TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/08/2019
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı ile davalı şirket arasında 01.10.2017 tarihinde ilk sözleşme olan "Tabela ve Reklam Yap İşlet Devret Sözleşmesi " düzenlendiğini, sözleşmenin akabinde iş sahibi tarafından davacıya işe başlaması talimatı verildiği ve davacının işe başlayarak reklam panolarının tüm üretimlerini tamamladığını, sonrasında izinleri tamamlamaya çalışan davalının zaman kazanmak ve davacıyı oyalamak için zeilname imzalamayı teklif ettiğini ve taraflar arasında "Zeilname ve ön sözleşme" isimli dokümanın 17.04.2018 tarihinde imzalandığını, taraflar arasında düzenlenen Zeilnameninin hiç bir surette borç yenileme olmayıp ilk protokole ek niteliğinde bir anlaşma niteliğinde olduğunu, tabelaların yerleştirilmesi ile ilgili olarak alınması gereken tüm izinlerin işveren tarafından alınacağının kararlaştırılmış olduğunu, davacının da basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olan davalı şirketin izinleri alacağına güvenerek tüm üretim ve montajları çok zor koşullarda yaptığını ancak davalının izinleri alamadığını belirterek davacının hak ettiği ödemenin sadece bir kısmını yaparak sonrasında idare ile sorun yaşamamak için bütün reklam panolarını yükleniciye haber dahi vermeden söküp deposuna kaldırdığını belirterek şimdilik uğranılan fiili zarar için 20.000,00 TL, yoksun kalınan kar için 10.000 TL, olmak üzere 30.000 TL'nin 11.03.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında önce 01.10.2017 tarihli " Tabela ve Reklam Yap İşlet Devret Sözleşmesi" düzenlendiğini, daha sonra 17.04.2018 tarihli "Zeilname ve ön sözleşme" imzalandığını, 17.04.2018 tarihli sözleşmede : " görsel ekipmanın üretim ve kiralanması hususundaki 01.10.2017 tarihli sözleşmesini feshetmiş ve alınacak izinler doğrulusunda ön anlaşmaya varmışlardır " maddesi bulunduğunu, tarafların bu ikinci akitle 01.10.2017 tarihli sözleşmeyi açıkça fesih ettikleri ve ön sözleşmedeki kira miktarları ve diğer hususların yeniden düzenlendiğini, 17.04.2018 tarihli sözleşmenin 2.maddesinde : "işveren izinlerin alınmasını takiben en geç 1 hafta içinde yükleniciye yer teslimi yapacaktır, Yüklenici işverenden yer teslimini almadan herhangi bir üretim ve montaj işine başlamayacaktır. İşveren tarafından gerekli izinlerin alınıp ,yükleniciye yer teslimi yapılması ile birlikte iş bu ön sözleşmenin sözleşme niteliği kazandığını taraflar kabul etmiş sayılır." hükmü bulunduğunu, izinler alınmadan davalının yer teslimi yapma yükümlülüğü bulunmadığı ve yer teslimi yapılmadan davacının üretim yapmış olduğu iddialarının sözleşme hükümlerine uygun olmadığı gibi sürekli denetlenen ... Milli Park alanında bunun mümkün olmadığını, davalı şirketin gerekli izinlerin alınamayacağını anladığında durumu davacıya bildirdiğini, davacının ise bu arada bazı üretimler yaptığını söylemesi üzerine davalının "iyi niyet ödemesi" yaparak davacının ürettiği panoları düzenlenen fatura karşılığı satın aldığını, yer teslimi yapılmamış olduğundan geçerlilik kazanmamış ve yürürlüğe girmemiş sözleşmeye dayanılarak müspet zarar ve kar mahrumiyeti talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, sözleşme, zeilname ve ön sözleşme, ihtarname, faturalar, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, taraflar arasında imzalanan tabela ve reklam yap işlet devret sözleşmesi ve zeyinname ve ön sözleşme kapsamında davacının herhangi bir zararının olup olmadığı davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Mahkememizce mahallinde keşif yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 18/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda; a) Yukarıda açık adresi belirtilen ve davalı tarafın işletiminde bulunan istasyon binasının dış bahçe sınırındaki beton perde duvara çekik dubellerle ankrajı yapılan demir profil direklerin, bilbord panoların ve diğer bağlantı parçalarının yapıldığı iddia edilen alandan sökülerek, işletmeye ait bahçesi içerisine açık alana bırakıldığı istif edildiği, taraflar, yapılan imalatların nitelik ve niceliğine yönelik herhangi bir bildirimde bulunmadığı, b) Taraflar arasında akdedilen sözleşme "Yap İşlet Devret" sözleşmesi olduğu, sözleşmeye göre yapılması ön görülen bilbordların/panoların sadece adet ve metre kare cinsinden ölçüleri belirtilmiş olup, sözleşmede birim fiyatının Çevre Şehircilik Bakanlığı birim fiyatına mı veya piyasa rayiçlerine göre mi yapılacağına dair herhangi bir açıklama yapılmadığı, ancak c) ...'da tabela yapan imalatçılar arasında yapılan piyasa araştırmasında, montaj sonrası yerinde yüklenici tarafından fotoğrafları çekilen toplam yaklaşık 480.00 m2 aytınlatılmasız panoların / bilbortların "Malzemesi, üretimi, nakliyesi ve yerine kurulumu dahil" dava tarihindeki m2 birim fiyatının 275.00 TL olabileceği, bu veri dikkate alındığında, yapılan işlerin piyasa rayiçlerine göre toplam bedelinin, (480.00 mt2*275.00 TL/m2) = 132.000,00 TL + KDV olabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce; Dosyanın önceki bilirkişi heyetine bir nitelikli HESAP UZMANI bilirkişinin eklenerek tarafların iddia ve savunmaları ile kök rapora yaptıkları itirazlar değerlendirilmek suretiyle ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Alınan 25/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğe gireceği ve geçerli hale geleceği inancı ile yapılan ve davalının yararına olan imalat bedelinin 132.000,00 TL: + KDV olduğu, davalı tarafından itiraz edilmeyerek ödenen 100.000 TL + KDV ödemesi düşülür ise bakiye alacağın : 32.000,00 TL+ ( % 18 KDV = 5.760 ) = 37.760,00 TL : olacağı bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından 01/02/2021 havale tarihli bedel artırım dilekçesi sunulmuş ve davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Mahkememizin 2019/ esas, 2021/ karar sayılı kararı, ... Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesi Başkanlığının 02/11/2023 tarih 2022/ esas, 2023/ karar sayılı kararı ile bozulmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.İstinaf kaldırma kararında : '... Geçersiz sözleşmeye dayanılarak müspet zarar talep edilemeyeceğinden mahkemece davacının kar kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğrudur.Ancak geçersiz sözleşme nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak tarafların birbirlerine verdikleri, talep edilebilecektir. Davacı da yaptığı üretimlerin bedelini fiili zarar olarak talep etmiştir. Mahkemece mahallinde keşif yapılmış, Teleferik İstasyonunda davaya konu bilbordların montajı için bir çalışmanın yapıldığı, demir direklerin sökülerek kaldırıldığının, demir direk ve bilbordların tamamının anılan adrese getirtilerek açık alanda istif edildiğinin görüldüğü, malzeme miktarına yönelik taraflar arasında mutabakat olduğunun beyan edildiğinin rapora yazıldığı anlaşılmıştır. Ancak bilirkişiler tarafından davacı tarafından ön sözleşme ve sözleşme sonrası düzenlenen 10/10/2018 tarihli faturadaki ürünlerin tamamının keşif sırasında mahallinde bulunup bulunmadığı, incelenmemiştir. Bununla beraber davacı tarafından sözleşme kapsamında kararlaştırılan tüm ürünlerin üretilip montajı yapıldığı iddia edilmesine rağmen neden daha az bir miktar olan, 10/10/2018 tarihli faturanın kesildiği dosya kapsamından anlaşılamamıştır. O halde, mahkemece öncelikle davacıya fatura içeriği ile faturaya konu edilen ürünler ile davaya konu talebi ile 10/10/2018 tarihli fatura haricinde üretim yapılıp yapılmadığı, üretimin ne zaman tamamlandığı açıklattırılarak faturaya konu ürünler harici bir üretim olmadığı anlaşılıyorsa davacının fatura harici bir talebinin olamayacağı göz önünde bulundurularak 10/10/2018 tarihli fatura içeriği ile keşif sırasında üretildiği tespit edilen ürünlerin sözleşme kapsamında değeri tespiti yapılarak davalı tarafından fatura nedeniyle yapılan ödeme de dikkate alınarak davacının var ise alacağının tespiti içini ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.' denilmiştir.İstinaf kaldırma kararında, yukarıda zikredildiği üzere ' Geçersiz sözleşmeye dayanılarak müspet zarar talep edilemeyeceğinden mahkemece davacının kar kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğrudur ' denmekle, kar kaybına ilişkin talebinin reddi gerekmiştir.Diğer yandan, davacı taraf istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda gerçekleştirieln isticvabında, 118.000 TL bedelli fatura dışında da iş yapıldığını, yalnızca bir fatura düzenlendiyse de bu faturanın toplam üretimin yalnızca beşte biri olduğunu belirtmişse de, iddiasını somut kanıta dayandırmamış, isticvap sonrasında alınan ek raporda da bilirkişiler keşif mahallinde bulunan ürünlerin, faturada belirtilen ürünleri kapsayıp kapsamadığının, faturada üterim konusu bilboard ve tabelaları cinsi- birim fiyatı olarak yeterince tarif etmediğini, yapılan üretimin piyasa rayiçi bedelinin 144.000 TL olduğuna ilişkin görüşlerini tekrarladıklarını belirtmişlerdir.Taraflar arasında ana ve ek sözleşmeye konu işlerin tamamlanmadığı hususları tarafların kabulünde olup ; ihtilaf istinaf kaldırma ilamında da belirtildiği üzere, davacının , 118.000 TL fatura kapsamındaki işlerin dışında sözleşme kapsamında üretim yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu hususta ispat yükü davacı yüklenicide olup; yapılan keşif ,alınan kök ve ek bilirkişi raporları, fatura ve irsaliye içeriği ile davacının isticvabında alınan beyanına göre, davacının bu husustaki iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmakla bundan ötürü ücret alacağı talebinin de reddi gerekeceği kanaatine varılmakla, sonuç olarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının 512,33-TL + 200,00 TL ıslah harcından mahsubu ile artan 96,93 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan posta, tebligat gideri 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 10/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır