TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :.
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş yapıldığını ve karşı tarafa sunta ve mobilya malzeme siparişi verildiğini, bu iş karşılığı ödemeyi ileri tarihli sıralı çek olarak yapılması hususunda anlaştıklarını ve davalı tarafa çeklerin teslim edilmesine rağmen müvekkiline karşı davalının edimini yerine getirmediğini, müvekkili şirket ile anlaşmadan ve çek tesliminden kısa süre sonra konkordato için davalı şirketin başvuru yaptığını, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ E. dosyası ile yasa gereğince üç aylık geçici konkordato mühleti verildiğini, davalı tarafın anlaşmaya aykırı davranarak malları teslim etmemesinden dolayı müvekkilinin mağdur edildiğini ve aynı zamanda vermiş olduğu çeklerin vadesinin yaklaşmasından dolayı zor durumda kaldığını, 31.12.2023 tarihli ... Bankası ...-... Şubesi ... seri numaralı 500.000 TL bedelli, 31.01.2023 tarihli ... Bankası ...-... Şubesi ... seri numaralı 1.000.000 TL bedelli, 29.02.2024 tarihli ... Bankası ...-... Şubesi ... seri numaralı 500.000 TL bedelli, 31.03.2024 tarihli ... Bankası .../... Şubesi ... seri numaralı 250.000 TL bedelli, 15.04.2024 tarihli ... Bankası .../... Şubesi ... seri numaralı 250.000 TL bedelli, 05.05.2024 tarihli ... Bankası .../... Şubesi ... seri numaralı 800.000 TL bedelli çekler üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibine konulmaması, muhtemel icra takiplerinin durdurularak dava sonuna bırakılmasına, söz konusu çeklerin bankalara ibrazı durumunda ödememe kararı verilmesine, ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, davalı tarafa teslim etmiş oldukları söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığının karşı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, çekin bir borç ödeme aracı olup; satış sözleşmesine istinaden avans olarak teslim edildiği yönündeki iddianın, miktar itibariyle ancak yazılı delil ile ispat edilebileceğini, müvekkilinin alacağının çeke dayandığı için ispat yükünün yer değiştirerek davacı üzerinde olduğunu, davacının bu yönde bir ispat vasıtasına dayanmamış olduğunu, sundukları gerek ... gerekse güncel ... BAM ve ... BAM kararları gözetilerek davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Dava ve cevap dilekçeleri, arabuluculuk tutanağı, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, dava konusu edilen toplam 3.300.000,00 TL bedelli 6 adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, aldırılan 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... Mobilya Ltd. Şti’nin, 2023 yılı ticari defterlerini T.T.K’nun 64. Ve 67. İle
213. Sayılı V.U.K.’nun 182. ve 225.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak elektronik ortamda tuttuklarını, ... Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğu, 2021, 2022, 2023 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğunu, davalı ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti’nin, 2023 yılı ticari defterlerini T.T.K’nun 64. Ve 67. İle 213. Sayılı V.U.K.’nun 182. ve 225.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak elektronik ortamda tuttuklarını, ... Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğu, 2021, 2022, 2023 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil olabilecek özellikte olduğu, davalının düzenlemiş ve kayıtlarına geçirmiş olduğu KDV dahil toplam 368.118,38 TL’lık faturalardan aşağıda bilgileri verilmiş olan faturaların davacının kayıtlarında bulunmadığı, davalının KDV dahil toplam 61.125,15 TL’lık faturanın davacıya tesliminin kanıtlanamamış olduğu, Davalının kayıtlarına geçirmiş olduğu; 02/08/2023 tarihli ... Evrak nolu, 21/12/2023 vadeli 500.000,00 TL bedelli çek ile 05/10/2023 tarih, ... Evrak nolu, 30/04/2023 vadeli 200.000,00 TL bedelli çeklerin davacının kayıtlarında olmamasına rağmen davacının borcundan düşülmesi gerektiği, davalının kayıtlarında olup davacının kayıtlarında olmayan 1.500.000,00 TL'lik ödeme kaydının neye istinaden yapıldığında dair davalı tarafından evrak sunulması gerektiğini, davalının kayıtlarında olup davacının kayıtlarında olmayan 01/10/2023 tarihli, 01/10/2023-10 açıklamalı, cari hesaba mahsuben yapılan toplam 115.870,12 TL'nin davacının kayıtlarında olmasa dahi davalının kayıtlarında olması nedeniyle davacının borcundan düşülmesi gerektiği, 3,4,5. Maddeler dikkate alındığında yapılan hesaplamaya göre dava tarihi itibari ile davacının davalıya borçlu olmadığı, davacının davalıdan 3.314.399,29 TL alacaklı olduğu, davalının 5. Maddede belirtilen 1.500.000,00 TL'lik ödemeye ait belge sunması halinde davalının davacıya 3.314.399,29 - 1.500.000,00 = 1.814.399,29 TL borçlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Dava , avans iddiasına dayalı menfi tespit isteminden ibarettir.Davaya konu çeklerin; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teminat olarak keşide edilen çeklerin davalıya teslim edildiği, davalının teminat fonksiyonu kalmayan çekleri iade etmediği bedelsiz kaldığı beyanı ile davaya konu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.Davalı ise çeklerin mevcut bir borcun tasfiyesi için verildiği ve bedelinin ödendiği, davacının iddialarının ispat etmesi gerektiğini savunmuştur.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans, teminat olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri, poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m.778,818, ).6102 sayılı TTK’nun 780/1. maddesinin (b) bendinde kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemesi için havaleyi, içermesi gerektiği, 781.maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin çek sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.Uygulamada bir sözleşmede karşı edimin (güvencesi) teminatı olarak verilen ve teminat senedi olarak adlandırılan çekler görülmektedir.
Takip dayanağı çek teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (... 14.03.2001 tarihli ve 2001/- E., 2001/ K. sayılı kararı).Mücerret kıymetli evrak, senedin tanzimine sebep olan asıl borç ilişkisinin (temel borç ilişkisi) senetten anlaşılmasına imkân bulunmayan kıymetli evraktır. Ancak mücerret senetler de bir temel münasebete dayanır. Bu tür senetlerle söz konusu hukuki münasebet arasında bir bağ kurulmamıştır. Senet hamili bir ihtilaf hâlinde alacağını kıymetli evraka dayandırabilir. Geçerli bir temel münasebetin bulunmadığı veya buna ilişkin defilerin dermeyanı ve ispatı meselesi borçluya yüklenmiştir. Bu prensibin en üst seviyede uygulandığı senet kambiyo senetleridir ( ).Çekin teminat olduğu çekin lehtarı veya hamili ile kendi arasında var olan sözleşmedeki karşı edimin güvencesi olarak verildiğini bir kişisel defi olarak ileri sürebilir; ancak bu iddiasını yazılı delil ile kanıtlaması lazımdır. Çekin teminat olup olmadığı yargılama sonucunda belli olacaktır.Dava konusu çekte davacı keşideci, davalı ise lehtar konumundadır. Çekteki açıklanan bu sıfatlara göre davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunduğu ve davacının da bu yönde bir iddiasının bulunduğu anlaşılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Davacı tarafça; çeklerin yalıtım işini konu alan sözleşme kapsamında teminat olarak verildiği, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalıya dava konusu çeklerin teslim edildiği , ancak davalının buna karşılık sipariş edilen mobilyaları teslim etmediği, bu nedenle dava konusu çeklerin teminat fonksiyonunun kalmadığı, dolayısıyla tarafların aralarındaki ticari ilişkinin sonlanmasına rağmen davalı tarafça çeklerin iade edilmediği, ileri sürülmüş; davalı tarafça ise, davacı taraf ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle çeklerin ödeme aracı olarak verildiği ve davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur.Taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; Davalının, davacıya 3.314.399,29 TL borçlu olduğu , davalının sunmuş olduğu kayıtlardan davaya konu çeklerin giriş kaydı bulunduğu ancak çeklerin teminat olarak verildiğine dair her hangi bir yazılı bir kayıt ibraz edilmemiştir.Davacı yan dava konusu çeklerin mobilya siparişinden ötürü verildiğini ileri sürmüş, davalı yan ise yargılama aşamasında çeklerin teminat çeki olmadığı ve bedelsiz kalmadığını savunmuş, ayrıca davacının delil olarak sunduğu ... kayıtlarını da kabul etmemiştir. Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla teminat olarak verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.Somut olayda, davalı tarafça inkar edilen ... kayıtlarının delil niteliğini kazanmadığı da dikkate alındığında , dava konusu çekler ile sözleşme ( ayrıca sözleşmenin ticari alım satım nitelikli mi eser nitelikli sözleşme olduğu ) arasındaki bağlantı kanıtlanamamış olup; çeklerin sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel defi taraflar arasındaki sözleşme kapsamında Menfi tespit talebine konu çeklerin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının defter ve kayıtlarına göre borç alacak ilişkisini ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla davacı yanca çeklerin teminat olarak düzenlendiği ve bedelsiz kaldığı iddiasını yargılama sırasında usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır.Diğer yandan, davalı defterlerinde davacıya yukarıda belirtilen miktarda borçlu olduğuna dair kayıt , davacının menfi tespit davasının kabulünü gerektirmez.Nitekim bu husus benzer bir davada verilen ... ilamında ' ..Davacı dava konusu çekin avans olarak verildiğini ancak malların teslim edilmediğini ileri sürmüş olup dava konusu çekin avans olarak verildiğinin ispat yükümlülüğü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını ancak yazılı delillerle ispat edebilir. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın tarafların ticari defterlerine göre düzenlenmiş bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.' ( ... 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/ Esas , 2017/ karar sayılı ve 08/05/2017 tarihli ilamı ) denmek suretiyle açıklanmıştır. Davacı taraf yemin deliline dayandığından, yemin metnini sunması için süre verilmiş davacı tarafça yemin metni sunulmamıştır. Davacı iddiasını ispatlayamamış olup, davanın reddine karar vermek gerekip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 56.355,75 TL'den mahsubu ile artan 55.740,35 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan posta, tebligat gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davalı yararına ölçümlenen 408.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere ...'ın muhalefetiyle, oy çokluğuyla karar verildi. 19/03/2025
Başkan
¸e-imzalıdır.
Üye
¸e-imzalıdır.
Üye
¸e-imzalıdır.
Katip
¸e-imzalıdır.
MUHALEFET ŞERHİ :
Dava, davacının sipariş verdiği mobilyaların teslim edilmemesi nedeniyle avans olarak verdiği çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
Çek ödeme aracı olup, kural olarak borcun tasfiyesi için verildiği kabul edilir. Çekten dolayı borçlu olmadığını iddia eden taraf bu iddiasını ancak yazılı delillerle ispat edebilir.
Tarafların ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, dava konusu çeklerin davacıdan tahsilat olarak alındığı davalı defterlerinde kayıtlıdır. Yine davalı defterlerinden davalı tarafın davacıya 3.314.399,29 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu çekler davalı defterlerinde kayıtlı olmasaydı, sayın çoğunluğun dediği ispat yükü davacı da olup, davacı ödediğini yazılı delille ispatla yükümlü olurdu ancak bu dosyada dava konusu çekler davalı defterlerinde kayıtlı olup, yine davalı defterlerine göre davalı davacıya borçlu olarak görünmektedir. Dolayısıyla dava konusu çekleri defterine kaydetmekle ispat külfetini üzerine alan davalı taraf defterlerine borç olarak kaydettiği dava konusu çekler karşılığında davacıya mal/hizmet verdiğini ispat edemediğinden davanın kabulüne ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Başkan
e-imzalı