TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafın müvekkili şirket bünyesinde 28.01.2019 tarihinden, istifa ile iş sözleşmesinin sona erdiğini, 29.04.2022 tarihine dek tasarımcı olarak çalıştığını, davalı tarafın, 28.01.2019 tarihinde akdedilmiş olan İş Sözleşmesi'nin (EK-1) 7. maddesi olan Rekabet Etmeme hükmü ile müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında iştigal eden diğer firmalarla herhangi bir iş ilişkisine girmeme yükümlülüğü altına girdiğini, davalı tarafın, istifasını takiben, müvekkili şirketle aynı sektörde ve aynı ilde faaliyet gösteren ... Mühendislik A.Ş. firmasında çalışmaya başladığını, davalının yukarıda belirtilen rakip firmada işe girmesi hususunun, taraflar arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesi ile kararlaştırılmış olan rekabet etmeme hükümlerine aykırılık oluşturduğunu, işbu dava ile 82.990,80-TL cezai şart miktarının, davalının temerrüde düşürüldüğü tarih olan 27/05/2022'den itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından davalı müvekkili aleyhine haksız yere dava ikame edildiğini, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin, davalı işçi işyerinde çalışmaya başladıktan sonra işçinin zayıf konumda olması ve işe muhtaç olması kullanılarak, sözleşme içeriği müzakere edilmeksizin ve genel işlem koşulu niteliğinde olacak şekilde imza edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü halinde dahi sözleşmede yer alan düzenlemer incelendiğinde rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin yasal mevzuata aykırı olduğu görüldüğünü, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşme ile belirlenen cezai şart bedeli üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Sözleşme, ticaret sicil kayıtları, ... kayıtları, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava; davalının haksız rekabet hükmüne aykırı hareket etmesi nedeniyle davacının cezai şart talebine yönelik tazminat davasıdır. Mahkememizce taraf tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiştir. Davacı tanığı, ... "ben davacı şirkette dış trim müdürü olarak çalışıyorum, davalı ...'ı bizim şirkette daha önce çalışmış olmasından dolayı tanırım, tasarım uzmanı olarak çalışıyordu, bizden ayrıldıktan sonra rakip firma olan ... isimli şirkette çalışmaya başladı, bizim şirketle bire bir aynı iş kolunda faaliyet göstermektedir, bizim şirket otomotiv, traktör, otobüs vs. Alanda tasarım hizmeti vermektedir, bizim şirketle diğer şirket ...'nın müşteri portföyü farklıdır ancak bizim şirkette elde etmiş olduğu tecrübe ve bilgi birikimini geçmiş olduğu şirkette kullanabilir, ayrıca ... şirketi bizim müşterilerimize giderek onlara sizin konularla ilgili artık bizim çalışanımız var bu nedenle sizlerle bizde artık çalışabiliriz diyebilir, bu şekilde bizim şirketin müşterilerinin azalmasına sebebiyet verebilir, davalı bizim şirkette çalışırken bizim şirketin müşterileriyle iletişime geçme yetkisi vardır, çünkü işin gereği onlarla görüşmesi gerekiyordu, iş sözleşmesi işe girerken hazırlanıyor ve imzalanıyordu, imzalanmadan önce çalışana verilip okumasına imkan veriliyordu, davalının neden işten ayrıldığını bilmiyorum ancak yeni iş nedeniyle işten ayrıldı diye duymuştum, davalı müşterilerle iletişime geçerken proje bazlı yetkililerle iletişime geçiyordu, tasarımı yaparken dış yüzeyi bize geliyor, biz onun iç kısmını tasarlıyoruz, müşteri bize şartnameyi verir bizde yapılacak şeyin içini doldururuz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı, ... "Davacı şirket bünyesinde davalı ile birlikte 2,5-3 yıl civarı birlikte çalıştık, ... tasarım mühendisi olarak görev yapmaktaydı, davalı ile beraber aynı gün işten ayrıldık, maaşı az olduğu için işten ayrılmak istedik, daha sonra ... isimli şirkette işe başladı, bu şirket mühendislik hizmeti vermektedir, ... bünyesinde ...'a tasarım ve mühendislik desteği sağlanıyordu, ... teki işçiler ...'un bir alt taşeronu gibi çalışıyordu, ... bize bilgisayar, proğram ve lisans veriyordu, ...'da çalışan bir mühendis bize işi gönderiyordu, biz de ona çalışıp geri yolluyorduk, ... bize maaş ve sosyal haklarımızı sağlıyor geri kalan işleri, teknik ekipmanları, lisansları ... karşılıyordu, biz söylediğim gibi maaşımızı stepten alıyorduk diğer data, lisanslar ... tarafından bize gönderiliyordu, bize davacı ... tarafından herhangi bir eğitim verilmedi, ... tarafından verildi, müşteri portföyüne üst düzey yöneticiler hakimdi ben ve davalı gibi çalışanlar müşteri portföyünü bilmezdik, yolladıkları parçaların üzerinde örnek olarak ... yazmasa bir ...'a çalıştığımızı bilmezdik.... bize bilgisayarı yollamadan önce gizlilik sözleşmesi ... ile imzaladık, kesinlikle dışarı data alışverişi mümkün değildi, çünkü usb ve cd girişi yoktur, sadece ... istediği dataları belirttiği kişilere gönderebiliyorduk." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı, ... "Ben davacı şirkette iç tasarım projeleri müdürüyüm, ...'ı tanırım, bizim şirkette beraber çalıştık, ... tasarım uzmanı olarak çalışıyordu, bizden ayrıldıktan sonra ... isimli firmada işe girmiş, bizim şirketimiz otomotiv sektöründe projeler geliştirmektedir, ... firması bizimle aynı alanda rakip firma olarak faaliyet göstermektedir, aynı projelere teklif veriyoruz, ... bizim yetiştirdiğimiz bir kişi olarak rakip firmaya geçerek bizi zarara uğratmış oldu. Davalının alanı tecrübeyle kazanılan ve geliştirilen bir meslektir, bizden ayrılması bu nedenle bizi zarara uğratır. Projelerin doğası gereği ... müşteriyle ve müşterilerin tedarikçileri ile doğrudan iletişime geçerdi. Bizim şirketin ... gibi global müşterileri vardır, bu müşterilerin şartnameleri vardır, tasarımlar bu şartnamelere göre yapılmaktadır, fakat şartnamelerin uygulanması arkadaşların bilgi, görgü ve tecrübesine dayanır. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... "Ben davalı ... ile birlikte davacı şirkette görev yaptım, ben tasarım uzmanı olarak davacı firmada yaklaşık 4,5 yıl görev yaptım, ... firması otomobil parçaları üzerinde tasarım yapmaktadır, ...'ta aynı şekilde tasarım uzmanı olarak çalışıyordu, ... firmasında takım liderleri, tasarım uzmanlarına tasarlanacak parçalar hakkında bilgi verir sonra tasarımı gerçekleştiririz, müşteri portföylerini takım liderleri ve üst düzey yöneticiler bilirler, tasarım uzmanları sadece tasarlayacakları parçalar hakkında bilgi sahibi olarlar, tasarım uzmanlarının ticari sırlara erişim imkanları bulunmamaktadır, bizim bilgisayarlarda usb ve cd girişi bulunmamaktadır, bu nedenle bilgisayardaki bilgiler dışarı çıkarılamamaktadır, tüm bilgiler bilgisayar bölümünün hakimiyeti altındadır, ... ... geçti diye stepteki müşteriler ... geçmez çünkü ana sanayi şirket bazında çalışır, kişilerle bağlı kalmaz, müşteriler takım liderleri ve üst düzey yöneticiler ile irtibat halinde olurlar, tasarım uzmanlarıyla birebir iletişime geçmezler. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı, ... "Ben davacı şirkette tasarım mühendisi olarak görev yaptım, ...'la beraber çalıştık, bildiğim kadarıyla tasarım uzmanı olarak görev yapıyordu, otomotiv sektöründe parça tasarımları üzerine çalışmaktaydım, bizim üstümüzde müdürler vardı, bazı projelerde bizden tasarım isteyen şirketin ilgili mühendisi ile mailleşme oluyordu, bu da projenin yürütülmesi açısından gerekli oluyordu, biz takım liderine bağlı olarak çalışıyorduk, işleri ondan alırdık, işi de takım liderine teslim ederdik, onun dışında bizim tedarikçilerle bir iletişimimiz olmazdı, bizim müşteri portföyüyle ilgili bilgimiz bulunmamaktadır, hangi firmadan proje gelirse sadece onun ismini bilirdik, bizim müşterilerin üst düzey yöneticiler lehine veya müdürleriyle iletişime geçme gibi bir durumumuz yoktu, sadece ilgili projenin mühendisiyle proje bazlı mailleşmelerimiz oluyordu, maillerin dışarı sızma ihtimali yoktur, bilgisayarların usb ve cd girişi kapalıydı, ... ... geçti diye ... müşterileri ... geçmez çünkü müşteriler ...'ı tanımaz şirketi tanır, bizim ticari sırlara erişme imkanımız yoktur, biz işlerimizi kendi yöneticilerimize teslim ederdik, müşterilerde tedarikçileri şahıs olarak bizleri tanımaz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından dosyanın bir Tasarım Uzmanı ve bir Rekabet Konusunda Uzman bilirkişilere tevdi ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 28/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalının rekabet yasağı süresi içinde dava dışı başka bir şirkette çalışmaya başlamasının, davacı ve davalının işe başladığı dava dışı şirketin aynı sektörde faaliyet göstermesinin, yine davalı ve davacı şirketlerin aynı ilde faaliyet göstermesi gibi koşullar göz önünde bulundurulduğunda davacı şirket ile davalı arasında imzalanmış olan 28/01/2019 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. Maddesinde düzenlenen rekabet yasağının ihlal edilmiş olabileceği kanaatine varıldığı, bununla birlikte dosyaya sunulan ve taraflar arasında akdedildiği belirtilen 28/09/2019 tarihli iş sözleşmesi incelendiğinde, bu sözleşmede yalnızca davalı tarafa ait imzanın bulunduğu, davacı şirketi temsilen bir imzanın yer almadığı görüldüğünden, iş bu sözleşmenin geçerli olup olmadığı husunun takdirinin mahkemeye ait olduğu, davaya konu iş sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi halinde bahse konu iş sözleşmesinde düzenlenen cezai şart koşulları çerçevesinde davacı tarafça talep olunan 6 aylık brüt maaş karşılığının (13.370,80 X 6 ) 80.224,80-TL olabileceği, aynı sektörde faaliyet gösteren yeni çalışılmaya başlanan ... firmasının alacağı yeni projelerinde, ... firması ile aynı sektörde projelerde çalışılması ihtimalinin bulunduğu, ... firmasında çalıştığı projelerde firma yetkilileri ile iletişimin açık olarak yapılabileceği yönünde yeterli kanıt sunulmadığı, ticari sırlara erişimin dosya içeriğine göre mümkün olmadığı (Maliyetler ve verilen teklifler hakkında herhangi bir delil sunulmadığı, bunun farlı bir birim tarafından yapıldığı), davalının ... firmasının proje tasarımı için çalıştığı firmalar tarafından ... firmasına proje bazlı verilecek projelerin tasarım kısmını hazırlayabilecek yeteneğe sahip olduğu, bu tutara ilişkin hakkaniyet indirimi ve uyarlama konusunun ayrıca sözleşmenin hukuken geçerli olup olmadığı hususlarının takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Dava, 6098 sayıl TBK'nın 444. maddesine dayalı işçi ile işveren arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasından kaynaklanan kaynaklanan tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca," fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir." hükmünü içerir,6098 sayılı TBK'nın 444. Maddesi'nin 2. Fıkrasında "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir" şeklinde düzenlenmiş olup ; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.Öncelikle taraflar arasındaki iş sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin kaydın geçerli olup olmadığı yönünden değerlendirme yapıldığında ; TBK'nın 445. madde koşulları gözetildiğinde yer bakımından yapılan belirlemenin ülke sınırları yerine sadece ... Bölgesi ile sınırlı olmasının ve ayrıca davacı şirketin ... ilinde faaliyet gösterdiği gibi, davalının, davaya konu edilen dava şirketteki çalışmasının ...'da iş yerinde olduğu, dolayısıyla yer bakımından dava konusu rekabet yasağının hukuka uygun olduğu, bu halde rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün belirlenen yer sınırlaması ile geçerliliğini koruduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanlarına göre, davacı şirketin otomotiv parça tasarımı yaptığı, davalının da davacı şirket bünyesinde tasarım uzmanı olarak görev yaptığı, tanık beyanlarında davacı şirketteki USB ve CD girişi kapalı olduğu için davalının, ticari sırları dışarı sızdırmasının mümkün olmadığını belirtmişse de, davalının pozisyonu itibari ile davacı şirket nezdindeki parça tasarımlarına vakıf olduğu, davacının müşterileri ile mail yolu ile iletişim alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalının çalışılmaya başladığı dava dışı ... firmasının alacağı yeni projelerinde, davacı şirket ile aynı sektörde projelerde çalışılması ihtimalinin bulunduğu, davacının projelerinde, davalının, davacı şirketin proje tasarımı için çalıştığı firmalar tarafından ... firmasına proje bazlı verilecek projelerin tasarım kısmını hazırlayabilecek yeteneğe sahip olduğu anlaşılmakla, davalının, haksız rekabet yasağına aykırılığının sabit olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme nedeni ile davacının davalıdan haksız rekabet nedeni ile cezai şart talep edebileceğinin kabulü gerekmiş ; ancak bilirkişi raporunda sözleşmede belirtilen 6 aylık brüt maaş miktarı olarak hesaplanan 80.224,80 TL ' den , davalının, davacı yanındaki çalışma süresi de gözetilerek, takdiren %20 oranında indirim yapılmak sureti ile davanın 64.179,84 TL üzerinden aşağıdaki şekilde kısmen kabulü ile hakkaniyet nedeni ile reddedilen miktarın hakim takdirine bağlı olduğu gözetilerek, davalı yararına reddedilen miktar bakımından vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 64.179,84-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 4.384,12-TL harçtan peşin alınan 1.417,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.966,84-TL harcın davalıdan tahsiline,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 6.710,00-TL yargılama gideri ile peşin alınan 1.417,28-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
6-Davacı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 18/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır