TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
Av.
İHBAR OLUNAN:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/04/2022
KARAR TARİHİ: 24/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı bankaya paranın yatırılması, öncelikle davanın konusu şufa dava dosyasındaki depo edilen paraya ilişkin faiz olmasından ve şufa davası ...'dan defalarca bozulup gelmesinden, ilgili mahkemenin dava konusu meblağa ilişkin bir kısmı kararında ve müzekkerelerde yasal faize ilişkin hüküm kurmasından, iş bu dava dosyasını ve dava dosyasına yatırılan paranın ne şekilde yatırıldığını ayrıntıları ile izah etmenin mahkememize fayda sağlayacağı kanaatinde olduklarını, dava dışı ..., ... İli, ... İLçesi, ... Mahallesi, 5568 ada, 6 parselde kayıtlı 336,86 m2 taşınmazın ve ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5568 ada 7 parselde kayıtlı 420,58 m2 taşınmazın 3/4 hissesini dava dışı ..., ... ve ...'tan 20.07.2009 tarihinde satış bedeli olarak 700,00.-TL ve satış masrafı olarak 10.500.-TL olmak üzere toplam 710.5000.-TL meblağ ödeyerek satın aldığını, dava dışı ... ise 1/4 hisse sahibi olarak 16.08.2010 tarihinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/... Esas sayılı dava dosyası ile şufa davası ikame edildiğini, dava dışı ... 24/09/2010 havale tarihli cevap dilekçesinde ise 710.500.-TL bedelin ödenmesi halinde davayı kabul ettiklerine ilişkin beyanda bulunduğunu, dava dışı ...S Bedelde Muvazaa" iddiasından mütevellit iş bu bedelin ... ödenmesini kabul etmediğini, iş bu şufa davası devam ederken dava dışı ... 29.09.2011 tarihinde müvekkili ...'ye Şufa davasına konu taşınmazı 1.000,000.-TL meblağa sattığını, dava dışı ... iş bu satış işleminin de muvazaalı olduğunu iddia ederek aynı şekilde bedelin müvekkile ödenmesine engel olduğunu, 18/04/2012 tarihli celsede mahkeme " davacı tarafa 1.000.000.-TL satış bedeli ile 16.500.-TL harcı daha önce depo edilen kısımdan geri kalan farkı depo edip dekontunu mahkemeye ibraz etmek için süre verildiğini, dava dışı ... ise 01/10/2012 havale tarihli dilekçesiyle gerekli parayı davalı bankaya yatırdığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/... Esas sayılı şufa davası 02/10/2012 tarihinde karar çıktığını, gerekli kararın 2. Maddesinde; "hüküm kesinleştiğinde şuf'a bedeli olarak bankaya depo edilen 1.016.500,00.-TL'nin 01.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ye ödenmesine, 01.10.2012 tarihinden önce işlemiş olan faiz ile fazla yatırılan miktarın davacı ...'a ödenmesine dair karar kurulduğunu ve davanın ... Hukuk Dairelerince sürekli bozulduğunu, bozulan kararlar neticesinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/ Esas sayılı şuf'a davası 02/11/2017 tarihinde karara çıktığını gerekçeli kararın; 1. Maddesinde "Tapu harç ve masrafları ile ücreti vekalet dışındaki hususlar yönünden hüküm kesinleşmiş olması nedeniyle şufa bedeli olarak bankaya depo edilen 700.000.-TL satış bedeli ile 10.500.-TL alıcı payına düşen tapu harcı bedeli, 125.-TL döner sermaye bedeli olmak üzere toplam 710.625,00.-TL resmi satış sözleşmesinde davalı tarafça karşılanan miktarın bu miktara tekabül eden depo tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş nemasıyla davalı ...'ye ödenmesine, geri kalan miktarın işlemiş neması ile birlikte davacı tarafa iadesine, 2. Maddesinde ise ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına" şeklinde hüküm kurulduğunu, iş bu karar neticede ... 14. Hukuk Dairesi'nin 2018/ Esas, 2019/ Karar sayılı hükmü ile kesinleştiğini, söz konusu mahkeme kararı neticesinde 19/12/2017 tarihinde müvekkili tarafından davalı bankadan toplam 926.743,77.-TL çektiğini ve hesapların kapatıldığını, müvekkili davacının, eksik ödenen faize ilişkin talebi davalı banka tarafından usule aykırı gerekçelerle her hangi bir hesaplama dahi yapılmadan ve uygulanan faiz oranları gösterilmeden reddedildiğini, davalı bankanın dayanağı olan ... ile yapılan anlaşma hukuken kabulünün mümkün olmadığını, ... ile davalı banka her ne kadar müvekkili gibi vatandaşların paralarının muhafazası adına bu şekilde bir anlaşma yapmış olsa da iş bu anlaşmanın tarafı öncelikle müvekkilinin olmadığından, işbu anlaşma ise doğrudan müvekkilinin zararına sebebiyle verdiğinden hukuken mümkün olmadığını, davalı bankanın kötü niyetli ve ticari teamüllere aykırı hareket etmesi, TMK madde 2 ye aykırı davranması, müvekkilinin mağduriyeti olduğunu, izah ettikleri üzere netice itibarı davalı bankaya 03.01.2011 tarihinde 345.755.-TL, 11/10/2011 tarihinde 364.807,50.-TL olmak üzere toplam 710.562,50.-TL para yatırıldığını, iş bu para 926.743,77.-TL olarak müvekkili tarafından 19/12/2017 tarihinde çekildiğini, davalı banka, müvekkili takriben 7 yılın sonunda 710.562,50.-TL meblağa sadece 216.181,27.-TL faiz ödeyerek tamamen TMK m2'ye aykırı hareket ederek haksız kazanç elde ettiğini, şufa davası neticesinde müvekkili davacı dava dışı ... ödediği taşınmaz bedelini yasa gereği en kötü ihtimal yasal faizi ile birlikte alması gerektiğini, izah edilen nedenlerden dolayı; HMK 107 gereği ileride bilirkişi raporu ile alacak miktarının belirlenebilir olmasının akabinde ıslah haklarının saklı tutarak müddeabihi arttırmak üzere davalarının kabulü, davalı banka aleyhine HMK 107 gereği ileride bilirkişi raporu ile alacak miktarının belirlenebilir olmasının akabinde ıslah haklarını saklı tutarak müddeabihi arttırmak üzere şimdilik 30.000.-TL meblağın, 03.01.2011-19.12.2017 tarihleri arası 345.755.-TL'nin ve 11.10.2011-19.12.2017 tarihleri arası 364.807,50.-TL'nin bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte bilirkişi marifetiyle hesaplanmasına, mahkeme aksi kanaatte ise yasal faizi ile birlikte bilirkişi marifetiyle hesaplanmasına, iş bu hesaplanan meblağdan 19.12.2017 tarihinde müvekkiline ödenen 926.743,77.-TL mahsubu ile mahsubun neticesinde kalan meblağ 19.12.2017 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini, müvekkili davacıya ödenmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı taraftan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davaya konu hesabın açılış tarihi; 03.01.2011 olduğunu, var olduğu iddia edilen alacak hakkı zamanaşımına uğradığından; işbu davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, görev yönünden: işbu davada görevli mahkeme (müvekkili banka tacir olduğundan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, HMK 114/c maddesi görev yönünden davanın reddi gerektiğini, uygulanan faiz oranları; usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının faizle ilgili itirazlarını cevap dilekçesi ekinde yer alan ve uygulamalara dayanak genelge ve eklerine ilişkin olarak düzenleyici işlemlere karşı iptal davası istemiyle ileri sürmesi gerektiğinden; davanın idari yargıda açılması gerektiğini, yargı yoluna ilişkin itirazlar, HMK madde 114'te sayılan dava şartlarından olduğunu, mahkemenin davanın idari yargıya ilişkin olması gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, taraf ehliyeti yönünden: dava konusu hesap ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi adına (... izafeten) açılmış bir hesap olduğunu, hesap sahibi ... olduğunu, cevap dilekçesi ekinde hesap sahibinin mahkeme olduğuna dair hesap ekstresinden de anlaşıldığını, işbu hesaba işleyen faize ilişkin açılacak davalar ve takipler hesap sahibi olarak ... tarafından açılabileceğini, davacı taraf dava konusu hesabın sahibi olmadığından (hesap sahibi ... olduğunu,) HMK 114/d. madde gereği taraf ehliyetine sahip olmadığını, HMK. 115/2 madde gereği davanın öncelikle usulden reddine talep ettiğini, müvekkili banka ile ... arasında bir hukuki ilişki bulunduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında bir hukuki ilişki olmadığını, bu nedenle; davacının işbu davada taraf ehliyeti bulunmadığını, davacının davasının esas yönünden de reddi gerektiğini, davayı kabul etmediklerini, dava konusu mahkeme hesabına uygulanacak faiz oranı, ... Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 06.05.2008 tarih, numaralı “Mahkeme Emanet Paraları ile İcra İflas Dairelerince Tahsil Olunan Paraların Yatırılacağı Bankalar ve İcmal Defterleri” konulu genelge kapsamında olduğunu, dava konusu mahkeme emanet hesabına da müvekkili Banka tarafından ... Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 06.05.2015 Tarih, Sayılı genelgesi kapsamında Cari Faiz Oranları uygulanmak suretiyle nemalandırıldığını, müvekkili banka mahkeme tarafından kendisine verilen talimatlar yönünden sorumlu olduğunu, banka tarafından ... bankasına bildirilen tabela faiz oranı üzerinden faiz işletilmiş olduğunu, müvekkili bankanın yaptığı işlemlerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, arz edilen nedenlerle ve re’sen dikkate alıncak diğer nedenlerle; zaman aşımı yönünden davanın usulden reddini, yargı yolu yönünden davanın usulden reddini, görev (dava şartı) yönünden davanın usulden reddini, taraf ehliyeti (dava şartı) yönünden davanın usulden reddini, usule ilişkin itirazlarının kabul edilmemesi halinde esas hakkında yazılı hususlar dikkate alınarak haksız açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava; Tazminat ( Maddi-Manevi Tazminat)'a yönelik olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce dosyanın Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişisi ...'ya tevdi edildiği anlaşılmıştır. Nitelikle Hesap Uzmanı Bilirkişisi ... bilirkişi raporunda; Dava konusu alacak bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğunu, öncelikle dava konusu bankacılık işleminden kaynaklandığından taraflar arasındaki akdi ilişkiye bakmak gerektiğini, dosyada mübrez deliller ve hesap kayıtlarına göre, dava konusu alacağa konu bankacılık işleminde, hesap sahibi ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, (...) davacı ile davalı banka arasında akdi ilişki tespit edilmediğini, dosya kapsamında; 03.01.2011-19.12.2017 tarihleri arasında Vakıfbank'ın ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde . ... Bankasına "mevduat ilan edilen yıllık faiz oranları bildirim formu" ile bildirilen "tabela faizi (cari faiz)" oranları dosyada bulunmadığını, bu nedenle cari faiz oranları hesaplanmayacağını, ayrıca davacının talebi de cari faiz oranı ile ilgili olmadığını, dosyaya sunulan hesap hareketlerine göre ödenen faiz yerine yasal faiz veya mevduat faizi uygulanması halinde meydana gelen fark tespit edileceğini, davacı talebi gereği yasal faiz ve mevduat faizi hesaplanıp, ana para ile beraber toplam ödenen cari faiz miktarı çıkarılarak fark bulunacağını, yasal faiz uygulanması gerektiğinin kabulü halinde: 03.01.2011-19.12.2017 tarihleri arası toplam gün 2543 gün, yıllık faiz % 9 olduğundan; 345.755 TL x 2543 gün x % 9 /365 = 216802,59 TL, 11.10.2011-19.12.2017 tarihleri arası toplam gün 2262 gün, yıllık faiz % 9 olduğundan; 364.807,50 TL x 2262 x % 9 /365 = 203472,63.-TL olmak üzere toplam: 420.275,22.-TL olduğunu, anapara ile beraber: 345.755 TL + 364.807,50.-TL+ 216802,59.-TL + 203472,63.-TL = 1130837,72.-TL olduğunu, çekilen tutar çıkarıldığında; 1130837,72.-TL-926,743,77.-TL = 204093,95.-TL fark bulunduğunu, en yüksek banka mevduat faizi uygulanması gerektiğinin kabulü halinde: 345.755.-TL'ye 03.01.2011-19.12.2017 tarihleri arası ... Bankası En yüksek Mevduat faizi = 418.782,72.-TL, 364.807,50.-TL'ye 11.10.2011-19.12.2017 tarihleri arası ... Bankası En yüksek Mevduat faizi 383.686,04.-TL olmak üzere toplam: 802.468,76.-TL olduğunu, anapara ile beraber: 345.755.-TL + 364.807,50.-TL +383.686,04.-TL + 418.782,72.-TL = 1.513.031,26.-TL, çekilen tutar çıkarıldığında; 1.513.031,26.-TL - 926,743,77.-TL =586.287,49 TL fark bulunduğunu, takdir mahkemeye ait olmak üzere; dava konusu bankacılık işleminde, hesap sahibi ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu (...), Davacı ile davalı banka arasında akdi ilişki bulunmadığını, ancak davacı talebinin TMK 2 ve ticari teamüller gereği uygulanan faizin hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönünde olduğundan; talebin kabulü halinde; Şuf'a davası devam ederken Bankaya depo edilen bedele yasal faiz işletilmesi gerektiğinin kabulü halinde; 204093,95.-TL fark faiz bulunduğunu, şuf'a davası devam ederken Bankaya depo edilen bedele ... bankası en yüksek mevduat faizi işletilmesi gerektiğinin kabulü halinde; 586.287,49.-TL fark faiz bulunduğu yönünde rapor ibraz etmiş olduğu anlaşılmıştır.Mahkememize ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/ Esas 2025/ Karar sayılı gönderme kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır. Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir. (davalı sıfatı: pasif husumet ehliyeti). Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın mesmu olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmayıp, gene davanın esasına ilişkin bir karardır(taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır). Somut olayda, davacı ile davalı banka arasın bir akdi ilişki olmayıp, davalı banka nezdinde davacı adına açılan hesap , ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/... Esas sayılı dosyasından mahkemece yazılan müzekkere ile verilen talimat çerçevesinde açılmış olup; davalı banka nezdinde esasen davacı adına açılmış bir hesap bulunmadığından, paranın değerlendirilmesi bakımından sorumluluğunun bu bağlamda değerlendirilmesi gerekmekte olup ; buna göre davalı bankanın ihtiyarında olmayan nemalandırma bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu olayda ancak mahkemenin nemalandırmaya yönelik işlemi bakımından husumetin ancak dava dışı ...'na yönlendirilebileceği kanaatine varılmakla, bu nedenle pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL'nin düşümü ile 103,07 TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davalı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 24/06/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır