TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR:1-
:2-
VEKİLİ :Av.
DAVALI :1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:2-
3-
4-
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: mülkiyeti müvekkil baba ... ...' e ait olan ... ... mahallesinde bulunan ceviz bahçesinde , müvekkillerimiz aile üyeleri ile birlikte 20.09.2017 günü saat 19:30 sıralarında ceviz ağaçlarından ceviz toplamakta üzere gittiklerini, akabinde metal aksamlı merdiveni ceviz ağacına dayamışlar , baba ... ağaca çıkmış , ... ... de ağaca çıkmak için merdivene destek verdiğini, Baba ... , merdivene çıktığı esnada ceviz ağacının üstünde yer alan davalı kuruma ait enerji nakil hattından elektrik akımına kapılmış ve elleri yandığından dengesini de kaybederek aşağıda merdiveni tutan oğlunun üstüne düştüğünü, olay nedeniyle baba ... yaralanmış, . Elektrik çarpması nedeniyle baba ... ... 'in ellerimde ve bedenimde ağır yanıklar meydana gelmiş, ve yine düşme nedeniyle ... ... ...'in de bedeninde kırıklar ve yaralar oluştuğunu, olay akabinde müvekkillerimiz ambulans ile ... ... Devlet Hastanesine Kaldırılmış kırıklar ,yanıklar ve ağır yaralanma nedeniyle uzunca bir süre tedavi gördüğünü,müvekkil baba ...'in ... ile giderilemeyecek şekilde ağır yaralanmış, ölümden döndüğünü,kendisi hayatı boyunca bedeninde kalıcı izler taşımadığını, diğer müvekkil ... de bedeninde oluşan kırıklar ve yaralanmalar nedeniyle bir süre tedavi gördüğünü, müvekkilin baba ve oğlunun olay nedeniyle maddi ve manevi zararları oluştuğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla( ... ) ... ... için ;1.000 TL. Maddi tazminat, 50.000 TL. Manevi tazminat,(baba) ... ... için ; 1.000 TL. maddi tazminat,200.000 TL. manevi tazminat, olmak üzere 252.000 TL. Toplam tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın yasal dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz davasının zamanaşımı ve usule ve esasa ilişkin nedenlerle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ihbarına, davacı tarafın yasal dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz davasının zamanaşımı ve usule ve esasa ilişkin nedenlerle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyamız konusunda uzman makine mühendisi, elektrik elektronik mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 08/05/2025 havale tarihli raporda özetle: Olayda kasıt unsuru bulunmadığı, kazanın elektrik hattına temas (eldeki metal çubuk veya nemli sopanın ya da üzerine basılan yaş dal veya yaprakların tele dokunması) ile meydana geldiği, uzaktan gerilim atlaması oluşmadığı, dava konusu ağacın bulunduğu arazinin mülkiyeti ve sınırlarına ilişkin resmi belgeler temin edilerek harita kadastro uzmanı tarafından yerinde ölçüm yapılmak suretiyle enerji nakil hattının davacı adına irtifak hakkı doğurup doğurmadığının tespitinden sonra; İrtifak hakkı doğduğunun anlaşılması ve ... tarafından bu yönde bir belge sunulmaması halinde, davacıdan, mülk sınırlarını aşmayan ağaç dallarını kesmesi, emniyet mesafesini sağlamasını beklemenin özel mülkiyetin kullanımını kısıtlamak anlamına geleceği, bu nedenle ... şirketinin asli kusurlu sayılabileceği, İrtifak hakkı doğmadığının yani hattın güvenlik mesafesi dahil (tarla tarafındaki iletkenden itibaren en az 2,5 mt içeri doğru) kamu alanında kaldığının anlaşılması halinde, davacıların asli kusurlu sayılabileceği, Keşif sırasında görülen mevcut fiziki / doğal duruma göre; Fotoğraflarda da görüleceği üzere, dosyada yer almadığından herhangi bir belgeye dayanmaksızın ve heyette harita kadastro uzmanı yer almadığından özel ölçü aleti kullanılmaksızın, çıplak gözle yapılan mevcut fiziki / doğal duruma göre, davacı tarafa irtifak hakkı doğduğu, ağaç dallarının tarla doğal sınırlarını aşmadığı, taraflar arasında bu yönde herhangi bir yazılı mutabakat bulunmadığı, hususları göz önüne alınarak, enerji nakil hattının periyodik bakımlarında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi, hattın sonradan değişen yasal prosedüre uygun hale getirilmemesi sebebiyle davalı tarafın asli kusurlu (%60) sayılabileceği, enerji nakil hattı ve ağacın durumu gayet net şekilde görüldüğü halde, gerekli tedbirleri almadan ağaca çıkarak dikkatsiz ve özensiz davranan davacıların tali kusurlU (%40) sayılabileceği hususu mütalaa edilmiştir. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 06/11/2020 tarihinde açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; 20/09/2017 tarihinde ceviz bahçesinde , davacı baba ...'in enerji nakil hattından elektrik akımına kapılması neticesinde aşağıda merdiveni tutan diğer davacı oğlu ...'in üstüne düşmesine dayalı olarak meydana gelen zararın( maddi-manevi tazminat)davalılardan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Her ne kadar işbu dava dosyası Asliye ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olarak maddi -manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacı baba ...'in ... sistemi üzerinden yapılan kontrollerde ev mobilyaları ve aksesuarlarının perakende ticaretine yönelik vergi kaydı bulunsa da meydana gelen kazanın davacının ticari işletmesini ilgilendirmediği, davanın mahiyeti gereği mutlak ya da nispi bir ticari dava olmadığı dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette ... BAM 3. Hukuk Dairesi'nin 2025/ Esas 2025/ Karar sayılı ilamına konu ilk derece mahkemesine ait kararda Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı hususu dikkate alınarak)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,
2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere karar verildi.11/12/2025
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.