TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket 2007 yılında kurulmuş lüks kadın giyiminde üretim ve ihracat yapan bir firma olduğunu, Çoğunlukla ... ülkelerine ihracat yapan müvekkilin ürünleri ülkemizin de önde gelen AVM'lerinde elit markalarla birlikte satıldığını, aynı zamanda müvekkil üretim ve ihracat yapan bir firma olduğu için alım ve satımlarının tamamını döviz üzerinden yaptığını, müvekkili şirketin faaliyetinin bir kısmı ... merkezinde bir kısmı da ... şubesinden yürütüldüğünü, Nisan ayı, yaz kreasyonlarının teyit edildiği yoğun müşteri görüşmelerinin olduğu bir dönem olduğunu, 02.04.2021 günü müvekkili şirketin önüne gelen bir minibüs ve kamyondan inen iki polis memuru, bir icra memuru, dört avukat, dört nakliyeci ve hamal müvekkili şirketin işyerine girerek haciz ve muhafaza yapmak istedikleri beyan edildiğini, kendilerinden yapılan işlemin dayanağı sorulduğunda; daha önce ... 15. İcra Müdürlüğünün 2019/ E sayılı dosyasından alınan talimat uyarınca ... 16. İcra Müd. 2019/ Talimat dosyası ile borçlunun adresinin müvekkilin işyeri ile aynı adres olması nedeniyle haciz işlemi yapıldığı, ancak müvekkili şirket çalışanlarının adresin borçluya ait olmadığını beyan etmiş olması ve adreste borçluya ait herhangi bir mal, evrak bulunmamış olması nedeniyle muhafaza yapılamayarak İİK m. 97-99 uyarınca kararın merciine bırakıldığı, alacaklı vekilinin talebi üzerine ... 15. İcra Dairesinin dosyayı sunduğu ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 3. İcra Mahkemesinin 2021/ sayılı kararı ile takibin devamı kararı verildiğini, alacaklı tarafça ... 15. İcra Müdürlüğünden yeniden muhafaza ve ilave haciz talimatı verilmesine istinaden hacze gelindiği beyan edildiğini, gelen icra memuruna ve alacaklı vekilleri olduklarını beyan dört avukata bir kez daha müvekkili şirketin borçlu şirketle bir ilgisinin bulunmadığı, borçlu şirketin işyerini daha önce mahkeme kararı ile tahliye ettiği, müvekkilin boş olarak kiraladığı, dekore ettiği, mahalde bulunan tüm malların ve demirbaşların müvekkil şirkete ait olduğu, hali hazırda işyerinde müşterilerle ticari görüşmelerin yapılmakta olduğu, polis eşliğinde böyle kalabalık bir şekilde işyerine girilmesinin adeta baskın olduğu, yapılacak haciz ve muhafazanın müvekkilin çok ağır zararına neden olacağı belirtilmiş ise de alacaklı vekilleri ellerinde mahkeme kararı bulunduğunu beyan ederek haciz muhafaza talebinde bulunduklarını, bu sırada işyerinde bulunan müşteriler rahatsız olarak ticari görüşmelerini iptal edip işyerini terketmiş, yine bir başka müşterisi ile şirket dışında toplantıda olan şirket yöneticisi de toplantısını iptal ederek şirkete gelmek zorunda kaldığını, oluşan rahatsızlık icra memuruna beyan edilmiş, haczin devamı kararının müvekkile tebliğ edilmemiş olduğu, istihkak davası açıldığında takibin müvekkil açısından durdurulma ihtimalinin bulunduğu bu nedenle en azından işyerinde tam bir taciz görüntüsü oluşturan muhafaza işleminin müvekkilin istihkak davası hakkını kullanmasından sonraya bırakılması istenmiş ise de icra memuru bu talepleri kabul etmeyerek yanındaki tüm kişilerle birlikte müvekkilin işyerindeki muhasebe servisine girip işyerinin kasasını zorla açtığını, İş yeri kasasında fazla miktarda nakit para bulunması, alacaklı vekillerince video çekimi yapılması karşısında ve sayım vb. diğer işlemlerin daha fazla rahatsızlık oluşturacağı görülmekte, müvekkili ihtirazi kayıtla dosyaya icra memurunun isteği doğrultusunda haciz talimatındaki meblağ ile haciz yolluk ve masrafları toplamı 94.490,00 TL'yi ... 5. Genel İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı dosyasına yatırdığını, akabinde tarafımızca ... 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/ E. Sayılı dosyası ile istihkak davası açılmış ve mahkemece davanın kabulü ile icra dosyasına ödenen 94.490,00 TL'nin karar kesinleştiğinde iadesine karar verilmiş ve dosya kesinleştiğini, bunun üzerine müvekkiline ... 5. Genel İcra Dairesi 2023/E. Sayılı dosyasından yalnızca 88.084,92 TL yatırıldığını, müvekkilinin, kendisinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen tutarı dahi alamadığını, arabuluculuk başvurunda bulunulmuş fakat davalı şirket ödeme yapmayı kabul etmediğinden arabuluculuk anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, somut olaydaki haciz haksız olduğunu, müvekkilinin büyük zarara uğratıldığını, müvekkili şirketin, haksız haczin dayanağı olan borçlu şirketle ne ticari hayatta ne de şahsen hiçbir bağlantısı olmadığını, müvekkil lehine maddi tazminata hükmedilebilmesi için gereken tüm yasal şartlar sağlandığını, müvekkili aleyhine uygulanan haksız haciz nedeniyle, müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesini, davanın kabulüne, haksız ihtiyati haciz nedeniyle müvekkilinin uğradığı ve HMK m. 107 uyarınca hesaplandığında artırılmak kaydıyla 1.000 TL'lik maddi tazminatın haksız haczin uygulanma tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Haksız haciz nedeniyle manevi tazminat olarak 1.100.000,00 TL'nin haksız haczin uygulanma tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Haksız haciz nedeniyle munzam zarar olarak HMK 107. Md uyarınca hesaplandığında arttırılmak üzere 100 TL'nin haksız haczin uygulanma tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; görev itirazları olduğunu, Haksız icra takibi kaynaklı tazminat davalarında görevli mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 2/1. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, huzurdaki davada davacı olarak bulunan üçüncü şahıs şirket ile dosya borçlusunun faaliyet adresleri aynı olmakla birlikte, faaliyet gösterdikleri sektör de aynı olduğunu, haciz işlemi borçlu ve üçüncü şahıs arasındaki organik bağın somut delillerle sabit olmasına binaen yapılmış, bu husus istihkak davasındaki bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, haciz işlemi sırasında muhafaza işlemi yapılmamış ve haciz işlemleri sebebiyle davacının işletmesinde herhangi bir aksaklık meydana gelmediğini, dolayısıyla davacının, işletmeye ait mallardan kaynaklı yoksun kaldığı bir kazanç söz konusu olmadığını, davacı tarafça ortaya atılan iddialar, tamamıyla soyut ve mesnetsizdir. haksız haciz nedeniyle tazminat talebinde bulunulması için hacizden kaynaklanan somut bir zararın bulunması gerekmekte ve zarar ile haciz işlemi arasında illiyet bağı mevcut olması gerektiğini, munzam zarar ancak borçlunun temerrüde düşmesi durumunda talep edilebildiğini, somut olayda müvekkili ile davacı arasında borç ilişkisi mevcut olmadığını, müvekkili tarafından hukuka ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirilen bir işlem neticesinde elde edilen tutar, mahkeme ilamı doğrultusunda davacıya iade edildiğini, bu durumda herhangi bir borcun varlığından, dolayısıyla temerrütten bahsetmek mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça fahiş bir miktarda manevi tazminat talep edildiğini, öncelikle, davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olması hasebiyle davanın görevesizlik nedeniyle reddine, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, haksız haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.Haksız hacizden kaynaklı, manevi tazminat talebi 6098 sayılı TBK 58 maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de haciz yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz (... 4 HD 2019/ E-2021/ K sayılı ilam).
Haczin haksız olması ve bundan maddi zarar doğması halinde, alacaklı kusurlu olmasa dahi zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür, başka bir ifade ile davacının uğradığı maddi zarardan davalı kusursuz sorumluluk esasına göre sorumludur (... 4 HD 2015/ E-2016/ K sayılı ilam).Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, Borçlar Kanunu uyarınca zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir.Davacının gerçek zararı, haczedilen malların haciz tarihindeki rayiç değeri ile davacıya ödenen ihale bedeli arasındaki oluşan değer farkıdır (... 4.Hukuk Dairesi 2018/ , 2020/). Somut olayda ise, davalı tarafça, davacının işyerinde yapılan hacizdeki davacının istihkak iddiası üzerine yapılan hacze ilişkin olarak, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nce dosya üzerinde inceleme yapılmış ve 2021/238 E. 2021/272 K. sayılı ilam ile takibin devamına karar verilmiş, dolayısıyla istihkak karinesinin alacaklı (davalı) taraf lehine, istihkak iddia eden (davacı) aleyhine olduğu belirtilerek , istihkak davası açma külfeti davacıya yükletilmiş ; davacı tarafça ... 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/ E. Sayılı dosyası ile istihkak davası açılmış ve mahkemece davanın kabulü ile icra dosyasına ödenen 94.490,00 TL'nin karar kesinleştiğinde iadesine karar verilmiş olduğu , kararın istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiği görülmüştür.İstihkak davasında kesinleşen hüküm gereği, dava konusu haczin haksız olduğu kesin hüküm halini almışsa da ; davalının kötü niyeti bu kararla sabit olmuş değildir.İstihkak davalarında mülkiyet karinesi ve ispat yükü sadece tarafların dosyada davalı veya davacı olup olmamasına göre değil, haczin yapıldığı yerin takip dosyasındaki adreslerle bağlantısı, haciz sırasında haciz mahallinde bulunan kişiler ve adresin borçluyla irtibatını kuracak bir takım bilgi ve belgelere rastlanması, takibin tarafı ve 3. kişinin ticaret sicilde ve vergi dairesinde kayıtlı adresleri ile ortaklık yapıları (hisse devirleri-tarihleri) gibi bir çok veri birlikte değerlendirilerek ortaya konulmaktadır.( ... 12.Hukuk Dairesi'nin 2025/ , 2025/ E. Sayılı ilamı ) ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nce dosya üzerinde inceleme yapılmış ve 2021/ E. 2021/ K. sayılı ilam ile takibin devamına karar verilmiş olduğu gibi dava konusu ... 5. Genel İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı dosyası ile yukarıda zikredilen istihkak dava dosyası incelendiğinde, Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil kayıtlarına göre, dava dışı (borçlu) ile davacının, ortak ve yetkilileri aynı olmamakla beraber, bir dönem dava konusu haciz mahalli olan ... adresinin her iki şirketin işyeri adresi olduğu, her ikisinin de ticari faaliyetlerinin konusunun benzer olduğu dikkate alındığında, davalı alacaklının haciz yapılmasında kötü niyetli sayılamayacağı kanaatine varılmakla, manevi tazminata ilişkin davanın reddi gerekmiştir.Mahkememizce, Davacı ticari defterlerinin incelenmesi ve davacının haksız haciz nedeniyle uğradığı maddi zararın olup olmadığı ve varsa miktarının hesaplanması yönünden ... NATM ne talimat yazılmasına, 1 SMMM ve 1 NİTELİKLİ HESAP UZMANI bilirkişinin talimat mahkemesince resen seçilmesine karar verilmiştir. Alınan 13.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı firmanın haczin meydana geldiği 2021 yılınsa satış cirolarında bir önceki yıla göre 96.305,62 TL azalma, kazanç kaybı meydana geldiği, haczin meydana geldiği gün ki bozdurulan döviz tutarı ile davacı tarafa iade edilen tutarın döviz karşısında davacıya ödenen eksik tutarın 284.432,62 TL (372.517,54 - 88.084,92) hesaplandığı bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 11.04.2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı maddi tazminat isteminin dayanağı olarak, dava konusu haksız haciz nedeni ile iş hacmindeki düşüş nedeni ile kar kaybı doğduğu iddiası ile dosyaya mahçuz malların bedeli olarak teminaten yatırılan 94.900 TL için şirket ortağı hesabından bozdurulan döviz nedeni ile oluşan zarara dayandırmış olup ; Davacının adresinde yapılan hacizde yukarıda değinilen teminatın depo edilmesi nedeni ile kayden haciz yapılmakla, mahçuzlar hakkında muhafaza işlemi yapılmadığı dikkate alındığında, bilirkişi raporunda haciz yapılan yıl sonu ile , haciz öncesi yıl arasındaki ciro farkı temel alınarak hesaplanan kar kaybı ile dava konusu haciz arasındaki illiyet bağı dosya kapsamı ile ispat edilemediğinden buna ilişkin talebin reddi gerekmiştir.Diğer yandan,yukarıda da değinilen ilke uyarınca üzere davacının gerçek zararı, haczedilen malların rayiç değeri için depo edilen 94.900TL için bozdurulan döviz ile davacıya istihkak davası gereği iade edilen bu miktarın o günkü kurla döviz karşılığı arasındaki oluşan değer farkıdır (... 4.Hukuk Dairesi 2018/ , 2020/).Davacının haczin geldiği gün bozdurduğu döviz miktarı ile davacı tarafa kesinleşen istihkak dava dosyasından verilen karar uyarınca iade edilen 94.900 TL'nin o tarihteki döviz karşılığı arasındaki döviz cinsinden karlığının yine o tarihteki TL karşılığı olan 284.432,62 TL üzerinden maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü gerekmiş, hüküm altına alınan miktarın, 94.900 TL nin iade edildiği 03/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Manevi tazminata ilişkin davanın REDDİNE,
2-284.432,62-TL munzam zararın 03/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 19.429,59-TL harcın peşin alınan 18.804,04 TL ile 6.485,00 TL harçtan mahsubu ile artan 5.859,45 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 10.622,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 2.188,14-TL ile peşin alınan 18.804,04 TL ile 6.485,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-a- maddi tazminat davasında kabulü edilen miktar yönünden davacı yararına ölçümlenen 45.120,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B- Maddi tazminat yönünden Davalı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-a-Manevi Tazminat yönünden Davalı yararına ölçümlenen 152.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ,
8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 13/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır