TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/
KARAR NO: 2023/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av.
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/03/2011
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin uzun zamandan beri devam ettiğini, ticari ilişkinin devam ettiği süre içinde taraflar arasında az sayıda problem çıktığı, üretimin sorunsuz olarak devam ettiğini, ancak 2009 yılının son aylarından başlayan dönem içinde müvekkili şirket tarafından üretilen ve karşı taraf şirkete gönderilen mallarda bazı üretim hatalarından ve ayıklama ve rötuş işçiliklerinin üçüncü bir şirkete yaptırıldığından bahisle karşı taraf şirket tarafından müvekkili şirkete iade faturaları gönderilmeye başlandığını, ancak gerek müvekkili şirketin otomotiv sökteründe çok uzun yıllardan bu yana çok çeşitli şirketlere üretim yapması ve bu üretimlerde az sayıda problem çıkması, gerekse de karşı taraf şirket ile devam eden uzun süreli üretim döneminde üretilen malların çeşidine göre son iki aylık dönemle kıyaslanmayacak kadar az kalite sorunu yaşanması karşısında üretim kalitesi sebep gösterilerek kesilen bu iade faturalarının müvekkili şirketin cari hesap alacağının azaltılması yönünde girişimler olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle İst.25.Noterliğinden gönderilen ihtarname..."... AŞ tarafından müvekkili ... AŞ'ne gönderilen ve son iki aylık dönemde, üretilen malların çeşidine göre önceki beş yıllık dönemde gönderilen miktarın birkaç katına ulaşan iade faturalarının, müvekkili ... AŞ tarafından kabul edilmeyeceği, üretimden kaynaklanan bir sorun ortaya çıkması halinde, bu sorunun müvekkili ... AŞ'ne bildirilmesi, sorunlu üretimlerin ... AŞ ve ... AŞ yetkililerince müştereken tespit edilmesi ve bu ürünlerin de fiilen müvekkil şirkete gönderilmesi halinde iade faturası alınabileceği, ayrıca ... AŞ tarafından bir başka şirkete ücret karşılığı yaptırılan ayıklama ve rötuş işçiliklerinin kabul edilmeyerek, müvekkil şirket elemanlarınca yapılacağının" bildirildiğini ve akabinde ticari ilişkinin sona erdirileceğinin ihtar edildiğini, anılan ihtarnameyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdirilmesi nedeniyle davalı şirket hatalı olduğunu iddia ettiği ürünlere ilişkin ve yeni kalıp yaptırması nedeniyle yeni kalıp bedeli faturalarını icra takibine konu yaptığını ve yapılan itiraz üzerine ... 2.Asliye TİC.Mah'nin 2010/ esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, ayrıca cari heap alacağının ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine yapılan itiraz üzerine ... 2.Asl.Tic. Mah'nin 2010/ esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve bu davanın da ... 2.Asl.Tic.Mah'nin 2010/ esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, yine davalı şirket tarafından aradaki ticari ilişkinin ( kalın imalatları nedeniyle verilen peşinatın) teminatı olmak üzere verilen 33.280 ... bedelli senetle ilgili olarak ... Asliye 2.Tic.Mah.'nin 2011/ d.iş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alındığını, ... 12.İcra Müd7nün 2011/... esas sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, takibe dayanak yapılan senedin taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde doğacak alacakların teminatı olarak verilmiş olup, bedelsiz olduğunu, davalı şirketin intikam alma amacıyla hareket ettiğini ve teminat senedini icra işlemine konu yaptığını, ayrıca takibe dayanak yapılan 33.280 ... bedelli bonoda vade olmadığını, her ne kadar vadesi olmayan bono görüldüğünde ödenir ise de bononun keşide tarihinden itibaren 1 yıl içinde keşideciye ibrazıın zorunlu olduğunu, keşide tarihinden itibaren 1 yıl içinde ibraz e dilmeyen kambiyo senedinden dolayı müracaat hakkının düştüğünü, ihtiyati hacze dayanak olan 22/04/2008 keşide tarihhli bono aradan 1 yılı aşkın süre sonra işleme konulup bugüne kadar müvekkili şirkete ibraz edilmediğini, bu nedenle karşı tarafın müracaat hakkını kaybettiğini belirterek, açıklanan nedenlere dayalı olarak ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle hukuki dayanaktan yoksun icra takibi nedeniyle müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğramasını engellemek açısından dosya borcunun bloke edilmesi ve teminat yatırılması halinde icra veznesindeki paranın davalı şirkete verilmemesi konusunda ihtiyati tedbir verilmesine ve davanın kabulü ile ... 12.İcra Müd.'nün 2011/... esas sayılı dosyasından dolayı müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı tarafın müvekkili şirket ile çalıştığı dönemde az sorun yaşandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, keza davacı tarafın olayların gelişimini de eksik anlattığını, davacı yan vekilinin ilk önce ihtarname keşide ettiği gibi beyanda bulunmuş ise de esasen müvekkili firmanın davalı tedarikçinin hatalı parçalar göndermesi sonrası ihtarname keşide ettiğini, müvekkili şirketin davalının kusurlu olarak ürettiği parçaları işin aksamaması için tolere etmek ve her bir parça için ayrıca mesai harcamak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, müvekkili firma davacının hatalı sevkiyatı giderememesi nedeniyle taraflar arasındaki genel satın alma sözleşmesi madde 5.e göre kalıpların teslimini talep ettiğini, davacının dava dilekçesinde sözünü ettiği ihtarnamesinden önce müvekkili firma ... 19.Noterliğinin 28/12/2009 tarih ve yevmiye nolu bedeli müvekkilli firma tarafından ödenmiş kalıpların telimi talep etmesine karşın davacı tedarikçi ... AŞ firma vekilince keşide edilen ... 25.Noterliğinin yevmiye nolu ve 05/01/2020 tarihli ihtarname ile ilgili kalıpları ancak cari hesap bakiyesinin tamamının ödenmesi ve sözleşmenin feshiyle teslim edileceğini beyan ettiğini, davacı yanın BK ve sözleşme gereği hapis hakkı olmamasına karşın fiilen müvekkili firma kalıplarını alıkoyması nedeniyle sonrası davacı yedinde bulunan müvekkkili ... kalıplarının tespitinin mahkemeden talep edildiğini, davacı tarafın elinde bulunan mallar üzerinde inceleme yapmak icçin gelen ahkeme heyetine de engel olup incelemey müsaade etmediğini, davacı tarafın elinde bulunan mallar üzerinde inceleme yapmak için gelen mahkeme heyetine de engel olup incelemeye müsaade etmediğini, sunulan tespit tutanağında da görüleceği üzere davacı ... AŞ yetkililerinin "ek-2'de belirtilen....üretim noları arası belirtilen tüm kalıpların tespit isteyene ait olduğunu kabul ediyoruz...mülkiyetinin tespit isteyene ait olduğunu kabul ettiğimiz kalıpları da tesipt isteyene teslim etmeyeceğiz, tespit isteyenden alacağımız bulunmaktadır.Kalıpları tespit heyetine göstermeyeceğiz" şeklinde beyanda bulunduklarını, bu nedenle elde bulunan davacı tarafça üretilen malları üzerinde ... 1.Sulh Hukuk Mah'nin 2010/... d.iş sayılı dosyasında tespit ve 13/04/2010 tarihli yaklaşık 1000 sayfalık ayrıntılı ölçüm ve değerlendirme içeren bilirkişi raporu ile ayrıntılı bir biçimde tespit edildiğini, anılan raporda açıkça "çap ölçümlerinin tüm numunelerde kabul edilebilir sınırların dışında olduğu ve fonksiyonel hata olduğu...Genel olarak önemli fonksiyonel hata mevcut olduğundan kullanılmasının uygun olmadığı" ve neticeten "tespit edilen ölçü hatalarının gizli ayıp niteliğinde olduğu" kanaatine varıldığını, kaldı ki davacı vekilinin müvekkilinin frimanın davacı tedarikçi plastmetin cari alacağını azaltma amacıyla girişmde bulunduğu iddiası tümüyle gerçek dışı olduğunu, davacı şirketin kasten yaptığına kanaat getirdikleri, hatalı sevkiyatları sebebile ana sanayine karşı zor durumda kalanın esasen müvekkili firma olduğunu, davacı ... şirketi müvekkili firmanın malı olan kalıpları ile ürettiği parçaları tedarik etmekte olduğunu, üretilen ve müvekkili şirkete gönderilen parçaların müvekkili şirkette yapılan tamamlama operasyonları sonucunda faurecia, renault ford, citroen gibi dünya devi otomotiv firmalarına sevk edilmekte olduğunu, dolayısıyla davacının hatalı, eksik ya da geç sevkiyatı durumunda müvekkilinin anasanayi firmaları ile hem itibarı hem de süre gelen ticaretinin zarar gördüğü gibi anasanayide nihai ürün olan otomotiv üretiminin aksamasına ve hatta nihai müşteri de hat durmalarına dahi sebep olduğunu, bu noktada esas zarar gören müvekkili firma iken şirketlerinin pek çok tedarikçzisinden sadece bir tanesi olna davacı Plastmetin cari alacağını ödememek için Renaiult, ford, faurecia, peugeot gibi anasanayi firmaları ile ticaretini riske atmasının akla ve mantığa sğımayacak bir iddia olduğunu, müvekkilinin davacının alacağını azaltma gibi bir amacının asla olamayacağını, esasen davacı firmanın hatalı sevkiyatını kabul etmediği gibi bu sevkiyata konu parçaların çzıktığı müvekkil kalıplerinin mahkemece tespitine dahi mani olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede ayıplı mallar ile ilgili iade raporuna itiraz edilmediği takdirde uygunsuz parçalarla ilgili hangi işlemin yapılacağını, müvekkili şirketin karar vereceği ve bununla ilgili faturayı göndereceği de hüküm altına alındığını ifade ederek açıklanan nedednlerle haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava ve cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi, yazılı beyanlar, ticari defterler, ... 1.ATM'nin 2016/ esas sayılı dosyası, ... 6.İcra Hukuk Mah'nin 2012/ esas sayılı dosyası, kalıp sözleşmeleri, genel satın alma sözleşmesi, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, eser sözleşmesi nedeniyle düzenlenen senede dayalı takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkinidir.Mahkememizin 05/12/2019 tarih, 2011/ E. - 2019/ K. Sayılı kararı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2022/ E. 2023/ K. Sayılı ilamı ile "... dava konusu senedin davacının elinde bulunan kalıpların teminatı olarak verildiğinin belirlenmesi karşısında senedin verilmesine neden olan kalıpların davalıya iade edilip edilmediğinin, teminat senedinin bedelsiz kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekmekte olup mahkemece bu yönde araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır...Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde kalıpların hâlâ davacı nezdinde olduğunu, davalıya tesliminin yapılmadığını ileri sürmüş, bu yöndeki beyana davacının bir itirazı olmamıştır. Davacı, senedin kalıpların teminatı olarak verilmiş bedelsiz bir senet olduğunu ileri sürdüğüne ve ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/-2016/ sayılı dosyasındaki birleşen davalarda kalıpların davacının elinde olduğunun, davacının bu kalıplar üzerinde hapis hakkının kullanıldığı kabul edilerek iş sahibinin kalıp bedellerine ilişkin yaptığı icra takibi ile ilgili itirazın iptali davası reddedildiğine göre davalı tarafından bedeli ödenen kalıplar karşılığında verildiği kabul edilen senedin teminat nitelinin devam etmediği yönündeki ispat yükü davacı taraftadır. Zira senedin eser sözleşmesi kapsamında davacının elinde bulunan kalıpların teminatı olarak verildiği kabul edildiğine göre teminat konusu riskin gerçekleşmediğinin veya teminat alınan alınan kalıpların bedelinin davalıya iade edildiğinin davacı tarafından ispatlaması gerekmektedir. Mahkemece takip konusu teminat senedinin iadesi koşullarının bulunup bulunmadığı hususunda davacıya ispat hakkı tanınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve ispat yükü ters çevrilerek karar verilmesi nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılma gerekçesi ile davacının istinaf sebebine göre davacı vekilinin itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememiz esasına yeniden kaydedilen dava dosyasında yargılamaya devam edilmiştir.Davacı taraf, ... 12.İcra Müd.'nün 2011/... esas sayılı icra takibine konu keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu 22/04/2008 keşide tarihli, 33.280 ... bedelli bononun taraflar arasındaki ticari ilişki sonucunda, doğacak alacakların teminatı olarak verildiğini, bedelsiz olduğunu ileri sürmüş, davalı ise cevap dilekçesinde, davacının tedarikçi olup, davacının ürettiği ve sevk ettiği parçaların, davalı tarafından tamamlama işlemleri sonucunda, otomotiv firmalarına satış ve sevkinin sağlandığını ancak bu ticari ilişkide davacının ürettiği ürünlerin hatalı, eksik ve geç sevkiyatta bulunduğundan zarara uğradığını ve alacaklı olduğunu ifade etmiştir.Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2190 Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " ispat yükü lehine hak iddia eden taraftadır.
Somut olayda ispat yükü, karar ilamında belirtildiği üzere; davacı senedin varlığını inkar etmeyip senedin hüküm ve kuvvetini azaltan vakıalar ileri sürdüğünden, ispat yükünün davacıya geçtiği anlaşılmakla, davacı, senedin kalıpların teminatı olarak verilmiş bedelsiz bir senet olduğunu ileri sürdüğüne ve ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/-2016/ sayılı dosyasındaki birleşen davalarda kalıpların davacının elinde olduğunun, davacının bu kalıplar üzerinde hapis hakkının kullanıldığı kabul edilerek iş sahibinin kalıp bedellerine ilişkin yaptığı icra takibi ile ilgili itirazın iptali davası reddedildiğine göre davalı tarafından bedeli ödenen kalıplar karşılığında verildiği kabul edilen senedin teminat nitelinin devam etmediği yönündeki ispat yükü davacı tarafta olmakla, teminat konusu riskin gerçekleşmediğinin veya teminat alınan alınan kalıpların bedelinin davalıya iade edildiğinin davacı tarafından ispatlaması gerekmekte olduğundan; davacının davalıya parça üretmek için kullandığı ve bedeli davalı tarafından ödenen kalıpların bir kısmının davacının elinde bulunduğu ... 1. ATM 2016/-2016/ sayılı asıl ve birleşen dosyalarda kesinleşmiş, davacıya karar ilamı doğrultusunda yazılı beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı tarafından riskin gerçekleşmediği , teminat alınan kalıpların veya bedelinin davalıya iade edildiği ispatlanamamış, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.113,25 TL'nin mahsubu ile artan 843,40 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın niteliğine göre kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 68,00 TL'lik yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/11/2023
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.