TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/
KARAR NO: 2024/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av.
DAVA İHBAR OLUNAN: .
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/09/2015
KARAR TARİHİ: 23/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan olan alcağının kaynağı ödenmeyen faturalraa dayanmakta olduğunu, para borcu niteliğnide olduğunu, davalı tarafın yetkiye yönelik itirazlarınnı reddi gerektiğini, davalı tarafın borca ilişkin itirazlarında haksız olduğunu, müvekkil şirketin aralarındaki şifahi sözleşme gereğince davalı tarafa "kömür" satımı gerçekleştirdiğini, müvekkil şirketin satım sözleşmesi nedeniyle üzerine düşen yükümlülüklerini yerine gtirererk fatura konusu bedellere hak kazandığı, buna karşın davalı üzerine düşen ödeme yükümlülğünü yerine gterimediğni, Davalı ...'in fatura ve fatura konusu emtiayı teslim aldıktan sonra usulüne uygun hiçbir bir ihbar ya da itirazda bulunmadığınu, bilakis banka havalesi ya da çek teslimi yoluyla kısmi ödemeler yaparak, borcunu tasfiye etmeye çalıştığını, müvekkil şirketin bakiye 95.086,75 TL borcunun tüm sifahi taleplere rağmen ödenmediğini ve davalı aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü 2015/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığnıı, davalı-borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu itirazın takibi sürüncemede bırakılmak istendiğini, davalı-borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 12/10/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin ifa eyerinni ... olduğunu, ... mahkemelerinin bu dava bakımından yetkisiz olduğunu, müvekkil ile davacı şirketin uzun yıllar kömür ticareti yaptığını, davacı tarafın alınan kömür bedellerinin ödenmediği yönündeki iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan şifahi sözleşmede kömürlerin bedellerinin dolar üzerinden ödendiğini, sözleşme gereği dolar 2,20 TL üzerinde sabitlendiğini, ödemelerin sadece çek ev banka üzerinden yapılan ödemeler olmadığını, müvekkil tarafından davacı şirketin pazarlama ve tahsilat işleriyle ilgilenen sigortalı çalışanı ...'ya uzun süredir elden çek ve nakit olarak ödemeler yapıldığını, ödemelerin ...'nın imzası alınan defter kayıtları ve beyanları ile sabit olduğunu, ...'nın aldığı ödemelerden çekleri ticari defterlerine ödeme olarak geçtiğni, ancak nakit verilen ödemeleri saymadığını, ödemelerin bu şekilde yapılacağı yönünde bir güven oluştuğunu, müvekkil ile davacı yan arasında oluşan teamüller dolayısıyla müvekkil daima ... ile ilişki kurulduğunu, ödemelerni ... tarafından alınıp şirkete yapıldığını, şirket tarafından da ...'nın tahsilat yapmaya yetkilendirildiğini, müvekkilin borçlu olmadığını, kömürlerin ise teslim edilmediğını, ...'nın davaya dahil edilmesini, davacı tarafın dava dilekçesine ekli olarak gönderdiği kendi hesap ekstresinin vade tarihi 23/12/2014 olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olması nedeniyle dava konusu alacak bedelinin %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatını da talep etmiştir.
Davacı vekilinin 02/11/2015 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; davaya cevap dilekçesinde, bir kısım belge-evraklardan söz edilmiş ancak ancak hiçbir yazılı belge ibraz edilmediğini, davalı tarafça varolduğu iddia edilen imzalı belgelerin mahkeme dosyasına sunulmadığını, bu aşamadan sonra sunulacak belge-evraklara delil olraak dayanılmasına müvafakat etmediklerini, ... isimli şahsın, müvekkil şirket adına tahsilat yapma yetkisi bulunmadığını, yazıyla yetki verilmedikçe şirket adına tahsilat yapamacağını, müvekkil şirket lehine ur farkı alacağı doğmuş olup bu hususta talep ve dava haklarının saklı olduğunu, davalı vekilinin taraflar arasındaki sözleşme yabancı para üzerinden kurulmuş ve bedellerin dolar üzerinden ödenmesi hususunda mutabakata varıldığını, dolar kurunun 2,20 TL üzerinden sabitlenmesi söz konusu olmadığını, dolar kurunda meydan agelen artış nedeniyle müvekkil şirket lehine kur farkı alacağı doğduğunu, icra takibi yoluna giderek alacağını tahsile çalışan müvekkil şirketin takibinde haksız ve kötü niyetli olmadığını, davalı vekilini kötü niyet tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini belirtmiştir.
25/03/2016 tarihli Bilirkişi Raporu : ".... 2012-2013-2014-2015 yılları ticari deftelerinni kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde olduğu, taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinni mevcut olduğunun, cevap dilekçesinde ...'nın davacı şirket yetkilisi ya da çalışanı olduğu anlaşılamadığı, davacı vekilini ...'nın kendi çalışanları olduğunu kabul etmiş ancak ...'nın tahsilat yapmaya yetkili olmadığının belirtildiği, ...'nın tahsilat yapmaya yetkili olmadığının belirtildiği, ...'nın yetkili olduğunun kanıtlanması ve ...'ya yapılan ödemelere ilişkin belgelerin de dava dosyasına sunulması gerektiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve kayıtlarında mevcut olan toplamı 541.292,55 TL olan faturaların tamamının davalınnı ticari deftelerinde de mevcut olması e yasal süreler içerisinde fatura ve münderecatına bir itirazının bulunmamamıs nedeniyle davacı tarafından faturalar ile faturaların içeriğinin oluşturan malların davalıya tesliminin kanıtlanmış olduğu, davalının davacı ile aralarında kur uygulaması olduğunu, kurun 2,20 Tl sabitlendiğini idda ettiği, davalı adına düzenlenen faturalarda döviz cinsinden bir değrin bulunmaması nedeniyle davalının iddiasını kanıtlaması gerektiğini, 2012 yılında toplamı 88.854,00 TL olan davacı faturaların tamaının davalı kayıtlarında bulunması ve 2013 yılı açılış kaydında taraflar arasındaki cari bakiyenin 0,00 TL olarak gözüktüğü, davalı tarafından bu tutarın ödemesine ilişkin belgelerini dava dosyasına sunması gerektiği, davalı kayıtlarında mevcut bulunan tutarlar ya davacı kayıtlarında bulunmamakta ya da farklı tutarlarda kayıt edilmiş olması nedeniyle davacı tarafından kayıtlarında bulunan ödemeler ilişkin belgerin dosyaya sunulması gerektiği, davalı tarafından 704.316,20 TL+88.854,00TL = 793.170,20 TL tutarındaki ödemelere ilişkin belgelerin dava dosyasına sunulamaması durumunda davacının davalıdan olan alacağının davacı kayıtlarında gözüken tutar olan 95.086,75 TL kadar olabileceği, davacı tarafından takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edilemeyeceğini...." belirtmiştir. 24/10/2016 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda: "... Davalı tarafından dava dosyasına sunulan kağıtların karışık olduğu resmi belge niteliğinde olmadığı bazı kayıtların karışısında imzaların mevcut olduğu ancak imzaların kimin el ürünü olduğuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığı ve sunulan belgelerin gerek davacı gerekse davalı resmi defter ev kayıtları ile de tarih e rakamlar yönünden büyük bir oranda uyuşmadığı, davalı tarafından dava dosyasna sunulan belgelerir incelendiğinde kayıtların USD cinsinden tutulduğu ve belgelerde bakiyenin 0,00 - USD olarak gözüktüğü, davalı tarafından davacıya iade edildiği belirtilerek kayıtlara intikal ettirilen faturaların içeriğini oluşturan malların iade edildiği ile faturaların davalıya tebliğ edildiğnie ilişkin belgeler ile çekle yapılan ödemelere ilişkin çeklerin ödendiğne ait belgelerinde dava dosyasına sunulması gerektiği, davalı kayıtlarında bulunmasına rağmen davacı kayıtlarında bulunmayan tutarların büyük bir kısmının bankadan yapılan ödeme olarak kayıt edildiği ancak davalı tarafından banka dekontlarının sunulmamış olması nedeniyle bu ödemelerin davaıl tarafından davacıya yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı, bankadan yapıldığı belirtilen ödemelerin toplamının 250.510,00 TL kadar olduğu, davalının sunmuş olduğu belgelerin geçerli bir belge olduğu kabul edilmesi durumunda taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan ve davalı tarafından kanıtlanması greektiği kök raporda belirtilen tutarlar ile tarih yönünden benzerlikler gösteren ve yanında imzaların bulunduğu tutarların toplamınnı 371.314,00 TL kadar olduğu..." belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; ... 9.İcra Müdürlüğü'nün 2015/... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ... Nakliyat Pazarlama Ltd.Şti olduğu, borçlusunun ... olduğu, borçlu hakkında 95.086,75 T.L lik 23.12.2014 vade tarihli cari hesap alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresinde borca ve yetkiye itiraz neticesinde İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden taraflara ait ticari defterler ve bağlı kayıtları üzerinde konusunda uzman bir mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.Dava konusu alacağın kaynağı ödenmediği iddia edilen faturaladır.Davalı taraf ise iddia edilen borcu ödediğini beyan etmektedir.Davacı taraf çalışanı ... ise duruşmada, davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, davalıdan nakit ödemeler aldığını, çek olarak aldığı ödemelerin de olduğunu, gösterilen defter fotokopilerindeki imzaların da kendisine ait olduğunu beyan ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve kayıtlarında mevcut olan toplamı 541,292,55 T.L olan faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, icra takibi dosyası içerisinde bulunan davacıya ait muavin defterine göre 366.224,75 T.L borç miktarı gözüktüğü, davacı tarafa son üç yıllık dönemdeki banka hesap noları ve ilgili banka şubelerinden hesapların harekletlerini gösterir ekstreleri sunması için süre verilmesine rağmen sunmadığı, bilirkişi raporunda tarih yönünden benzerlikler gösteren ve yanında imzaların bulunduğu tutar toplamının 371.314 T.L olduğu, davacı şirket çalışanı ... tarafından elden nakit ödemeler aldığını çek ile de ödeme yapıldığını, defter fotokopilerindei imzaların kendisine ait olduğunu beyan etmekle bu şekilde muavin defterinde belirtilen borç miktarıdan fazla bir ödeme yapıldığı, davalının davacıya borcunun bulunmadığı anlaşılmak işbu davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı taraf kötüniyet tazminat talebinde bulunmuş ise de, alacaklı tarafından takibin yapılmasında haksız ve kötü niyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden davalı-borçlunun kötü niyet tazminat talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Mahkememiz bu kararı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiş,16. Hukuk Dairesi'nin 2017/ E. 2020/ K. Sayılı 13/02/2020 tarihli ilamı, "... tarafından hazırlanmış yazılı belgeleri sunmuş ise de; ilgili belgeler davacı tarafın kayıtlarında yer almayıp ödeme iddiası yönünden ispata elverişli değildir. Tacir olan davalı, taraflar arasında teamül olduğunu savunmuş ise de; ticari defter kayıtlarında yer alan ödemelere ilişkin dayanak belgeleri, ödeme makbuzlarını ibraz ile yükümlüdür. Davalının ödeme iddiası yönünden tediye belgesi de sunmadığı dikkate alındığında delil listesinde açıkça yemine dayanmış olmakla yemin delilinin hatırlatılması sureti ile karar verilmesi gerekliyken davanın reddine karar verilmesi hatalıdır." gerekçesi ile kaldırılmıştır. İstinaf kaldırma kararı üzerine yeniden mahkememiz esasına kaydedilen dava dosyasında yargılamaya devam edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD'nin 13/02/2020 tarih 2017/ E. Ve 2020/ K. Sayılı ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir.Mahkememizce bozma ilamı sonrası ilgili BAM kararı dikkate alınarak davalı tarafa yemin delilini kullanıp kullanmayacakları hatırlatılmış , davalı taraf yemin delilini kullanmayacaklarını beyan etmekle birlikte bozma ilamı öncesi, SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen kök ve ek raporda da belirtildiği üzere davalı tarafından ödemelere ilişkin belgelerin dava dosyasına sunulamaması durumunda davacının davalıdan olan alacağının davacı kayıtlarında gözüken tutar olan 95.086,75 TL olacağının bildirildiği , SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen kök ve ek raporda davaya konu alacak bilimsel, gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, kök ve ek raporun hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte,(davacı tarafın takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edemeyeceği dikkate alınarak)davanın kabulüne,buna göre davalı tarafın ... 9. İcra Dairesi’nin 2015/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazının kısmen iptali ile takibin 95.086,75 TL asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari(reeskont avans)faizi ile (icra gideri, vekalet ücreti de dahil olmak üzere)birlikte devamına,fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Mahkememiz kararının davalı vekilince İstinaf edilmesi üzerine ... BAM 16. Hukuk Dairesinin 2021/193 Esas ve 2021/1712 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece; yeniden yapılan yargılamada; 14.09.2020 tarihli celsede davalı vekiline yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı vekilinin beyanda bulunmak için süre istediği, mahkemece iki haftalık sürenin verildiği, 02.10.2020 tarihli celsede davalı vekilinin 'yemin delilini kullanmayacaklarını' beyan ettiği ve mahkemece yargılamanın sonlandırılarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf talebi, ödeme iddiasına dayalıdır. Davalı, davacı çalışanı (aynı zamanda davada ihbar olunan) ...'ya yapılan ödemelerin davacı adına yapıldığını, bu kişinin ticari temsilci durumunda olduğunu, bu nedenle borçlu bulunmadığını iddia etmektedir. Ancak, mahkemece bu savunmanın kabulüyle davanın reddine dair verilen ilk karar üzerine Dairemizce konu etraflıca tartışıldıktan sonra, davalının tediye belgesi ibraz edememiş olması nedeniyle ödeme iddiasının ispatlanamadığı, davalının yemin deliline açıkça dayanmış olması karşısında davalıya bu hakkının hatırlatılması yönünde karar verilmiştir. Bu kabul uyarınca, ilk derece mahkemesi tarafından gerekli usul işlemlerinin yapıldığı, davalının yemin hakkını kullanmadığı, buna göre alınan ve denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi raporları uyarınca davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE," gerekçesiyle karar vermiştir. ... BAM 16. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas ve 2021/ kararı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine ... 11. Hukuk Dairesinin 2021/... Esas ve 2023/ Karar sayılı kararı ile; "Dava, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında takibe konu malların teslimi konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır, uyuşmazlık ödeme hususundadır. Davalı takibe konu malların bedelini davacı çalışanı ...'ya, dosyaya sunulan bu kişi tarafından imzalanan adi yazılı belgelerle ödediğini, ayrıca bir kısım ödemelerin davacıya çek ile yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalı çalışanı ... ihbar edilen olarak dinlenmiş, ödemelerin kendisine nakit veya çek olarak yapıldığını, nakit ödemeleri bankaya götürüp davacı şirket hesabına yatırdığını beyan etmiştir. Ayrıca davalı vekili, daha önceki faturaya konu malların bedelinin de ...'ya yapıldığını, bu kişiye yapılan ödemelerin kabul edilerek borçtan mahsup edildiğini belirtmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları ve yapılan araştırma da yeterli değildir. Mahkemece yapılacak ... taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak uyuşmazlık konusu dönemden önce de davacı tarafından davalı çalışanı ...'ya ödeme yapılıp yapılmadığı, bu ödemelerin borçtan mahsup edilip edilmediği araştırılarak mahsup edilmişse davaya konu malların bedeline ilişkin davacı çalışanına yapılan ödemelerin ve ayrıca davalının çek ile yaptığı ödemelerle ilgili bankaya yapılan ödeme kayıtlarının istenerek varsa bu ödemelerin de davalı borcundan mahsup edilerek sonucuna göre karar vermek gerekir. Mahkemece yetersiz bilirkişi incelemesi ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi yemin delilinin ispatı hususunda son başvurulacak bir delil olması sebebiyle icapsız yapılan yemine dayalı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA," gerekçesiyle mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce dosya yeniden esasa kaydedilerek, ... bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında mali müşavir bilirkişi tarafından taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için defter inceleme günü verilmiştir.Mali müşavir bilirkişi ...' ın 06/05/2024 tarihli raporunda özetle; Dava dosyasının, davacı şirkete ait 2012-2013-2014-2015- yılları (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin incelenmesi sonucu; davacı şirketin 2012-2013-2014-2015 yılları (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin açılış ve (yevmiye) defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, davalı vekili mahkemeye verdiği dilekçe ile davalı tarafın defter ve kayıtlarının davalı muhasebecisi ...'a ... /... adresinde yerinde incelenmesini talep etmiş olduğu, tarafımca 04.04.2024 tarihinde Muhasebe bürosu ... telefondan aranarak davalı defterlerinin incelenmesi için gelineceği hatırlatılarak davalı defterlerinin hazır olması istendiği, 03.05.2023 tarihinde tarafımca ... de bulunan Muhasebe bürosuna gidilmiş olup Muhasebe bürosunda davalı defter ve belgeleri hiçbir şekilde hazır edilmemiş olduğu, davalı tarafından dava dosyasına sunulan (...) davalı- davacı ile ilgili açık hesap adi belge tam net anlaşılabilir olmayan dökümlerine göre; davalı tarafından kömür alışlarının USD bazlı olduğu, ve davalı tarafından yapılan ödemelerin (çek+nakit TL+banka hesaba +Nakit USD) USD ye çevrilerek hesaplardan düşülmüş olduğu, davacı ve davalı tarafın resmi defterlerine göre; davacı tarafın, davalı şirkete 2015 yılında 172,72 Ton kömür satış faturası düzenlemiş olduğu, (...) davalı- davacı ile ilgili açık hesap adi belgeye göre ise de; davacı tarafın, davalı tarafa 2015 yılında kömür satışının 372,60 Ton olduğu, görüldüğü gibi (...) adi belge ile davalı ve davacı tarafın resmi defterlerinde kömür alış-satış ton miktarlarının bile çok farklı olduğu görülmektedir. (...) adi belge de mevcut nakit tahsilatların TL ve USD; Davacı resmi defterlerinde yer almadığı, (...) adi belge de mevcut çek ile tahsilatlarla ilgili olarak, davacı resmi defterlerinde olanların tespit edilebilenlerin tablo 1 de belirtildiği, (...) adi belge de çek ile ilgili tahsilatların (çek bazında ve çek detayı belirtilerek ) net bir şekilde belirtilmemiş olduğu, (... ) adi belgeye göre; son olarak davalının, davacıya 58.008,00 USD borcu gözüktüğü, davalı 29.07.2015 tarihinde davacının ... Bankası ... Şubesi hesabına 130.000,00 TL (borç bedeli) açıklaması adı altında para göndermiş olduğu ve adi belgeye göre hesap sıfırlanmış olduğu, ... Güncel Kuru alındığında hesapların sıfırlanmadığı da görülmekte olduğu, 28.07.2015 tarihinde ... döviz satış kuru 2,7600 TL olduğu, 130.000,00 TL : 2,7600 TL = 47.101,45 USD eder, 58.008,00 USD- 47.101,45 USD=10.906,55 USD kalan tutar 10.906,55 USD*2,7600 TL= 30.102,08 TL kalan tutar davacı şirket resmi defterlerinde de takip tarihinde davacı şirketin, davalı firmadan 95.086,75 TL alacaklı gözüktüğü, mütalaa edilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça 23/12/2014 vade tarihli 95.086,75 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.İlgili ... ilamı dikkate alınarak, tarafların ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 06/05/2024 tarihli raporda özetle ;davacı tarafın defter ve bağlı kayıtları incelendiği, davalının defter ve bağlı kayıtlarını ibraz etmediği, davalı tarafından dava dosyasına sunulan (...) davalı- davacı ile ilgili açık hesap adi belge tam net anlaşılabilir olmayan dökümlerine göre; davalı tarafından kömür alışlarının USD bazlı olduğu, ve davalı tarafından yapılan ödemelerin (çek+nakit TL+banka hesaba +Nakit USD)USD ye çevrilerek hesaplardan düşülmüş olduğu, davacı ve davalı tarafın resmi defterlerine göre;davacı tarafın, davalı şirkete 2015 yılında 172,72 Ton kömür satış faturası düzenlemiş olduğu, (...) davalı- davacı ile ilgili açık hesap adi belgeye göre ise de; davacı tarafın, davalı tarafa 2015 yılında kömür satışının 372,60 Ton olduğu, görüldüğü gibi (...) adi belge ile davalı ve davacı tarafın resmi defterlerinde kömür alış-satış ton miktarlarının bile çok farklı olduğu görüldüğü (...) adi belgede mevcut nakit tahsilatların TL ve USD; Davacı resmi defterlerinde yer almadığı, (...) adi belgede mevcut çek ile tahsilatlarla ilgili olarak, davacı resmi defterlerinde olanların tespit edilebilenlerin tablo 1 de belirtildiği, (...) adi belge de çek ile ilgili tahsilatların (çek bazında ve çek detayı belirtilerek ) net bir şekilde belirtilmemiş olduğu, (... ) adi belgeye göre; son olarak davalının, davacıya 58.008,00 USD borcu gözüktüğü, davalı 29.07.2015 tarihinde davacının ... Bankası ... Şubesi hesabına 130.000,00 TL (borç bedeli) açıklaması adı altında para göndermiş olduğu ve adi belgeye göre hesap sıfırlanmış olduğu, ... güncel kuru alındığında hesapların sıfırlanmadığı da görülmekte olduğu, 28.07.2015 tarihinde ... döviz satış kuru 2,7600 TL olduğu, 130.000,00 TL : 2,7600 TL = 47.101,45 USD eder, 58.008,00 USD- 47.101,45 USD=10.906,55 USD kalan tutar 10.906,55 USD*2,7600 TL= 30.102,08 TL kalan tutar davacı şirket resmi defterlerinde de takip tarihinde davacı şirketin, davalı firmadan 95.086,75 TL alacaklı gözüktüğünün bildirildiği, SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun Mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte , davalı tarafça sunulan adi belgede yer alan kömür miktarlarının davacıya ait ticari defter ve bağlı kayıtlarla uyuşmadığı, sadece iki adet çek tahsilatının kayıtlı bulunduğu,davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı tarafça, davacı şirketin banka hesap hareketlerinin celbi talep edilmiş ise de dava dışı Ersin tarafından davacının hesabına yatırılan paraların davalı taraftan alındığı iddia edilen paralar olduğu hususunun tespit edilmesi mümkün olmadığından davanın kabulüne,buna göre davalı tarafın ... 9. İcra Dairesi’nin 2015/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazının kısmen iptali ile takibin 95.086,75 TL asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari(reeskont avans) faizi ile (icra gideri, vekalet ücreti de dahil olmak üzere) birlikte devamına, alacak likit olduğundan, asıl alacağın %20'si olan 19.017,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KABULÜNE,buna göre davalı tarafın ... 9. İcra Dairesi’nin 2015/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazının KISMEN İPTALİ ile takibin 95.086,75 TL asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari(reeskont avans) faizi ile (icra gideri, vekalet ücreti de dahil olmak üzere) birlikte DEVAMINA,
2-Alacak likit olduğundan, asıl alacağın %20'si olan 19.017,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar kanunu gereği alınması gereken 6.495,38 TL harçtan peşin alınan 1.116,40 TL nin mahsubu ile bakiye 5.378,98 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 2.800,00 TL, posta, talimat-tebligat gideri 167,40 TL olmak üzere toplam 2.967,40 TL yargılama giderinin, 1.116,40 TL peşin harç, 27,70TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.111,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır.
Hakim ...
¸E-imzalıdır.