TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2026/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2025
KARAR TARİHİ: 15/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamında "Fatura alacağı" sebebiyle başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile icra takibin devamına karar verilmesini, ayrıca davalının söz konusu itirazı kötü niyetle gerçekleştirdiği sabit olduğundan davanın kabulü ile itirazın iptaline, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davacının söz konusu tadilat işleri kapsamında time consept dekorasyon ve tic. ltd. şirketi ile anlaşma yapmış ve hizmet alımı gerçekleştirdiğini, kesilen faturaya ihtarname göndererek itiraz ettiklerini, davacı tarafın açtığı haksız ve dayanaksız davanın reddine, haksız ve mesnetsiz davası sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, müzekkere cevapları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında, 39.448,12-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.Mahkememizin 2025/ Esas sayılı dosyasının 17.07.2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında 02/10/2025 tarih ve ... defter incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, söz konusu inceleme gününde tarafların defter sunmadığı, davacının masraf yatırmadığını bu nedenle inceleme yapılamadığına ilişkin tutanak tutulduğu görülmüştür. Satış sözleşmesinde satıcı malın teslim edildiğini, alıcı da teslim edilen ürünün bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür.Davalı akdi ilişkiyi reddetmiştir. Bilindiği gibi 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.Diğer yandan, 6100 sayılı HMK' nın "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222 maddesinde;(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi, yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz (Ek cümle: 22/07/2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmü yer almakta olup, söz konusu yasa maddesinde 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil olabilmesini sağlayan koşullar arasında karşı tarafın ticari defterlerin ibraz edilmemesi hali de yasaya eklenmiştir. Öte yandan delil niteliğinde bilirkişi incelemesine konu edilebilecek defterler tacirlerin TTK. hükümlerine göre tutmak zorunda oldukları defteri kebir ve yevmiye defteridir. Dava konusu somut olayda, davalı ,akdi ilişkiyi inkar etmiş olup; yukarıda belirtildiği gibi ispat yükü, davacıdadır. Ancak , davacı vekilinin hazır olduğu celsede verilen ara karar ile bilirkişi ücretinin mahkeme veznesine yatırılması için verilen kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığı gibi, usulüne uygun tebligata rağmen belirlenen inceleme gününde davacı tarafça ticari defterler sunulmadığı gibi, mazeret de bildirilmemiş olması karşısında, ticari alım satımdan kaynaklanan eldeki davada davacının , dosya kapsamı itibari ile davasının kanıtlayamadığının kabulü gerekmiş; açıklanan nedenle de davanın reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-İspat edilemeyen davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 673,68 TL'nin düşümü ile 58,32 TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davalı yararına ölçümlenen 39.448,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 15/01/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır