TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 29/05/2017
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Alacaklı . ... Bankası A.Ş ile icra takip dosyası borçlular davalılar müşterek borçlu müteselsil kefil olarak genel kredi sözleşmeleri imzaladığını, sözleşme alacaklarının ödenmediğini, müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarında borçlardan sorumlu olduklarını, alacaklı ... Bankası A.Ş. ile davalı borçlu ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, söz konusu alacağın alacaklı banka tarafından müvekkili Turkasset Varlık Yönetim A.Ş.'ye temlik edildiğini, buna ilişkin olarak 09/09/2016 tarih, yevmiye nolu alacak temlik sözleşmesinin icra dosyasına ve dava dosyasına sunulduğunu, davalı borçluların icra dosyasındaki itirazlarının yasal dayanağı bulunmadığını, icra dosyasına davalıların kefil oldukları borç miktarlarını ödemediğinden tüm ... 10. İcra Müdürlüğünün 2017/ esas sayılı dosyasıyla davalılar aleyhine sorumlu oldukları alacak için icra takibine girişildiğini, icra dosyasına ödeme yapmayarak ayrı ayrı durdurma kararı aldıklarını, davalıların borca itirazlarının haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için işbu davayı açtıklarını, açılan işbu davanın kabulü ile ... 10. İcra Müdürlüğünün 2017/ sayılı icra takip dosyasının devamına, alacak likit ve davalı kötüniyetli olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili hakkında ... 10. İcra Müdürlüğünün marifeti ile ilamsız icra takibi yaptığı, ödeme emrinin müvekkiline 08/02/2010 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emrinin usule uygun düzenlenmediğini, takibe dayanak belgelerin ödeme emrine eklenmediğini, İİK'na göre itirazın iptali davalarının 1 yıl içerisinde açılmasının zorunlu olduğunu, bu hak düşürücü süre olup, resen göz önüne alınması gerektiğini, süre yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, hangi kredi sözleşmesinden kaynaklı borç olduğunun belli olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava süresinde açılmadığını, müvekkil ... hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri, müvekkiline 12.02.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkil söz konusu takibe 13.02.2010 tarihinde itiraz ettiğini, müvekkilin itirazı üzerine takibe devam etmek amacıyla alacaklı davacı tarafından itirazın iptali/kaldırılması davası açılmadığı için icra takibi düştüğünü, 27.01.2017 tarihinde davacı alacaklının yenileme istemi üzerine 2017/ Esas numarası ile davaya konu takibe devam edildiğini, 2004 sayılı İİK m.67; " Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir...Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükmü gereği itirazın iptali davasının 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini, bu 1 yılın hak düşürücü süre olduğunu, bu sebepten ötürü davanın süre yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, kredi sözleşmeleri, hesap hareketleri, temlik sözleşmesi, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından kredi sözleşmesine dayalı olarak 03/02/2010 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçlulara ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalılar tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.Davalıların zamanaşımı defi savunması yönünden, davalıların kefil olarak yer aldığı 08/03/2000, 13/01/2001,20/04/2001 tarihli kredi sözleşmelerin düzenlenmesinden sonra alacakla ilgili 03/02/2010 tarihinde icra takibinin başlatıldığı 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığından zamanaşımı defi savunmasına itibar edilmemiştir.Öte yandan İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine göre uygulanan 1 yıllık sürenin borca itirazın alacaklı davacıya tebliğ edilmediğinden süre başlamayacağından davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmaları, davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacağı ve ferileri ile birlikte icra takibinden sonra yapılan ödemeler de dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.Bankacı bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 26/09/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: ... yönünden kefalet limiti 30.845,80 TL ile sınırlı olarak 3.524,29 TL işlemiş %75 oranında temerrüt faizi alacağından ibaret hesaplandığı, Sebahattin Kırcali yönünden kefalet limiti 15.000 TL ile sınırlı olarak talep edilebilir bakiye alacak hesaplanmadığı, dosya kapsamındaki belgelerden teminat mektubu alacak risklerinin doğrudan davalı kefil sorumluluğunu doğuran sözleşmeler ile ilişkilendirilmediğinin kabulü halinde hesaplanan alacağın davalılardan talep edilemeyeceği mütalaa edilmiştir.Dosyanın önceki bilirkişi ile 2 bankacı bilirkişi ilave edilerek, tarafların iddia ve savunmaları, icra takibine konu asıl alacak, işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte hüküm kurmaya elverişli denetime açık rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 27/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalı müşterek müteselsil kefil ... için takibin açıklanan borç tutarı üzerinden devamı, toplam 15.789,02 TL toplam borç tutarının, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ve takip tarihinden ödeninceye kadar alacak tutarına işletilecek %75 oranında faizi, faizin %5 gider vergisi ile birlikte, tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi tahsilatın önce faiz ve masraflardan düşümü sağlanmak kaydı ile tahsilinin gerektiği mütalaa edilmiştir.Davalıların bilirkişi raporuna karşı itirazları kapsamında dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir.Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 01/10/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Her iki davalının kefil için hesaplanan borç tutarlarının gerek asıl alacak ve gerekse faiz ve vergi yönünden asıl borçlunun takip tarihi itibariyle hesaplanan borç tutarının üzerinde olması nedeniyle davalıların asıl borçlunun takip tarihi itibariyle hesaplanan borcunun tamamından sorumlu olduğunu, her iki davalı kefil yönünden toplam 15.789,02 TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Düzenlenen 20/05/2019 tarihli bankacı bilirkişi heyetinin raporunun kapsam ve nitelik itibarıyla hüküm vermeye yeterli görülmüştür. Dosyadaki kanıt ve belgelere, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya alacağı temlik eden ... Bankası ile dava dışı ... İnş. Taah. Peyzaj San. Tic. Ltd Şti arasında imzalanan 08/03/2000, 13/01/2001, 20/04/2001 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden davalıların müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla imzaladıkları bu kredi sözleşmelerinin geçerli olduğu, davalılar tarafından her ne kadar kredi sözleşmelerinin düzenlenmesinden sonra yeniden borçlu ile düzenlenen kredi sözleşmelerin borcu sona erdirdiği ileri sürülmüş ise de süresiz olarak akdedilen genel kredi sözleşmeleri ile kullandırılan kredilerde açıkça hangi kredi sözleşmeden dolayı kullandığı belirtilmemiş ise de kefillerin taraf oldukları kredi sözleşmesindeki kefalet tutarları ve temerrütleri ile sorumlu olduğundan, davalıların sorumlulukları kaldırmayacağı anlaşılmakla itirazları yerinde görülmeyere 20/05/2019 tarihli bilirkişi heyetinin raporuna itibar edilerek 14.816,67 TL asıl alacak, 926,04 Tl işlemiş faiz, 46,31 BSMV olmak üzere toplam 15.789,02 TL alacak üzerinden alacağın asıl alacak kısmı olan 14.816,67 TL davalıların borçlu olduğundan bu miktar yönünden takibe itirazlarında haksız oldukları, ayrıca davacı bankaca uygulanan faiz oranlarının sözleşme ve mevzuata uygun olduğu anlaşılmış, icra inkar tazminatına hükmolunduğunu, davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, açıklanan gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkememiz bu kararına karşı davacı vekili ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/ E. 2023/ K. Sayılı ilamı ile incelenen mahkememiz kararı 03/07/2023 tarihli karar ile kaldırılmıştır. Yeniden mahkememiz esasına kaydedilen dava dosyasında yargılamaya devam edilmiş, dosyamız banka konusunda ve nitelikli hesap konusunda uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Asıl borçlu-dava dışı ... İnş.San.. Tic. Ltd. Şti. ile davacı ... Bankası A.Ş. ... Cad Şubesi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinden , davalılar ... ve ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, davalı ...'ın eski para ile 30.845.795.772 TL, yeni para ile ise 30.845.80 TL TL kefalet limiti ve kendi temerrütünün sonuçları ile sınırlı olarak asıl borçlunun borcundan sorumluluğu bulunduğunu, davalı ...'nın eski para ile 15.000.000.000 TL, yeni para ile ise 15.000.00 TL kefalet limiti ve kendi temerrütünün sonuçları ile sınırlı olarak asıl borçlunun borcundan sorumluluğu bulunduğunu, Asıl Borçlu-dava dışı ....Ltd Şti, Takip Tarihi İtibariyle hesaplanan borcun ayrıntıları aşağıda şekilde olduğunu, 0.00 TL Asıl alacak 13.945.48 TL İşlemiş temerrüt faizi + 697.27 TL Faizin %5 Bsmv 14.642.75 TL toplam borçlu olduğu hesaplandığını, Davalı ...'ın Takip Tarihi İtibariyle hesaplanan borcun ayrıntılarının aşağıdaki şekilde olduğunu, 0.00 TL Asıl alacak 13.945.48 TL İşlemiş temerrüt faizi + 697.27 TL Faizin %5 Bsmv 14.642.75 TL L toplam borçlu olduğu hesaplandığını, Davalı ...'nın Takip Tarihi İtibariyle hesaplanan borcun ayrıntılarının aşağıdaki şekilde olduğunu, 0.00 TL Asıl alacak 13.945.48 TL İşlemiş temerrüt faizi + 697.27 TL Faizin %5 Bsmv 14.642.75 TL L toplam borçlu olduğu hesaplandığını, Toplam borç tutarının, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte , tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, tahsilatın TBK 100. md göre önce faiz ve ferilerine mahsubu sağlanmak kaydı ile tahsilinin gerekeceği hususu bildirilmiştir. Yargılama devam ederken davacı vekili 10/10/2024 tarihli dilekçesi ile dava konusu borcun infaz edildiğinden davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.... Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/- Esas 2013/ Karar sayılı Kararı, yine 2013/- Esas ve 2015/ Karar sayılı Kararında "Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. " konusuz kalma hallerinin sayıldığı,Eldeki itirazın iptali davasından davacı vekilinin beyan dilekçesine göre davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.078,55 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 6000 TL, posta ve tebligat gideri 649,70 TL olmak üzere toplam 6.649,70 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333. maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.