T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/377 Esas - 2024/195
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/377 Esas
KARAR NO: 2024/195
HAKİM: ...
KATİP: ....
DAVACI : ....... GRUP YAPI TAŞIMACILIK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - 0721040346000018
VEKİLİ: Av. ..... - [16408-..-87902] UETS
DAVALI : ... PASTA ŞEKERLEME SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - BURSA SIRAMEŞELER ŞUBESİ - .... [25999-21535-...] UETS
VEKİLİ: Av. Ö.... - [16387-83371-...] UETS
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/04/2023
KARAR TARİHİ: 26/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı şirket tarafından, davalı şirkete ait işyerinde (Alaattinbey Mah. Alaattin Bey Köy Yolu Cad. No: 8 Nilüfer/BURSA) yapılan üretim bölümü yüzey kaplama işine ilişkin kullanım hataları hariç garanti sürelerini içeren 4 farklı teklif, yapılan iş öncesi davalı şirkete iletildiğini, davalı şirket tarafından, inşaat imalatının içeriğinin ve toplam maliyetinin belirtildiği tekliflerden en uygun olan 3. teklif seçildiğini ve taraflar arasında 05.04.2022 tarihli ''tadilat sözleşmesi'' akdedildiğini, yapılan imalat ve tadilatlar sonrasında, davacı şirket tarafından, üretim bölümündeki imalat ve tadilatların ızgara kapakları hariç tamamlandığı ve kullanıma hazır olduğu ancak ızgara kapakları üretiminin devam ettiği için kanalın darbeye maruz kalmaması gerekliliği ve kullanıcı hatalarından kaynaklı oluşabilecek hasarlardan müvekkili şirketin sorumluğu olmadığına ilişkin fabrika içi kullanım ile ilgili uyarı yazısı 24.01.2023 tarihinde davalı şirkete gönderildiği, yapılan imalat ve tadilatlar sonrasında müvekkili şirket tarafından yapılan, kanalın herhangi bir darbeye maruz kalmaması gerektiği uyarısı davalı yanca dikkate alınmamış, neticesinde hatalı kullanımlar sebebiyle yüzeyde hasarlar meydana geldiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında 18.08.2022 tarihinde yapılan toplantıya istinaden değişen tadilat işleri tutarları raporlanmış, artış cetveli hesabı 19.08.2022 tarihinde davalıya gönderildiğini, yapılan imalat ve tadilatlar haricinde, davacı müvekkil şirket tarafından, iş yerindeki makinelerin yıpranmış olması ve atıkların izolasyon malzemesine zarar vermesi sebebiyle cihaz altı platform ve atık havuzu yapılması önerisi sunulduğu, işbu öneri zeminde hatalı kullanımdan kaynaklı sorunların ortaya çıkması gerekçesiyle davalı yan tarafından kabul görmediğini, davacı şirketin kullanım hatalarından kaynaklanan (forklift ve palet yırtıkları vb.) hasarlar için davalı şirkete tadilat yapma talebinde bulunmuş, kullanımdan kaynaklanan hasarlar için yapılacak tadilatların ücretlendirileceğini davalı şirkete 06.09.2022 tarihinde bildirdiğini, bunun dışında, davacı şirket kullanım hatalarından kaynaklı hasarları fotoğraflamış ve ilgili fotoğrafları davalı yana da gönderdiğini, davacı şirket kullanım hatalarından kaynaklanan hasarların tadilatını yapmış, tadilatların tamamlandığını ve fatura kesileceğini bildirimini de davalı yana yaptığını, yapılan tadilatlar sonrasında izolasyon malzemesi henüz kurumadan davalı şirket tarafından üretim bölümünde imalatın devam ettirilmesi ve çatıdaki havalandırmaların yetersiz oluşu sebepleriyle üretim bölümü içeride buhar oluştuğu, oluşan buhar çatıda terleme yaparak zemin üzerine damlacık düşmesine ve tadilat yapılan zeminin kabarmasına sebep olduğunu,zeminde oluşan işbu kabarmaların dosyaya sunulan fotoğraflar ile de sabit olduğunu, davalı yan ise, meydana gelen hasarlara kendisinin sebebiyet vermediği gerekçesini ileri sürerek verilen hizmetlere karşı borcu olmadığını ileri sürmüş, neticesinde taraflarınca cari hesaptan kaynaklanan alacaklarını tahsil etmek için icra takibi başlatma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı borçlu aleyhine Bursa 8. İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyası ile 13.03.2023 tarihinde cari hesaptan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmiş olup işbu itiraz neticesinde icra takibi durdurulduğunu, müvekkilinin alacağına yönelik başlatılan icra dosyasına yapılan itirazın iptalini talep etme zorunluluğumuz doğduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Bursa 8. İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyası ile 185.784,03-TL'lik cari hesaptan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine borçlu şirket tarafından itiraz edilmiş olup, işbu itiraz neticesinde icra takibi durdurulduğunu, davalı borçlu şirketin 17.03.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile müvekkiline herhangi bir borcu olmadığı belirtilerek borca, borç miktarının tamamına işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve diğer tüm ferilere karşı yaptığı itiraz haksız ve hukuken mesnetsiz olduğunu, dilekçe ekinde sunmuş oldukları verilen hizmet karşılığında kesilen faturalarda ve cari hesap ekstresinde müvekkili şirketin davalıdan 185.784,03-TL alacaklı olduğu hususu sabit olduğunu, işbu hususu tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; haklı davanın kabulü ile davalı borçlunun Bursa 8. İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin 185.784,03-TL'nin takip tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, davalı borçlu şirket aleyhine haksız itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında müvekkili şirketin Alaattinbey Mah. Alaattinbey Köy Yolu Cad. No:8 Nilüfer/ Bursa adresinde bulunan fabrikasinda iş yerinin "üretim bölümünün" yüzey kaplama işine ilişkin 5.4.2022 tarihli "Tadilat Sözleşmesi" isimli sözleşme akdedildiğini, tadilat sözleşmesinin 2.1 maddesi gereği, işin yapılacağı yerin yüklenici/ davacı şirkete tesliminden itibaren 60 gün içerisinde teslim edileceği kararlaştırılmış olup sözleşmenin 3.1 no'lu maddesi gereği, müvekkili davalı şirket tarafından 18.4.2022 tarihinde 150.000 TL'lik ön ödeme yapıldığını, 5.4.2022 tarihli sözleşme ile müvekkili şirket tarafından ödenmesi gereken toplam bedelin 430.556,80 TL olduğu kararlaştırılmış olup bu bedelin 150.000 TL'lik kısmı 18.4.2022 tarihinde ödendiğini, sözleşme imza edildikten sonra davacı şirket tarafından 18.4.2022 tarihinde metraj ölçümden eksik ölçüm yapıldığı gerekçesiyle sözleşme bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile sözleşme bedeli 490.556,80 TL olduğu kararlaştırıldığını, davacı şirket 5.4.2022 tarihli sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 5.4.2022 tarihli sözleşme ile belirlenen 60 günlük süre içerisinde işin tamamlanıp teslimi sağlanmadığını, yüklenici/ davacı şirkete, sözleşme gereği, işin yapılacağı üretim binası sözleşmenin akdedilmesinin akabinde sözleşmede belirtilen 5 günlük süre içerisinde teslim edilmesine rağmen davacı şirket tarafından 60 günlük sürede 4.6.2022 tarihi itibariyle tamamlanması ve teslimi gereken işin teslimi kararlaştırılan sürede tamamlanmamış ve teslimi yapılmadığını, kararlaştırılan 60 günlük sürenin dolmasından sonra müvekkili davalı şirket tarafından işin tamamlanması için, davacı şirketin talebi ile sözlü olarak davalı şirket tarafından birde fazla kez sözlü olarak süreler verildiğini, en nihayet müvekkili davalı şirket tarafından Bursa 10. Noterliği 29.7.2022 tarih 28766 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "5.4.2022 tarihli sözleşme ile kararlaştırılan sürede edimin ifa edilmediği, son kez 10 günlük ek süre verilerek işlerin tamamlanması gerektiği aksi halde geciken tadilat nedeni ile yapılamayan üretimden kaynaklanan maddi zararın tazmini ile sözleşmeden kaynaklanan tüm yasal hakların kullanılacağı" ihtar edilmiş olup bu ihtarname 3.8.2022 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliğ tarihinden 10 günlük süre geçtikten sonra da işin teslimi sağlanmamış olup işin gereği gibi teslimi için müvekkil davalı şirketten başkaca imalatlar istendiğini,davacı şirketin işin teslimi için gerekli olduğunu ifade ettiği diğer imalatlar müvekkili davalı şirket tarafından kabul edilmişse de; 5.4.2022 tarihli sözleşmeye göre, 60 gün içerisinde 4.6.2022 tarihinde tamamlanması gereken edimler sözleşme tarihinden 9 ay sonra dahi (24.1.2023 tarihi itibariyle) tamamlanamadığını, davacı şirket 5.4.2022 tarihli sözleşmeye göre belirlenen süre içerisinde edimini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmemiş, işi teslim etmediğini, bu durum davacı şirket tarafından dava dilekçesine ek olarak sunulan 6.9.2022- 7.9.2022-13.12.2022-15.12.2022 ve 24.1.2023 tarihli e-mail içerikleri ile ispatlandığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirketin üretim binasında yapılacak olan epoksi uygulaması tam ve eksiksiz şekilde yerine getirilmediğini,müvekkili şirket tarafından 5.4.2022 tarihli sözleşmenin akdedilmesinin akabinde sözleşmede kararlaştırılan 5 günlük süre içerisinde tadilatın yapılacağı üretim binası teslim edilmesine rağmen davacı şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan 60 günlük süre içerisinde edim tam ve eksiksiz yerine getirilmemiş olup müvekkili davalı şirket tarafından defalarca kez iyi niyetle ek süreler verilip, müvekkili şirket için önemli işin teslimi amaçlandığını, davacı şirket tarafından yapılan epoksi uygulamasında yapıldığı ilk andan itibaren kabarmalar oluştuğunu, bu durum davacı şirkete iletildiğine müvekkili şirkete ilave birtakım işlemler ve imalatlar gerektiği ifade edilmiş ve sözleşmeye aykırı şekilde ek ücretler talep edilip ücreti karşılığı ek işlemlerin yapılmasına rağmen epoksi uygulamasındaki eksiklikler giderilememiş olup halen dahi devam ettiğini, bu iddiaların ispatı bakımından; ihtar çekildiği, müvekkili şirket tarafından verilen ek sürelere rağmen işin tam ve eksiksiz teslimi sağlanmamış olup davacı şirket tarafından işin tamamlanması için 5.4.2022 tarihli sözleşme ile belirlenen işlemlerin dışında ek iş ve işlemler yapılması gerektiği ifade edilmiş ve ek işlemler için ek ücretler belirlendiğini, müvekkili davalı şirket tadilatın yapıldığı alanın üretim bölgesi olması nedeniyle bir an önce kullanıma hazır hale gelmesi gerektiğinden davacı şirket tarafından belirlenen ek işlem ve ücretlerini kabul etmek durumunda kalmış olunmasını, (davacı şirketin dava dilekçesine ek olarak sunduğu 19.8.2022 tarihli rapor içeriği ile ek işlemler gerekçesiyle hak ediş bedelinin arttırıldığı ispatlanmaktadır.) davacı şirket tarafından müvekkil şirketin üretim alanındaki işlemleri 13.1.2023 tarihi itibariyle dahi tamamlanmamış olup buna ilişkin müvekkili şirket tarafından davacı şirkete gönderilen e-mail içeriği ek olarak sunulduğunu, mail içeriğinden anlaşılacağı üzere, üretim alanına "kestane pişirme kazanları konulmamasına ve zemine sıcak su, asit ve sıcak şurup değmemesine rağmen" zeminin kalkmış olması; bizzat davacı şirketin ek olarak sunduğu 6.9.2022, 7.9.2022 ve 24.1.2023 tarihli "fabrika içi kullanımı ile ilgili yazı" başlıklı mail içeriği ile de bu tarihler itibariyle davacı şirket tarafından yapılan tadilat çalışmalarının tamamlanmadığını, müvekkili şirket tarafından verilen ek sürelere, davacı şirketin yapılması gerektiğini söylediği ek işlemlere rağmen üretim binasının zemini eksiksiz ve tam olarak teslim edilemediğini, 5.4.2022 tarihli sözleşme ile belirlenen 60 günlük süre ve davalı müvekkili şirket tarafından tanınan ek sürelerde epoksi uygulamasına ilişkin işin teslimi tam ve eksiksiz yapılmamasına ve davacı şirketin 13.1.2023 ve 16.1.2023 tarihinde davacı şirkete gönderdiği e-mailler ve 24.1.2023 tarihli davacı şirketin gönderdiği e-mail ile davacı şirket tarafından edimin tam ve eksiksiz şekilde tamamlanmadığı anlaşılmasına rağmen davacı şirket tarafından 9.1.2023 tarih PRK2023000000003 numaralı, 756.214,03 TL bedelli e-fatura düzenlenmiş ve müvekkili davalı şirkete gönderilmediğini, müvekkili şirket tarafından derhal süresi içerisinde fatura bedeli ve münderecatının kabul edilmeyerek Bursa 10. Noterliği 18.1.2023 tarih 2605 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile e-fatura iade edilmiş ve yine 19.1.2023 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesi üzeriden e-fatura iptal/ itiraz talebinde bulunulduğunu, davacı şirket tarafından Bursa 10. Noterliğinin 6.3.2023 tarih 8491 yevmiye numaralı temerrüt ihtarı ile 756.214.03 TL'lik fatura bedelinin 1 gün içerisinde ödenmemesi halinde gerekli icra ve dava yoluna başvurulacağı bildirmiş olup davacı şirketin 6.3.2023 tarihli ihtarnamesine müvekkili şirket tarafından Bursa 10. Noterliği 8.3.2023 tarih, 8724 yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini, davacı şirket tarafından Bursa 8. İcra Dairesi 2023/... esas sayılı icra dosyası ile 185.784,03 TL'lik icra takibi başlatıldığını, davalı şirket aleyhine haksız şekilde başlatılan icra takibine süresi içinde itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davası açıldığını, taraflarınca Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesince delil tespiti talep edildiğini, bilirkişi raporu ile iddia ve savunmaları ispatlandığını, davacı şirket tarafından 6.3.2023 tarihli temerrüt ihtarı ve15.3.2023 tarihinde icra takibi başlatılmadan önce müvekkili davalı şirket tarafından Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/43 Değişik İş sayılı dosyası ile davacı şirketin, müvekkili davalı şirkete ait üretim binasında yaptığı epoksi uygulamasını 5.4.2022 tarihli sözleşmeye uygun şekilde tam ve eksiksiz şekilde teslim etmediğinin, iş yeri zeminine uygun malzeme kullanılmadığının ve davalı şirketin üretim bölümünde faaliyetine devam edemediğinin tespiti talep edilmiş olup 17.3.2023 tarihinde müvekkil davalı şirket üretim binasında keşif yapılmış ve bilirkişi raporu alındığını, Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporunun tespit, değerlendirme ve sonuç kısmında aynen "Keşif günü yerinde yapılan tespit ve incelemelerde; Alaaddinbey Mah. Alaaddinbey Köy Yolu Cad. No:8 Nilüfer/ Bursa adresinde yer alan fabrika binasının üretim bölümü zemininde beyana göre önceden uygulanmış epoksi kaplaması kaldırılarak eski seramik zemin üzerine yaklaşık 20 cm kalınlığında beton yüzeyine helikopter şap yapılıp üzerine yeniden epoksi uygulaması yapılmıştır. Ancak, keşif günü gözlemlerimde, uygulanan epoksi kaplamasının yer yer kabardığı, aşındığı, kalktığı kalkan yerlerde helikopterli şap yüzeyinin ortaya çıktığı ve su birikintileri oluştuğu tespit edilmiştir. Üretin alanına girilen kapı eşiğinde, yaklaşık 15-20 cm'lik kot farkı nedeniyle saç rampa yapılmış olup üretim haricindeki daha düşük kotta bulunan zeminin seramik kaplı olduğu görülmüştür. Beyana göre, üretim yerinin de eski zemini, aynı seramik kaplamalı durumda olmuş olup sonradan üzerine beton ve epoksi kaplaması yapılmıştır. Yukarıda 3)maddede, zemine uygulanacak epoksi uygulamasının ana hatlarıyla özellikleri ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmiştir. Keşif günü incelemelerinde, oluşan su birikintilerinin; epoksi altına yapılan şap uygulamasında eğimin ızgaralı kanallara suyu gitmesini sağlayacak şekilde yapılmamasından kaynaklandığı kanaatine ulaşılmıştır. Uygulama zemini, yüzey suyuna maruz kaldığından ve üzerine ağır yükler geleceğinden seçilen epoksi malzemesinin suya dayanıklı ve yeterli kalınlıkta olmadığı kanaatindeyim. Keşif günü gözlemlerinden dolayı, uygulama sırasında epoksi malzemesinin iyi yapışmasını sağlamak için zeminin iyi hazırlanmadığı, uygulamanın tekniğe göre yapılmadığı ve malzemenin uygun seçilmediği anlaşılmaktadır." şeklinde açıklama getirilmiş ve davacı şirket tarafından yapılan epoksi uygulamasında kullanılan malzemenin suya dayanıklı ve yeterli kalınlıkta seçilmediği, epoksi malzemesinin iyi yapışması için zeminin iyi hazırlanmadığı ve uygulamanın tekniğine göre yapılmadığı, malzemenin uygun seçilmediği tespit edildiğini, davacı şirket her ne kadar zeminde meydana gelen kabarma ve bozulmaların müvekkil şirketin hatalı kullanımından kaynaklandığını iddia etmekte ise de;5.4.2022 tarihli sözleşmeyle kararlaştırılan 60 günlük süre içerisinde edimin tam ve eksiksiz ifası tamamlanmamış olup müvekkili şirket tarafından verilen ek süreler de dahi edimin ifası tamamlanmadığını,davacı şirket tarafından yapılan epoksi uygulamasında müvekkili davalı şirket tarafında ilk günden itibaren kabarmalar ve bozulmalar oluşmuş olup eksikliklerin giderilmesi için davacı şirket ile görüşüldüğünde ek işlemler yapılması gerektiği belirtildiğini, müvekkili şirketin üretim alanına ihtiyacı olması nedeniyle bir an önce işin tamamlanması için ek işlemler ve ücretleri de kabul edilmesine rağmen yine de, eksiksiz ve tam ifa sağlanmadığını, iş teslim edilemediğini, şirket tarafından, bu yerden istifade edilemediğini,tekrar üretim alanında yeniden tamirat ve tadilat yapılması gerektiğini, bu durum için talep ve dava açılacağını,13.1.2023 ve 16.1.2023 tarihli e-maillerle epoksi zeminin kestane pişirme kazanları konulmadan ve zemin sıcak su, asit ve sıcak şurup ile temas etmeden kalkıp kabardığı görselleri ile davacı şirkete bildirildiğini,davacı şirket 5.4.2022 tarihli sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yapılan ihtarlara rağmen tam ve eksiksiz şekilde yerine getirmemesi nedeniyle 9.1.2023 tarihli fatura bedeline hak kazanmadığını, davacı şirket ile imzalanan 5.4.2022 tarihli sözleşme ve akabinde belirlen ek işlemler nedeniyle artırılan bedeller davalı şirket tarafından kabul edilip 18.4.2022 tarihinde 150.000 TL; 2.12.2022 tarihinde 320.430 TL ve 6.1.2023 tarihinde 100.000 TL olmak üzere toplam 570.430 TL davacı şirkete ödendiğini, bu ödemelere ilişkin dekontlar ile davacı şirkete ait cari hesap ekstresi sunulduğunu, takibin haksız olduğunu,müvekkili davalı şirketin 5.4.2022 tarihli sözleşmenin imzalanmasının ardından sözleşme ile üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş olup davacı şirketin işin edimini sağlaması için sözleşme harici talep ettiği tüm imalat ve ek işlemlerin de yerine getirilmesini sağladığını, bu ek imalat ve işlemlere rağmen müvekkili şirketin üretim alanına uygulanan epoksi uygulamasından istifade edemediğini ve davacı şirket tarafından bu alan halen dahi kullanılamadığını, davacı şirketin,yüklenici olarak üstlendiği işi, fen ve teknik kurallara, gerekliliklere uygun yapmamış olup, üstlendiği işi tamamen ayıplı ve kullanılamaz şekilde bıraktığını,davacı şirketin müvekkil şirketin üretim alanının zeminine uyguladığı epoksi uygulamasında kullanılan malzemenin suya dayanıklı ve yeterli kalınlıkta seçilmemesi; epoksi malzemesinin iyi yapışması için zeminin iyi hazırlanmaması;uygulamanın tekniğine göre yapılmaması ve malzemenin uygun seçilmemesi nedeniyle dava konusu olan icra takibine konu fatura bedeline hak kazanmadığından haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddini ,akabinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı/ davacı şirket hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan/itiraz dilekçeleri, Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler,bilirkişi raporu, Mudanya SGK Merkezi'ne ,Osmangazi SGK Merkezi'ne ,İnegöl SGK Merkezi'ne ,Bursa Vergi Dairesi'ne, Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne, Osmangazi Vergi Dairesi'ne ,BTSO'ya yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından cari hesaba dayalı olarak ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz edilmiştir.
Mahallinde keşif icra edilmiş, tanıklar dinlenilmiş , tarafların ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesi,tarafların iddia-savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla da dosya SMMM bilirkişi, nitelikli hesap uzmanı bilirkişi, bir inşaat mühendisi, bir metalurji-malzeme bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından tanzim edilen 22/11/2023 tarihli raporda özetle; davacı tarafça yapılan imalatların beklenen faydayı gerçekleştirmediği, işlerin ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu, yalıtım malzemesinin fabrika zeminine uygun olmadığından yalıtım imalatını tümüyle ayıp değerine eşit olacağı, ayıp değerinin sözleşme tarihi olan 04.04.2022 itibariyle ayıp değeri = 161.506,80 TL + KDV, keşif tarihi olan 06.10.2023 itibariyle ayıp değeri = 312.054,82 TL + KDV olacağı, kullanılan malzemenin fabrika zeminde işlevsel olmayacağından,meydana gelen zararın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, davalı şirket tarafından, davacı şirkete (banka hesaba) toplam 570.430,00 TL ödeme yapılmış olduğu, ödemelerin her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete 09.01.2023 tarih 756.214,03 TL fatura düzenlenmiş olduğu, Faturanın davacı şirketin resmi defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı şirketin resmi defterlerine göre; davalı şirketin, davacı şirketten 570.430,00 TL alacaklı gözüktüğü, davacı şirketin resmi defterlerine göre; davacı şirketin, davalı şirketten 185.784,03 TL alacaklı (756.214,03 TL- 570.430,00 TL) gözüktüğü, davacı tarafından yerine getirilen imalatın ayıplı olduğu, ayıbın davalı şirket tarafından davacı şirkete süresinde e-posta ve ihtarname yoluyla bildirildiği ve ayıp nedeniyle doğan zararın keşif tarihi 06.10.2023 itibariyle ayıp değeri 312.054,82 TL +KDV olduğundan, davacı şirketin bakiye imalat bedelini talep edemeyeceği bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,davalıya ait fabrikanın üretim bölümünün yüzey kaplamasının davacı tarafça yerine getirildiği, imalat ve tadilatların davacı tarafça yerine getirilmesine rağmen bakiye bedelin davalı tarafça ödenmediği iddiasına dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılmış itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkin olduğu, davalının ise davacı tarafça yapılan tadilatların-işlerin düzgün yapılmaması nedenine dayalı ayıp(eksik- hatalı iş) iddiasına ilişkindir.
Bu kapsamda, yasal hükümler değerlendirildiğinde 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatlamak zorundadır.
Ayıp, imal edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imal edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde yapılan şeyin iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa iş sahibinin sözleşmeden dönebileceği, bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır.
Davalı tarafından ayıp savunması sebebiyle uyuşmazlığın, davacı yüklenicin yaptığı işin ayıplı olup olmadığı noktasında toplandığı, ayıbın varlığını 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. ", Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/15-1976 Esas ve 2015/1184 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere ispat yükü lehine hak iddia eden davalı iş sahibindedir.
Ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesi teknik incelemeyi ve bu nedenle bilirkişi raporu alınması gerektirdiğinden iş sahibi ayıbın varlığını ve niteliğini kanıtlama yükümlülüğü nedeniyle kendisine teslim edilen esere ilişkin bilirkişi inceleme yapılabilmesini mümkün kılacak şekilde davranmalıdır. Aynı zamanda ayıbın varlığı, niteliği konusunda algı kişiden kişiye değişebildiğinden, objektif bir bakış açısının yapılması gerekli olup bu değerlendirmeyi de ancak teknik bilirkişinin incelemesi ile ortaya çıkabileceğinden tanık beyanı ile ispatın güç olup ayıbın varlığı halinde davadan önce delil tespiti yaptırılması ispat kolaylığı sağlamaktadır.Davalı tarafça da dava açılış sürecinden önce delil tespiti yaptırılmakla birlikte, hem delil tespiti dosyasının değerlendirilmesi amacıyla hem de davacı tarafça yapılan işlerin gizli-açık ayıplı olup olmadığı, ayıp var ise beklenen faydaları ortadan kaldıran/azaltan nitelikte olup olmadığı, ayıp var ise değerinin/bedelinin tespiti,onarım ile giderilmesinin mümkün olup olmadığı, meydana gelen zararın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı konularında rapor tanzim edilmesi amacıyla mahallinde keşif icra edilmiş, ayrıca taraf tanıkları dinlenilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda özetle;tadilat sözleşmesine konu zeminde Polyurea malzemesinin kullanılmasının fabrikanın zeminine uygun olmadığı, Polyurea malzemesinin çok ince bir tabaka halinde uygulanarak su yalıtımı için kullanıldığı, fabrika içi ince kaplama yapılmaması gerektiği, daha kalın olan endüstriyel epoksi kaplamaların yapılması gerektiği, epoksi uygulamasının malzemesinin uygun seçildiği ve gerektiği kalınlıkta yapılması, hazırlık ve imalat aşamalarının tekniğine uygun olarak yapılması halinde, her türlü mekanik, kimyasal etkilere dayanımı sağlayacağı için fabrikada kullanımı uygun olacağı, epoksi uygulamasının agresif kimyasallara karşı dayanıklılık gösterdiği,ecza depolarında dahi kullanılabileceği, tekniğine uygun olarak yapılan bir epoksi üretim bölümünde meydana gelen terlemeden veya üretim makinesinden akan şerbetten etkilenmeyeceği ,yapılan uygulama her ne kadar sözleşmeye uygun olsa da, seçilen malzemenin, üretim alanının işlevi ve yapılan işin muhteviyatı gereği yeterli dayanıklılığı sağlayabilecek, uygun bir malzeme olmadığı, malzemenin uygun olmamasından kaynaklı olarak mevcut tahribatın yaşandığı, işin muhteviyatının baştan belli olduğu, kusurlu ya da hor kullanım bulunmadığı,fabrika içi epoksi zemin kaplama uygulamalarında önceden keşif yapılması, uygun malzemenin seçilmesi ve gereken kalınlıkta uygulanması, uygulama sonrası epoksi zeminin kürlenme süresi işverene bildirilmesi ve süre boyunca zeminler araç trafiğine kapatılması gerektiğini, değerlendirme bölümünde belirtilen ifadeler ışığında sözleşme öncesi keşif yapıldığı, teklif hazırlandığı ancak fabrika içi epoksi zemin kaplamasına uygun bir malzeme önerilmediği, bu nedenle uygun bir imalat gerçekleştirilmediği; davacı tarafça yapılan işlerin ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu, beklenen faydayı gerçekleştirmediği, yalıtım malzemesinin fabrika zeminine uygun olmadığından yalıtım imalatının tümüyle ayıp değerine eşit olacağı,ayıp değerinin; sözleşme tarihi olan 04.04.2022 itibariyle ayıp değeri = 161.506,80 TL+KDV, keşif tarihi olan 06.10.2023 itibariyle ayıp değeri 12.054,82 TL +KDV olacağı, ayıpların onarım ile giderilmesinin mümkün olmadığı, yalıtım malzemesinin kaldırılması ve belirtilen tekniğe uygun hazırlıklar tam olarak yapıldıktan sonra uygun kalınlıkta epoksi uygulanması gerektiği, kullanılan malzemenin fabrika zeminde işlevsel olmayacağından, meydana gelen zararın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı bildirilmekle birlikte, her ne kadar taraflar anlaşmadan önce fabrika zemininde gerekli keşif yapılarak sözleşmede belirtilen Polyurea malzemesi ile zemin sözleşmeye uygun olarak kaplanıldığı bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de Polyurea malzemesinin fabrika zeminine uygun bir malzeme olmadığı, davacı tarafın, basiretli bir tacir olarak, davalı iş sahibine, fabrika zemininde kullanılması gereken malzemeyi doğru önermekle yükümlü olduğu, meydana gelen zararın sebebinin kullanım hatası-kaplanılan malzemenin hor kullanılması olmadığı, davacı tarafça zeminde yanlış malzeme kullanılmasından kaynaklandığı,zararın onarımla-tamirle giderilemeyeceği, Polyureanın (davalı tarafça yapılan iş dikkate alınarak) fabrika zeminine, sıcaklığa,neme uygun olmadığı, ayıbın gizli ayıp olduğu, beklenen faydayı gerçekleştirmediği, yalıtım imalatının tümüyle ayıp olduğu, ayıbın onarım ile giderilmesinin mümkün olmadığı, malzemenin fabrika zemininden tamamen kaldırılması gerektiği bildirilmiş, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli , ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak , davacı tarafça yapılan işin gizli ayıplı olduğu, fabrika zeminini, işe uygun malzeme ile kaplamadığı hususu gözetilerek bakiye cari hesap alacak talebinde haksız olduğu kanaatine varılarak davanın reddine,yasal şartlar oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartlar oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.243,81 TL'den mahsubu ile artan 1.816,21 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 29.725,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2024
Katip ....
¸
Hakim ....
¸
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ....
¸E-imzalıdır.