TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2026/
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI:1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI:2-
VEKİLİ:Av.
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 08/10/2025
KARAR TARİHİ: 21/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 20/03/2025 tarihli sözleşme gereği, davalı tarafından müvekkiline, 15/05/2025 tarihine kadar ... Dairenin devir/tescil edilmek üzere anlaşıldığını, buna karşılık olarakta müvekkili tarafından, ekteki sözleşmede bilgileri bulunan teminat senetlerinin davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne teslim edildiğini, bu senetlerde; 20.07.2025 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet, 20.08.2025 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet ve 20.09.2025 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet yönünden müvekkilin davalılar herhangi bir borcunun olmadığının tespiti için ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davalı ... San. ve Tic.Ltd. Şti.'nin sözleşmede üzerine düşen edimleri yerine getirmemiş ve 16.06.2025 tarihinde konkordato ilan etmiş olduğunu, Tapuda devir ve tescil edilmeden teminat olarak verilen senetlerin de davalı tarafından ciro edilmeyeceği ve tapuda taşınmaz devir ve tescil edilmezse söz konusu teminat senetlerinin müvekkiline 25/05/2025 tarihine kadar iade edileceği hususunda anlaşılmışsa da dava konusu teminat senetlerini müvekkiline iade etmediğini, dolayısıyla müvekkili tarafından davalı tarafa teslim edilen teminat senetlerinin bedelsiz kaldığını, davalı taraf, senetlerin bedelsiz kaldığının bilincinde olarak senetleri diğer davalı ... Anonim Şirketi'ne teslim etmiş, ... A.Ş. de senetlerin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olmasına rağmen kötü niyetli bir şekilde senetleri kabul ederek teslim almış olduğunu, müvekkili firmanın bu durum karşısında aralarında gerçek manada bir ticari ilişki bulunmamasına ve protokoldeki koşul olan müvekkili üzerine 15.05.2025 tarihine kadar taşınmazın tescili yapılmamasına rağmen senetlerin müvekkili firmaya iade edilmesi gerektiği halde diğer davalıya cirolanması neticesinde müvekkilinin borçlu konumuna düşmüş ve yüksek bedelli borçlarla karşı karşıya kalmış olduğunu, öncelikli olarak müvekkilinin yaşadığı mağduriyetler ve somut belgeler göz önünde bulundurularak teminatsız bir şekilde, mahkeme aksi kanaate olması halinde İcra İflas Kanunu m.72/3 gereği alacağın % 15 i oranında yatıracakları teminat ile müvekkilinin bir hak kaybına uğramaması için ivedi olarak ilgili senetlerin ibrazı halinde ödeme yapılmaması hususunda İlgili Bankalara müzekkere yazılmasına ve ilgili senetlerden kaynaklı müvekkili aleyhine başlatılacak olan icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, huzurdaki davanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müvekkili şirketin; 20.10.2025 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli, 20.11.2025 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli, 20.12.2025 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senede ilişkin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle iktisap eden hamil ... Anonim Şirketi’nin kötü niyetli olduğunun ve bedelsiz senetleri bile bile müvekkili zararına hareket ederek iktisap ettiklerinin tespitine, kötü niyetli davalılar aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 03/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirket tarafından davacı yanca tanzim edilen borç senetlerinin diğer davalı ... Anonim Şirketine temlik edilmiş olup, bu bağlamda senetleri elinde bulunduran sıfatına haiz olmadığını, davanın ise davacının senetler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup temlik edildiği için müvekkili şirkete yöneltilebilecek bir talep olmamasından dolayı müvekkili şirketin davalı sıfatına haiz olmadığını, davaya konu bağımsız bölümün, kat irtifakının terkin edilmiş olması nedeni ile halihazırda mevcut olmadığından, ana taşınmazın ise dava konusu olmadığından ihtiyati tedbirin ana taşınmaz üzerinde kurulmasının mümkün olmadığını, bu itibarla tedbir kararının kendiliğinden kalkmasının gerektiğini, davacı yan tarafından her ne kadar müvekkili aleyhinde dava ikame edilerek uyuşmazlığa konu senetlerin iadesi talep edilmişse de, işbu senetlerin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bakımından ödeme aracı olduğunu ve taraflar arasındaki sözleşme ile ilgili davacı yanca herhangi bir sona erdirme iradesi bulunmadığından davanın hukuki temelden yoksun kalması nedeni ile reddinin gerektiğini, her ne kadar müvekkili hakkında geçici konkordato kararı alındığı ve bu nedenle dava konusu projenin tamamlanamayacağı iddia olunmuşsa da, anılan iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin, borçlarını yerine getirebilmek maksadı ile bu yola başvurduğunu, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, her halükarda ise esastan reddine, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararının %30 oranında teminat ile kabulünün müvekkili şirketin uğrayabileceği muhtemel zararlar göz önüne alınarak yeniden değerlendirilmesine, sözleşme bedelinin %50'sinden az olmayacak teminat bedeline hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili 10/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin mevzuata uygun işlem yaptığını, davacının aksine yazılı, onaylı ve resmi delillerle bu hususun ispatlanmakta olduğunu, davacının tek amacının icra dosyasını sürüncemede bırakmak olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Faktoring Sözleşmeleri imzalanmış ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin faturaya dayalı alacaklarının temlik alındığını, işbu temliğe konu faturalara dayalı birden çok Çek, Senedin ciro ve teslim ile müvekkili şirkete devredildiğini, borçlunun, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine dair veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebileceğini, iyiniyetli 3. kişilere karşı bu defileri ileri süremeyeceğini, bu sebeple de, huzurdaki dava dilekçesinde yer verdiği şekilde karşılık ticari ilişkisinin olmaması, uygulamada Hatır Senedi denilen, şahsi bir defi olup sadece senedi verdiği firma olan ... Şirketine karşı geçerli bir def'i olduğunu, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu, bu teminat miktarının hakkaniyet gereği talep edilen miktara göre takdir edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle de, mahkemece teminat miktarının arttırılarak gereğinin yapılması için davacıya bildirilmesine, gereği yapılmadığı takdirde tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın tüm talep ve sonuçları ile birlikte reddine, Tedbire karşı yapmış oldukları itirazın kabulü ile 09.10.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, dava konusu senetlerden dolayı davacının davalı şirketlere borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.Mahkememizin 2025/... E. Sayılı dosyası ile yine mahkememizin 2025/... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, davaların birleştirilmesi başlıklı 6100 sayılı HMK.nun 166. Maddesi gereğince " (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır(5) ... incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır." Mahkememizin 2025/... esas sayılı dosyası ile işbu dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek olması sebebiyle bağlantı olduğu anlaşıldığından, birleştirme kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Mahkememiz bu dosyası ile mahkememizin 2025/... E. Sayılı dosyasının taraflarının ve davanın konusunun aynı olması sebebiyle dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasının mahkememizin 2025/... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, -Esasın bu şekilde kapatılmasına,
2-Yargılama harç ve giderlerinin birleşen dava dosyasında hüküm altına alınmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı esas hükümle birlikte ... üzere kesin olarak karar verildi. 21/01/2026
Başkan
¸E-imzalıdır.
Üye
¸E-imzalıdır.
Üye
¸E-imzalıdır.
Katip
¸E-imzalıdır.