TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/
KARAR NO: 2024/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI : ...
VEKİLLERİ: Av.
Av.
Av.
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/04/2023
KARAR TARİHİ: 16/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, davalı şirketten dış mekanlarda kullanılmak üzere ahşap kompozit kaplama malzemeleri vs. satın almış olup ileriki zamanda karşılığında teminat olarak iki adet çek verildiğini, bu çeklerin ;... ... Şubesine ait ... Seri No, 10.04.2023 Keşide Tarihli, 270.000,00 TL bedelli ve ... ... Şubesine ait ... Seri No, 30.04.2023 Keşide Tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekler olduğunu, bu ticari alışverişe ilişkin faturalar ve çek tahsilat makbuzu da mevcut olduğunu, müvekkili şirket davalı şirketten satın almış olduğu bu malzemeleri işlerini üstlendiği dava dışı Yıldızlar İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi' nin Kartal ilçesinde bulunan şantiyesinde uyguladığını, yine bu ticari ilişkiden kaynaklı faturalar, sözleşmeler, sevk irsaliyesi vs. belgeler mevcut olduğunu, müvekkili şirket, davalı şirketten fatura karşılığı almış olduğu bu malzemeleri dış mekanda kullanmak üzere aldığından anılan malzemelerin neme, soğuğa, suya, güneşe vs koşullara dayanıklı olması gerektiğini, devam eden süreçte davalı şirketten satın alınan bu malzemelerin ayıplı olduğu ortaya çıkmış ve dava dışı firma tarafından müvekkili firmaya bildirimde bulunulduğunu, müvekkili şirket bu hususu davalı şirkete ve yetkilisine bildirmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından ilgili çekler müvekkili şirkete iade edilmediğini, bu husus hem whatsapp yazışmaları hem de tanık beyanları ile ispat edilecek olup gerekirse müvekkili şirket yetkilisi telefonu üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkarılabilecek bir husus olduğunu, ayıp nedeniyle müvekkili firma ile işlerini üstlendiği dava dışı firma arasında ihtilaf ortaya çıkmış, müvekkili şirket tarafından dava konusu ayıplı ürünler sökülüp yeni alınan ürünler uygulanmak üzere şantiyeye taşındığını, müvekkili firma, davalıdan almış olduğu ürünlerin ayıplı olması nedeniyle hem maddi kayba uğramış hem de ticari itibarı zarar görmüş olup bu husustaki dava ve tazminat haklarını saklı tuttuklarını,davalı şirketten satın alınmış olan bu malzemelerin ayıplı çıkması sebebiyle müvekkilinin maddi kayba uğraması ve ticari itibarının zarar görmesinin yanı sıra bir de müvekkili tarafından bu malzemeler karşılığında davalı firmaya verilmiş olan teminat çeklerinin keşide tarihinde veya sonrasında icraya konulması halinde müvekkili firma tekrardan mağdur olacağını, müvekkilinin davalı firmadan almış olduğu ürünlerin ayıplı çıkması nedeniyle davalı firmaya bir borcu bulunmamdığını, bu durum davalı firmadan alınmış olan malzemelerin gerek uygulanmış olduğu zeminlerde gerek malzeme üzerinde yapılacak olan keşif ve bilirkişi incelemelerinde de ortaya çıkacağını, keşide tarihi geldiğinde davalı firma veya ciro ettiği üçüncü şahısların çekleri tahsil için bankaya ibraz etmesi ve akabinde icra takibi başlatması durumu kaçınılmaz göründüğünü, müvekkili firma tarafından davalı firmaya verilen çeklerin bedelsiz kalmış olması nedeniyle müvekkili firmanın daha fazla mağdur olmaması açısından çeklerin iptaline karar verilmesini, müvekkili firmanın borçlu olmadığının tespiti ile yukarıda belirtilen çekler üzerine tedbir konulmasını, ilgili bankaya müzekkere yazılarak çek üzerine ödeme yasağı konulmasını ve icranın durdurulması kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu,davanın kabulüne, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin iptaline, dava konusu çekler hakkında İİK 72. Madde uyarınca icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konusu çeklerin ödenmemesi için ödeme yasağı konulmasına ve kararın muhatap bankalara bildirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davada, dava şartı noksanlığı mevcut olduğunu, davacı taraf dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa müracaat etmemiş olup bu sebeple dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yetki itirazlarının olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin haksız kabulü usule aykırı olduğunu, ara karardan rücu ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, ödeme yasağı ara kararına karşı itirazı mevcut olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli olarak ödeme yasağı talep ettiği çekler dava konusu ürünlere ait değil çok daha sonra alınan farklı ürün partisinin çekleri olup dava konusu ürünler ile uzak yakın bir ilgisi bulunmadığını,davanın tarafları arasında cari hesap işleyişine sahip bir alışveriş bulunduğunu, davacı taraf müvekkilinden bugüne kadar birçok kez mal aldığını, dava konusu ettiği malların bedeli cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere ödendiğini, ödeme yasağı talep ettiği çekler ise dava konusu ürünler değil daha sonraki borçların ödemesi olup, davacı tarafı iddiası olan ayıplı ürünler ile alakalı olmadığını, bu husus davacı tarafın da kabulünde olup dava dilekçesinde dava konusu çekler teminat amaçlı olarak verildiğini beyan ederek kaçamak şekilde dava konusu ürünler ile çeklerin bağlantılı olmadığını kabul ettiğini, davacı taraf davasını genel manada ispat dahi edememişken verilen ödeme yasağı davalı tarafı haksız bir şekilde cezalandırılması anlamına gelmekte olup davalı tarafın mağduriyetinin önüne geçilmesi için verilen ödeme yasağının kaldırılmasını talep ettiklerini, ilk aşamada, keşif talebi olduğunu, ivedilikle talimat yoluyla keşif yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin, ... markası altında Kompozit Zemin Sistemleri üretmekte ülkemiz dahil olmak üzere başta ... pek çok ülkeye ihracaat yapmakta olan örnek bir firma olduğunu, ... marka ürünler tamamen milli ve %100 yerli sermaye ile ancak dünya standartlarında üretilmekte olup üretimin her aşamasında pek çok kez kalite kontrolden geçirilmekte satışa sunulmadan önce dayanıklılık ve sağlamlık kontrolleri yapılmakta ve daha sonra satışa sunulduğunu, tamamen son teknoloji makineler tarafından insan faktörünün çok aza indirildiği bir sistemde üretilen kompozit sistemler hataya yer vermeyecek normlarda üretildiğini, müvekkili firmanın ürettiği tüm kompozit yapı elemanları da dava konusu ürünlerde ... standartlarına uygun olduğu ... yapılan ihracaatlar sebebiyle ... normlarına dahi uygun olduğu, bununla beraber, davacı tarafın iddia ettiği sorun ve şikayetler ve davasına konu ettiği problemlerin tamamı üretim kaynaklı değil hatalı montaj ve hatalı uygulama kaynaklı olduğunu, müvekkili şirketin internet sitesinde yer aldığı üzere dava konusu ürünler, tercih edilen parke modeline uygun bir karkas üzerine ve uygulama şartnamesi dahilinde uygulandığı takdirde kendisinden umulan faydayı ve uzun yıllar boyu hizmet garantisini verebildiğini, dava konusu ürünlerin kompozit olarak tabir edilen doğal ve suni materyallerin karışımından oluştuğunu, çoğu zaman talaş veya pirinç kabuğu gibi doğal, YYPE olarak adlandırılan yüksek yoğunluk Polietilen'in çeşitli formüllere göre karıştırılmasından elde edilen macun kıvamlı bir hammaddeden imal edildiğini, dava konusu kompozit ürünler, dış mekanda kullanılmak üzere tasarlanmakta neme ve suya dayanıklı ürünler olarak tanımlandığını, ancak ürünün bu dayanıklılığın ardında teknik olarak "çalışma" tabir edilen genleşme ve büzüşme karakteri yattığını, santimetre ölçeğinde gerçekleşen bu genleşmeler kompozit ürünlerin doğal karakterini teşkil etmektedirler. Burada ürününün genleşme ve büzüşmesi için uygun alan " pay " bırakılması montaj aşamasının en kritik noktası olduğunu, davalı firmaya ait teknik montaj kılavuzunda montaj için bırakılması gereken paylar teknik olarak belirtildiğini, ürünlerin montaj kılavuzuna göre döşenmiş olması suya ve neme karşı dayanıklılığını sağlayabilmesinin en önemli unsuru olduğunu, etkiyle genleşmekte bu durumda hatalı montaja bağlı olarak yanlardaki diğer imalatlara baskı yapmakta zorlamaya sebep olarak çatlamalara veya deformasyonlara sebebiyet verebildiğini, dava konusu ürünlerde de iddia olunan deformasyon, tamamen hatalı montaja dayalı olup ürünlerin kendisinde bir ayıp söz konusu olmadığını, Montaj kılavuzu ürünlerin nasıl monte edilmesini gösteren ve uyulması gereken teknik kaideleri belirlemesi açısında oldukça önemli olduğunu, uygulamada daha önce kompozit montajı yapmamış olan veya ehil olmayan, montaj kılavuzuna uygun hareket etmeyen kişilerin yaptığı hatalı montajlar ürünlerin deforme olmasına sebebiyet verdiğini, önemle vurgulamak gerekirse ürünlerin uygun boşluklar bırakılarak montaj kılavuzuna riayet edilerek doğru bağlantı elemanları ile sabitlenmesi hayati öneme sahip olduğunu, dava konusu ürünlerin montajının yapıldığı davacının iş yaptığı şantiye de yapılan ön incelemeye ait fotoğraflar dilekçe ekinde yer aldığını, davacı taraf dilekçesinde ürünlerin söküldüğünü iddia etmekte ise de yapılan ön incelemede ürünlerin bir kısmının halen dahi sökülmediği ve yukarıda ifade edildiği üzere hatalı bir şekilde bitişik monte edildiği ve uygun bağlantı elemanlarının doğru noktalara yerleştirilmediği teşhis edildiğini, davacı taraf ürünlerin ayıplı olduğuna dair bir tespit veya inceleme yaptırmadığını, deformasyon Ürünlerdeki Ayıptan değil Hatalı uygulama ve montajdan kaynaklandığını, davacı taraf ürünlere dair bir montaj hizmeti almadığını, davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, ticari defterler, bilirkişi raporları, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, davacı tarafça davalıya verilen çeklerin teminat çeki olduğu iddiasına ve davalıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak borçlu olunmadığına karar verilmesine ilişkindir.Davacının ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesi amacıyla dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 10/09/2023 tarihli raporda özetle; davacı ... Kimya İnşaat Limited Şirketi'nin 2022 yılı defterinin açılış ve kapanış tasdikinin TTK'nın 64. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırıldığını,2023 yılı defterinin açılış tasdiki de esaslara uygun olarak yaptırıldığını, Defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, ... ... Şubesine ait ... Seri No, 10.04.2023 Keşide Tarihli, 270.000,00 TL bedelli çekin ... Kompozit Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne davacı firma tarafından verildiğine dair davacının ticari defterlerinde 17.03.2023 tarih ve 6 nolu fiş ile kayıt altına alındığı, ... ... Şubesine ait ... Seri No, 30.04.2023 Keşide Tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekin ... Kompozit Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne davacı firma tarafından verildiğine dair davacının ticari defterlerinde 17.03.2023 tarih ve 6 nolu fiş ile kayıt altına alındığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 01.04.2022 tarihinde başladığı, davalı firma tarafından satılan mallara karşılık ödemelerin yapıldığı, en son verilen 150.000,00 TL'lik çekin cari hesaptan düşülmesi ile 17.03.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 135.688,50 TL alacaklı hale geçtiği, cari muavin ve kayıtlardan tespit edildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.Davalının ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesi amacıyla ... ... ...'ye talimat yazılmış, SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen raporda özetle; taraflar arasında bir ticari ilişkinin olduğu, davacının 2021-2022-2023 yıllarında davalıdan almış olduğu sekiz adet 2.660.203,73 TL tutarındaki mal faturalara'na istinaden çeşitli tarihlerde 2.163.267,00 ... eft, 212.605,23 ... tutarında çek olmak üzere toplamda 2.375.872,23 ... ödeme yaptığını, (Davacının davalıya 10.04.2023 vadeli ... numaralı 270,000,00 TK, 30.04.2023 vadeli ... numaralı 150.000,000 TL tutarındaki çeklerin üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04.07.2023 tarih 2023/... sayılı ödeme yasağı kararı nedeniyle tahsil edilemediği) davalı yapmış olduğu mal satışlarına istinaden davacıdan 284.331,50 ... alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Dava dilekçesi ekinde yer alan e-fatura içeriklerinde ve sevk irsaliyelerinde belirtilen malzemelerde açık ayıp-gizli ayıp olup olmadığının tespiti,meydana gelen zararın kullanıcı/montaj/ uygulama hatası mı üretim hatası mı olduğunun tespiti,malzemelerin neme, soğuğa, suya, güneşe vs koşullara dayanıklı olup olmadığının tespiti, malzemelerin uygun bir karkas üzerine monte edilip edilmediğinin tespiti,malzemelerin bitişik bir şekilde (genleşme hususu gözetilip ) monte edilip edilmediğinin tespiti, montaj kılavuzuna uygun monte edilip edilmediğinin tespiti( kaç cm aralık bırakıldığı/ uygun bir karkas üzerine döşenip döşenmediğinin tespiti), zarar miktarının tespiti, ayıp var ise beklenen faydaları ortadan kaldıran/azaltan nitelikte olup olmadığı,ayıp var ise değerinin/bedelinin tespiti, ayrıca ayıbın onarımla giderilip giderilemeyceği,onarımla giderilebilecekse değerinin tespiti, ürünlerin sovtaj bedelinin tespiti hususlarında rapor tanzim edilmesi amacıyla ürünlerin bulunduğu yerde keşif yapılması amacıyla ... ... ...'ye talimat yazılmış, mimar ..., Dr. Orman Mühendisi ... , inşaat mühendisi ... tarafından tanzim edilen 03/11/2023 tarihli heyet raporunda özetle; Mahkemenizde görülmekte olan 2023/... esas sayılı dosyada 04.10.2023 tarihli ön raporda tarafınızdan istenen analizlerin yapılabilmesi için ... Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümünden akredite olan laboratuvar sorumlusu ve konunun uzmanı Prof. Dr. ...'tan ilgili analizin yapılmasının talep edilmesi gerektiğinin beyan edildiği, ancak malzemenin analizi yapılmadan rapor yazma talep edilince dosya üzerinden yapmış olduğu inceleme ve analizle ile varmış olduğumuz sonuç Sayın Mahkemenin takdirine sunulduğunu, kompozit malzemenin karkasının ve döşemesinin doğru yapıldığı düşünülürse geriye sadece malzemenin standartlara uygun olmadığı sonucuna varılabildiği, hatanın Kompozit malzemede olması tamiratı imkansız kılar malzemenin sökülüp yeniden yapılması gerektiği hususu bildirilmiştir.
Mahkememizce 04/12/2023 tarihli duruşmada Bilirkişilik Bölge Kurulu’na ... sistemi üzerinden talep gönderilmek suretiyle mahkememiz dava dosyasına ... Üniversitesi ...’da Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde akredite olan laboratuvar sorumlusu Prof. Dr. ...’ın haricen bilirkişi olarak atanmasının talep edilmesine yönelik ara karar kurulduğu, Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından haricen bilirkişi olarak Prof. Dr. ...’ın atanması kabul edilmesi üzerine ... ...'ye yeniden talimat yazıldığı anlaşılmıştır.... Üniversitesi- ... Orman Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 21/05/2024 tarihli raporda özetle; Laboratuvar test sonuçları ahşap-polimer kompozit yer döşemeleri için ... ülkelerinde ve Ülkemizde referans olan ... standardı ile karşılaştırıldığı, bu standarda bir ahşap - polimer kompozit deck profilin sahip olması gereken asgari kriterler verildiği, deney sonuçlarına göre ahşap-polimer kompozit deck profiller; mekanik özellikler bakımından değerlendirildiğinde , mesnetler arası açıklık olan 25 cmde test edildiğinde taşıması gereken minimum yük 3300 N ve üzerinde olması gerekirken bu değerin altında (2412 N) kırılma yükü göstererek ... standardını karşılayamadığı, fiziksel özellikler bakımından değerlendirildiğinde, Deck profil numuneleri standardın ön gördüğü şekilde 28 gün süreyle 20 C sıcaklıkta su içerisinde bekletmeye bırakıldığında ilk duruma göre uzama miktarları ortalama %1,253 olarak tespit edilmiş olup, standardın ön gördüğü maksimum %0,4 den fazla uzama gösterdiğinden ... standardını karşılayamadığını , Deck profil numunelerinin genişlikleri %2, 374 artış göstererek standardın ön gördüğü maksimum % 0.8 in üzerinde çıkarak ... standardını karşılayamadığını, Deck profil numunelerin kalınlıkları %5,574 artış göstererek standardın ön gördüğü maksimum %4 ün üzerinde çıkarak ... standardını karşılayamadığını, Deck profil numunelerin su alma oranları %10,65 olarak tespit edilmiş olup, standardın ön gördüğü maksimum %7 nin üzerinde çıkarak standardı karşılayamadığını, sonuç olarak teste tabi tutulan ahşap polimer kompozit deck profil numuneleri bahsi geçen testler kapsamında değerlendirildiğinde ... standardında ön görülen asgari koşulları sağlayamadığı tespit edildiği bildirilmiştir. Orman mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ..., metalurji mühendisi bilirkişi ..., inşaat Mühendisi bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 27/05/2024 tarihli heyet raporunda özetle; teste tabi tutulan ahşap-polimer kompozit deck profil numuneleri bahsi geçen testler kapsamında değerlendirildiğinde ... standardında öngörülen dava konusu ürünlerin; asgari koşulları sağlayamadığı, istenilen standartları sağlayamamasının nedeni hammadde veya proses kaynaklı olabileceği,standartları sağlayamayan ürünlerin bertaraf tesislerinde değerlendirilebileceği, ürünler ilgili standartları karşılayamadığı için sovtaj değerinin hesaplanmasının yapılamayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça davalı tarafa verilen iki adet çekin teminat çeki olduğu, davalıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak işbu çeklere istinaden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesine ilişkindir.Her ne kadar davacı tarafça, davaya konu edilen çeklerin teminat çeki olduğu iddia edilmiş ise de çeklerin avans çeki olarak taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden verildiği kanaatine varılmıştır.Taraflar arasında kompozit zemin ürünü alım-satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, satılan malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği ve buna göre süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı, çeklerin avans çeki olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Tacir olan taraflar arasında satım ilişki bulunmakta olup uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Satıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir.( 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/ E. 2022/ K.,04/11/2020 tarihli ve 2020/ E., 2020/ K. sayılı ilâmı ilamı ile ... 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/ E., 20218/ K. Sayılı ilamı).Somut olay değerlendirildiğinde;orman mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen 21/05/2024 tarihli raporda ve Orman mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ...,metalurji mühendisi bilirkişi ..., inşaat Mühendisi bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 27/05/2024 tarihli heyet raporunda özetle; ahşap-polimer kompozit deck profil numuneleri yapılan testler kapsamında değerlendirildiğinde ... standardında öngörülen dava konusu ürünlerin asgari koşulları sağlayamadığı,istenilen standartları sağlayamamasının nedeni hammadde veya proses kaynaklı olabileceği,standartları sağlayamayan ürünlerin bertaraf tesislerinde değerlendirilebileceği, ürünler ilgili standartları karşılayamadığı için sovtaj değerinin hesaplanmasının yapılamayacağın bildirildiği, Mahkememizce ürünlerde bulunan ayıpların gizli ayıp olarak nitelendirilebileceği,kullanıcı hatası olmadığı, ayıbın yapılacak testler sonucunda ve kullanım sonucunda ortaya çıkabilecek ayıplar olduğu kanaatine varılmakla birlikte, davacı tarafça davalıdan alınan ürünlerin fatura tarihlerinin 11/05/2022, 27/04/2022, 08/04/2022 olduğu,faturalara konu ürünlerinin bir kısmının 27/04/2022 tarihinde davacının müşterisinin iş yerine teslim edilmesine yönelik sevk irsaliyesi tanzim edildiği de tespit edilmiştir.
Davacı tarafça satın alınan ürünlerde gizli ayıp olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiş ise de davacı tarafından davalıya yapılan herhangi bir ayıp ihbarının dosya kapsamında bulunmadığı görülmektedir. Taraflar arasındaki ilişki ticari alım- satım ilişkisi olup, TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiştir. Alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Davacı taraf çeklerin teminat olarak verildiğini iddia etmiş ise de hukuki nitelendirme Mahkememize ait olmak üzere davaya konu edilen çekler yönünden avans çekleri olup olmadığı hususunda da değerlendirme yapılmıştır.Çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiği kabul edilir. Somut olayda olduğu gibi, aksinin iddia edilmesi halinde, bir başka ifade ile çekin avans olarak verildiği iddiasını ispat yükü bu hususu iddia eden tarafa düşmektedir. TBK’nın 207. maddesi uyarınca davacının, davalıya, mal alımı için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, aslolanın peşin satış olup satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği ve aksini iddia eden ve çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiğini iddia eden tarafından bu durumun yazılı delillerle ispatı gerekir.Davalı tarafça satılıp teslim edilen mallara ilişkin olarak tespit edilen ayıba ilişkin davalıya ayıp ihbarında bulunulmadığı sabit olup, alıcı-davacının TBK'nın 223/2. maddesi uyarınca gerekli incelemeyi yaptıktan sonra bunu davalı-satıcıya bildirdiğine dair herhangi bir yazılı delil sunamadığı, bu sebeplerle mal karşılığı verildiği görülen dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığını ispatlayamadığı, kaldı ki taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiği, çeklerin avans çeki olarak verildiği hususu da ispatlanamadığından davanın reddine, İİK nın 72. Maddesi gereğince kötüniyet tazminatı koşulları oluştuğundan(ihtiyati tedbir ara kararı uygulandığından) davaya konu çek bedelleri toplamı olan 420.000,00 TL nin %20 si olan 84.000,00 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette ... BAM 14. HD'nin 2019/... Esas 2022/... Karar sayılı ilamı dikkate alınarak)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK nın 72. Maddesi gereğince kötüniyet tazminatı koşulları oluştuğundan(ihtiyati tedbir ara kararı uygulandığından) davaya konu çek bedelleri toplamı olan 420.000,00 TL nin %20 si olan 84.000,00 TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 7.172,55 TL'den mahsubu ile artan 6.744,95 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 62.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı