TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2019/
KARAR NO: 2022/
HAKİM:
KATİP:
MAHKEMEMİZ 2019/... ESAS SAYILI ASIL DAVADA:
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2019
MAHKEMEMİZ İŞBU DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN MAHKEMEMİZ 2022/... ESAS, 2022/... KARAR SAYILI DAVADA:
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/04/2022
KARAR TARİHİ: 27/10/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMEMİZİN İŞBU DAVASI ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle: 06/01/2019 günü meydana gelen trafik kazasında ... plakalı sürücü belgesiz araç sürücüsü ...'nun kullandığı araç ile müvekkilinin içinde yolucu olarak sürücüsü ...'nun kullandığı araç ile müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç arasında gece saat 01:00 sularında trafik kazası gerçekleştiğini, müvekkilinin oluşan kaza sonucunda %52 oranında fiziksel engelinin oluşması, kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle kusurunun olmayışı, geçirdiği kaza sonucunda çalışma yetisini kaybettiği, tedavei sürecinin halen devam ettiği,herhangi bir gelirinin olmayışı ve muhtaç olma hususu birlikte değerlendirildiğinde TBK'nun 76.maddesi uyarınca 50.000,00 TL'ndan az olmamak üzere geçici ödeme yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla,trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 30.000,00 TL), işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ile avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, ayrıca 150.000,00 TL.manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ile avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüye ödetilmesine, BK'nun 76.maddesi uyarınca 50.000,00 TL.'ndan az olmamak üzere geçici ödeme yapılmasına hükmedilmesine, davalıların banka hesapları ile taşınmaz mallarına, üzerlerine kayıtlı araçlara tedbir konulmasına, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı müvekkilim ...'nun araç sürücüsü olarak karıştığı Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçu ile ilgili olarak ceza dosyası derdest olup, yargılaması halen devam ettiğini, her ne kadar polis tarafından düzenlenen kaza raporunda müvekkilim ...'nun "Sürücü belgesiz olarak Kırmızı Işık ihlali kuralını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu kanaatine varılmış ise de yargılama devam ettiğinden dolayı müvekkilimin tamamen kusurlu olup olmadığı ya da hangi oranda kusurlu olduğu veya kusursuz olduğu ile ilgili ceza dosyasında henüz kesin bir delil ya da bilirkişi raporu mevcut olmadığını, ... görüşleri ve öğretide, kazaya karışan sürücünün ehliyetsiz olmasının, her durumda o kişinin kazanın tek suçlusu olarak peşinen kabul edilemeyeceğini gösterdiğini, Halk arasındaki yaygın bir kanı olan ‘ehliyetsizse kesin suçlu ve sorumlu odur’ durumu da yanlıştır ve kabul edilemeyeceğini, ehliyetsiz olarak trafiğe çıkmak doğru olmadığını, ehliyetsiz araç kullanmanın idari veya cezai yaptırımı da olduğunu, ancak meydana gelen kaza bakımından yapılan, kusur ve tazminat incelemesinde, esas önemli olan, tarafların kazanın meydana gelmesinde hatalı davranıp davranmadıklarını, bu kapsamda trafik kazalarında kişiye tazminat ödenmesi veya kişinin karşı tarafa veya sigorta şirketine tazminat ödemesi durumu kaza sonrası yapılacak olan kusur dağılımına bağlı olduğunu, Hukuk hakimi, Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla veya suçun işlenmediğine ilişkin kesin aklama kararıyla bağlı olduğunu, yine olayın ne yolda meydana geldiğine ilişkin ceza hakiminin saptamaları da hukuk hakimini bağlayacağını, tüm bu nedenlerle ceza davasının sonucu beklenmeli ve çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, Ceza ve hukuk mahkemelerinin verecekleri kararlar arasında, aynı olay için, ayrı ayrı sonuçlar doğmasını önlemek, sonuç ve görüş birliğini sağlamak için “bekletici sorun”un kabulünde zorunluk olduğunu, Ceza davasının sonuçlanmasını “bekletici sorun” yapmayıp, bir karar verir ve bu karar kesinleşirse, daha sonra verilen ceza mahkemesi kararının farklı olması durumunda, taraflardan birisinin Hukuk mahkemeleri Kanunu 374. Maddesi uyarınca Yargılamanın iadesi yoluna başvurması süreci uzatacak ve kişilerin güveninin zedelenmesine neden olacağını, tüm bu durumlar mahkemece göz önünde bulundurulması ve Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla ve eylemin hukuka aykırılığı ile nedensellik bağını saptayan maddi olgularla bağlı olduğuna göre, ceza davasındaki sorgulamaların tamamlanması, kanıtların toplanması ve bilirkişi raporlarının verilmesi aşamasına kadar Bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, görevli Mahkeme Yönünden; Yapılan yargılamada her ne kadar dava Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış ise de müvekkilimin tacir sıfatı bulunmadığını, bundan dolayı görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatinde olduklarını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının talebine konu maluliyet oranı kabul edilemez nitelikte olduğunu, mağdurun Henüz İyileşme Sürecini Tamamlamadığından Maluliyet Oranı Tespit Etmek Mümkün olmadığını, bilindiği üzere hukuka aykırı bir olay veya haksız eylem sonucu bedensel zarara uğrayan kişinin iyileşemeyip yaşam boyu sakat kalması durumuna, İş Hukukunda ve Sosyal Güvenlik Yasalarında "sürekli iş göremezlik” denildiğini, dolayısıyla sürekli iş göremezlik tazminatı, hak eden kişiye yaşamı boyu için verilecek tazminat olduğunu, bu nedenlerle maluliyet oranının kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi hayati önem taşıdığını, somut olay neticesinde mağdurda oluşan maluliyet oranı net bir şekilde belirlenememiş, %36 - %57 aralığında olabileceği tespit edildiğini, tazminat hukukuna göre hak edene ödenecek tazminat, hak ettiğinden fazlası olamayacağından, kişinin maluliyet oranının kesin ve net bir şekilde tespit edilemeden ödenecek tazminat miktarının da belirlenemeyeceği dikkate alınarak işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, her Halükârda “Maluliyet Tazminatına” İlişkin Tazminat Hesabının ZMMS Sigortası Genel Şartları A.5/C Maddesi Ve Ekinde Yer Alan Esaslara Göre Yapılması Gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükarda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının vücudu üzerindeki mağduriyet yerleri, mağduriyetinin boyutu ve emniyet kemerinin trafik kazalarında engel olduğu mağduriyet oranları dikkate alındığında, araçtan fırlayan kişilerden olduğu çok açık bir şekilde anlaşılacağını, ayrıca söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, müvekkil şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceği izahtan vareste olup ... kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZ İŞBU DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN MAHKEMEMİZ 2022/... ESAS, 2022/... KARAR SAYILI DAVA YÖNÜNDEN:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta nezdinde numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, ... sevk ve idaresinde iken, 06.01.2019 tarihinde karıştığı kaza sonucu müvekkili ...'un yaralandığını, söz konusu maluliyet nedeniyle müvekkili davacı tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/... E. Sayılı dosyası ile açılan davada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre sigorta poliçesinde yer alan ölüm ve sakatlık klozu gereği maddi ve manevi tazminatlar talep edildiğini, sigorta şirketi ile mahkememizin 2019/... E. Sayılı dosya kapsamında maluliyet tazminatı konusunda anlaşmaya varılmış olduğunu, ancak işbu davanın konusunun müvekkilinin geçirilen kazaya bağlı olarak %74 sakat kalması nedeniyle ömür boyu yardımcı kişiye muhtaç bulunacağından dolayı geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı gideri zararının davalılardan tazminine yönelik olduğunu, bu nedenle işbu davayı açmak gerektiğini, 06.01.2019 tarihinde gerçekleşen kazanın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen halen daha müvekkilinin uzun süre ayakta kalamadığını, boyun, kol ve bacak ağrılarının oluştuğunu, ayakta veya oturarak çalışmasının mümkün olmadığından sürekli bir işte çalışma imkanının bulunmadığını, gittiği bir yerde 3-4 saatten fazla kaldığında şiddetli ağrılarının olduğunu, soğuk havalarda dışarı çıktığı takdirde kolunun ve bacağının kilitlendiğini, bu sebeple çalışma imkanı olmadığını, herhangi bir maddi gelirinin de bulunmadığından dilekçe ekinde 16.03.2022 tarihli ... İlçesi ... Mahalle Muhtarlığından alınan muhtaçlık belgesi sunulduğunu, müvekkilinin işbu davayı karşılayacak durumu olmadığından adli yardım taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, müvekkilinin trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu geçici iş göremezlik gideri olarak şimdilik 10 TL, tedavi giderleri için şimdilik 10 TL ve bakıcı giderleri olarak şimdilik 10 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 30 TL'nin kaza tarihi olan 06/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... ve sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, sağlık kurulu raporu, sigorta başvuru belgeleri, muhtaçlık belgesi, ... CBS 2019/... esas sayılı soruşturma dosyası, ... ... Eğitim Araştırma Hastanesi tedavi ve teşhis belgesi, sigorta dosyası, ATK raporu, epikriz raporları, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Mahkememiz yargılaması sırasında dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, davacı ...'un ... ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevkinin sağlanarak, kaza tarihi olan 06/01/2019 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan (01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenmesi nedeniyle bu Genel Şartlar doğrultusunda) 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren 30.03.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri değerlendirilerek maluliyet konusunda rapor tanzim edilmesi talep edilmiştir.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Hastanesi tarafından düzenlenen 06/11/2020 tarihli ATK raporunda özetle: ... doğumlu davacı ...'a ait tıbbı evrakın incelenmesi ve yapılan muayeneleri sonucunda 06/01/2019 tarihli kaza arasında illiyet bağ kurulduğu, servikal vertebralarda 3 seviye posterior stabilizasyon için özürlülük oranının %28 olduğu, sağ alt ekstremitede parezi için özürlülük oranının %40 olduğu, sağ üst eksremitede parezi için için özürlülük oranının %40 olduğu, balthazard formülü uygulanarak hesaplama yapıldığında kişinin tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %74 ve kalıcı olduğunu, olay tarihli mevcut yaralanmalar nedeniyle geçici iş göremezlik için öngörülen sürenin 18 ay olduğu mütalaa edilmiştir.
Dava konusu trafik kazasında yaralanma sebebiyle Anayasa Mahkemesinin ZMMS genel şartlarında atfı düzenleyen maddenin iptali sebeiyle kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan MALULİYET TESPİT İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİ hükümleri doğrultusunda ve davalı vekilinin itirazlarını değerlendirir maluliyetin varlığı ve oranı ile ilgili ek rapor aldırılmak üzere dosya ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiştir.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Hastanesi tarafından düzenlenen 02/04/2021 tarihli ATK raporunda özetle:... doğumlu davacı ...'a ait tıbbı evrakın incelenmesi ve yapılan muayeneleri sonucunda 06/01/2019 tarihli kaza arasında illiyet bağ kurulduğu, Omurga kırığı nedeniyle oluşan omurilik yaralanmasına bağlı gelişen hemipleji için arıza ağırlık ölçüsünün 75 olduğu, yaş ve mesleğe göre hesaplamalar yapıldığında genel beden gücünden kayıp oranının %72,0 olduğu, olay tarihli mevcut yaralanmalar nedeniyle geçici iş göremezlik için öngörülen sürenin 18 ay olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememiz yargılaması sırasında dosya talimat yolu ile ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş olup, davalılar vekillerinin ve davacı vekilinin rapora karşı itirazları var ise bu itirazlarının ve ...'ın güncel içtihatları gereği 01-06-2015 tarihi ile 20-02-2019 tarihleri arasında meydana gelen kazalarda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılmasına ilişkin yönetmelik hükümleri kapsamında maluliyet raporunun düzenlenmesi gerektiğinden ... Asliye Tic. Mah. Talimat yazılarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda maluliyetin varlığı ve oranı ile ilgili rapor aldırılması talep edilmiştir.
... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Hastanesi tarafından düzenlenen 15/09/2021 tarihli ATK raporunda özetle: ... doğumlu davacı ...'a ait tıbbı evrakın incelenmesi ve yapılan muayeneleri sonucunda 06/01/2019 tarihli kaza arasında illiyet bağ kurulduğu, servikal vertebralarda 3 seviye posterior stabilizasyon için özürlülük oranının %28 olduğu, sağ alt ekstremitede parezi için özürlülük oranının %40 olduğu, sağ üst eksremitede parezi için için özürlülük oranının %40 olduğu, balthazard formülü uygulanarak hesaplama yapıldığında kişinin tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %74 ve kalıcı olduğunu, olay tarihli mevcut yaralanmalar nedeniyle geçici iş göremezlik için öngörülen sürenin 18 ay olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememiz yargılaması sırasında dosya 1 trafikçi bilirkişiye tevdi edilerek, dava konusu trafik kazasında davacıya atfen atılı kusurun olup olmadığı yönünden rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.
Trafikçi bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle: ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...'nun: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda 2918 Sayılı K.T.K. nın " Trafik Kazalarında ü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller ” başlıklı 84/a " inde Veya 84 /a" Kırmızı Işıklı Trafik İşaretinde Yetkili Memurun Dur İşaretinde Geçme " maddesini ihlal ettiğinden e 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğuna, Dava konusu trafik kazasının oluşumunda 2918 Sayılı K.T.K. nın ve bu kanuna bağlı Trafik Yönetmeliği'nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı mütalaa edilmiştir.
Davalı tarafın asalı ve birleşen dosyada zaman aşımı def-i itirazı yönünden, davanın cismani zararla sonuçlanan trafik kazası olup trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nun 89/1 maddesinde düzenlenen ve Taksirle Yaralama olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nun 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu kaza tarihinden itibaren bu sürenin dolmadığından zamanaşımı defi savunmasına itibar edilmemiştir.
Asıl dosya yönünden yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili tarafından 10/09/2020 tarihli celsedeki beyanında, davalılara yönelik açılan maddi tazminat davasından feragat ettikleri, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... vekilinin 11/09/2020 tarihli beyan dilekçesinde, maddi tazminat talebinden sulh beyanını kabul ettiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin 10/09/2020 beyan dilekçesinde, maddi tazminat talebinden sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı tarafından asıl dosyada açılan maddi tazminat davası yönünden dosyada:
6100 sayılı HMK' nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre " Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacı vekilinin feragat beyanının yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu, vekilin vekaletnamede yetkili olduğu ve feragat beyanının tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden tahkikat aşamasında beyanda bulunduğu anlaşılmakla davacı tarafından davalılara yönelik açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından asıl dosyada açılan manevi tazminat davası yönünden dosyada:
Bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve ... sayılı ... Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davalıların sürücüsü ve ZMMS'i olduğu ... plakalı araç ile davacının yolcu oludğu ... plakalı araç arasında 06/01/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, düzenlenen kaza tespit tutanağı, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/... Esas sayılı dosyada düzenlenen kusur raporu ve ibraz edilen deliller üzerinde yapılan trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 18/07/2022 tarihli raporun olay ve düzenlenen raporlar ve davalı sürücünün kolluktaki beyanına uygun olduğundan bu rapora itibar edilerek davalı sürücünün kaza mahallinde yaya geçidine geldiğine kırmızı ışık yanmadan geçmeye çalışması sırasında kırmızı ışıkta geçerek davacının yolcusu olduğu araca çarpması sebebiyle KTK 84/a maddesi uyarınca kırmızı ışıklı trafik işareti kuralına uymadığından asli ve % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan dava konusu trafik kazasının 06/01/2019 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla 01-06-2015 tarihi ile 20-02-2019 tarihleri arasında meydana gelen kazalarda yürürlükte bulunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre düzenlenen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 15/09/2021 tarihli raporunda davacının sürekli maluliyet oranının %74 ve geçici iş göremezlik durumunun 18 ay olduğu ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğundan bu rapora itibar edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ile olayda, tarafların kusur oranları, davacıda oluşan maluliyetin varlığı ve oranı olayın meydana geldiği tarih, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü. Kaza sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla davacı için takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ...'ndan tahsiline, kaza tarihi itibariyle temerrüt gerçekleştiğinden kaza tarihi itibariyle faiz işletmek gerektiği ve kazaya sebebiyet veren aracın ticari araç olmadığı , ticari işletmede kullanılmadığından yasal faiz işletilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulune karar vermek gerekmiştir.
Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmasında bulunmuş ise de dosya, ceza dava dosyası kapsamında ispat yükünün davalıda olup emniyet kemeri takılmadığının ispat edilmediğinden bu savunmaya itibar edilmemiştir.
Mahkememizin bu dosya ile birleşen 2022/... esas sayılı ve 2022/... karar sayılı dosya yönünden:
Somut olayda, davacı tarafından trafik kazasından kaynaklanan geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri talep etmiştir.
Davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş arasında düzenlenen sulh protokolü ve ibraname ile davacı tarafından davalı ile sulh olunarak davalılardan feragat beyanında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından açılan asıl davada açıkça sadace sürekli iş göremezlik yönünden talepte bulunmadığı, dava dilekçesindeki açıklamalara göre bedensel zarardan kaynaklı maddi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla düzenlenen sulh protokolü ve ibranamenin sadece sürekli iş göremezlikten kaynaklı tazminatı değil, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderini de kapsadığı ve davacının tüm zarar kalemlerinden sulh olduğu bedelinin ödendiği anlaşılmakla protokol kapsamında ek tazminat davası açılamayacağı sabittir. Bu itibarla davacının geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderinin asıl davadaki ibraname ile ödendiği karşılandığından birleşen davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-İşbu asıl dosya yönünden,
A-Davacı tarafından davalılara yönelik açılan maddi tazminat talebinin feragat sebebiyle reddine,
B-Davacı tarafından davalı ...'na yönelik açılan manevi tazminatın davasının kısmen kabulü ile 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
C-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 614,79 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.216,21 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'ndan alınarak hazineye irad kaydına,
D-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalı ...'ndan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
E-Davacı tarafından yapılan; posta, talimat ve tebligat gideri 507,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranlarına göre hesaplanan; 281,67 TL yargılama gideri ve 614,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 896,46 TL yargılama giderinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
F-Davacı tarafın Adli Yardım talebinin 09/05/2022 tarihli ara karar ile kabulüne karar verildiği anlaşıldığından, suç üstü ödeneği üzerinden yapılan; 700,00 TL bilirkişi giderinin davalı ...'ndan alınarak Hazineye irat kaydına,
G-Davalı ... tarafından yapılan; posta ve tebligat gideri 51,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranlarına göre hesaplanan; 22,89 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
K-Manevi tazminat talebi yönünden; davacının yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 16.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
L-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı ...'nun kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 10. Maddesine göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
M-Davanın maddi tazminat yönünden feragat edildiği anlaşıldığından, tarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
N-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
2-Mahkememiz bu dosyası ile birleşen 2022/... esas sayılı ve 2022/... karar sayılı dosya yönünden, davanın subut bulmadığından reddine,
A-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
B-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
C-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
D-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
E-Davalıların vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13. Maddesine göre belirlenen 30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
F-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin e- duruşma ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/10/2022
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.