TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/04/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 20.11.2023 tarihinde ... İli ... İlçesi ...'de davalı ...'a ait, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın geri manevra yaptığı esnada müvekkil ...'e ait, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın geri manevra yaparken arkayı kontrol etmemesi sebebiyle gerçekleştiğini, müvekkilin aracının ön tampon, ön çamurluk ve kaput kısımlarında maddi hasar meydana gelmiş, müvekkil aracından tamir süreci boyunca mahrum kalmış ve aracı kullanamamasından kaynaklı mağduriyetler yaşadığını, davalı tarafın eksper raporu, tramer kaydı ve kaza tespit tutanağı uyarınca %100 kusurlu olduğu açıkça ortada olduğunu, kaza tarihinden itibaren müvekkilin aracından uzunca bir süre mahrum kaldığını, nitekim kazadan sonra araç karşı taraf sigortacısı tarafından işlem görmüş, eksper ataması yapılmış, raporlar hazırlanmış, aracın hasarları giderilmiş ve müvekkilin aracını kullanamamış, ticari olarak kullandığı aracından herhangi bir gelir elde edemediğini, kaza sonrası müvekkil, tamir işlemlerinin sürdüğü esnada aracından mahrum kalmış ve mağduriyetler yaşadığını, müvekkilin aracının oto kurtarma hizmetinde kullanılmakta olup haftanın en az 6 günü çalıştırılmakta ve ticari kazanç elde etmek için kullanıldığını, aylık gelirini oto kurtarma işinden kazanan müvekkilin ciddi anlamda ticari kazanç kaybı yaşadığını, kaza neticesinde araçta meydana gelen hasardan dolayı müvekkilin aracını işletemediğini ve kazanç elde edemediğini, gelir kaybı yaşadığını, müvekkile ait araçta meydana gelen 100,00-TL (belirsiz alacak) ticari kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her türlü başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik taleplerinin bulunduğunu, müvekkilim ile davacının aracı arasında yaşanan trafik kazası doğru olduğunu, bahse konu kaza trafiğe kapalı bir alanda, müvekkile ait iş sahasında ve 0-10 km sürat halinde meydana gelmiş basit temastan ibaret bir kaza olduğunu, bu temasta davacı tarafın mülkiyetinde bulunan aracın sevk ve idaresindeki dava dışı ...'in müvekkile ait iş sahasına izinsiz girmesi sebebiyle asli kusuru bulunmadığını, müvekkile ait iş makinesine 25 metreden fazla yaklaşılmamasına yönelik uyarıcı levhalar ve siren şeklinde ikaz sesi bulunmasına rağmen davacı tarafa ait aracın kullanıcısının bu uyarılara riayet etmemesi sebebiyle kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, müvekkilin kendisine ait araçla geri manevra yaptığı ileri sürülmekte ise de temelsiz iddianın reddi gerektiğini, davacı taraf ileri manevra ile müvekkilin aracına arkadan çarparak kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, müvekkillerden işleten ... ile sürücü ...'in kazanın oluşmasından önce gerekli her türlü tedbiri almış olmalarına rağmen davacının kusurlu eylemleri nedeniyle kazanın gerçekleşmesine engel olamadıklarını, davacı tarafça ikame araç temin edilip edilmediğinin tespitinin gerektiğini, davacı taraf kötü niyetlidir ve kazanç kaybı olmadığı halde, yukarıdaki açıklamalarımızdan anlaşılacağı üzere sebepsiz zenginleşme çabasında olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafça kendi kusuruna dayanan hukuki dayanaktan yoksun ve yasal koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde işbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasın'dan gelen müzekkere cevabında davacı ...'in esnaf kaydının bulunduğu, Nilüfer Vergi dairesinden gelen cevabi yazı da ise ikinci sınıf tüccar tespit edilmekle, davanın da mahiyeti gereği mutlak ve tarafların tamamının tacir olmaması göre de nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN görevli olduğuna,
2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/12/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır.
Hakim ...
¸E-imzalıdır.