TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı taraftan 2022-2023 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde 1.900- adet sertifikalı ... fidanını "ismine doğru" olduğunu düşünerek satın aldığını, fidanların satıcı tarafından müvekkilinin ... ... adresine teslim edildiğini, 1,5 yaş olarak satın alınan 1.900-adet fidanın ilk meyve verdiği tarih olan 2023 yılı Temmuz ortalarında fidanlarda beklenenin çok çok altında ... ve ... cinsinin özelliklerine hiç benzemeyen şekil ve özellikte bir miktar meyve oluştuğunu, çok çabuk yumuşayan ve raf ömrü olmayan meyveleri oluşturan bu fidanların ismini tam olarak tesbit edemediklerini, farklı bir yada birkaç çeşide ait olabileceğini, ismini tesbit edemedikleri ve ileri bilimsel analizlerle tam ismi veya isimleri tesbit edilecek ... fidanlarının ... ve ... cinsi olmadığını, meyve yapısından bu durumun anlaşıldığını, müvekkilinin bu fidanların “ismine doğru olmayan” fidan olduğunu öğrendiği tarihin 2023 Temmuz ortası olduğunu, bu fidanların bölgemizde ticari olarak hiçbir değerinin olmadığını, davalı şirketin sertifikalarında yazan türe ait fidanlar yerine cinsini tespit edemedikleri başka bir cins veya cinslere ait fidanı müvekkiline teslim ettiğini, uğranılan tüm zararın nedeninin “ismine doğru olmayan” yanlış ve farklı cins fidanların müvekkiline gönderilmesi olduğunu, fidanlarla ilgili tüm belirsizliklerin sayın mahkemece gün ışığına kavuşacağı tarihe kadar müvekkilinin mevcut tüm fidanlarına ve bahçelerine bakmak mecburiyetinde olduğunu, bu bahçe ve fidanlara bakmadığı taktirde, açtıkları davanın en önemli ispat vesikası olan fidanların kuruyup incelenemez hale geleceğini, bakım mecburiyetinin maalesef ki uğranılan zararın devam edip büyümesine sebep olduğunu, müvekkilinin haklarının elde edilmesini önleyecek veya zorlaştıracak davalı girişimlerinden ciddi olarak endişe ettiklerinden dolayı davalının malvarlığı devirlerinin önüne geçmek amacıyla davalının malvarlığına HMK ilgili maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına, HMK madde 107 uyarınca “Belirsiz Alacak Davası” olarak Geçici Talep Sonucu bildirilerek açılan maddi tazminat davalarının kabulü ile 810.000-TL maddi tazminatın davalıdan ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve müvekkiline ödenmesine, dava sırasında bilirkişi raporu ile gerçek zararın tesbitinin akabinde kesin talep sonucu taraflarınca belirlendiği taktirde bu kesin talep sonucu üzerinden davalarının kabulüne ve hükmolunacak maddi tazminatın ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve müvekkiline ödenmesine, manevi tazminat davalarının kabulü ile 200.000-TL manevi tazminatın davalıdan ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Satışa konu ürünlerin 1,5 yaşında iken ve 2022 yılında davalı yana satışının yapıldığını, dolayısıyla ilk ürün verme zamanının 2023 yılı ... ayı olduğunu, davacının iddia konusu ettiği meyvelerin vasfı hakkında bilgilenmesinin en geç 2023 yılı ... ayı içerisinde olabileceğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davalı yanın iddia ettiği ayıpların anlaşılması, ürünün olgunlaşmasını beklemeyi gerektirecek vasıfta özelliklerde olmadığını, bu nedenle, anılan tarih ile dava tarihi arasında 6 aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkilinin fatura konusu fidanların aynılarını, anılan satış tarihleriyle yakın zamanlarda, davacı dışında daha birçok işletmeye sattığını, bunlarla ilgili bilgi ve belgelerin sayın mahkemeye delilleri ile birlikte sunulacağını, şu ana kadar diğer firmalardan bu konuda hiçbir şikayet gelmediğini, müvekkiline ait tesislerin 5553 sayılı Kanun kapsamında yetkili kamu otoritesi tarafından sürekli denetlendiğini ve bu denetimlerde hiçbir eksiklik yaşanmadığını, müvekkiline ait fatura konusu olan fidanların adına doğru ve hukuka uygun biçimde davalıya teslim edildiğini, davacının adına doğru çıkmadığını iddia ettiği fidanların kabul anlamına gelmemek üzere eğer iddia ettiği gibi müvekkilinden alınmış ise, büyük bir ihtimalle gerekli teknik ve zirai koşulları sağlayamadığından ürünlerin meyveleri beklenen veya istediği nitelikte olamadığını, bu sebeple davacının zarar
olarak gösterdiği tümüyle varsayıma dayalı ve ispata muhtaç vakıa ve hususlara ilişkin, özellikle üçüncü kişilere yapacağı satışların iptali ve hiç bir izin veya yetkiye dayanmayan çelikleme yöntemiyle üretim materyali elde ederek yapmak istediği veya yaptığı satışlar ile müvekkilinin ürün satışı arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, davacıya, satılan ürünlerin çelikleme veya başka bir yöntemle çoğaltılması ve yeni üretim / çoğaltma materyalleri elde edilmesinin,sonrasında üçüncü kişilere satılması konusunda, satış sözleşmesi ile müvekkili tarafından tanınmış bir yetki, fiili bir izin ya da telkin olmadığını, davacının da bir üretici olarak, çoğaltım materyali elde edilmesi ve satışının ancak ve ancak 5553 sayılı Kanun (Tohumculuk Kanunu) kapsamında yetkili kamu otoritesinden alınacak yetki ve sertifikasyon işlemi çerçevesinde yapılabileceğini (Md. 6); çoğaltılacak materyal ayrıca 5042 sayılı Yasa (Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına ilişkin Kanun) kapsamında tescil edilerek korunan bir yeni çeşit ise, bu tescil sahibinden de izin alınması gerektiğini bilmek durumunda olmasını, müvekkilinin 5042 sayılı yasa kapsamında davacıya bu yönde bir izin verme konumunda olmadığı gibi, davacının da 5553 sayılı yasa kapsamında çoğaltma materyali üretim ve pazara sunma konusunda kamu otoritesinden bir izin almış ve/veya bu yönde bir izin alındığına dair her hangi bir belgeyi sayın mahkemeye sunmadığını, eğer durum izinsiz ve sertifika almadan çoğaltma materyali üretilip satılması niteliğinde ise, bunun ayrıca 5553 sayılı Yasa'nın 12. maddesi kapsamında yaptırıma tabi bir suç olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR:
Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, satış sözleşmesine konu ... ve ... cinsi ... bitkisinin ismine doğru olup olmadığı ve bundan kaynaklanan tazminat ödenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından 13/05/2024 havale tarihli dilekçede özetle; Dava dilekçesinde ayrıntılarıyla bahsedildiği üzere, müvekkili elindeki binlerce fidana halen tüm zirai gerekliliklere uygun olarak özenle bakmakta olduğunu, müvekkilinin zararının büyümemesi için 2024 hasat sezonunda tüm bahçelerin, fidanların ve fidanlardan elde edilen meyvelerin yerinde keşfi ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, 2024 hasat sezonunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaması halinde fidanların üzerlerindeki meyveyi görebilmek için 2025 yılı hasat sezonuna kadar yaklaşık 1 yıl boyunca bu keşif ve bilirkişi incelemesinin yapılamayacağını, keşif ve bilirkişi incelemesi için 2025 yılı hasat sezonu beklenmek zorunda kalınacağını, bu durumda tüm bahçelerin ve fidanların 1 yıl daha bakım maliyeti ve ilaveten 1 yıllık tonaj kaybı gerçekleşeceğini, niteliksiz, "ismine doğru" olmayan ve sertifikasında yazan cinsin meyvesini vermeyen bu binlerce fidanın önümüzdeki ilk hasat sezonunda (Tahminen 5-15 Haziran-2024) incelenmemesi, telafisi mümkün olmayan ağır maddi kayıplara sebep olacağı için müvekkilinin bu talepte bulunmakta hukuki yararının olduğunu, davanın tüm taraflarını da etkileyecek bu tahammül edilmez büyüklükte ekonomik zararın oluşmaması için 2024 hasat sezonunda HMK md 400 ve devamı maddeleri uyarınca, davaya konu fidanların ve hasatta elde edilecek meyvelerin bulundukları arazilerde muhtemel hasat tarihi olan 5-15 Haziran 2024 tarihlerinde bilirkişi marifetiyle incelenerek sertifikalarında yazılı cinse ait olup olmadıklarının anlaşılması için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep etmesi üzerine mahkememizce tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden mahalinde 1 ... Mühendisi refakatinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.Alınan 25/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde 113 ada 14 parsel, 113 ada 13 parsel ve 117 ada 40 parselde bulunan fidanların ... ... olduğunun tespit edildiği, Yabanmersini ( ... ) fidanlarının yapısal özelliklerine bakılarak yapılmış olan değerlendirmede; form ve çalı tipi durumu, olgunlaşmış olan meyvelerin rengi, bitkinin taç durumu, yaprak rengi ve genişliği, olgunlaşan meyvenin tadı ve en önemlisi hasat zamanı dikkate alınarak söz konusu fidanların ... ve ... çeşidi olmadığı kanaatine varıldığı, tarafınca yapılan tespit bitkinin yapısal özelliklerine dayanarak gözlem sonucu
edinilmiş olup, kesin sonucun bitki ve meyve numunesinin çeşit analizi için akredite olan ilgili labarotuvara gönderilerek ortaya çıkacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekilinin beyanı doğrultusunda ... Fidancılık ve ... ... Üniversitesi ... Fakültesi bölümden ... fidanlarının ... ve ... cinsi çeşidinin orjinal olarak ellerinde olup olmadığının mahkememize bildirilmesi, bu ürünlerin ellerinde bulunması halinde korunaklı ve bozulmadan uygun bir şekilde ... ... Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsüne gönderilmesi istenilmiş, gönderildiği takdirde daha önce keşif yapılan mahalde tekrar keşif yapılmasına karar verilmiş olduğu fakat ilgili kurumlardan gelen yazı cevaplarında dava konusu fidanların ellerinde bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.Yine davacı vekilinin 25/06/2025 tarihli celsedeki talebi üzerine ... ... Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'ne ve ... ... Üniversitesi ... Fakültesi Dekanlığı'na müzekkere yazılarak mahkememizce davaya konu edilen ... ve ... cinsi ... fidanlarından yeterli sayıda numune gönderildiği takdirde ... ... Bakanlığı'nın internet sitesinde yayınlandığı bildirilen genetik yapıları ile karşılaştırılarak gönderilen fidanların cinsini tespit etmenin mümkün olup olmadığının mahkememize bildirilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabında Enstitüleri tarafından ... dahil herhangi bir ülkenin yayınladığı genetik veriler ile enstitülerinde elde edilecek verilerin karşılaştırılarak çeşit tespiti yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı belirtilmiştir. ... ve ... Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Ankara Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda; çeşit tescil işlemleri morfolojik karakterizasyona göre yapılmakta olduğunu, ,genetik analiz yapılmadığını, ... ve ... ... çeşitlerine ait genetik veri bulunmadığını, numunelerin ... çeşidinin başvuru sahibi ... Fidancılık, ... çeşidinin başvuru sahibi ... ... Üniversitesi ... Fakültesinden istenebileceği bildirilmiştir. ... ve ... Bakanlığı ... ... Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün cevabi yazısında; enstitüye ... ve ... çeşidi olduğu iddia olunan bitkiler ile, çeşidi temsil ettiği iddia edilen bitkilerin gönderilmesi halinde iki örneğin aynı veya farklı olduğuna dair rapor düzenleyebileceklerini, ancak bitki çeşitlerinin ,Bitki Çeşitlerinin Kayıt altına Alınması Yönetmeliği hükümlerine göre alınan çeşit olup olmadığının kurumlarınca bilinmediği, üretim süreçlerinde olası mutasyonlar sebebiyle oluşabilecek açılma ve çeşit değişimlerinin oranı hakkında yapılmış bir çalışma olmadığı için gelen numunelerin ... ve ... olduğu hususunda bir hüküm içeren raporun ,şu aşamada kurumlarınca düzenlenmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. ... Üniversitesi ... Araştırma Uygulama Merkezi Müdürlüğünün cevabi yazısında; genetik analiz cihazının bozuk olması nedeniyle genetik tayininin mümkün olmadığı bildirilmiştir. ... ... ... Üniversitesi ... Fakültesi Dekanlığı cevabi yazısında; ellerinde ... ve ... çeşidi orijinal fidanların bulunmadığı bildirilmiştir. Yine ... ... ... Üniversitesi ... Fakültesi Dekanlığı Bitki Bölümleri Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda; genetik karşılaştırmaların açıklanan bilimsel gerekçelerle çoğu zaman doğru sonuç vermeyeceğini ve yine ... ... Bakanlığı internet sitesinde yayınlanan verilerle genetik karşılaştırmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir.Davacı ,davalı şirketten bedelini ödeyerek ... ve ... cinsi ... fidanı satın aldığını ancak bu fidanların hasat edilen meyvelerinden kendilerine satılanın farklı bir bitki olduğunu gördüklerini iddia etmektedir.Davacı satın aldığı bitkinin farklı cins çıktığını iddia ettiğinden ispat yükü davacıdadır.Mahkememizce yapılan keşif sırasında aldırılan bilirkişi raporu, raporda da belirtildiği üzere bitkinin yapısal özelliğinin gözlemlenmesi sonucu hazırlanmış olup hüküm vermeye yeterli görülmemiştir.Davacı vekilinin bildirdiği ... Bakanlığı, ... ... Üniversitesi ... Fakültesi Dekanlığı, ... Üniversitesi ... Fakültesi Dekanlığı ve ... ... Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün cevabi yazılarından, ellerinde dava konusu bitkilerin "çeşidi temsil eden" numunesinin bulunmadığı, bu nedenle genetik test yapılamayacağı gibi, "çeşidi temsil eden" numune bulunsa bile yapılacak genetik testin yazılarda açıklanan bilimsel gerekçelerle ve yüksek ihtimalle doğru sonuç vermeyeceği anlaşıldığından, davacıya satılan bitkilerin dava konusu ... ve ... cinsi fidan olmadığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 17.248,28 TL'den mahsubu ile artan 16.632,88 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan posta, tebligat gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davalı yararına ölçümlenen 153.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... olmak üzere karar verildi. 08/10/2025
Başkan
¸E-imzalıdır.
Üye
¸E-imzalıdır.
Üye
¸E-imzalıdır.
Katip
¸E-imzalıdır.