yeniden keşif yapılarak, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 06/04/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Dava dosyası ve keşif anında yapılan incelemelerde dava konusu olan silikon ile ilgili ayıplı mal olması veya olmaması hakkında dava dosyasına ve taraflarca somut delil verilmediği, ... Kimya .. Ltd. Şti internet sitesinde ... kalıp silikonu teknik bilgi formunda raf ömrünün ürünün 25 derecede kendi orjinal ambalajıyla 10-12 ay muhafaza edilebilir bilgisi bulunduğu, davalı tarafından davacıya verilen silikonların fatura üzerinden değerlendirildiğinde 15/03/2018 tarihinde teslim edildiğinin anlaşıldığını, silikonların raf ömrünün en fazla 1 yıl olduğuna göre 10/07/2019 ve 31/01/2020 günü yapılan keşiflerde silikonların raf ömürlerinin dolmuş olduğunun belirlendiğini, bu durumda keşif günü davacı tarafından hazırlanarak inceleme yapmak üzere her iki bilirkişi heyetine verilen silikon kalıplara, yine davacı tarafından hazırlanmış harç dökülerek hazırlanan ... tuğlalarında 7 günden itibaren belirgin şekilde olmak üzere 15 ve 20.günde meydana gelen renk değişimlerinin, dava konusu silikonların son kullanma tarihinin geçmesi sebebiyle özelliğini kaybetmiş olmasından kaynaklanmış olabileceği, keşif tarihinde davacı işyerinde boş silikon varili ve üst kapağında bulunan etiketin okunmayacak durumda olduğu, sahada bulunduğu 532 m2 renk değiştiren tuğlaların ve keşif anında davacı tarafından yapılan ... tuğlası üretimi ile ilgili üretimin ne zaman yapıldığı, silikon kalıplar yapılırken hava durumunun da göz önünde bulundurularak, ne kadar silikon ve priz hızlandırıcı olarak hangi oranda katalizör karıştırıldığı ve tuğla için yapılan karışım hakkında kayıt veya tutanaklar bulunmadığı, davalı tarafından davacıya kesilen fatura üzerinden silikonların değerlendirildiğinde 15/03/2018 tarihinde teslim edildiğinin anlaşıldığı, silikonların raf ömrünün en fazla 1 yıl olduğuna göre 10/07/2019 ve 31/01/2020 günü yapılan keşiflerde silikonların raf ömürlerinin dolduğunu ve aynı zamanda tarafların analiz sonuçlarına yapılabilecek itirazların çözümünde kullanılacak analiz numunesi ile tamamen aynı koşullarda ve aynı nitelikte eş zamanlı olarak alınan numune ile birebir aynı özelliği gösteren tanık numunelerin taraflarca alınıp saklanmadığının görüldüğü, bu durumda davacı tarafından bilirkişi heyetine verilen silikon kalıpların dava konusu silikonlar olup olmadığının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olamadığı, ileride aralarında oluşabilecek hukuki davalarda karşılaştırma yapmak üzere taraflarca saklanması gereken tanık numune bulundurma yükümlülüğünü hem davacı hem de davalı tarafın yerine getirmemiş olduğu, ayıplı olduğu iddia edilen ürünle karşılaştırma yaparak ürün hakkında karar verilmesi gerekirken bu olanağın ortadan kalktığı için dava konusu ürün hakkında ayıp, gizli ayıp veya ayıplı, gizli ayıplı ürün olmadığı mütalaa edilmiştir.Uyuşmazlık noktaları; dava konusu 16 BUT 76 plakalı araca ait taraflar arasındaki 21/02/2017 tarihli satım sözleşmesi kapsamında teslim edilen kumandanın ayıplı olup olmadığı, ayıbın açık ayıp mı, gizli ayıp mı olduğu, ayıp ihbarının zamanında yapılıp yapılmadığı, sözleşmenin feshinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili 27/08/2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep etmiş olduğu maddi tazminat talebini 30.034,66 TL arttırarak 50.034,66 TL olarak ıslah etmiştir.Taraflar arasındaki ilişki ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Ticari satım sözleşmesinin düzenlendiği, ürünlerin teslim edildiği 16/03/2018 tarih itibariyle yürürlükte bulunan hükümler değerlendirildiğinde,6098 Sayılı TBK'nun 219.maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmamasından da sorumludur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Ticari satımlarda, 6102 Sayılı TTK 23/1-c bendine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesi 2.fıkrası uygulanır.6098 Sayılı TBK'nun 223/1 fıkrasına göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.6098 Sayılı TBK'nun 223/2. fıkrasına göre ise , alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Ayıpları bildirmenin içeriğini ve zamanında yapıldığını ispat külfeti, alıcıya düşer.TBK'nun 223. maddesindeki ihbar süreleri hak düşürücü süre olup, hakim tarafından re'sen gözönünde tutulur.Ayıp ihbarının süresinde yapılmamış olması halinde, satıcı ayıplı maldan sorumlu olmaz.Diğer yandan 6102 Sayılı TTK.18 maddesinin 3 fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.Satılan maldaki ayıpların ihbarı herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının kanıtlanması şekle tabidir. Tacirler arası ticari satımlarda ayıp ihbarının 6102 Sayılı TTK.'nun 18/3 maddede öngörülen şekilde yapıldığı kanıtlanmalıdır. Diğer bir anlatımla bu yön ispat koşuludur.O halde toplanan delillerden yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, taraflar arasında ... sıvı halde kalıp silikon satışına ilişkin satış sözleşmesi kurulduğu, sözleşme konusu ürünün teslim edildiği sabit olup davacı tarafından ticari satıma konu ürünün, uygulaması yapıldıktan sonra renk attığı beyazladığı, üründen beklenen faydanın sağlanamadığı ve ayıplı olduğunun ileri sürüldüğü, davalı tarafından ise teslim edilen ürünün ayıplı olmadığı, ayıp ihbarının süresi içinde yapılmadığı savunulmuş olup uyuşmazlık taraflar arasında davalının sıvı halde teslim ettiği kalıp silikon ürününün ayıplı olup olmadığı ayıplı ise ayıp ihbarının süresi içinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu ... sıvı halde kalıp silikonun uygulamasının yapıldığı tuğlalar üzerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 01/08/2019 tarihli bilirkişi raporuna, itirazlar üzerine yeniden yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış ve sonucunda bilirkişi heyetinin 06/04/2020 tarihli raporunun gerekçeli, denetime açık hüküm kurmaya elverişli olup bu rapora itibar edilmiştir. Bu kapsamda ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesi teknik incelemeyi ve bu nedenle bilirkişi raporu alınmasını gerektirdiğinden alıcının ayıbın varlığını ve niteliğini kanıtlama yükümlülüğü nedeniyle kendisine teslim edilen ürüne ilişkin bilirkişi inceleme yapılabilmesini mümkün kılacak şekilde davranmalıdır. Aynı zamanda ayıbın varlığı ve niteliği konusunda algı kişiden kişiye değişebildiğinden, objektif bir bakış açısının yapılması gerekli olup bu değerlendirmeyi de ancak teknik bilirkişinin incelemesi ile ortaya çıkabileceğinden tanık beyanı ile ispatın güç olup ayıbın varlığı halinde davadan önce delil tespiti yaptırılması ispat kolaylığı sağlamaktadır.Bu durumda davacı tarafından ayıplı olduğunu ileri sürdüğü ürünlerin 15/03/2018 tarihinde teslim alındığı, teslimden sonra davalıya ürünlerin ayıplı olduğuna dair 24/03/2018 tarihinde ... uygulaması ile mesaj gönderildiğinin beyan edildiğinden bu tarih itibariyle ayıbın ortaya çıktığının öğrenildiği ancak 28/05/2018 tarihi itibariyle noter yoluyla davalıya ihbarda bulunduğu anlaşılmakla yukarıda açıklandığı üzere 6102 sayılı TTK ' nın 18/3. Maddesi uyarınca ayıp ihbarının yasal şekle uygun olarak 24/03/2018 tarihinden sonra süresinde yapılmadığı gibi ayıbın ortaya çıkmasından sonra davacı tarafça yapılmış delil tespitinin bulunmadığı, ürünlerin raf ömürlerinin geçmiş olduğu, ... tuğlası üretiminde, hava durumu dikkate alınarak ne kadar silikon ve priz hızlandırıcı olarak hangi oranda katalizör karıştırıldığı ve bu karışıma ait tutanakların bulunmadığı yine tanık numunelerin saklanmadığından bilirkişi heyetinin 06/04/2020 tarihli raporununa itibar edilerek ve ibraz edilen delilller kapsamında satıma konu ürünün ayıplı olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla ( ... 19. Hukuk Dairesinin 2016/ Esas 2017/ Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzere)davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Mahkememiz kararının davacı vekilince İstinaf edilmesi üzerine ... 5. Hukuk Dairesinin 2020/ Esas ve 2023/ Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece; 6102 sayılı TTK ' nın 18/3. Maddesi uyarınca ayıp ihbarının yasal şekle uygun olarak süresinde yapılmadığı ve ibraz edilen delilller kapsamında satıma konu ürünün ayıplı olduğunun ispat edilemediği belirtilerek hüküm tesis edilmiş ise de, Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tartışılması için öncelikle malın ayıplı olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemece davaya konu malın varsa ayıplı olduğunun tespitinden sonra ayıbın niteliğine göre tartışılması gereken ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesi ile de davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile;
1-... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/10/2020 tarih, 2018/ Esas, 2020/ Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 2-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, " gerekçesiyle mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce dosya yeniden esasa kaydedilerek, ... BAM bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında mali müşavir bilirkişi tarafından davalı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için davalının adresinin bağlı bulunduğu ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildi.Mali müşavir bilirkişi ... 22/03/2024 tarihli raporunda özetle; Davalı defterlerinde davacının 8.212,80TL tutarındaki iade faturasının kayıtlı olduğu da görülerek, dava tarihi ve 2018 yıl sonu itibariyle, davacı ...' in davalı ... Kimya Ltd. Şti.' ne 6.414,01TL borçlu olduğu, mütalaa edilmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması dosyanın bir SMMM bilirkişi , bir yüksek kimya mühendisi bilirkişi, bir yüksek inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.İnşaat Mühendisi bilirkişi ..., Kimya Mühendisi bilirkişi ... ve Mali müşavir bilirkişi ... 01/04/2024 tarihli raporlarında özetle; Davacı firmanın 2018 yılı (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin açılış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, (Yevmiye) defterinin kapanış tasdiğinin yaptırılmış olduğu, davalı şirketin 2018 yılı şirket ortaklarının ..., ..., ... olduğu, davalı şirketin 2018 yılı şirket müdürünün ve münferiden temsil ve ilzama yetkilisinin ... olduğu, ... cevap yazılarına göre; davalı şirketin (... ...) adresinde 2018/03-04 ayları çalışanları arasında ... ... olduğu, davacı firmanın 28.02.2018 tarihinde ...'dan ... fatura ile 150 kg (Rtv-2 kalıp silikonu almış olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenen 26.03.2018 tarih ... nolu 8.212,80 TL iade faturasının davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, (davalı ile ilgili talimat rapor) davacının 2018 yılı defterlerine göre; davacının, davalıya borcu gözükmediği, davacı tarafından 27.03.2018 tarihinde ... tuğlası 54 TL bedelle satılmış olduğu, dava dosyasında mevcut bilirkişi raporunda bozuk ... tuğlalarının 500 m2 olduğu tespit edildiği, ... Tuğlaların rengi nedeniyle görsel olarak kullanılması tercih edilemeyeceği, dolgu malzemesi vb. olarak kullanılması içinse mukavemeti için testlerin vb. yapılması gerekeceğinden hurda değeri olmayacağı kanaatine varıldığı, davacı tarafından davalı şirkete çekle ödenen silikon bedelinin 22.178,72TL olduğu, ... tuğlası bedelinin (500m2 * 54,00TL) 27.000,00TL olduğu, hurda bedelinin 0,00TL olduğu, davacının toplam maddi zararının 49.178,72TL olduğu, üretilen taşlardaki beyazlama renk değişiminin silikon kalıplardan kaynaklandığı, kalıpta kullanılan kimyasal maddelerin (alçı, talk pudrası ve kalsit) silikondaki ayıbın ya da silikondaki bir maddenin renk değişimine sebebiyet verebileceği, beyazlamanın; ... taşı üretiminde kalıp olarak kullanılan silikon kalıptan kaynaklı olduğu, katalizörün, nem ve sıcaklık oranlarının performansa etkisinin bulunduğu fakat renk ile ilgili bir tepkimenin gerçekleşmeyeceği, uygulamada yapılan hatanın renk değişikliğine sebebiyet vermeyeceğine, ... taşları üzerindeki renk değişiminin, davacı ayıbından değil, kalıbın içerisinde bulunan kimyasal maddelerin oranı ile alakalı olduğu ve bunun numuneler ile teyit edilmesi ile kanaatin somutlaştırıldığı, kalıp imalatı gerçekleştirilmesi ve tuğla dökümü esnasında herhangi bir kusur gözlemlenemediği, tuğlanın priz alması ile 10-15 gün süre içerisinde renk değişiminin gerçekleştiği, bu sebeple dava konusu malın gizli ayıp olduğu, davacının renk talebini; dava konusu ürün kuruduğunda beyazladığı için yerine getiremediği, bu sebeple beklenen faydayı sağlayamadığı, kullanım sayısının yeterli miktarın üzerinde olmadığı, henüz beklenen sayı ve performansa silikon kalıpların ulaşmadığı, toplam 18 aylık raf ömrü olan silikon kalıpların raf ömrünün dolmasına henüz 5 aylık bir sürecin daha mevcut olduğu, bu sebeple raf ömrünün etkin bir durum olmadığı, ancak yurt dışı silikon kullanılması durumunda; gerçek imalat tarihi bilinmeyeceğinden, raf ömrü dolmuş mu bilinemeyeceği, mütalaa edilmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın iki (akademisyen) kimya mühendisi bilirkişi, bir akademisyen inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenebilmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir.Prof. Dr. Kimya Mühendisi ... Prof. Dr. Kimya Mühendisi ... ve Doç. Dr. İnşaat Mühendisi ... 23/12/2024 tarihli raporlarında özetle; ... tuğlasının üretiminde kullanılan ana maddeler kum ve Portland çimentosu olduğu, bu maddelerin bir araya gelmesiyle hazırlanan harç, yarı katı bir sıvı kıvamına sahip olduğu, bu yapı, tuğlanın üretimi sırasında kalıpların oksitlenmesi durumunda, sadece tuğlanın yüzey kısmının etkilenmesine yol açabileceği, ancak bu etki, yalnızca tuğlanın yüzeyine özgüdür ve bölgelerle sınırlı kaldığı, bu durumu göz önünde bulundurduğumuzda, dosyada belirtilen renk değişiminin imalat süreci veya kullanılan kalıplarla doğrudan bir bağlantısının olmadığı açık olduğu, kalıpların oksitlenmesi, sadece yüzeysel etkiler yaratabilir ve bu da tuğlanın tüm yüzeyini değil, yalnızca belirli bölgelerini kapsayacağı, renk değişiminin asıl nedeninin kimyasal kaynaklı olduğu sonucuna varıldığı, bu kimyasal değişiklik eğer katıldıysa, tuğla harcında kullanılan boya veya harç karışımına dahil edilen katkı maddelerinden kaynaklanması muhtemel olduğu, bu katkı maddeleri, harç karışımının kimyasal yapısını değiştirerek, tuğlanın renk değişikliklerine yol açabileceği, söz konusu renk değişimlerinin imalat süreci ve kullanılan kalıplarla bir ilişkisi bulunmamakta olduğu, kalıpta kullanılan silikonun raf ömrünü tamamlamış olması nedeniyle üretilen taşlardaki renk değişimine sebep olduğu kanaati oluşmakta olduğu, dolayısı ile davalı taraftan satın alınan silikondan kaynaklı gizli ayıp olduğu ve bu gizli ayıbın beklenen faydaları ortadan kaldıran/azaltan nitelikte olduğu şeklinde değerlendirilmekte olduğu, ayıptan kaynaklanan maddi değer konusunda önceki bilirkişi raporunda belirtilen değer ile mutabık kalındığı, davacı tarafından 27.03.2018 tarihinde ... tuğlası 54 TL bedelle satılmış olduğu, dava dosyasında mevcut bilirkişi raporunda bozuk ... tuğlalarının 500 m2 olduğu tespit edildiği, ... Tuğlaların rengi nedeniyle görsel olarak kullanılması tercih edilemeyeceği, dolgu malzemesi vb. olarak kullanılması içinse mukavemeti için testlerin vb. yapılması gerekeceğinden hurda değeri olmayacağı kanaatine varıldığı, davacı tarafından davalı şirkete çekle ödenen silikon bedelinin 22.178,72TL olduğu, ... tuğlası bedelinin (500m2 * 54,00TL) 27.000,00TL olduğu, hurda bedelinin 0,00TL olduğu, davacının toplam maddi zararının 49.178,72TL olduğu, mütalaa edilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça, davalıdan satın alınan Ü-K00073 ürün kodlu (32.743,52 TL değerli) 750 kg kalıp silikonun ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak maddi-manevi tazminat talebine ilişkindir.İlgili BAM ilamı dikkate alınarak, kaldırma ilamı sonrasında ... talimat yazılmış, dosya iki akademisyen kimya mühendisi bilirkişi, bir akademisyen inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Prof. Dr. Kimya Mühendisi ... Prof. Dr. Kimya Mühendisi ... Doç. Dr. İnşaat Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 23/12/2024 tarihli raporda özetle; ... tuğlasının üretiminde kullanılan ana maddeler kum ve Portland çimentosu olduğu, bu maddelerin bir araya gelmesiyle hazırlanan harç, yarı katı bir sıvı kıvamına sahip olduğu, bu yapı, tuğlanın üretimi sırasında kalıpların oksitlenmesi durumunda, sadece tuğlanın yüzey kısmının etkilenmesine yol açabileceği, ancak bu etki, yalnızca tuğlanın yüzeyine özgü olduğu, bölgelerle sınırlı kaldığı, bu durum göz önünde bulundurulduğunda, dosyada belirtilen renk değişiminin imalat süreci veya kullanılan kalıplarla doğrudan bir bağlantısının olmadığı açık olduğu, kalıpların oksitlenmesi, sadece yüzeysel etkiler yaratabilir ve bu da tuğlanın tüm yüzeyini değil, yalnızca belirli bölgelerini kapsayacağı, renk değişiminin asıl nedeninin kimyasal kaynaklı olduğu sonucuna varıldığı, bu kimyasal değişiklik eğer katıldıysa, tuğla harcında kullanılan boya veya harç karışımına dahil edilen katkı maddelerinden kaynaklanması muhtemel olduğu, bu katkı maddeleri, harç karışımının kimyasal yapısını değiştirerek, tuğlanın renk değişikliklerine yol açabileceği, söz konusu renk değişimlerinin imalat süreci ve kullanılan kalıplarla bir ilişkisi bulunmamakta olduğu, kalıpta kullanılan silikonun raf ömrünü tamamlamış olması nedeniyle üretilen taşlardaki renk değişimine sebep olduğu kanaati oluşmakta olduğu, dolayısı ile davalı taraftan satın alınan silikondan kaynaklı gizli ayıp olduğu ve bu gizli ayıbın beklenen faydaları ortadan kaldıran/azaltan nitelikte olduğu şeklinde değerlendirilmekte olduğu, ayıptan kaynaklanan maddi değer konusunda önceki bilirkişi raporunda belirtilen değer ile mutabık kalındığı, davacı tarafından 27.03.2018 tarihinde ... tuğlası 54 TL bedelle satılmış olduğu, dava dosyasında mevcut bilirkişi raporunda bozuk ... tuğlalarının 500 m2 olduğu tespit edildiği, ... Tuğlaların rengi nedeniyle görsel olarak kullanılması tercih edilemeyeceği, dolgu malzemesi vb. olarak kullanılması içinse mukavemeti için testlerin vb. yapılması gerekeceğinden hurda değeri olmayacağı kanaatine varıldığı, davacı tarafından davalı şirkete çekle ödenen silikon bedelinin 22.178,72TL olduğu, ... tuğlası bedelinin (500m2 * 54,00TL) 27.000,00TL olduğu, hurda bedelinin 0,00TL olduğu, davacının toplam maddi zararının 49.178,72TL olduğunun bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, rapor mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olmuştur. Tacir olan taraflar arasında satım ilişki bulunmakta olup uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Satıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir.(... 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/ E. 2022/ K.,04/11/2020 tarihli ve 2020/ E., 2020/ K. sayılı ilâmı ilamı ile ... 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/ E., 20218/ K. Sayılı ilamı).Dava dosyasında yapılan inceleme neticesinde davalı taraftan satın alınan silikonların davalı tarafça da kabul edildiği üzere, 09/03/2018 tarihinde, 14/03/2018 tarihinde , 15/03/2018 tarihinde farklı miktarlarda tedarik edildiği sabittir, davacı tarafça ayıba ilişkin davalı tarafa noter aracılığıyla 28/05/2018 tarihinde ihtarname gönderildiği , ihtarname öncesinde da davalı taraf çalışanı ...'na ... aracılığıyla ayıpların bildirildiği tespit edilmiştir.Teslim süreleri ve ayıbın tespitine ilişkin aradan geçen süre TBK 223/2 maddesi göz önünde bulundurularak mahkememizce makul bir süre olarak görüldüğünden, silikonların gizli ayıplı çıkması nedeniyle davacının maddi zararından davalının sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılarak davacının maddi tazminat talebinin kabulüne,buna göre 24.000,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(BAM kaldırma ilamı öncesi davacı tarafça ıslah dilekçesi sunulmuş ise de ıslah dilekçesi dikkate alınarak sehven hüküm kurulmadığı mahkememizce tespit edilmiştir.Duruşma zaptında yer alan hüküm ile gerekçeli kararda yer alan hüküm çelişmemesi amacıyla hükümde değişiklik yapılmamıştır.)Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; her ne kadar davacı tarafça, manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de TBK'nın 58. maddesi gereğince kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki hukuksal değerlere yapılan saldırılar ile meydana getirilen eksilmenin giderilmesidir. Ayıplı olduğu tespit edilen silikonlar kapsamında uğranılan maddi zararlar, manevi tazminat gerektiren eylemler olmadığından koşulları bulunmayan manevi tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 332. maddesinin 2. fıkrasında "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmü gereğince yargılama giderlerinin, haklılık oranına göre taraflara yüklenmesi gerekmekte ise de; 14/03/2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ... Mahkemesinin 2024/ Esas ve 2024/ Karar sayılı ilamı ile HMK'nın 332. maddesinin 2. fıkrası manevi tazminat davaları yönünden ...'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, manevi tazminat talebi yönünden yargılama giderinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.(... ... BAM 9. HD 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı ilamı, ... BAM 13. HD'nin 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı ilamları dikkate alınarak)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜNE,buna göre 24.000,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 1.639,44 TL harçtan peşin alınan 751,41TL peşin harç, 444,61TL ıslah harcı toplamı 1.196,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 443,42TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan; bilirkişi ücreti 9.500,00TL, keşif harcı 314,00TL, keşif araç ücreti 150,00TL, posta tebligat-talimat gideri 506,25TL olmak üzere toplam 10.470,25TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalı tarafından yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 24.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-... Mahkemesi'nin 2024/ Esas-2024/ Karar sayılı kararı uyarınca davalı yararına manevi tazminat ret vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır.
Hakim ...
¸E-imzalıdır.