TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024
KARAR NO : 2025
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/08/2020
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:müvekkil 5910 sayılı türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluş ve görevleri hakkında kanun'a göre faaliyette bulunan ve İhracatı teşvik amacıyla İhracatçılara destek üreten ve yine Mevzuatın verdiği yetkiyle Uluslararası Fuar Organizasyonları yapan ve İhracatçıları ürünlerinin bu fuarlarda sergilenerek Devlet teşviği almasını sağlamanın yanı sıra ürünlerin yabancı pazarlarda tanınmasını ve satılması için Pazar yaratarak İhracatçıları teşvik eden bir kamusal kuruluş olduğunu, müvekkilin 3-5 Ekim 2018 tarihinde ... show 2018 fuarı'nın Organizatörlüğünü yaptığını, bu Fuara Borçlu ekte sunulan 17.8.2018 tarihli katılımcı sözleşmesi'ni imzalayarak Fuara katıldığını, Davalı bu katılımı karşılığında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu'ndan teşvik ödemesi almak için ''Yurtdışında Gerçekleştirilen Fuar Katılımlarının Desteklenmesine İlişkin 2017/4 sayılı Karar'' çerçevesinde T.C. Ekonomi Bakanlığı'na Ek-3 deki Beyannameyi vermiş ve aynı Karara göre T.C. Maliye Bakanlığı'na verdiği Ek-4 deki Taahhütname sonucunda teşvik ödemesi aldığını, davalı borçlunun 3-5 Ekim 2018 tarihinde ... Show 2018 Fuarı 'na katılmış olmasına rağmen, ... Show 2018 Fuarı Katılımcı Sözleşmesi gereğince Stand ücreti olarak kabul edilen 3.780 ABD Doları Davalıya tahsis edilen 18,5 M2 stand alanı esas alınarak hesaplanmış ve sözleşme ile bu husus toplam Katılım Bedeli olarak kararlaştırıldığını, davalı borçlu yukarıda açıklanan 3.780 ABD Doları tutarındaki borcunu peşin olarak ödenmesi gerekirken (17.8.2018) Davalı/Borçlu hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkil yetkilileri Davalıya Ek-6-1,2,3,4,5 olarak sunulan ve katılım borcunun ödenmesi konusundaki maillerle ısrarla talepte bulunulmasına rağmen, Davalı/Borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle 20.6.2019 tarihinde KEP üzerinden ödeme İhtarnamesi keşide edildiğini, müvekkil Davalı borçlunun oyalamaları sonrasında Bursa 17. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla 2.7.2019 tarihinde 3.780 ABD DOLARI alacak için takip tarihindeki ABD DOLAR Kuru üzerinden alacak miktarı Türk Lirasına çevrilerek Ek-1 deki sözleşmenin 4.14 maddesi hükmüne göre 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre hesaplanan faiziyle birlikte 25.716,90 TL lik İcra Takibinde bulunulduğunu, davalı- borçlunun bu takip dosyasına 22.07.2019 tarihinde verdiği dilekçeyle borcu inkar etmesi nedeniyle Bursa 17. İcra Müd. 22.07.2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verdiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, bu nedenle davanın kabulü ile Davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin sözleşmede kararlaştırılan faiziyle birlikte devamına ayrıca, İİK 67/2 Md. hükmüne göre, Davalı/Borçlunun itirazının haksızlığı ve kötü niyetle yapıldığı gözönüne alınarak İcra takibinin “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesin yargılama giderleri ile Vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğe çıkarıldığı, davalının yasal süresi içinde davaya cevap vermediği anlaşıldı.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yargılama yapılarak tahkikat aşamasına geçildiği, tarafların Ba&bs formları celp edilerek dosyamız arasına alınmış, Bursa 17. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
İlgili icra dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davacı hakkında 01/07/2019 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 16/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 22/07/2019 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 10/05/2021 tarihli raporunda özetle; Davacı ve davalının resmi defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine sunulmamış olup; ilgili yılların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içinde yaptırılıp yaptırılmadığı, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulup tutulmadığı tespit edilemediğini, davacı ile davalı arasında yapılmış; yüklenicilik Sözleşmesini dosyaya sunulmuş olduğu, davacı ve davalı İddia ve savunmanın beyanları doğrultusunda dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve tanık beyanları görülmüş olup, taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu kanaatine varıldığını, davacının iddia ettiği; “ taraflar arasında imzalanan 17.08.2018 tarihli sözleşmede 3.780,00 USD bedelli olduğu tespit edildiğini, davacı tarafından bilirkişi incelemesine sunulan cari hesap takip ekstresi” nin imzasız ve mühürsüz olduğu, kanıt niteliğinin olup olmadığı mahkemenin takdirinde olduğu, davalı Ticari Defterleri görülemediği için dosya içine sunulan belge ve evrakların incelendiğinde; Bursa 17. İcra dairesinin ... E. numaralı dosyası ve ... Esas sayılı mahkeme dosyası içinde davalı tarafından davacıya yapılan herhangi bir ödeme makbuzu veya belge görülmediğini, davacı tarafından bilirkişi incelemesine sunulan cari hesap takip ekstresi'ne göre 09.05.2016 tarih itibariyle davacının davalıdan borç veya alacaklı olmadığı, bildirilmiştir.
10/07/2021 tarihli ek raporda özetle; davacı defterlerinin 6102 sayılı T.T.K. 213 sayılı V.U.K. na tabi olmadığı için defter tasdiklerinin yapılmadığı, davacı defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu tespit edildiğini ,davacı defterlerinin cari incelemesi yönünden la textile show 2018 fuarı katılım sözleşmesi yılından önce veya sonra davalı taraf ile borçlu veya alacaklı olmadığı görüldüğünü bildirmiştir .
Mahkememizce''Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça ,davalı aleyhine fuar katılım bedeli alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.Her ne kadar davacı tarafça, davalı aleyhine fuar katılım bedeli alacağına dayalı olarak icra takibi başlatılmış ise de SMMM bilirkişi tarafından davacı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde tanzim edilen kök ve ek raporda da davacının davalıdan alacaklı olmadığının belirtildiği mahkememizce tanzim ettirilen raporlarda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış,kök-ek raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte davacının, davalı taraftan icra takibine konu fuar katılım bedeline dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine,davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin yasal şartlar oluşmaması nedeniyle reddine '' dair karar verilmiştir.
Mahkememiz kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Bursa BAM 7. HD'nin 2022/2205 Esas 2024/922 Karar sayılı ilamıyla '' Dava, fuar katılım bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın 2004 sayılı İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının organizatörlüğünü yaptığı fuara davalının 17/8/2018 tarihli katılımcı sözleşmesini imzalayarak katılmasına rağmen hizmet bedelini ödemediğini ileri sürmüş, davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. TTK’nun 5. maddesinde ise, ticari davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu belirtilmiştir. (Y. 15. HD. 18.9.2018 T, 2018/2605-3264 sy.k; Y.19. HD’nin 2015/15666 -2016/6697 sy.k.; Y. 13. HD’nin 2015/29445 – 2015/37076 sy. K.)
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmayacaktır.
Davacı 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun hükümlerine göre özel bütçeye sahip ve tüzel kişiliği haiz olarak kurulmuş ve görevleri kanunla belirlenmiş bir birliktir. Davacı birlik tacir olmadığından (Yargıtay 19 HD’nin 2009/2946 - 2010/703, 23. HD’nin 2015/7691 -2015/6756 s.k.) somut uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemeler görevli olup mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın genel mahkemeye gönderilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusu kamu düzeni yönünden yerindedir.
6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmemesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup mahkeme kararının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK’nun 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince gereğinin yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine'' gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Mahkememiz işbu dava dosyası yeniden esasa kaydedilerek ilgili BAM ilamı doğrultusunda gerekli işlemler yapılmıştır.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça ,davalı aleyhine fuar katılım bedeli alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebine ilişkindir.Her ne kadar işbu dava dosyası Aliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de ilgili BAM ilamında belirtildiği üzere davacının 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun hükümlerine göre özel bütçeye sahip ve tüzel kişiliği haiz olarak kurulmuş ve görevleri kanunla belirlenmiş bir birlik olduğu, davacı birlik tacir olmadığından , dava mahiyeti gereği mutlak/nispi bir ticari dava olmadığından davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,
2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.20/01/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸