TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/06/2024
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı ...'ın ... Orman Ürünleri Paz. San. Ve Tic. A.Ş.'nin ... ... Bankası ... Şubesi'nden kullanmış olduğu kredilere kefil olduğunu. Kredinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını. Davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, ... 48. Noterliği 08/01/2019 tarih ve yevmiye numaralı -Alacak Temlik Beyanı- ile Kredi alacaklısı ... ... Katılım Bankası'nın Tahsili Gecikmiş Alacak portföyündeki bu alacağın da müvekkiline temlik edildiğini, bu nedenle davanın kabulü ile takibin devamına, takip tarihi olan 29.12.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa % 165 oranında faiz işletilmesine, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın öncelikle hak düşürücü sürenin geçmiş olması, zamanaşımı, yetkisizlik sebepleriyle ve esasa girilmesi durumunda esasa ilişkin sebeplerle reddi gerektiğini, davaya konu, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı dosyasına konu edilen davacı tarafın yazılı beyanına göre borcun kaynağı, 30.06.1998 tarihli (dosyaya sunulan ... nin 24.05.1996 tarihli olduğu ve kefil bulunan sayfalarda 11.07.1996- 12.08.1997 (müvekkilimizin imzası yoktur)- 23.05.1997 tarihleri yazılıdır, sonradan banka tarafından doldurulmuştur) tüm kefalet sözleşmeleri ve 30.06.1998 tarihli 79.296,57.TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi de var olsa bile, 6098 Sayılı TBK. 598/3 . Maddesi düzenlemesi “Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.” şeklindedir. İlgili düzenleme ile gerçek kişi kefiller lehine kefalet sözleşmesinin imza tarihinden itibaren başlayan on yıllık hak düşürücü süreye yer verildiğini, sözleşmede kefalet için on yıldan fazla bir süre belirlenmiş olmasının da bir önemi bulunmadığını, TBK’nın 598/4 düzenlemesine göre “Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.” TBK’nun yürürlük tarihi itibariyle 10 yıllık sürenin dolmuş olduğunu, davalı bankanın 1 yıllık ek süre içinde takipte bulunma hakkının olduğu, buna göre 01.07.2013 tarihinden itibaren davacının davalıya karşı takip yapmaya hakkının olmadığını, hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle reddine karar verilmesi talep edildiğini, Takibe ve davaya konu olarak 30.06.1998 tarih ve 79.296.67 TL belirtilmesine rağmen, dosyaya 24.05.1996 tarihli genel kredi sözleşmesinin kapak sayfası 1 ve ekinde sunulan 4 adet kefalet sözleşmeleri TBK 583/1 maddesinde düzenlenen şekle aykırı olup, hükümsüz olduğunu, İcra takibine ve davaya konu olarak gösterilmemesine rağmen, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 24.05.1996 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesine ek kefalet sözleşmelerindeki el yazısı ile yazılan hiçbir kısım müvekkilimizin el yazısı olmadığını, o tarihte evli olmasına rağmen eşinin rızası da olmadığından şekil şartlarına uygun olmaması sebebiyle geçerli olmadığı, davaya konu ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021 / ... E. Nolu icra takibinde kredi borçlusu şirket olan ... Orman Ürünleri Paz.San.ve Tic.A.Ş. Hakkında da icra takibi başlatıldığını, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları incelendiğinde asıl borçlu şirket olan 4398 Ticaret Sicil numaralı ... Orman Ürünleri Paz.San.ve Tic.A.Ş.'nin; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce yayınlanan 09 Ocak 2014 Tarih ve 8842 Sayılı ilanında görüldüğü gibi 06.01.2014 tarihinde ticaret sicil kaydı silinerek münfesih olduğunu, tüzel kişiliği kalmadığını, takipte talep edilen %165,00 oranındaki faiz oranını yasa hükümleri gereği hükümsüz olduğunu ileri sürerek, davanın kefil sıfatıyla yasal takibe girişilen müvekkilimiz için TBK.598/3 Maddesi ve ilgili maddeleri gereği, takip ve dava konusu kefalet sözleşmesinden kaynaklı borcun 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtikten sonra, talep edilmesinin mümkün olmaması sebebiyle davanın reddine, kefalet sözleşmelerindeki imzanın müvekkilin el ürünü olmadığı, davacı tarafından sonradan doldurulmuş olduğu veya matbu olduğu, o tarihte evli olan müvekkilin eşinin rızasının alınmadığı, TBK. Kefalet hükümlerine göre gerekli şekil şartları bulunmayan, davacı tarafından haksız ikame edilen ... 12. İcra Md. 2021/... E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın 79.296,57.TL. Yönünden iptaline ve davanın tümden reddine, İcra takibi tarihinde yürürlükte olan ve kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşullarını düzenleyen TBK.583/1 ve ilgili kefalet hükümlerine göre kefaletin geçerlilik şartlarının olmadığını, hak düşürücü süre geçtikten sonra kötüniyetli olarak icra takibine geçen davacıdan, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, banka kayıtları, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasında, 2.758.420,26-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Mahkememize ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/ Esas 2024/ Karar sayılı gönderme kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce, Dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile bilirkişiden tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 06.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda; asıl borçlu-dava dışı ... Orman Ürünleri Paz. San. Ve Tic. A.Ş. İle mülga ... ... Bankası A.Ş. ... Şubesi Arasında 24.05.1996 tarihli 10.000.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Dava dosyasına sunulan Müşterek Müteselsil Borçlu ve Müteselsil Kefil/Kefiller sayfasında, 24.05.1996 tarihli 10.000.000.000 TL (eski para) limitli ve 11.07.1996 tarihli 1.000.000.000 TL (eski para ) limitli sözleşmelerde davalının imzasının olduğu, 12.08.1997 tarihli 47.500.000.000 TL (eski para) limitli sözleşmede ise davalının imzasının olmadığını, İcra emrinin dayanağı ödeme emrinde, 30/06/1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin dava dosyasına sunulmadığını, davalını kefalet sözleşmesi imzaladığı 1996 yılında, 4 Ekim 1926 tarihinden beri uygulanmakta olan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin geçerli olduğunu, davalının kefil olduğu sözleşmelerin kurulduğu tarihte 818 Sayılı Borçlan kanunu hükümleri geçerli olduğundan eşin rızasının aranmayacağını, Hukuki değerlendirmesi Sayın mahkemenize ait olmak üzere; Kefalet sözleşmelerinin adi veyahut müteselsil olması farketmeksizin her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması ile ortadan kalkacağını, Kefalet sözleşmelerindeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığının tespiti Mahkememizin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Davalı,asıl borçlu-dava dışı ... Orman Ürünleri Paz. San. Ve Tic. A.Ş. İle mülga ... ... Bankası A.Ş. ... Şubesi Arasında 24.05.1996 tarihli 10.000.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile yer almaktadır.Bilindiği gibi 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesi, "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmünü içermektedir. 6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 5. maddesinde ise "TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, TBK'da öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak TBK'da öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur. TBK ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz." hükmü yer almaktadır.Kefaletteki 10 yıllık hak düşürücü süre ilk kez 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesiyle getirilmiş olup, davaya konu kefaletname tarihi olan 11.07.1996 tarihi itibariyle bu düzenleme yürürlükte değildir.
Somut olayda TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihi itibariyle 10 yıllık süre dolmuş olduğundan, davacının söz konusu kefaletnameye dayalı olarak 1 yıllık ek süre içinde takipte bulunma hakkı olup, 01/07/2013 tarihinden sonra bu kefalete dayalı olarak kefillere başvurulması mümkün değildir. Anılan nedenlerle yukarıda değinilen TBK 598.maddesi hükmü uyarınca hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının davacının harçlardan muaf olması nedeniyle bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
5-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davalı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır