TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 3-
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.12.2023 tarihinde ... ... Gişelerinde ... istikametine doğru seyrederken ... ...'in sahibi olduğu, ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, müvekkili gişede beklerken aracına arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazanın oluşumunda ... ...'in sahibi olduğu, ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, ekte sunulan kaza tespit tutanağından da davalı tarafın kusurlu olduğu anlaşılacağını, sigorta şirketine başvurulmuş olsa da sigorta şirketinin sigorta limitlerinin tükenmiş olduğundan bahisle işbu davanın ikame edilmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında kaza sonrasında meydana gelen zararlar ekte sunulan eksper raporunda görüldüğünü, eksper raporu neticesinde araçta oluşan zarar, ... plakalı aracın ZMMS sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'nden talep olunduğu, ... Sigorta A.Ş. tarafından poliçe teminatı kadar hasar ödemesi yapıldığı belirtildiği, müvekkilinin zararları ZMMS sigorta şirketi tarafından sigorta limitlerinin dolu olduğunun iddia edilmesi sebebiyle karşılanmamış olup müvekkilinin zararları giderilemediği, davaya konu kaza sonrası müvekkilinin aracının hasara uğraması nedeniyle meydana gelen zararların tespiti adına eksper raporu alındığını, işbu rapora göre; tamirat neticesinde; birçok parçada onarım, değişim ve boya işlemleri yapıldığını, yapılan onarımlar ve değişimler eksper raporundan da anlaşılacağını, oluşan bu zararla davalının haksız eylemi arasında illiyet bağı bulunduğunu, bu nedenle davalı tarafların hasar tazminatı sorumluluğu bulunduğunu, yerleşik içtihatlar da bu yönde geliştiğini, müvekkilinin aracında oluşan zarar ekspertiz raporunda gösterildiği gibi 167.880,00-TL olduğunu, müvekkili işbu zararın onarımını kendi trafik sigorta şirketine yaptırdığını, ancak karşı tarafın ZMMS sigorta şirketi yapmış olduğu sair ödemeler ile bakiye limitini doldurduğunu beyan ederek zararı tam olarak gidermediğini, müvekkilinin aracı, ... marka ... model en ufak bir çiziği ve arızası olmayan düşük kilometrede olan bir araç olduğunu, sayın mahkemeden değerlendirme yaparken bu hususu da dikkate almayı talep ettikleri, sigorta şirketi tarafından müvekkili lehine 120.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapılmışsa da bu ödeme müvekkilinin gerçek zararını karşılamaya yakın olmadığını, işbu sebeple müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının belirlenmesi adına alanında uzman bir bilirkişi atanmasını talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemenin re'sen gözeteceği hususlarla birlikte; yargılama sırasında gerekli görülmesi halinde alanında uzman bir bilirkişi görevlendirilmesine, fazlaya ilişkin beyan, ıslah ve ek dava dahil tüm haklar saklı kalmak kaydı ile taraflardan şimdilik 100,00-TL hasar tazminatı ( HMK madde 109 uyarınca kısmi dava olarak ikame edilmiştir. ), 100,00-TL değer kaybı tazminatına ve 100,00-TL araç mahrumiyeti zararları ( Araçta meydana gelen değer kaybı zararının ve araç mahrumiyeti zararının tarafımızca tespit edilmesinin mümkün olmaması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir.) toplamı için şimdilik 300,00-TL maddi tazminatlar toplamına karar verilmesine, müvekkilinin aracında kaza sonrası oluşan ve sayılan zararların temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesini, davacı yanın iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, davacı, yargılamaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğunu, davacı, yargılamaya konu trafik kazasına kendi kusurlu ve hatalı davranışları ile sebebiyet vediğini, müvekkilinin bu olayda hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı ile ; yargılamaya konu tüm talepler zamanaşımına uğradığını, bu sebeple zamanaşımı defiinde bulunduklarını,davacı yanın iddia ve taleplerini hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile açılmış olan davaya ilişkin hak düşürücü süre itirazı da bildirdiklerini, davanın dava şartları yokluğu sebebi ile reddini talep ettiklerini, arabuluculuk, sigorta şirketine başvuru ve yine tahkim süreçleri usulüne uygun bir şekilde yerine getirilmediğini, hukuki yarar yokluğu sebebi ile davacı yanın açmış olduğu dava ve taleplerinin tümüyle reddini talep ettiklerini, davalı müvekkili yönünden husumet itirazında bulunduklarını, davacı yanın iddia ve taleplerini hiçbir şekilde kabul etmemek kaydı ile, davacı yanın herhangi bir alacağının söz konusu olması halinde dahi ilgili davanın muhatabı müvekkili olmayıp, husumetin davacı ve davalı müvekkilin sevk ve idaresindeki araçların kaza tarihi itibari ile malen güvence altına alınan taraf sigorta ve kasko şirketlerine açılmış olması gerektiğini, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç, kaza tarihinde ; maddi hasarlı kazalara ilişkin olarak hem sigorta hem de kasko poliçesi ile hukuken ve malen korunduğunu, yargılamaya konu kazaya karışan davacıya ait ve davalı müvekkilinin sevk ve idaresindeki araçların Kaza Tarihi İtibari ile hangi sigorta ve kasko poliçeleri ile güvence altına alındığı, yine bu poliçeler uyarınca belirlenen sözleşme koşullarının, teminat tutarlarının, işbu poliçelerin davacı yan ve davalıya sağladığı hukuki ve mali güvencelerin kapsamlarının vb. detaylıca araştırılması gerektiğini, davalı müvekkilinin gerek hukuki gerekse de mali olarak hiçbir şekilde sorumluluğunu kabul etmediklerini, davacının iddia ve taleplerinin öncelikle tümüyle reddine, bu mümkün olmaması halinde ise davanın, davalı müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen ve sayın mahkemece re'sen gözetilecek olan nedenlerle ; davanın öncelikle usulden, bu mümkün değil ise esastan tümüyle reddine,yargılama giderleri, harç ve ücreti vekaletin öncelikle davacı üzerine bırakılmasına, bu mümkün değil ise diğer davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Belirsiz Alacak Davası olarak açılmasının yasal dayanağı bulunmadığını, nitekim davanın açıldığı tarih itibarı ile uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi gerektiğini, davacı alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için gerekli tüm bilgi ve belgeler elinde olup bu belgelere her zaman ulaşabilme imkanı bulunduğunu, davacının talep miktarının belirlenmesinde davalıların elinde bulunan bilgi ve belgelere ihtiyacı da bulunmadığını, davacı tarafından belirsiz alacak davası açılmasının hukuki yararı bulunmadığını, davanın HMK 107.Maddede belirtilen koşulları taşımamasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, şartları oluşmadan belirsiz alacak davası olarak açılmış bulunan davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, uyuşmazlık konusu trafik kazasında davacı tam kusurlu olduğunu, nitekim davacı kendi kusur ve dikkatsizliği sebebi ile otoyol gişeleri çıkışında hiçbir sebep olmaksızın ve yasal düzenlemelere aykırı olarak aniden durmuş ve müvekkilinin mülkiyetinde bulunan araç sürücüsü de duramayarak çarpmak zorunda kaldığını, bu husus yargılamalar esnasında kusur durumuna ilişkin keşif ve bilirkişi incelemesi neticesi ortaya çıkacağını, müvekkiline ait aracın hem zorunlu trafik sigortası ve hemde kasko sigortası bulunduğunu, dolayısı ile davacının dava konusu taleplerinin ilgili sigorta şirketlerinden talep etmesi gerektiğini, açıklanan ve Sayın Mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle, öncelikle dava şartı yokluğu nedeni ile Usulden Reddine; davanın Esastan Reddinee karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket tarafından talep sahibine ekli eksper raporu doğrultusunda hasar ödemesi yapılmış olup, karşı tarafın başvuru konusu zararının tamamı tazmin edildiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvurması üzerine ... no’lu hasar dosyası açıldığı, açılan hasar dosyası kapsamında, maddi hasara yönelik eksper raporu temin edilmiş ve ekspertiz raporu doğrultusunda, başvuru sahibine 20.000,00tl, 03/06/2024 tarihinde ödenmiş ve işbu ödeme ile müvekkili şirket sorumluluğunu gereği gibi eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davacı tarafın dava konusu taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, kaza tarihine göre araç model yılından 3 yılı geçmeyen araçlarda, onarımı mümkün olmayan parçalar orjinali ile değiştirildiğini, dava konusu araç 2012 model olup, kazanın meydana geldiği 06.03.2020 tarihi itibariyle aracın model yılından 3 yıllık sürenin geçtiği aşikar olduğunu, bu yönüyle, davacı tarafın orijinal parçaya ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu apaçık ortada olduğunu, dosya kapsamındaki tazminat hesabının trafik sigortası genel şartları’nın ilgili hükmü uyarınca, eş değer parça üzerinden yapılması gerektiğini, müvekkili şirket davacı tarafa yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan iş bu haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini,kaza dolayısıyla davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine 20240041470.02 nolu hasar dosyası açılmış ve yapılan değerlendirmeler sırasında alınan ekspertiz raporu doğrultusunda ödeme yapılarak sorumluluk yerine getirildiğini, davanın reddi talebe halel gelmemek kaydıyla birlikte, davacının, aracının kasko poliçesindeki ikame araç teminatından yararlanıp yararlanmadığı tespit edilmesi gerektiğini, açıklanan ve sayın mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle,müvekkili şirketin dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespiti ile davanın müvekkil şirket yönünden reddine, herhalükarda davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, bilirkişi raporu, davalı sigorta şirketine, ... İl Emniyet Müdürlüğü'ne, ... Merkezi'ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve meydana gelen trafik kazasında davacı tarafın aracında oluşan bakiye değer kaybı bedelinin ve araç mahrumiyet bedelinin, bakiye hasar bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın trafik uzmanı-makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen raporda özetle;dava dosyası kapsamının incelenmesi sonucu; dava Dışı ... ... ... Plakalı Araç Sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma,araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlamanın düzenlendiği 56. Maddesinin c fıkrasında düzenlenen ” Araçlar arasındaki mesafe Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar” hükmünü, 2918 sayılı Karayolları Trafık Kanununda sürücülerin asli kusurlu sayıldığı hallerin düzenlendiği 84. Maddesinin d bendinde belirtilen “ Arkadan çarpma ” hükümlerini ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, dava Dışı ... ... Plakalı araç sürücüsü ; kaza sırasında, otoyol giriş gişelerinden geçmek için hızını düşürmesi gerektiği,kurallara uygun araç kullandığı görülmekle kazanın oluşumuna etken bir fiili ile kazanın önlenebiliriğine ilişkin bir önleminin bulunmadığı, Kusursuz olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı 2020 model ... marka ... tipi aracın kaza kaynaklı hasar bedelinin iskontosuz KDV dahil 297.633,60 TL hesaplandığı, dosya kapsamının incelenmesi sonucunda davacı tarafa 187.880 TL hasar ödemesi yapıldığının kabulü ile bakiye hasar bedelinin 109.753,60 TL hesaplandığı, davacı tarafa ait ... plakalı 2020 model ... marka ... tipi aracın kaza kaynaklı değer kaybının Yerleşik ... İçtihatları kapsamında 150.000 TL hesaplandığı, davacı tarafa 120.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığının dikkate alınması ile bakiye değer kaybı alacağının 30.000 TL hesaplandığı, davacı tarafa ait ... plakalı 2020 model ... marka ... tipi aracın kaza kaynaklı araç mahrumiyet tazminatının Yerleşik ... İçtihatları kapsamında 23.301,38 TL hesaplandığı hususunda görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından 23/06/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle ;davanın işbu bedel artırımı ve ıslah tablosunda gösterilen kalemler doğrultusunda bakiye değer kaybı, hasar tazminatı ve araç mahrumiyeti tazminatı bakımından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması kaydı ile, 163.054,98-TL tazminatlar toplamına karar verilmesine, riziko tarihinden (26.12.2023) itibaren tarafları lehine avans faizine hükmedilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, gerekli görülmesi halinde işbu bedel artırımı ve ıslah dilekçesinin duruşma günü beklenilmeksizin varsa itirazlarını yapabilmesi adına davalıya tebliğ edilmesine, AAÜT tarifesinin 17/2. Maddesince vb. tamamlayıcı mevzuat hükümleri uyarınca lehimize vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve sair giderlerin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; 26/12/2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki olduğu ... plakalı araçta oluşan araç mahrumiyet bedelinin ve bakiye araç değer kaybı, bakiye hasar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti, davacının aracında bakiye değer kaybı-hasar bedeli oluşup oluşmadığı, davacının araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle; ... plakalı araç sürücü davalı ...'in trafik kazasının meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, ... plakalı aracın bakiye değer kaybı alacağının 30.000,00 TL olduğu, bakiye hasar bedeli alacağının 109.753,60 TL olduğu, araç mahrumiyet zararının 23.301,38 TL hesap edildiğinin bildirildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, meydana gelen kazada davacının aracında oluşan bakiye değer kaybından ve bakiye hasar bedelinden kusur oranları dikkate alınarak davalıların sorumlu tutulması gerektiği hususu gözetilerek davacının bakiye değer kaybı talebinin kabulüne, buna göre 30.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... ... ve davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 26/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi(değer kaybına ilişkin sigorta şirketince ödeme yapılan tarih olan) olan 15/05/2024 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının bakiye hasar bedeli talebinin kabulüne, buna göre 109.753,60 TL hasar bedelinin davalı ... ... ve davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 26/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 03/06/2024 itibaren işleyecek avans(hasar bedeline ilişkin sigorta şirketince ödeme yapılan tarih olan) faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Araç mahrumiyet talebi yönünden ise, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davacının talep edebileceği araç mahrumiyet bedeli 23.301,38 TL olarak hesaplanmış olduğu hususu dikkate alınarak davacının araç mahrumiyet tazminat bedeli talebinin kabulüne,( davalı sigorta şirketinin araç mahrumiyet bedelinden sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak), buna göre 23.301,38 TL nin davalı ... ... ve davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 26/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte işbu davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacının araç mahrumiyet tazminat bedeli talebinin KABULÜNE, buna göre 23.301,38 TL nin davalı ... ... ve davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 26/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte işbu davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bakiye değer kaybı talebinin KABULÜNE, buna göre 30.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... ... ve davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 26/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 15/05/2024 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının bakiye hasar bedeli talebinin KABULÜNE, buna göre 109.753,60 TL hasar bedelinin davalı ... ... ve davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 26/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 03/06/2024 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.138,28 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL nin, 2.779,45 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7.931,23 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 6.339,21 TL ile sınırlı tutulmasına)
5-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
6-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 2.779,45 TL ıslah harcı, 4.877,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.512,15 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı sigorta şirketi vekil ile temsil edildiğinden(davalı sigorta şirketinin araç mahrumiyet tazminatından sorumlu tutulamayacağı gözetilerek) AAÜT'ye göre belirlenen 23.301,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
9-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine .... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/10/2025
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.